{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO:2021/2275 <br>KARAR NO:2025/333 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:04/10/2021<br>NUMARASI:2016/940 Esas - 2021/853 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat<br>KARAR TARİHİ:27/02/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... plakalı araca, davalıların sürücüsü ve maliki olduğu... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracını tamir ettirmeden önce aldırdığı rapor sonucunda 14.342 TL masraf ve 4.000 TL değer kaybı tespit edildiğini, ancak müvekkilinin aracını 21.500 TL'ye tamir ettirdiğini belirterek 18.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davalı ... AŞ vekili, davanın reddini savunmuştur.Asıl davada davalılar, karşı davada davacılar vekili, müvekilleri ...'ın sahibi, ...'ın sürücüsü olduğu araçla davacı tarafın aracı arasındaki kazada davacının belirttiği kusur iddiasını kabul etmediklerini, müvekillinin kusuru olmadığını, davacının kusurlu olarak müvekilleri araca çarparak maddi hasar meydana getirdiğini, kaza sırasında tutulan tutanak sırasında müvekillerinin şokta olduğunu bu nedenle imzalanan bu tutanağın gerçeği yansıtmadığını, aracı tutanakta belirtilen şahıs değil başka bir bayanın kullandığını belirterek açılan davanın reddini ayrıca araçlarında meydana gelen hasar ve yaralanması nedeni ile 8.000 TL manevi 15.000 TL maddi tazminatın sigorta şirketinden poliçe ile sınırlı olmak üzere davalılardan tahsilini talep etmiştir.Karşı davada davalı ... Şirketi vekili, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince, asıl dava yönünden ...Şti. tarafından davalılar..., ... ve ... AŞ aleyhine açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; a) 10.757,18 TL araç hasar tazminatının kaza tarihi olan 07/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine b) 3.000 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 07/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine c) Davacının davalılardan ıslah yolu ile talep ettiği 975 TL araç mahrumiyet tazminatı talebinin usulden reddine,Karşı dava yönünden A)Karşı davacı... tarafından karşı davalılar ....Şti., ... ve... A.Ş. aleyhine açılan 8.000 TL talepli manevi tazminat davasının reddine,  B)Karşı davacı ... tarafından karşı  davalılar ...Şti., ... ve ... A.Ş. aleyhine açılan ve 5.000 TL araç  hasar tazminatı,  5.000 TL değer kaybı tazminatı ve 5.000 TL araç mahrumiyet bedeli talebini içeren maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile;   a) 4.389,31 TL araç hasar tazminatının karşı davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine b) 500 TL değer kaybı tazminatının karşı davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine c)300 TL araç mahrumiyet tazminatının karşı davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.Davalı ... AŞ vekili, davacının işbu davayı ikame etmeden önce sigorta şirketine başvuru yapmadığından davanın dava şartından reddi gerektiğini, bilirkişi raporundan gerekli hususlar değerlendirilmeden eksik inceleme yapıldığını, bilirkişi raporuna yapılan itirazların mahkemece değerlendirilmediğini, kusur oranının hatalı hesaplandığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir. 6704 sayılı Kanun'un 26/04/2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26/04/2016 tarihinden itibaren KTK'nın 97. maddesinde yapılan  değişiklik yürürlüğe girmiştir. Sigorta kuruluşuna yazılı başvuru halinde eklenmesi gereken belgelere madde metninde açıkça yer verilmemiş;  Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının  B.2.2.1 maddesinde ise kaza veya zararın tespit edilebilmesi için gerekli tüm belgeler ifadesi kullanılarak tek tek belgelerin sayılması yoluna gidilmemiştir. Ayrıca sigortacının hak sahibinden münhasıran hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri talep edebileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme sigorta şirketi için belirlenen sekiz günlük ödeme süresinin başlangıcı için  önem taşıyacaktır.Yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemede dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. KTK'nın  97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nın “dava şartlarını” düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan \"Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.\" hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır.Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. KTK'nın  97. maddesi ile getirilen başvuru koşulu da tamamlanabilir bir dava şartı niteliğinde olduğundan mahkemece bu dava şartı yerine getirilmeksizin dava açıldığının tespiti halinde, davacı vekiline 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde öngörülen başvuruya ilişkin eksikliği gidermesi için kesin süre verilmeli, başvuru yapılması halinde başvurunun akıbeti beklenmeli,  sigorta şirketince 15 gün içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde dava şartının yerine getirildiği kabul edilerek davanın esasına girip deliller toplanıp değerlendirilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmeli,  kesin süre içinde başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise bu kez dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmelidir.Somut uyuşmazlıkta, dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup başvuru tarihinden önce davalı ... AŞ'ne başvuru yapılmadığı, davalı... AŞ'nin dava dilekçesi tebliği ile hasar dosyası açtığı 31/07/2018 havale tarihli müzekkere cevabı ile sabittir. Bu durumda yazılı başvuru koşulu, tamamlanabilecek dava şartı niteliğinde olduğundan Mahkemece davacı vekiline, davalı ... AŞ'ne yazılı müracaat etmesi için kesin süre verilerek yukarıdaki açıklamalar ışığında sonucuna göre karar verilmesi gerekirken HMK'nın 115/2. maddesine aykırı şekilde esastan inceleme yapılarak  karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince  yatırana  iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... AŞ tarafından sarf edilen istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,7-İİK'nin 36/5. maddesi gereğince, istinaf sonucuna göre davalı ... AŞ  tarafından tehiri icra talebi kapsamında icra dosyasına sunulan, teminat mektubunun davalı davalı ... AŞ  iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nin 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/02/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10364dbeb6f8fd9a","SID":"85e40ce8291f97a8"}}