{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/896 <br>KARAR NO\t: 2025/630<br>KARAR TARİHİ\t: 11/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/02/2022<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, ... Karar <br><br>DAVACI\t: ... - \t  <br>VEKİLİ\t: Av. ..., <br>DAVALI\t: ... - \t  <br>VEKİLLERİ\t: Av. ..., <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 11/04/2025<br>YAZIM TARİHİ                   : 11/04/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket davalı tarafa 10.000 ton Brezilya menşeli soya küspesi sattığını, taraflar arasında düzenlenen ‘Satış Teyidinde’ soya küspesinin protein aralığının minimum 45 olarak belirlendiğini, malın tesliminin Bandırma’da antrepodan yapıldığını, satış nedeniyle davacı tarafça; 16.06.2020 tarihli 1.061.310 USD ve 19.06.2020 tarihli 2.485.000 USD tutarlı iki adet fatura (toplam tutar 3.456.310 USD) düzenlendiğini, davalı tarafın fatura karşılığında kısmi ödeme yaptığını ancak 200.000.USD'nin ödenmediğini, davalı tarafın başvurusu üzerine .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyası ile yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda maldaki protein oranının %46,03 olduğunun belirlendiğini, ürünün ayıpsız olmakla birlikte aksi düşünülse dahi davalı tarafın, usulüne uygun (TTK 18 ve 23 maddelerine göre 2 gün içerisinde noter aracılığıyla) ayıp ihbarı yapmadığını, .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibin yetkisine ve borca itirazının haksız olduğunu ileri sürülerek itirazın iptaline ve % 20 icra inkâr tazminatına karar verilmesi talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının yerleşim yerinin Çorum sözleşmeye konu malın teslim yerinin Bandırma olduğunu, Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dava yönünden yetkisiz olduğunu, yetkili Mahkemenin Çorum Mahkemeleri olduğunu, davalı şirketin, davacı taraftan 10.000 ton Brezilya menşeli soya küspesi aldığını, anlaşmaya göre ürünün %45 protein oranına sahip ve peletli olacağını, davacı tarafın teslim edilen malın peletli değil toz halinde olduğunu ve protein oranının da taahhüt edilen oranı ihtiva etmediğini, malın peletli olmadığından kara taşıması sırasında ilave navlun (%20 fazladan) giderine neden olacağını, peletli ürünün peletsiz ürüne göre 10-15 USD/ton daha pahalı olduğunu, davalı tarafın malın peletsiz olduğunu gördüğü anda davacı tarafla yazılı ve sözlü iletişime geçtiğini ve zararının tenzilatla giderilmesini istediğini, bunun dışında 16.06.2020 tarihli yazışma ile durumu davacı tarafa bildirdiğini, ayıp ihbarının yapıldığını, ayrıca .... Noterliği'nde düzenlenen 10.08.2020 ve 09.09.2020 tarihli ihtarnamelerin de davacı tarafa gönderildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; ... ... AŞ ile davalı arasındaki satım ilişkisi ve davalının ... ...'e ceza ödemiş olup olmaması ... Tarım Ltd. Şti.’nin davalı ile ... ... arasındaki satışa yönelik bir taahhüdü olmadığından somut davaya bir etkisinin bulunmadığı, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi satış nedeniyle davalı taraf bakiye 200.000 USD (1.750.594,97.TL) bedeli ödemediği, davacı tarafça gönderilen ve .... Noterliği'nde düzenlenen 31 Ağustos 2020 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamenin tebliğ tarihi ile verilen 3 günlük süreye göre davalı taraf 07.09.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarı 620,82.USD olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin yetkili olmadığını, Çorum Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ürünün peletsiz olmasının yanı sıra taahhüt edilen protein oranını karşılamadığını, 12/06/2020 tarihli analiz ile ortaya çıktığını, 16/06/2020 tarihli yazışma ile davacı tarafa bu durumun bildirildiğini, müvekkili tarafından TTK ile öngörülen ihbar süreleri dahilinde davacıya gerekli bildirimlerin yapıldığını, akredite kuruluş olan ve raporları düzenleyen kurumların analiz sonuçlarına da itibar edilmesi gerektiğini, toplam yedi rapor içerisinde protein oranının %45'ten yüksek belirleyen tek kurumun ... Gıda ve Yem Kontrol Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'nden gelen analiz sonuçlarının neden baz alınması gerektiğinin açıklanması gerektiğini, davacı tarafça ayıplı mal teslim edildiğinin sabit olduğunu, davacının da peletli ve toz haldeki hamulelerin satış birim fiyatlarının ayrı ayrı değerlendirildiğini, fiyat tekliflerini de buna göre yaptığını, davacı şirketin peletli ürün için peletsiz üründen daha yüksek bir satış fiyatı bildireceğini, alacağın likit ve ihtilafsız olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya soya küspesi satışı yapıldığını ve işbu satış sebebiyle düzenlenen fatura bedellerinden geriye kalan 200.000,00.USD'nin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise satışa konu ürünlerin peletli ve minimum %45 protein değerine sahip olması gerekirken teslim edilen ürünlerin toz halinde olup, protein değerlerini de sağlamadığını, davacının edimini ayıplı olarak ifa ettiğini belirterek satış bedelinden indirim yapılmasını talep etmiş olup, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Bilindiği gibi 6098 sayılı TBK’nın 227. maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme ve imkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesinde tacirler arası ayıp ihbar süreleri düzenlenmiş olup, yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.<br>Öğretide ayıp satılanda, vaad edilen niteliklerin bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).<br>Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.<br>Gerek ticari satım, gerek tüketicilere yönelik ticari olmayan satımlarda ayıp nedeniyle seçimlik hakların kullanılması yenilik doğurucu hak niteliğindedir (Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 13. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2013, s. 127; Yavuz, Cevdet; Satıcının Satılanın (Malın) Ayıplarından Sorumluluğu, Beta Yayınevi, İstanbul 1989 (Satım), s. 141; Aslan, Yılmaz; 6502 sayılı Kanuna Göre Tüketici Hukuku, 4. Baskı, Ekin Yayınevi, Bursa 2014, s. 165-166; G). Gerek kurucu nitelikte, gerekse bozucu nitelikte olsun yenilik doğurucu haklar kural olarak bir kez kullanılmakla tükenirler. Bu kuralın istisnası ise, tüketicinin kullandığı seçimlik yenilik doğurucu hakkının yerine getirilmemesi olup, bu durumunda Kanunun kendisine tanıdığı başka seçimlik bir hakkı kullanması mümkün olacaktır (Zevkliler, Aydın/Aydoğdu, Murat; Tüketicinin Korunması Hukuku, 3. Baskı, Seçkin Yayınevi, Ankara 2004, s. 126). <br>Somut olayda; taraflar arasındaki whatsapp yazışmalarına göre sözleşme öncesi yapılan tekliflerde davacı tarafından peletli ve toz soya küspeleri için ayrı ayrı fiyat verildiği ve 08/04/2020 tarihli satış teyidi e-mailine göre davacının satışını üstlendiği Brezilya menşeli soya küspesinin peletli ve protein değerinin temelde %46, minimum %45 değerlere sahip olması gerektiği, aksi takdirde \"ANEC 71 MADDE 3\" uyarınca işlem yapılacağının kararlaştırıldığı, ancak ürünün toz halinde getirildiği ve davalı tarafından yaptırılan analizlere göre ürünün protein değerinin satış teyidinde belirlenen değerleri karşılamadığı, bunun üzerine durumun davacı-satıcıya e-mail yoluyla bildirildiği, davacı tarafından davalıya gönderilen 26/06/2020 tarihli e-mail içeriğine göre davacının ilk defa satışı yapılan Brezilya menşeli soya küspesine ilişkin peletli ürün getirilememesine dair sorunu kabul ettiği, ancak protein değerinin satış teyidindeki değerleri sağladığına ilişkin itirazda bulunduğu, ayrıca yine davacı tarafından davalıya gönderilen 01/07/2020 tarihli e-mail içeriğine göre davacı-satıcının sorunu dostane şekilde sonlandırmak amacıyla davalı-alıcıya bir çözüm önerisi sunduğu, bu çözüm önerisine göre davacı-satıcının, davalı-alıcıya gemiden çıkarılan 7.000 metrikton ürün için metrikton başına 2 USD ödemeyi, ayrıca bir sonraki gemi olan 15 Haziran-15 Temmuz sevkiyatından teslim edilecek 3.000 metrik ton ürüne ilişkin her hangi bir taşıma ücreti almamayı teklif ettiği, buradan da anlaşılacağı üzere davacının da ayıplı teslimi kabul ettiği ve sorunu çözmek amacıyla davalıya teklifte bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Her ne kadar ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmak için yeterli olmadığı, zira davacının ayıp olgusunu kabul ettiği ve sorunu çözmek için davacıya ödeme ve taşıma ücreti alınmaması tekliflerinde bulunduğu, ayrıca satış teyidine göre soya küspesinin peletli ve protein değerinin temelde %46, minimum %45 değerlere sahip olması gerektiği, aksi takdirde \"ANEC 71 MADDE 3\" uyarınca işlem yapılacağının (denetçi tayini, analiz metodu ve uygulanacak kurallar açısından) kararlaştırıldığı, davacı tarafından satışa konu ürünlerin, satış teyidindeki protein değerlerini karşıladığına dair gümrük belgeleri dışında her hangi bir analiz raporu sunulamadığı, davalı tarafın ilki 15/06/2020 tarihli olmak üzere sunmuş olduğu tüm analiz raporlarında ürünün protein değerinin davacı tarafından sözleşmede taahhüt edilen oranın(%45) altında çıktığı, her ne kadar değişik iş tespit dosyasındaki analiz raporunda ürünün protein değerinin taahhüt edilen oranın üzerinde çıktığı belirtilmiş ise de, mezkur dosyada analizi yapan kuruluşun da tıpkı davalının analiz yaptırdığı kuruluşlar gibi resmi olarak  akredite olan kuruluşlar olduğu, sırf tespit dosyası kapsamında rapor aldırılmış olmasının bir rapora üstünlük sağlamayacağı, bilirkişiler tarafından sözleşme hükümleri ve rapor düzenleyen kuruluşların analiz metodları değerlendirilmek suretiyle ürünün taahhüt edilen protein değerlerini karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi gerektiği, ancak bilirkişiler tarafından bu hususların incelenmediği ve mahkeme tarafından da bu hususlarda bir değerlendirme de yapılmadığı, bu haliyle alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, mahkemece alanında uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir heyetten yukarıda belirtilen hususlar da değerlendirilmek suretiyle yeniden rapor alınması ve davalının satış bedelinden indirim yapılması talebi değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ve yetersiz araştırma ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\t<br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1)-Davalı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>3)-Dava dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 24.827,06.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya İADESİNE,<br>5)-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, <br>6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,<br>7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere  11/04/2025 tarihinde karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f7eb7e078cf464b","SID":"5e6741a7fd0fbc84"}}