{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">        T.C.<br>G A Z İ A N T E P<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>3.  H U K U K  D A İ R E S İ <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  K A R A R I<br><br><br>Esas No\t                 :...<br>Karar No\t                 : .<br><br>Başkan                                     : ... (...) <br>Üye                                           : . ... (...) <br>Üye                                           : ... (...) <br>Katip                                        : ... (...)  <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t: ....<br>NUMARASI\t\t: .<br>DAVACILAR\t: .<br>VEKİLLERİ\t\t: Av.\t\t.<br>DAVALI\t\t: .....\t .<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARARININ<br>TARİHİ                                 :..<br>YAZIM TARİHİ                  :.....<br>                    <br>Davalı vekili tarafından süresinde verilen dilekçe ile yukarıda tarih ve sayısı gösterilen mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılması talep edildiğinden, istinaf başvuru şartları yönünden ön inceleme yapılıp, üye hakimin inceleme raporu ve açıklamaları dinlendikten sonra, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, gereği düşünüldü;<br><br>I. DAVA<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ..... tarihinde, davalı ... şirketince ZMSS poliçesi ile sigortalı olan...plakalı araç ile davacıların oğlu ...'nın kullandığı ..... plakalı aracın çarpışması sonucunda, ...'nın vefat ettiğini, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik her bir davacı için . TL olmak üzere toplam . TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini HMK'nın 107/2. maddesi gereğince davacı ... için .. TL, davacı anne ... için .. TL olarak arttırmışlardır.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limiti olan azami .. TL ile sınırlı olduğunu, davacılara .. TL tazminat ödemesi yaptıklarını, azami ödemeyi yaptıklarından başkaca sorumluluklarının kalmadığını, kusur tespitinin ... görevli bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, mahkemece kaza sırasında sigortalı araç sürücüsünün, alkol ve uyuşturucu madde etkisi altında olup olmadığının, sürücü belgesinin bulunup bulunmadığının araştırılması, davacıların destekten yoksun kaldıklarını ispatlamaları gerektiğini, tazminat hesabının bilirkişilerce TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosu ve %1.8 teknik faize göre yapılması, davacıların kaza nedeniyle elde ettikleri gelir ve tazminatların mahsup edilmesi gerektiğini, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olarak işletilebileceğini, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak, davacı ... için .. TL, davacı ... için .. TL destekten yoksun kalma tazminatının davalının temerrüt tarihi olan .. tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.   <br>\t\t<br>IV. İSTİNAF<br>A.İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuştur.<br><br>B.İstinaf Sebepleri <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece poliçe teminat limitini aşar şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteveffanın eş ve çocukları tarafından müvekkili şirkete yapılan hasar başvurusu neticesinde .. tarihinde toplam .. TL ödeme yapıldığını, hasar başvurusunda müvekkili şirkete yalnızca eş ve çocuklara ait veraset ilamı iletilerek anne ve babanın sağ olup olmadığı hususunda hiçbir bilgi veya belge iletilmediğini, müvekkilinin iyi niyetli olarak eş ve çocuklar için ödeme yaptığını, başkaca sorumlulukları bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, hesap raporunun hatalı olup,..teknik faize göre hesap yapılması, kusur raporunun .. alınması gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>C. Değerlendirme ve Sonuç<br>1. Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin yakınının destekten yoksun kalma tazminatı  talebine ilişkindir.<br><br>2. Davaya konu kazanın oluşumunda,..plaklı araç sürücünün ağır ihlal ve ihmalinin bulunduğu, .. plakalı araç sürücüsü murisin kazaya etken kural ihlalinin bulunmadığı dair, kaza tespit tutanağı ve \t..ait ...sayılı dosyada alınan rapor ile de uyumlu, oluşa uygun ve yeterli gerekçeyi içeren.. tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>3. Tazminat hesabı yönünden yargı kurumları ile .. gibi diğer kurumlar arasında  uygulama birliğinin sağlanması açısından,........ ortak çalışmasıyla belirlenmiş olan ve ülkemize özgü güncel verileri içeren \"Ulusal Mortalite Tablosu\" TRH 2010 tablosuna göre bakiye ömür belirlenerek, ........ sayılı kararı ile, KTK'nın 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği gözetilerek destek tazminatı hesabında, genel şart değişikliğinden önceki yargısal uygulamalar doğrultusunda progresif rant yöntemine göre düzenlenen aktüerya  raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.\t<br><br>4. KTK'nın 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeler ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren.. iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe yapılmaması halinde temerrüt gerçekleşir. Davacılar, .. tarihinde davalıya başvuru yapmış olduğundan, mahkemece..  tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik  görülmemiştir.<br><br>5. ZMSS yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu sebeple sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır.<br><br>6. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde \"zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur\" düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise \"başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br><br>7. KTK'nın 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. <br><br>8. Somut olayda; dava konusu kazayı yapan araç için, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi düzenlendiği, poliçeye göre ölüm halinde teminat limitinin kişi başı  .. TL, kaza başı . TL olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu kazada ölen davacının desteği ...'nın hak sahibi olan tüm yakınlarının talep edebileceği tazminatlardan, davalı sigortacının bu limitle sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır.<br><br> 9.  Desteğin eşi,  çocukları, anne ve babasının sağ olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafından desteğin eşi ve çocuklarına ödeme yapılmıştır. Eldeki dosyada ise desteğin anne ve babası  destekten yoksun kalma tazminatı talep etmektedir. Davaya konu kazada ölen davacılar desteğinin hak sahibi olan tüm yakınlarının talep edebileceği tazminatlardan, davalı sigortacının  poliçe limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır. Davalı tarafça, desteğin eşine ve çocuklarına ödeme yapıldığından, poliçedeki kaza başı teminat limitinin bittiği, bu nedenle, davacı anne ve babaya ödeme yapılamayacağı savunulmaktadır.<br><br>10. Sigorta şirketleri, 2918 sayılı KTK'nın 98 ve 99. maddeleri uyarınca kaza ile ilgili belgelerle (kaza tesbit tutanağı, nüfus kayıtları, hasara ilişkin belgeler, ekspertiz raporu gibi belgelerle) kendilerine müracaat edildiğinde, gerekli incelemeleri yaptırıp, kusur durumu ve zararı tespit ettikten sonra, zarar görene ödeme yapmaktadır. Davalı ... şirketi ancak sigorta poliçesi çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olup, kendisi tarafından düzenlenmiş olan poliçeye dayalı olarak ödeme yaparken basiretli bir tacir gibi davranmak durumundadır.<br><br>11. Zira, davalı ... şirketinin,  desteğe ait güncel nüfus kaydını talep etmesi ve ödemeyi buna göre yapması gerekirken, zarar görenlere ait güncel nüfus kayıtları istenmeden, desteğin anne ve babasının yani diğer hak sahiplerinin hayatta olup olmadığı belirlenmeden ödeme yapılmıştır. Davalı ... şirketi tacir olup basiretli tacir gibi hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır. TTK’nın 18. maddesinde “(1)Tacir, her türlü borcu için iflasa tabidir; ayrıca kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmek, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek ve bu Kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmakla da yükümlüdür. (2) Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. (3) Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. (4) Tacir sıfatına bağlı olan diğer hükümler saklıdır.” düzenlemesi yapılmış olup,  tacirin basiretli ve öngörülü olmak, imzaladığı sözleşme hükümlerinin sonuçlarını imza anında bilmek ve sonuçlarına katlanmak zorunluluğu bulunmaktadır.   Burada getirilen özen yükümlülüğü, işlemi yapan tacirin kişisel özellikleri ile ilgili olmayıp objektif bir özen yükümlülüğüdür. Buna göre, aynı ticari alanda faaliyet gösteren tedbirli, öngörülü bir tacirden beklenen özenin gösterilmesi gerekmektedir.  Tacirler basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü altında olduğundan ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde düşüncesizliği ya da deneyimsizliği söz konusu olamayacaktır. <br><br>12. TMK’nın 3. maddesinde “Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.”düzenlemesine göre iyi niyetin varlığı için kişideki mevcut bilgisizlik, mazur görülebilir nitelikte olmalıdır. Bilgisizliğin mazur görülebilirliği ise, TMK’nın 3/2. maddesi gereğince, kişinin icabı hale göre, kendisinden beklenen özeni sarfetmesi halinde olur. Örneğin bir hakkı iktisap etmek isteyen kimse, o hakkın doğumuna engel bir durumun varlığı veya hakkın sonuçlarını meydana getirmesi için aranan bir unsurun yokluğu konusunda araştırma yapmak; olayın özelliklerinin gerektirdiği özeni (ihtimamı) göstermek zorundadır. Kanunun iyi niyete hukuki sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak TMK’nın 3. maddesinde de açıklandığı üzere, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.<br><br>13. Dava konusu olayda davalı anonim şirket olup, tacirdir. Her tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlüdür.<br><br> 14. Zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında başvuran hak sahiplerinin yaşı, destek süresi bakiye ömür süreleri ve destek sürelerinin belirlenmesi için desteğin ve hak sahiplerinin nüfus kayıtlarını istemek, desteğin anne ve babası hayatta ise destek alacaklarını bilmek yükümlülüğü bulunan tacirin basiretli hareket etme yükümlülüğü kendi borcunun tamamını bilmesini gerektirir. Tacir olan davacı yönünden TMK’nın 3. maddesinde düzenlenen iyiniyet iddiasının dava konusu olay yönünden dinlenmesi mümkün olmadığından, murisin anne ve babasının hayatta olup olmadığına dair  gerekli araştırmayı yapmayan, hak sahiplerinden gerekli belgeleri istemeyen sigorta şirketi kendisinden beklenen özeni göstermediğinden iyiniyetli olduğu savunmasına itibar edilemez.<br> <br>15. Açıklanan nedenlerle  davalı ... şirketinin TTK’nın 18/2. maddesi gereğince her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi, TMK’nın 3/2. maddesinin tacir olan davacı ... şirketi yönünden gerekli özeni göstermesi halinde kolayca öğrenebileceği bir husus nedeniyle iyiniyet iddiasında bulunamayacağı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/2. maddesi gereğince, davacılara karşı da sorumluluktan kurtulabilmesi için öngörülen başka tazminat taleplerinin olduğunu bilmeme ve iyiniyetle ödeme yapma şeklindeki şartları sağlayamadığı; basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğu halde mahkeme kararına dayalı olarak ödeme yaparken garameten paylaştırma ile ödeme yapma konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek, kendi kusurlu eylemi nedeniyle, hak sahibi davacıların tazminat alacaklarını azaltamayacağından, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsilik görülmemiş ve davalı vekilinin  istinaf itirazlarının  HMK'nın 353/1-b,1. maddesi gereğince esastan reddine karar  vermek gerekmiştir.  <br><br>V. KARAR<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>1. İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b,1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE.<br>2. Alınması gereken 4.818,59 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.205,00 TL' nin mahsubu ile eksik kalan 3.613,59 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3. İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>4. Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5. Gider avansından harcanmayan kısmın talep halinde yatırana iadesine dair,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi...<br><br><br>Başkan<br>Üye<br> <br>Üye<br><br> <br>Katip<br><br><br><br><br><br>İ.P.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce5de9f144818ff8","SID":"d085da1c3277e0ed"}}