{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/250 - 2025/423<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/250 <br>KARAR NO\t: 2025/423<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/558 Esas 2022/1137 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 27.03.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 25.04.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Ltd. Şti vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili, 13.06.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, davalı şirketin işleteni olduğu, davalı ... idaresinde bulunan  ... plakalı aracın, davacı ...’in idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacılar ... ve ...’in kızı ve torunu, ...'un eşi ve çocuğu ile davacı ...'un annesi ve kardeşi olan ... ve ...’un vefat ettiğini, kazaya ilişkin ceza soruşturmasında Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 10.07.2020 tarihli raporda davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, müteveffa ...’un eşine, çocuğuna, anne ve babasına yaşamı boyunca destek olacağını, müteveffa ...’un ise babasına destek olacağını, davacıların destekten yoksun kaldığını, davacıların ... ve ...’un vefatı nedeniyle manevi olarak zarar gördüklerini, ayrıca davacılar ... ve ...’in de kazada yaralandıklarını belirterek, müteveffa ...'un destek olacağı davacı ... için 1.000,00 TL, davacı ... için 1.000,00 TL, davacı ... için 1.000,00 TL ve davacı ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 4.000,00 TL maddi tazminatın, müteveffa ...’un destek olacağı davacı ... için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde hesaplanarak davalılardan kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müştekeen ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 250.000,00 TL ve davacı ... için 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve davalı işletenden olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müteselsilen ve müştereken alınıp davacılara verilmesine karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davalı sigorta şirketi yönünden maddi tazminat talebinden feragat edildiğini bildirmiş, 27.10.2022 tarihli dilekçe ile ...’un vefatı nedeniyle davacı ... için 164.676,98 TL, davacı ... için 232.240,84 TL, davacı ... için 839.905,25 TL, davacı ... için 177.225,37 TL, ...’un vefatı nedeniyle davacı ... için talebini 402.724,03 TL olarak  artırmıştır. <br>\tDavalı ... Ltd.Şti vekili, işveren olarak görünen davalı şirketin kazada sorumluluğu, kusuru ve taraf sıfatının bulunmadığını, işverenin ancak tehlike sorumluluğu gereği sorumlu tutulabileceğini, somut olayda bir arızanın varlığı ya da işverenin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğine yönelik hiçbir verinin bulunmadığını, diğer araç sürücüsü ve müteveffanın kazadaki kusurlarının işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırdığını, kazanın işverenin işi görülürken gerçekleşmiş olmasının sorumluluk için yeterli olmadığını, eylemle zarar arasında uygun neden sonuç bağının, işçinin ya da üçünü kişinin tam kusuru ile kesilmemiş olmasının zorunlu olduğunu, kazada ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, soruşturma dosyasındaki ifadelerin gerçeği yansıtmadığını, yol ve araçlardaki kaza izleri incelendiğinde olayın arkadan çarpma şeklinde meydana gelmediğinin açıkça görüldüğünü, talep edilen manevi tazminat tutarının çok yüksek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı ... vekili, davalının otobanda hız limitleri içinde gittiğini, kurallara aykırı şerit değiştirme manevrası yapmadığını, kazanın öndeki aracın arkasını ve sağ şeridi görmeden sağa ani manevra yapması üzerine kazanın meydana geldiğini, davalının kusurlu bir harekette bulunmadığını, dikkatsizlik sonucu şerit ihlali sebebiyle kazaya sebebiyet verdiği kabulünde dahi kusurunun basit taksir seviyesinde olduğunu, kazada vefat eden ve yaralananların emniyet kemeri takmadıklarını, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, ceza yargılamasına ilişkin dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.  <br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduklarını ve sürücülerin kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumundan kusura ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, davaya konu kazanının iş kazası olduğunun tespiti ile SGK tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin sorulmasını talep ettiklerini, müteveffanın ölüm tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, İTÜ öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 03.01.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in kural ihlalinin bulunmadığının belirtildiği, davacılar vekili 03.02.2021 tarihli kısmi feragat dilekçesinde davalı sigorta şirketi ile anlaştıklarını belirterek davalı sigorta şirketi yönünden feragat edildiğini bildirdiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 20.06.2022 tarihli rapor ve 06.10.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkelere göre davalı ... Sigorta Şirketi  hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, maddi tazminat talepli davanın kabulü ile, a)...'un ölümü nedeniyle davacı ... için 164.676,98TL, davacı ... için 232.240,84 TL, davacı ... için 839.905,25 TL, davacı ... için 177.225,37 TL destekten yoksun kalma tazminatının, b) ...'un ölümü nedeniyle davacı ... için 402.724,03 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalılar ... Ltd.Şti ve ...'dan kaza tarihi olan 03.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak bu davacılara ödenmesine, manevi tazminat talepli davanın kısmen kabulü ile, davacılardan ... için 100.000,00TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 150.000,00 TL, ... için 150.000,00 TL manevi tazminatın  davalılar ... Ltd.Şti ve ...'dan kaza tarihi olan 03.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak bu davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili, davalı ... Ltd.Şti vekili ve davalı ... vekili tarafından adli yardım talepli olarak istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin alınan asıl ve ek raporların usul ve yasaya, dosya kapsamına aykırı olduğunu, raporlarda müteveffa geliri ve davacılar için hesaplanan tazminatan çok düşük olduğunu, davacı ... için % 10 oranında evlenme ihtimali indirimi yapılmasının ve ayrıca % 5 oranında yetiştirme gideri indirimi yapılmasının doğru olmadığını, davacılar için belirlenen manevi tazminat tutarlarının çok düşük olduğunu, trafik kazası sonucunda davacıların ailesinin yok olduğunu, manevi tazminat tutarlarında hiçbir surette indirim yapılmaması gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilmesine rağmen tazminatların müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.  <br>\tDavalı ... Ltd. Şti vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece kusur oranına yönelik eksik inceleme yapılarak karar verildiğini, işveren olarak davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın işverenin işi görülürken gerçekleşmiş olmasının sorumluluk için yeterli olmayıp uygun neden sonuç ilişkisinin bulunması gerektiğini, davacı ... idaresindeki aracın sadece sağ şeritten gidecek araçlar sınıfında olmasına karşın orta şeritte hareket halinde iken hızını birden azalttığını, kusura ilişkin bilirkişi raporuna itirazlarının nazara alınmadığını, kusur oranlarının tespiti için kazanın meydana geliş şeklinin çok büyük önemi olduğunu, davalı şirket çalışanı sürücünün meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, hayatını kaybeden çocuğun emniyetsiz bir şekilde arkada oturduğu olay sırasında araçtan fırladığı, vefat eden kadının ise emniyet kemeri takmaması, aracın içinde sağa sola çarpması, aracın arka camını kapatan, gerekli tedbir ve önlem alınmadan sürücünün görüş alanını kapacacak şekilde konulan eşyaların aracın arkasından önü doğru gelerek müteveffanın üzerine düşmesinin olayın etkisini artırıcı en temel nedenler arasında olduğunu, mahkemece müterafik kusur değerlendirmeden karar verildiğini, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının yüksek olduğunu ve zenginleşme aracı olarak kullanıldığını, davada iki davalı olduğunu ve lehlerine tek vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunun yüzeysel olarak düzenlenmiş kazanın oluşumu, ölüm ve yaralanma sonucunu oluşturan etkenleri ve illiyet bağı olgusunu değerlendirmediğini, arkadan çarpma mevcut olmadığını, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması talebinin reddinin doğru olmadığını, davalının hız limitleri içinde gittiğini, kurallara aykırı şerit değiştirme manevrası yapmadığını, önündeki aracın aniden şerit değiştirmesiyle kazanın meydana geldiğini, ibraz edilen uzman mütalaasının nazara alınmamış olmasının doğru olmadığını, öndeki araçta arka camı kapatacak biçimde doldurulmuş eşyaların geri görüş açısını tamamen kapattığını, araç lastik izlerinin bulunduğu şerit ve noktaların raporda değerlendirilmediğini, ölen ve yaralananların emniyet kemerini takmadıklarını ve sonucunda ölüm meydana geldiğini, müterafik kusur durumu söz konusu olmasına rağmen mahkemece eksik inceleme yapıldığını, müteveffa ... ve ...’un yolcu konumunda olup hatır taşıması söz konusu olduğunu, eksik değerlendirme yapıldığını, davanın başlangıçta belirsiz alacak davası olarak açıldığının belirtilmediğini, kısmi dava olarak da açılmadığını, ek dava da açılmadığını, ıslah dilekçesinin kabulünün doğru olmadığını, değer artırım talebi çerçevesinde kabul kararı verilmesinin doğru olmadığını, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarlarının çok yüksek olduğunu, manevi tazminat yönünden davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, hüküm altına alınan maddi tazminat miktarları fahiş olduğunu belirterek adli yardım talepli olarak istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu  ... plakalı aracın davacı ...’in idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpması sonucunda meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ... ve ...'un vefat ettiğini belirterek, ...'un vefatı nedeniyle annesi davacı ..., babası davacı ..., eşi davacı ..., oğlu davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı, ...'un vefatı nedeniyle babası ... için destekten yoksun kalma tazminatı ve tüm davacılar için ayrı ayrı manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, mahkemece İTÜ öğretim üyelerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 3.01.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in kural ihlalinin bulunmadığının belirtildiği, davacılar vekili 03.02.2021 tarihli kısmi feragat dilekçesinde davalı sigorta şirketi ile anlaştıklarını belirterek davalı sigorta şirketi yönünden feragat edildiğini bildirdiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 20.06.2022 tarihli rapor ve 06.10.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkelere göre davalı ... Sigorta Şirketi hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili, davalı  ... Ltd.Şti vekili ve davalı ... vekili tarafından adli yardım talepli olarak istinaf başvurusunda bulunulmuş, davalı ... vekilinin istinaf aşamasındaki adli yardım talebinin Dairenin 14.02.2023 tarihli kararıyla 6100 sayılı HMK'nin 334 ve devamı maddeleri uyarınca kabulüne karar verilmiştir. <br>\t1-6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.<br>\tDosya içeriğinden 13.06.2020 tarihinde meydana gelen kazada 04.04.2012 doğumlu ...'un vefatı nedeniyle babası olan davacı  ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunulduğu, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişinin 06.10.2022 tarihli ek raporunda, ...'un ölümü sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmasında paylaştırma oranları bölümünde müteveffanın annesinin hayatta olmadığı göz önünde bulundurularak davacı baba için desteğin bekar olduğu dönemde % 50, çocuksuz evli olduğu dönemde % 32, tek çocuklu olduğu dönemde %28 ve iki çocuklu olduğu dönemde % 25 pay verilerek hesaplama yapıldığı, destek paylarının Yargıtay uygulamalarına uygun olarak gösterilmediği anlaşılmıştır. <br>\tYargıtayın yerleşik uygulamalarıyla; küçük yaşta vefat eden desteğin yaşasa idi ileriki yıllarda evleneceği; evlenmesi ile birlikte pay esasına göre 2 pay kendine, 2 pay eşine, birer pay annne ve babaya; evlenmesinden belli bir süre sonra ilk çocuğu ve yine bir süre sonra ikinci çocuğunun olacağı; çocukların olacağı süreler içinde kendine 2 pay, eşine 2 pay, çocuklara birer pay, anne ve babaya da birer pay ayıracağı; anne babadan birinin destekten çıkması halinde, çıkanın payının diğer ebeveynin alacağı paya ekleneceği kabul edilmektedir. Ancak anne veya babanın destekten önce vefat etmiş olması halinde bu kişi destek alacaklısı kişiler arasından çıkarılarak hesaplamanın 2 pay kendine, 2 pay eşine, bir pay   sağ olan babaya veya anneye , evlenmesinden belli bir süre sonra ilk çocuğu ve yine bir süre sonra ikinci çocuğunun olacağı, çocuklarının olacağı süreler içinde kendine 2 pay, eşine 2 pay, çocuklara birer pay, sağ olan anne veya  babaya da birer pay ayıracağı kabul edilerek hesaplama yapılması gerekir.<br>\tDava konusu kaza sonucu davacı ...'un desteği ve oğlu ...'un annesi ile birlikte aynı kazada vefat etmiş olması nedeniyle vefat eden annenin payı davacı babaya aktarılarak hesap yapılmıştır. Desteklik tazminatı hesabında vefat etmiş kişi destek alacak kişiler arasından çıkartılarak  yukarıda belirtilen pay esasına göre hesaplama yapılması gerekirken yazılı olduğu şekilde hatalı pay hesabına göre yapılan hesaplamanın  hükme esas alınması doğru görülmemiştir. <br>\t2-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde Zarar verenlerin birden fazla olması halinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde “ Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” denilmiş, 62. madde de ise “tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” düzenlemesi ile birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Türk Borçlar kanunun müteselsil borçluluk ve dış ilişki de borçluların sorumluluğu başlıklı 163. maddesinde “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder” denilerek zarar  verenlerin  zarar görenlere  karşı sorumluluğunun kapsamını düzenlemiştir.<br>\tTBK'nın 166. maddesi gereğince borçlulardan birinin ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmesi halinde, bu oranda diğer borçlularda borçtan kurtulur. Aynı kanunun 168/2 maddesinde ise alacaklının diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirmesi halinde bunun sonuçlarına kendisinin katlanması gerekir.<br>\tDavacılar vekili tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebiyle açılan davada, davalı sigorta şirketi vekili tarafından  28.11.2021 tarihli dilekçe ekinde \"İbraname, feragat beyanı ve sulh anlaşması\" başlıklı belge ibraz edildiği ve ekli ibraname ve sulh anlaşması gereği davacı ile sulh sağlanmış, davacının her iki ölüm için poliçe teminatı tutarınca fazlaya ilişkin ibraname konusu taleplerinden feragat ederek, davalı sigorta şirketi ve sigortalısını ibra ettiğinin belirtildiği, davacılar vekili tarafından ibraz edilen 03.02.2021 tarihli dilekçe ile, davalı ... Sigorta Şirketi ile 21.01.2021 tarihinde düzenlenen ibraname ve sulh anlaşması ile ...'un vefatı nedeniyle 350.000,00 TL anapara, 17.500,00 TL faiz, ...'un vefatı nedeniyle 55.000,00 TL ana para, 2.700,00 TL faiz olmak üzere her iki vefat nedeniyle anapara ve faiz olmak üzere toplam 425.000,00 TL yargılama gideri ve vekalet ücreti toplamı olarak 41.300,00 TL olmak üzere toplamda 466.500,00 TL ödeme yapıldığını, buna istinaden davalı ... Sigorta Şirketi yönünden davadan feragat edildiğini, bakiye maddi tazminat talebi ve manevi tazminat talebi yönünden diğer davalılara yönelik davanın devam ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. <br>\tBu durumda davacılar vekili tarafından ibraz edilen 03.02.2021 tarihli dilekçede ...'un vefatı nedeniyle 350.000,00 TL anapara, 17.500,00 TL faiz, ...'un vefatı nedeniyle 55.000,00 TL ana para, 2.700,00 TL faiz olmak üzere her iki vefat nedeniyle anapara ve faiz olmak üzere toplam 425.000,00 TL yargılama gideri ve vekalet ücreti toplamı olarak 41.300,00 TL olmak üzere toplamda 466.500,00 TL ödeme yapıldığını, kaza tarihi olan 13.06.2020  tarihi itibariyle zorunlu mali sorumluluk sigortası ölüm halinde kişi başı teminat limitinin 410.000,00 TL olduğu nazara alınarak davalı sigorta şirketi hakkındaki feragatin davalı işletene ve sürücüye sirayetinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi için hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>\tBu durumda davalı sigorta şirketinden her davacı için yapılan ödeme miktarının ayrı ayrı  gösteren ödeme belgeleri ve ödemeye dayanak aktüer raporları ve tüm hasar dosyasının getirilerek   davacıların davalı sigorta şirketinin teminat limiti üzerinde zararı olup olmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus değerlendirilmeden karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. <br>\t3-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun \"tazminatın belirlenmesi\" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; \"tazminatın indirilmesi\" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. <br>\tBuna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.<br>\tDavalı tarafça yargılama sırasında müteveffa ...'un kemeri takmamış olduğunun anlaşılması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, belirlenecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirttiği halde mahkemece bu konuda değerlendirme yapılmadığı ve karar gerekçesinde bu hususun tartışılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece kaza tespit tutanağı, ifade tutanakları, kazaya ilişkin Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/262 Esas, 2021/31 Karar sayılı dosyası içeriği ve tüm deliller incelenerek müteveffa ...'un emniyet kemerinin takılı olup olmadığı, takılı değilse ise kazanın oluş şekli, emniyet kemerinin takılmaması ile vefat arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususa ilişkin değerlendirme yapılmamış olması isabetsizdir.<br>\tDavacılar vekili, davalı ... Ltd. Şti vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacılar vekili, davalı ... Ltd. Şti vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2- Davacılar vekili ve davalı ... Ltd. Şti tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\t5-Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2023/2 esasına yatırılan 3.651.586,64 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7191481b62b36025","SID":"ae4092728f0fcc3e"}}