{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>7. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2024 <br>KARAR NO: 2025/870<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/01/2022<br>NUMARASI: 2019/606 Esas-2022/89 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:  26/03/2025<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı, 21/09/2017 tarihli dava dilekçesi ile, dava dışı ...'ın ... Yapı Kooperatifindeki  ... ada ... parselde bulunan koperatifin 46 nolu üyesi olduğunu, bu üyeliğe tahsis edilen arsa üzerine davacı şirketin yap-işlet-devret modeli ile 4266 m2 alanlı binayı inşa ettiğini, bilahare 2008 yılında ...'ın kooperatif üyeliğini teminat olarak ... Sanayi AŞ'ne devrettiğini, ancak ...'in bu yeri muvazaalı bir şekilde ... Ticaret isimli şirkete, ... Ticaret'in banka borcunu ödemek adına konuların tamamına vakıf olan davalı şirkete devrettiğini, ...'ın teminat olarak verdiği bu yeri yazılı ve sözlü olarak defalarca istediğini, davalı tarafa ihtarname tebliğ ettiğini ancak sonuç alamadığını beyanla  İstanbul, İkitelli, OSB  ... Bulvarı ... Sitesi  no: ... adreside kain  tapuda Başakşehir ilçesi, İkitelli-... Mh. ... pafta ... ada ... parselde kayıtlı  arsa üzerine kurulu binanın kullanım hakkının davacı şirkete ait olduğunun tespitine ve tapu kaydına tesciline, taşınmazın boş olarak davacıya teslimine , bunun mümkün olmaması halinde belirsiz alacağın şimdilik 10.000,00 TL lik kısmının davalıdan tahsilini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatif üyesinin ve yap işlet devret modeli sahibinin dava dışı 3. kişi ... olduğundan bahsetmesine rağmen davayı ... San. ve Tic. A.Ş. adına ikame ederek ettiğini, açılan davada davacının taraf sıfatı, aktif husumet ehliyeti ve hukuki yararının bulunmadığını, yine davacının dava dilekçesinde \"kooperatif üyeliğini devir ettiğini iddia ettiği dava dışı ... San. A.Ş. firmasına da dava açtığını, bu davanın da derdest olduğunu\" beyan ettiğini,iş bu davada davacının haksız çıkması halinde başkaca kimseye husumet yöneltmesi de mümkün olmayacağında Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E.2017/120 sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilinin davaya konu olaylar zincirinde iyiniyetli üçünçü kişi olduğundan bahisli davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/606 esas ve 2022/89 karar sayılı 31/01/2022 tarihli kararı ile; davacının davasının reddine karar verilmiştir. Gerekçeli karar taraflara usulüne uygun tebliğ edilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı süresi içerisinde gerekli harçları yatırarak istinaf talebinde bulunmuştur. İstinaf dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, sırf tapu kaydına dayalı yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, müvekkil şirketin taşınmazdaki binada kullanım hakkının olduğunu, muhdesatın sahibi olduğunu, dava konusu yerin kooperatif hissesine dayandığını, önceki sahibinin ... olduğunu, ... ile müvekkil şirketin yap-işlet- devret modeli ile anlaşma yaptığını, davalının da aynı kooperatifte hisse sahibi olduğunu, mevcut durumları bildiğini, davalının iyi niyetli 3. Kişi konumunda olmadığını, Anadolu Ticaret ile davalı arasındaki devrin muvazaalı olduğunu, kredi kullanımı için yapıldığını, tanıklarının dinlenmediğini, mahkeme kararının kaldırılmasının gerektiğini bildirmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile, kaldırma kararı sonrası tüm delillerin toplandığını, istinaf talebinin reddinin gerektiğini bildirmiştir.  <br>DELİLLER: Tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK  ' nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, yap-işlet-devret sözleşmesine dayalı üst hakkının tespiti, tapuya tescili, taşınmazın davacıya teslimi ile terditli olarak bina bedelinin tespiti ile davacı adına tahsili talebine yöneliktir. Üst hakkı, başkasının taşınmazı üstünde veya altında inşaat yapma veya önceden yapılmış bir inşaatı koruma yetkisi sağlayan ve inşaat üzerinde irtifak hakkı sahibine mülkiyet hakkı kazandıran bir irtifak hakkıdır. Üst hakkına ilişkin hükümlerin Türk Medeni Kanununun 726. ve 826 ila 836. maddelerinde düzenlendiği görülmektedir.Davacının sunduğu imza sirkülerinde, davacı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş ' nin temsilcisinin ... olduğu anlaşılmıştır.Davacı şirket dava konusu taşınmazdaki binaya ilişkin yapı ruhsatı sunmuştur.Mahkeme 06/04/2018 tarihli 2017/835 esas ve 2018/401 karar sayılı ilamı ile, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar vermiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 27/06/2019 tarihli 2018/2435 esas ve 2019/1120 karar sayılı ilama ile; \" Somut olayda; davacı 9 parsel üzerindeki kooperatif listesinin dava dışı ...'a ait olduğu dönemde parsel üzerindeki binayı kendisinin inşa ettiğini ve ... ile arasında 49 yıllığına yap-işlet-devret modeli ile binanın inşa edildiğini, daha sonra inançlı işlem ile ... tarafından üyeliğin ... San. Tic. A.Ş.'ye, ... tarafından muvazaalı olarak ... Ticaret Şirketi'ne, ... Ticaret tarafından da banka borcunu ödemek için durumu bilen davalı şirkete üyeliğin devredildiğini belirterek eldeki davayı açmış, mahkemece aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de 9 parseldeki davaya konu ... Yapı Kooperatifi'nin kayıtlarının getirtilmediği, davaya konu parseldeki hissenin aidiyetinin tespit edilmediği ve bu hissenin hisse üzerindeki devirlerin tespit edilemediği, kooperatif hisse devirlerine ilişkin devir sözleşmelerinin getirtilmediği, davacı ile ... arasında yapıldığı belirtilen yap-işlet-devret modeline ilişkin sözleşmenin dosya içerisinde alınmadığı, davacının bu yöndeki delillerinin toplanmadan davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığının tespit edilemeyeceği, davacının söz konusu parseldeki binayı kendisinin yaptığını belirterek terditli talep olarak binanın bedelinin de tahsili talebi bulunduğundan bu yöndende ayrıca aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği\" hususlarını belirterek mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. Maddesi uyarınca kaldırılmasına karar vermiştir. Mahkemece dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydı dosya içerisine getirtilmiştir. İncelenmesinde, taşınmazın 3.902,15 m2 ve arsa vasfında olduğu, 24/12/2008 tarihinde ifraz ile ... Yapı Kooperatifi adına tescil edildiği, 02/12/2014 tarihinde unvan değişikliği ile ... Yapı Kooperatifi adına tescil edildiği, 25/02/2015 tarihinde ferdileşme ile ... Nakliyat Ltd. Şti. Adına tescil edildiği, 11/02/2016 tarihinde satış işlemi ile ... Ticaret A.Ş adına tescil edildiği, tapu kaydında 22/02/2016 tarihli banka ipoteği bulunduğu anlaşılmıştır.15/12/2008 tarihli hisse devir sözleşmesinde, ...'ın (... Sanayi ve Ticaret A.Ş) ... Sanayi A.Ş' ye olan borçlarının teminatı için ... Yapı Kooperatifinin 46 ortak nosu ile tahsis ettiği ... ada ... nolu parseldeki arsayı ...'e devrettiği, 3 yıl içinde borçların ödenmemesi halinde arsanın istenilen 3. Kişiye satılacağı belirtilmiş ve taraflarca imzalanmıştır.Hisse devir sözleşmesi ilgili kooperatife bildirilmiştir. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/188 esas ve 2017/772 karar sayılı ilamında, davacının ... San. A.Ş, davalının ... Sanayi ve Tic. A.Ş , dava tarihinin 29/02/2016, dava konusunun alacak olduğu, yargılama sonucunda 1.565.351,27 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın 04/01/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 esas ve 2018/563 karar sayılı ilamında, davacının ... San. A.Ş, davalının ... Sanayi ve Tic. A.Ş , dava tarihinin 16/01/2017, dava konusunun alacak olduğu, yargılama sonucunda 1.326.000,00 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın 10/09/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 08/08/2014 tarihli Kooperatif Ortaklığı Devir Sözleşmesi ile, ... A.Ş' nin ... Yapı Kooperatifi ... ada ... nolu parseldeki arsa payı ve buna bağlı ortak tesis ve alanlardaki paylarını 11.500.000,00 TL bedelle ... Nakliyat Ltd. Şti.' ye devretmiştir. İlgili kooperatifinde bunu kabul ettiğine dair kararı bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkeme 21/12/2020 tarihinde keşif icra etmiştir. Hesap uzmanı, mali müşavir ve inşaat mühendisinden oluşan heyet raporlarında, taraf beyanlarını, tapu kaydını, kooperatif hisse devir sözleşmelerini, kooperatif yönetim kurulu kararlarını, davalı şirketin defterlerini inceleyerek, 17/02/2016 tarihinde ... Ticaret Şirketi tarafından taşınmazın 12.980.000,00 TL bedelle davalı şirkete satıldığını, tapuda kayıtlı kullanım hakkı şerhinin olmadığını belirtmiştir. Somut olayda; davacının dava dilekçesinde binanın kullanım hakkının kendilerine ait olduğunun tespiti ile tapuya tescilini, bu da mümkün değil ise belirsiz alacak davası olarak faizi ile bina bedelinin tahsili talepli dava açtığı, davalıya taşınmazın muvazaalı devrini iddia ettiği, mahkemenin muvazaayı yönelik davacının tanıklarını dinlemediği, keşif yapıp bilirkişi heyetinden rapor aldığı ancak kullanım hakkı yönünden dava tarihi itibarıyla kullanım hakkı ( üst hakkı) değerini tespit ettirmediği, belirsiz alacak olarak açılan terditli bedel talebi için bina değerini tespit ettirmediği, mahkemenin davayı dava dilekçesinde belirtilen 10.000,00 TL üzerinden sonuca ulaştırdığı, dava değerinin verilen kararın hangi kanun yoluna tabii olacağı yönünden önem arz ettiği,  ayrıca harçların kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiği, mahkemenin eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis ettiği anlaşılmakla; Davacının istinaf talebi hakkında HMK 353/1-a-4-6.Maddesi uyarınca duruşma yapmaksızın kesin olmak üzere karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere: 1-Davacı vekili istinaf başvurusunun kabulü ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  31/01/2022 tarih, 2019/606 Esas-2022/89 Karar  sayılı kararının  6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a/4.-6. Maddeleri gereğince  KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde işlem yapılmak ve yeniden karar verilmek üzere   mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,4-Davacı vekili  tarafından yapılan istinaf masrafının ilk derece mahkemesi tarafından verilecek kararda değerlendirilmesine ve hükme bağlanmasına,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren istinaf başvurusunda bulunan davacı vekili  yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1 bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6434d478a28eb63f","SID":"f1fdb02f38863369"}}