{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/614 <br>KARAR NO: 2025/763<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/12/2024<br>ESAS NO: 2024/838<br>KARAR NO: 2024/1226<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/04/2025<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 11/04/2025<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2024 tarih ve  2024/838  Esas -  2024/1226 sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı kooperatife göndermiş olduğu 28.04.2021 tarih ve ... numaralı faturadan doğan bakiye alacağını aradan geçen bunca süreye rağmen davalıdan alamadığını, ancak aradan geçen uzun zamana rağmen davalı söz konusu bedeli ödemediğini,  bu süre zarfında ödeme yapılması için davalının kendisinden defalarca şifahen talepte bulunulmasına rağmen; davalı, sürekli oyalayarak ve edimini yerine getirmekten imtina ederek, müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, bunun üzerine davalı hakkında Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatılmış olup davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ederek takibin durduğunu, bu nedenle, duran icra takibinin devamının temini ile davalının takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatı ödemeye mahküm edilmesi için iş bu başvuruda bulunma zorunluluğu hasıl olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile; davalı borçlunun ileri sürdüğü itirazının iptaline ve duran icra takibinin devamına, davalının takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili kooperatif arasında ... AVM'de bulunan ... ve ... numaralı dükkanların kiralanmasına yönelik kira sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında müvekkilinin kiraya veren konumunda olduğunu, davacı tarafın ise kiracı konumunda olduğunu, davacı tarafın icraya konu ettiği faturada bu kira ilişkisi kapsamında kiracıya yatırım/dekorasyon desteği verilmesine ilişkin olarak düzenlendiğini, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğundan davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin kooperatif sahibi olduğu ... AVM'nin cazip haline gelmesi ve tanınmış markaların AVM'de mağaza açmasını temin etmek için uygun gördüğü işletmelere kira sözleşmesinde açıkça hüküm altına almak koşulu ile dekorasyon desteği ödemesi yapılması veya kirasız dönem öngörülmesi yoluna gidildiğini, ancak bu durumun kira sözleşmesinde açıkça hüküm altına alındığını, davacının müvekkili ile imzaladığı kira sözleşmesinde bu yönde hiçbir hüküm bulunmadığını, bu yönde de bir ek protokol de bulunmadığını, kiracı tarafından icra takibine konu ettiği faturanın tamamen sebepsiz olarak düzenlendiğini belirterek, davacı tarafın kira sözleşmesinde herhangi bir dekorasyon/yatırım desteği ödenmesine ilişkin bir hüküm bulunmazken veya bu yönde bir yönetim kurulu kararı bulunmazken bu amaçla kesilen faturaya istinaden başlatılan takibin haksız olduğunu belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;<br> \"....Tarafların defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda,takibe dayanak faturanın her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça 130.000-TL ödeme yapıldığı, bakiye 100.000-TL alacak kaldığı anlaşılmakla davacı davalıdan alacaklı olduğu iddiasını ispatlamıştır. Her ne kadar davalı tarafça taraflar arasında kira sözleşmesinden kaynaklı ilişki bulunduğu, tanınmış markaların ... AVM' de mağaza açması için kira sözleşmesinde açıkça hüküm altına alınmak koşuluyla dekorasyon desteği ödemesi yapılması veya kirasız dönem öngörülmesi yoluna gidildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmede bu konuda açık hüküm bulunmadığı,yine davacıya yatırım/dekorasyon desteği verilmesine ilişkin  Kooperatif Yönetim Kurulu kararı da bulunmadığı iddia edilmiş ise de, davalı tarafın kira sözleşmesinin tarafı olmadığı gibi davalının,takip konusu faturayı ticari defterlerine geçirdikten sonra 8 gün içinde itiraz etmemekle TTK'nın 21/2. maddesi gereği  fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağından, davacının taraf defterleri ile davalıdan faturadan kaynaklı bakiye 100.000 TL alacaklı olduğu ispatlandığından davanın kabulüne karar verilmiş, davalı bu miktarla borçlu olduğunu kendi ticari defterlerini incelemekle bilebilecek durumda iken takibe itiraz etmiş olduğundan hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş...\" gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile, davalının Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin DEVAMINA, İtirazın iptaline karar verilen alacak miktarı olan 100.000-TL' nin %20'si oranında (20.000-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya konu kira sözleşmesinde, ortaya çıkan uyuşmazlıklar bakımından tahkim şartı koyulduğundan huzurdaki davanın usulden reddi gerekirken kabulüne gidilerek hatalı hüküm kurulduğunu, 6. Hukuk Dairesi 2023/291 E., 2023/259 K., 22. Hukuk Dairesi 2012/29427 E., 2012/28485 K. aynı zamanda açılan dava bakımından mahkemenin görevsiz olup bu sebeple de dosya kapsamında görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, uyuşmazlığın temelinde kira ilişkisi bulunmakta olup kira ilişkisine bağlı uyuşmazlıklarda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesi olduğunu, davacı ile müvekkili kooperatif arasında ... AVM'de bulunan ... ve ... numaralı dükkanların kiralanmasına yönelik kira sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin kooperatif sahibi olduğu ... AVM'nin cazip haline gelmesi ve tanınmış markaların AVM'de mağaza açmasını temin etmek için uygun gördüğü işletmelere kira sözleşmesinde açıkça hüküm altına almak koşulu ile dekorasyon desteği ödemesi yapılması veya kirasız dönem öngörülmesi yoluna gittiğini, ancak burada önem arz eden hususun bu durumun kira sözleşmesinde açıkça hüküm altına alınması olduğunu, davacının müvekkili ile imzaladığı kira sözleşmesinde bu yönde hiçbir hüküm bulunmamakla birlikte davacı ile yapılmış bu yönde bir ek protokol de bulunmadığını, yani kiracı tarafın icra takibine konu ettiği faturanın tamamen sebepsiz olarak düzenlendiğini, sırf faturanın düzenlenmesi ve bu faturaya itiraz edilmemiş olması müvekkilini fatura içeriği bakımından borçlu hale getirmeyeceğini, burada davacı tarafın borcu doğuran hukuki olayı da ispatlaması gerektiğini, hatta bu noktada faturanın ticari deftere işlenmiş olması dahi bir karine oluşturmakta olup borcu kanıtlayan kesin bir durum olmadığını, Y. 11. HD., T. 5.5.2005, E. 2004/7832, K. 2005/4738 sayılı kararı faturanın deftere kaydıyla davacı lehine oluşan karinenin aksinin ispatlanabilir bir karine olduğuna hükmettiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihadı süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği yönünde olduğunu, dava konusu olayda müvekkiliz ile davacı arasındaki sözleşmede dekorasyon/ yatırım desteği ödeneceğine ilişkin bir hüküm veya taraflar arasında böyle bir ek protokol bulunmamasına rağmen davacı tarafın dekorasyon/ yatırım desteği yapılmasına yönelik fatura tanzim etmiş olup sözleşmede hüküm altına alınmayan bu ödemenin müvekkilince yapılmasının mümkün olmadığını, davacıya yatırım/ dekorasyon desteği verilmesine ilişkin bir Kooperatif Yönetim Kurulu Kararı da bulunmadığını, dolayısıyla davacı tarafın talebinin tamamen dayanaksız olup bu sebeple de dava konusu edilen fatura karşılığı bir mal teslim edildiğini veya hizmet verildiğini yada sözleşme kapsamında bir yükümlülük yüklenildiğini ispat külfetinin davacı tarafa düştüğünü, kabul manasına gelmemekle birlikte müvekkili avm'de dekorasyon desteği verildiği takdirde kiracılardan kira sözleşme süresinin sonuna kadar taşınmazı tahliye etmeyeceği tahliye durumunda ise ödenen dekorasyon desteğinin iade edileceğine ilişkin kira sözleşmelerine madde konulduğunu, müvekkili kooperatifin 31.03.2022 tarihinde genel kurulu yapılmış olup genel kurul sonucunda da yönetim kurulu değiştiğini, Kooperatif yönetim kurulunun asli görevinin kooperatif üyelerinin çıkarlarını korumak olup bu göreve aykırı davranılması Yönetim Kurulu üyelerinin hem mali hem de cezai sorumluluğunu gerektirdiğini, eski yönetim zamanında hiç bir sözleşme veya protokole dayanmamasına rağmen davacı tarafından düzenlenen faturaya itiraz edilmemiş olması faturanın haklı olduğu sonucunu doğurmadığını, bu sebeple de davacı tarafın kira sözleşmesinde herhangi bir dekorasyon/ yatırım desteği ödenmesine ilişkin bir hüküm bulunmazken veya bu yönde bir yönetim kurulu kararı bulunmazken bu amaçla kesilen faturaya istinaden başlatılan icra takibine itiraz etmemiz gerekmiş olup davacının açtığı itirazın iptali davası da bu sebeple haksız olduğundan reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; istinaf dilekçesinde arz ve izah edilen sebeplerle öncelikle istinaf başvurusunun kabulüne, yerel mahkemenin haksız kararının kaldırılmasına,  davacı tarafın haksız davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinafa cevap  dilekçesinde özetle; İstinafa cevap dilekçesinde arz ve izah edilen sebeplere binaen; davalı tarafın haksız ve kötü niyetli istinaf talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. \t\t\t\t<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Dava, davacı tarafından davalı adına düzenlenen fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Takibin dayanağı 28.04.2021 tarihli fatura bedelidir.<br>Davacı, 100.000,00 TL bedelli dekorasyon destek bedeli açıklaması ile düzenlediği  fatura tutarının ödenmediğini iddia etmiştir. Davalı ise aralarındaki sözleşmede bu bedelin istenebileceğine dair hüküm bulunmadığını savunmuştur.<br>Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede takibe konu faturanın tarafların defterlerinde kayıtlı olduğu görülmekle davacı faturaya dayalı hizmeti verdiği konusunda ispat yükünü yerine getirdiği anlaşılmıştır. Davalının karşı tarafın gönderdiği faturayı defterine kaydetmesi, fatura içeriğini kabul ettiğini gösterdiği gibi, daha sonra borcu bulunmadığını iddia etmesi TMK 2.maddesine de aykırılık teşkil etmiştir. Davalının kendi ticari defterindeki bu kayıt davacının alacağının teşkili açısından karine teşkil etmektedir. Davacının bu alacağına karşın davalının ödemede bulunduğunu ispatı gerekmektedir. Aynı zamanda ödeme savunması her zaman ileri sürülebilecektir. Borcu sona erdiren sebepler, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir ve değerlendirilebilir, savunmanın genişletilmesi yasağına tabi değildir. Davalının borcu kabul etmediği ve fakat faturayı defterine kaydettiği, faturaya süresi içinde itiraz etmediği, iade faturası düzenlemediği görülmekle davanın kabulü yönündeki ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.<br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/12/2024 tarih ve 2024/838 E. - 2024/1226 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-Alınması gerekli olan 6.831,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.123,25 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK'nın 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK'nın 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.   10/04/2025\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"add89beab2ba34aa","SID":"f498d1b8ad36ab25"}}