{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/400 - 2025/427<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/400 <br>KARAR NO\t: 2025/427<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br> <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/607 Esas 2022/1138 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 27.03.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 11.04.2025\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 03.11.2018 tarihinde davalı ...’e ait olup davalı ... idaresindeki ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın yol üzerinde zorunlu park halinde beklemekle olan ... plakalı araca arkadan çarptığını, reflektör ve çeşitli ekipmanlar çıkarmak için araç dışında bagaj kısmında bulunan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu, ceza yargılamasında davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğunun belirlendiğini, kaza nedeniyle davacının tedavi giderleri yaptığını, 240 gün iş göremezlik raporu verildiğini, yatağa bağımlı halde tedavisine devam edildiğini, kaza nedeniyle % 17 oranında engelli hale geldiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve çalışma gücünde azalma nedeniyle ayrıca ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle tazminat talep edildiğini, ayrıca manevi olarak zarar gördüğünü, sigorta şirketine müracaat ve arabuluculuk aşamasında sonuç alınamadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 14.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle maddi zarar ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 692.175,75 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 28.860,86 TL, kaza nedeniyle tedavi ve bakım giderini  20.385,90 TL’ye artırmıştır. <br>\tDavalı ... vekili, kazaya ilişkin ceza yargılamasında düzenlenen raporun kusur oranının tespitinde esas alınamayacağını, davalının tam kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, kusura ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, zarara ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... vekili, davalının aracını dava dışı kişiye şifahi olarak kiralanması için teslim ettiğini, dava dışı kişi tarafından da davalı sürücüye kiralandığını, kaza nedeniyle davalının sorumluluğu bulunmadığını, aracın işleteninin dava dışı ... olduğunu ve davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, kaza nedeniyle davacıya kusur atfedilmemiş olmasını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, davacının taleplerinin açıklanması gerektiğini, davacının maluliyetinin ve kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsup edilmesini, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanması gerektiğini ve poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru olmadığından faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihi olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 25.06.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 30.03.2021 tarihli ve 27.07.2021 tarihli raporlara göre Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının özür oranının % 18, iyileşme süresinin 9 ay olduğunun belirlendiği, aktüer ve doktor bilirkişi tarafından ibraz edilen rapor ve 19.07.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler gözetilerek maddi tazminat talepli davanın kabulü ile, çalışma gücü kaybı-sürekli iş göremezlik nedeniyle 692.175,75 TL,  geçici iş göremezlik nedeniyle 28.860,86 TL,  tedavi ve bakım giderleri nedeniyle 20.385,90 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 741.422,51 TL maddi tazminatın davalılardan yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davalı sigorta şirketi için faizin başlangıç tarihinin 29.01.2020, diğer davalılar için 03.11.2018 olarak belirlenmesine, manevi tazminat talepli davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen kaza tarihi olan 03.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, 18.01.2023 tarihli tashih şerhi oluşturulmuş, hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, 21.02.2023 tarihli ek karar ile davalı ... vekilinin istinaf talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı sigorta şirketi vekili istinaf dilekçesinde, kazanın meydana geldiği tarihteki poliçe limitinin 360.000,00 TL olup geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri ile sürekli sakatlık tazminatı bu teminata dahil olup tazminatın tamamından diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğini, kararın bu haliyle hukuka aykırı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunun kaza tespit tutanğı ile sabit olduğunu, hükme esas alınan rapordaki değerlendirmenin hatalı olup eksik inceleme ile karar verildiğini, ceza yargılamasına ilişkin dosyanın temin edilerek kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, tedavi giderlerinden SGKnın sorumlu olduğunu, dava konusu kaza iş kazası olduğundan SGK tarafından yapılan veya yapılacak ödemelerin peşin sermaye değeri ödemesinin rücuya tabi tutarın hesaplanacak tazminattan mahsubu gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aktüeryal yöntem ve 1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, bu husus gözetilmeden yapılancak hesaplamanın sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, 23.11.2020 tarihli açıklama dilekçesinde maddi tazminat talebini açıklamış, mahkemece maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, 21.02.2023 tarihli ek karar ile davalı ... vekilinin istinaf talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>\t1-Dosya içeriğinden, dava dilekçesinde 03.11.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı belirtilerek, kaza nedeniyle tedavi gideri yaptığı, iş göremez halde kaldığı, engelli hale geldiği, geçici iş göremezlik tazminatı ve çalışma gücünde azalma nedeniyle ayrıca ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle tazminat talep edildiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilerek talep kısmında 20.000,00 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, mahkemece 06.11.2020 tarihli tensip tutanağının 14 numaralı ara kararı ile talep sonucunun açık bir şekilde bildirilmesi ve maddi tazminat talebinin açıklanması için süre verildiği, davacı vekili tarafından ibraz edilen 23.11.2020 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebinin 4 kalemden oluştuğu belirtildikten sonra 14.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle maddi zarar ve 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminat talep edildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. <br>\t 6100 sayılı HMK’nın 26. maddesi hükmü gereğince hakim, kural olarak tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Buna usul hukukunda; taleple bağlılık ilkesi denilmektedir. Taleple bağlılık ilkesi yargılamanın temel ilkelerinden biridir. Yargılama bu ve benzeri ilkeler ile şekillendirildiğinden, gerek taraflar gerekse hakim yargılamanın ilkelerini gözetmek durumundadır. Mahkemece verilen karar, davacının talepleri çerçevesinde yapılacak yargılama ile değerlendirilerek verileceğinden mahkemece davacının talepleri ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları tam olarak belirlemeli, gerektiğinde HMK'nın 31. maddesindeki \"Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevi\" kapsamında talepleri açıklatmalıdır. Bu kapsamda yapılan yargılama neticesinde, uyuşmazlıkta haklılık durumunu değerlendiren ve tespit eden hakim, Anayasa'nın 141. maddesi ve HMK'nın 297. maddesi gereğince gerekçeli olarak vereceği karar ile tarafların haklarını, borç ve yükümlülüklerini belirlemelidir.<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde, mahkeme kararlarının tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, gerekçeli kararın yazıldığı tarihi içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.<br>\tSomut olayda, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebiyle açılan davada davacı vekili tarafından ibraz edilen 23.11.2020 tarihli açıklama dilekçesinde maddi tazminata ilişkin talebin, geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zarar olarak açıklandığı, mahkemece oluşturulan hükümde maddi tazminat talepli davanın kabulüne karar verildiği belirtildikten sonra sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi ve bakım gideri tazminatlarının hüküm altına alındığının belirtildiği, davacı vekilinin 23.11.2020 tarihli açıklama dilekçesine göre davada bakıcı gideri talebi bulunmadığı halde 6100 sayılı HMK'nin 26. maddesi hükmüne aykırı olarak bakıcı giderinin hüküm altına alınmış olması doğru olmadığı gibi ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zarar talebi ile ilgili olarak hüküm oluşturulmamış olması doğru görülmemiştir.  <br>\t2-30.11.2022 tarihli celsede maddi ve manevi tazminat talebi yönünden hüküm oluşturulduktan sonra 18.01.2023 tarihli tashih şerli ile kararın 1-a bendinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleriyle sınırlı tutulması talep edildiği, kararda bu hususun belirtilmediği ve yazım hatası yapıldığı gerekçesiyle hükmün 1-a bendinin \"Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta poliçesi limitleriyle sınırlı tutulmasına\" ibaresi eklenerek infazda tereddüt yaratacak biçimde tashih şerhi oluşturulmuş olması doğru görülmemiştir. <br>\tBu durumda davadaki maddi tazminata ilişkin taleplerinin geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zarar olarak açıklandığı gözetilerek taleplerden her biri hakkında ayrı ayrı taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları gösterildiği hüküm oluşturulması, bakıcı gideri talebi bulunmadığının gözetilmesi, sürekli sakatlık ve tedavi gideri limitlerine göre hüküm altına alınan tazminatların poliçe limitini aştığı da nazara alınarak sigorta şirketinin sorumluluğu açıkça belirtilmek suretiyle infazda tereddüt oluşturmayacak biçimde 6100 sayılı HMK'nin 297. maddesine uygun olarak hüküm oluşturulması için hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.   <br>\tDavalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a.6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve  ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, <br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davalı sigorta şirketi  tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalı sigorta şirketi tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,\t<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6fc90fe63dd3f020","SID":"47f141753cc3f615"}}