{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/840 <br>KARAR NO\t: 2025/791                                                          T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/180 E.  -  2022/533 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/09/2022 tarih ve 2021/180 E. - 2022/533 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin nakliye ve akaryakıt işi ile iştigal ettiğini, davalılardan ...'ın sahibi olduğu, diğer davalı ...'nin şoförlüğünü yaptığı ... pakalı araca Niğde'ye götürülmek üzere İzmir/Aliağa’dan 27.000 kg gübre yüklendiğini ancak gübrelerin yolda ıslandığını ve alıcı tarafından ıslak olduğu gerekçesi ile teslim alınmadığını, yüklenen ancak varış yerine  teslim edilmeyen gübrelerin bedelinin ... Sanayi A.Ş. tarafından müvekkiline fatura edildiğini, 16.03.2020 tarihli fatura karşılığı müvekkilinin ... A.Ş.'ye 51.453,90 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını,<br> taraflar arasında imzalanan teslim belgesinde Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığını, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan 51543,90 TL'lik alacağın tahsili için davalılar aleyhine yaptıkları ilamsız icra takibinin davalıların itirazıyla durduğunu, icra takibindeki işlemiş faiz talebinden vazgeçerek işbu dosyada asıl alacağı talep ettiklerini ileri sürerek, vaki itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı  vekili,  dava konusu uyuşmazlık yönünden Nevşehir icra daireleri ve asliye ticaret mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalılardan ...'nin ...'ın sigortalı çalışanı olduğunu, davacının nakliye yapılan aracın üstü açık sal dorse olduğunu bile bile yükleme yaptırdığını, davalı tarafça yükün zarara uğramaması bakımından gerekli gayretin gösterildiğini, yükün üzerine branda çekildiğini, buna rağmen şiddetli yağmur nedeniyle gübrelerin ıslandığını, üstü açık sal dorse tercih edenin davacı olduğunu, kapalı dorse tercih edebilecekken bu yönde seçim yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, her ne kadar davalı taraf yetki itirazında bulunmuş ise de, taraflar arasında imzalan 23/12/2019 tarihli \"İş Takip Hesap Formu\"nda uyuşmazlığın çözümünde Ankara mahkemelerinin yetkili kılındığı, dava dışı gönderici ... San. A.Ş. ye ait 680619 sayılı 28.02.2020 tarihli sevk irsaliyesi üzerinde davalı taşıyıcılardan ... adının taşıyıcı olarak göründüğü ve gene dava dışı alıcı olan ... Tarım Gıda Tic. ve San. Ltd. Şti. tarafından irsaliye üzerine düşülen şerhte “Mal ıslak olduğu için teslim alınmamıştır.” ibaresinin yer aldığı, ürünün taşıma sırasında yağan yağmur sebebiyle ıslandığı ve alıcı tarafından teslim alınmadığı, dava dışı ... A.Ş. tarafından davacı şirkete 16.03.2020 Tarih EGE202000000001364 No “Gübre Zaiyat – ... Tar. Ltd. 28/02/2020 156624 İrs. No. ... PLK No:20.20.0 Kompoze 27 Ton EKSİK” açıklamasıyla gübre zayiat bedeli olarak 51.453,90 TL bedel ile düzenlenen, davacı kayıtlarında yer alan, düzenlediği tarih itibariyle piyasa rayicine uygun olduğu  bilirkişi marifetiyle anlaşılan fatura bedelinin, ürünün taşınmasında gerekli önlemleri almayan davacı ve davalının eşit oranda kusurlu oldukları kabul edilerek, yarısının davalılardan talep edilebileceği, işlemiş faiz isteminin geçerli temerrüt olmadığından yerinde olmadığı, zarar miktarı belirlenebilir olmadığından İİK'nun 67/2 maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin haklı olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 24. İcra Müd.'nün 2020/5494 esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin,  25.726,95 TL asıl alacak üzerinden takip koşulları ile devamına,  davacının yasal koşulları bulunmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkiline kusur isnat edilmediğini, davalıların % 50'şer oranda kusurlu olduklarının belirtildiğini, TTK'nın 875/1 ve 879.maddeleri uyarınca davalıların müvekkilinin zararını gidermekle yükümlü bulunduklarını, yolda gübrelerin ıslanmasının davalıların kusurundan kaynaklandığını, bu nedenle davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyaya sundukları 16.03.2020 tarihli 51.453,90 TL lik gübre bedelinden kaynaklı yansıtma faturası zarar miktarını gösterdiğini, müvekkilinin bu fatura karşılığı ödeme yaparak davayı da bu miktar üzerinden açtıklarını, zarar miktarının belirlenebilir olduğunu, kaldı ki gübrelerin eksik teslim edildiğini ve müvekkilini bu şeklide zarara uğrattıklarını çok iyi bilen, bilmeme ihtimalleri bulunmayan davalıların sırf alacağın tahsilini uzatmak amacı ile borca itiraz ettiklerini, bu nedenle de icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini ileri sürerek,  yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulü ile  davalılar aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>\tDavalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Ankara İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkili olmadığını, ...'ın imzalamış olduğu  herhangi bir yetki sözleşmesinin bulunmadığını, yetki sözleşmesindeki imzaya da itiraz ettiklerini zira davalı ...'ın yanında sigortalı şoför olan diğer davalının, davacı ile sözleşme imzalama yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle yetki sözleşmesinin geçerliliğinden söz edilemeyeceğini,  yolda yağmur yağmasından ya da mevcut brandanın yetersiz kalmasından dolayı taşınan gübrelerin ıslanması nedeniyle davalı müvekkillerine kusur isnat edilemeyeceğini, zira nakliye işinde kullanılan sal dorsenin üstü açık bir römork olduğunu,  davacının da bunu bildiğini ve bile bile yük taşıttığını, davacının üstü açık sal dorseyi tercih ettiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, ihbarın süresinde yapılmadığını, davalı tarafın yükün üzerine branda çekerek üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, göndericisinin dava dışı ..., alıcısının dava dışı ... Tarım, akti taşıyıcısının davacı, fiili taşıyıcısının davalılar olduğu  27.000 kg kompoze gübrenin, ... pakalı araçla İzmir/Aliağa’dan Niğde'ye sevki sırasında yağmur nedeniyle ıslanıp taşlaşarak zayi olduğu, dosya kapsamında aldırılan denetime elverişli bilirkişi raporunda göndericinin ıslanmaya karşı gerekli tedbirleri almamakla, taşıyıcının nezaret ve çekince koyma yükümlülüklerini yerine getirmemekle % 50'şer oranında kusurlu olduklarının belirtildiği,  TTK'nın 888.maddesi uyarınca, asıl taşıyıcının gönderenle sorumluluğun genişletilmesine dair anlaşmalarının, yazılı olarak kabul ederse fiili taşıyıcıya karşı da geçerli olduğu, somut olayda davalı ... tarafından imzalanan iş takip hesap formunda nakliye esnasında vuku bulacak ıslaklık durumundan kaynaklanan zararın kabul edildiği, bu durumda mahkemece davalı fiili taşıyıcıların % 50 oranındaki müterafik kusurlarından sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında akti ilişki bulunduğu sabit olduğuna göre, davacının yerleşim yeri mahkemesinin ve icra dairesinin işbu davada yetkili olduğu, dava konusu alacak miktarı açıkça kararlaştırılmadığından (likit olmadığından) icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin yerinde olduğu, 28/02/2020 tarihli iş takip hesap formunda yükün alıcı tarafından ıslaklığı nedeniyle teslim alınmadığının tutanak altına alındığı, bu nedenle ihbarın yapılmış sayıldığı, dava konusu alacağın 28/02/2020 tarihinde gerçekleştirilen taşımadan sonra 14/07/2020 tarihinde icra takibine konu edildiği ve zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf  vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,7‬0-TL'nin davacıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 440,00-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 175,40-TL'nin davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile  17/04/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2025<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9b4b1b19a330bdb7","SID":"edc30f47115422de"}}