{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/686 - 2025/666<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/686 <br>KARAR NO\t: 2025/666<br>KARAR TARİHİ\t: 14/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t:<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/11/2024<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR<br>DAVACI\t: ...  - <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 14/04/2025<br>YAZIM TARİHİ                   : 14/04/2025<br><br> .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2024 tarihli ve  esas sayılı ara kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ                                                                                           :<br>   Dava, Tarsim Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Poliçesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı tarafından,  tarım arazisindeki ürünlerin davalı tarafından düzenlenmiş  Tarsim Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Poliçesi ile sigortalıyken, meydana gelen hortum nedeniyle hasara uğradığı,  hasarın sigorta poliçesi kapsamında bulunduğu iddia edilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00.TL hasar bedelinin tahsili talep edilmiş, davalı ise husumetin, hasar ödeme yükümlüsü olan Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş.'ye yöneltmesi gerektiğini ileri sürerek davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi sonucu Mahkemece verilen 27/01/2025 tarihli Ek Karar ile kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Karara ve Ek karara karşı  davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>          İstinaf incelemesi HMK.nun 355.maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.<br>HMK'nun 352. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabul edilebilmesi için ilk derece mahkemesi kararının miktar itibariyle kesin nitelikte olmaması gerekir. Hangi kararların kesin olduğu ise HMK'nun 341. maddesinde belirtilmiştir.<br>Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.<br>Somut olayda, davanın, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00.TL istemli kısmi dava olarak açıldığı, ilk derece mahkemesince, davanın esasına yönelik inceleme yapılıp, bilirkişi raporu alınmadan, davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, kararın istinaf edilmesi sonucu verilen ek kararda ise kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, ancak, mahkemece alacağın tamamının miktarının belirlenmediği,  bu nedenle, HMK'nun 341/3 maddesi dikkate alınarak, kararın kesin nitelikte olmadığı ve istinafa tabi bir karar olduğu, mahkemece, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde yapılan istinaf başvurusunun kabulü gerekirken, ek karar ile başvurunun reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle, mahkemece verilen 27/01/2025 tarihli ek kararın kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır.<br> 21.06.2005 tarih ve 25852 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanarak yürürlüğe giren 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu ile üreticilerin bu kanunda belirtilen riskler nedeniyle uğrayacağı zararların tazmin edilmesi amacıyla tarım sigortaları uygulamasına geçilmiştir. Hangi risklerin teminat altına alınacağı anılan Kanunun 12. maddesinde açıklanmıştır. Tarım sigortaları, Devlet desteğini zorunlu kılan çok yüksek riskli sigortalar olduğundan, ülkemiz koşulları itibariyle serbest piyasa şartlarında yapılmaları şu an itibariyle mümkün bulunmamaktadır.  Bu  nedenle  tarım  sigortalarının yapılabilmesi için kanun koyucu özel bir yapıya ihtiyaç duymuş, ‘Tarım Sigortaları Havuzu’ kurumunu oluşturmuştur. Bu yapının amacı 5363 sayılı Kanun'un 4. maddesinde etraflıca açıklanmış, devamı maddelerinde nasıl çalışacağı, görevleri ve hangi yetkilere sahip olacağı düzenlenmiştir. Kanun'un tamamı değerlendirildiğinde tarım sigortaları ile ilgili sistem, normal sigortalardan oldukça farklılıklar arz etmektedir. Özellikle yapılan tarım sigortaları karşılığında sigorta şirketi tarafından sigorta ettirenlerden  tahsil  edilen  primlerin tamamı Tarım Sigortaları Havuzu'na aktarılmaktadır. Sigorta şirketlerinin tahsil edip de aktarmadığı primler bakımından havuzun primlerin aktarılması talebi, ‘kamu alacağı’ niteliğinde kabul edilmiş, kamu alacaklarının tahsilini düzenleyen kanun hükümlerine tabi kılınmıştır. Tarım sigortaları düzenlemesinin asıl amacı, üreticilerin zararlarını karşılamak, uzun vadeli gelir istikrarına kavuşmalarını temin etmek, ekonomik ve sosyal bakımından toplumsal katkılar sağlamaktır. Bu yönüyle kamu düzenini ilgilendiren sigorta türü olduğunu söylemek mümkündür.<br>Tarım sigortalarının işleyişinde temel unsur tarım sigortaları havuzudur. 5363 sayılı Kanunun 9. maddesinde  bu havuzun  işletilmesine  ilişkin  iş  ve  işlemlerin,  havuza  katılan sigorta şirketlerinin eşit oranda pay sahibi olacağı anonim şirket statüsünde kurulacak şirket tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır. Aynı hükümde tazminat ödemeleri dahil olmak üzere şirketin görevleri sayılmıştır. Anılan kanunun 14. maddesinde de sigorta şirketlerinin, tarım üreticileri ile tarım sigorta sözleşmelerini kendi adlarına akdedecekleri, prim ve risklerin tamamını havuza devredecekleri ve sözleşmeleri havuz tarafından belirlenen standart poliçeler üzerinden yapacakları düzenlenmiştir. Bu Kanun çerçevesinde havuzu işletmek üzere Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi A.Ş. (TARSİM) kurulmuştur. Somut olayda davacı bu havuzun ortağı olduğu anlaşılan davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde \"Tarsim Devlet Destekli Ürün Sigortası Poliçesi\" düzenlemiştir. Anılan sigorta poliçesinden dolayı tazminat ödeme yükümlülüğü, TARSİM A.Ş.’ye aittir. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde, tazminat sorumlusunun TARSİM olduğu ve davanın bu tüzel kişiliğe yöneltilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, davacı tarafından, davada taraf değişikliği yapılmasına yönelik  HMK.nun 124/3  maddesinde belirtilen düzenleme gereğince mahkemeden bu yönde bir talepte bulunulmadığı, bu nedenle TARSİM adına poliçe tanzim eden davalı sigorta şirketine husumet yöneltilemeyecek olup, mahkemece, davanın husumetten reddine yönelik verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin aksi  yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.  <br>   Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin 27/01/2025 tarihli Ek Karara karşı istinaf başvurusunun kabulüne, Ek kararın kaldırılmasına,  6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin karara karşı istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                     :<br>1-Davacı vekilinin 27/01/2025 tarihli ek karara karşı istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/01/2025 tarihli ... esas ... karar sayılı ek kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince  davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL  maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından yeniden HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA, <br>5-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>6-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>7-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>8-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere  karar verildi. 14/04/2025<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"20e7bc4651101e22","SID":"530a24e926410226"}}