{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1382 Esas<br>KARAR NO: 2025/497 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/05/2023<br>NUMARASI: 2022/411 E.  -  2023/472 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 16/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan taraflar arasındaki alt lisans sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap  alacağının tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;  davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin davacıya cari hesap borcu olmadığını savunarak, davanın reddine, %20'den az olmamak üzere davalı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 25.05.2023  tarihli  2022/411E. -  2023/472 K.  sayılı kararıyla; \"...DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,1-İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte, davalı-borçlunun;  240.589,73-TL,  3.867,56-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 244.457,29-TL alacak miktarına yaptığı itirazın iptali ile,  takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-İtirazın iptaline karar verilen 244.457,29-TL'nin %20'si oranında (48.891,45-TL) icra inkar tazminatınını  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Şartları oluşmadığından davalı vekilinin icra kötü niyet tazminatı talebinin reddine...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki itirazlarının kabul edilmeksizin, yetkisiz mahkemede yargılama yapıldığını, Müvekkilinin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, Davacının faturaya konu malları müvekkiline teslim ettiğini kanıtlaması gerektiğini, Müvekkili şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmediğini, yalnızca karşı tarafın defter ve belgeleri incelenerek karar verilemeyeceğini, bu durum silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğunu,  Müvekkilinin ticari defter ve belgelerinin çok hacimli olmaları nedeniyle mahkemeye götürülemediğini, müvekkilinin defterlerinin bulunduğu adresin bildirilerek incelemenin yerinde yapılmasını talep etmelerine rağmen, yerel mahkemece bu konuda talimat yazılmadığını, tek taraflı yapılan değerlendirme ile karara varıldığını, Kararın yokluklarında verilmesinin hukuki dinlenilme haklarını ihlal ettiğini, belgelendirmek suretiyle mazeret bildirildiği halde mazeretlerinin reddine karar verildiğini, savunma haklarının kısıtlandığını, kararın öncelikle usulden bozularak ortadan kaldırılması gerektiğini, Bilinen ve belirlenebilen likit bir alacak bulunmadığından icra inkar tazminatı talebinin kabulünün haksız olduğunu, Takipten önce müvekkili temerrüte düşürülmediği halde faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Usule ve kanuna aykırı olarak açılan davanın reddi gerekmekte iken; kabulü yönündeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, usul ve yasaya aykırı olan karar sebebi ile müvekkilinin cebri icra tehdidi altında olduğunu, bu nedenle tehiri icra kararı talep zorunluluğu doğduğunu belirterek, arz ve izah edilen sebeplerle ve mahkemece resen göz önünde bulundurulacak sair sebeplerle; öncelikle tehiri icra isteminin kabulüne, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/411 E., 2023/472 K. sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, neticeten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Anonim Şirketi, borçlunun ... Limited Şirketi olduğu, 240.589,73 TL  asıl alacak,   4.647,01 TL   işlemiş faiz olmak üzere  245.236,74 TL toplam alacak için 07/02/2022 tarihinde ilamsız icra takibine başlandığı, takip sebebinin faturadan kaynaklı cari hesap alacağı ve işlemiş faiz olarak belirtildiği, ödeme emrinin borçluya 22/02/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 24/02/2022 tarihinde borca ve faize itiraz ettiği, icra takibinin durduğu, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme örneği incelendiğinde; 22/01/2020 tarihinde davacı ile davalı şirketler arasında \"... A.Ş. ile ... Oto Koruma ve Tic. Ltd. Şirketi arasında imzalanan \"ALT LİSANS SÖZLEŞMESİ\" olduğu, \"...\" için imzalandığı, sözleşmenin 20.1. maddesinde sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda İstanbul Anadolu İcra Dairelerinin ve Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair anlaştıkları tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; \"...Davacının incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, -Davacının ticari defter kayıtlarına göre; 2021 yıl sonu itibarıyla, davacının davalıdan 240.589,90 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından davalı aleyhine bu tutar üzerinden icra takibi başlatıldığı, -Davacının  takip tarihi itibarıyla, davacının davalıdan 261.636,38 TL alacaklı olduğu..\" yönünde tespit ve görüşüne yer verilmiştir. Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/255 Talimat sayılı dosya örneği incelendiğinde; davalı vekiline HMK'nın 222 ve TTK'nun 80. maddesi gereği 2019-2020-2021-2022 yıllarına ait 6102 sayılı T.T.K'nun 64. maddesinde sayılan ve tacir tarafından tutulmak zorunda olan tüm ticari defterlerini bizzat mahkeme kaleminde incelenmek üzere hazır etmesi için 2 haftalık kesin süre verilerek, bilirkişi incelemesi için verilen 2 haftalık kesin süre içinde ticari defterlerini ibraz etmez ise; HMK 222/3.maddesi uyarınca ticari defterlerini ibraz etmesi halinde davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kabul edileceği ihtar edildiği, 03/01/2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen, ticari defter ve belgelerin mahkemeye sunulmadığı, kesin süre içinde bu konuda herhangi bir beyanda da bulunulmadığı, bu nedenle bilirkişi incelemesinin yapılamadığı tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava; davacı tarafından faturaya dayanarak davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Öncelikle davalı vekilinin usule ilişkin istinaf talepleri incelenmiştir. Dosya incelendiğinde; davalının icra dairesinin yetkisine itiraz etmediği, ancak cevap dilekçesi ile mahkemenin yetkisiz olduğuna dair yetki itirazında bulunduğu anlaşılmıştır. Ancak, taraflar arasında imzalanan lisans sözleşmesinin 20.1. maddesi ile sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda İstanbul Anadolu İcra Daireleri ile Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki sözleşmesi yaptıklarından, Mahkemece davalının yetki itirazının kabul edilmemesinde hukuka aykırılık mevcut değildir. Davalı vekilinin mazeret bildirdiği halde mazeretinin reddine karar verilerek, yokluklarında karar verilmesine ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davalı vekilinin yargılamanın başından bu yana her duruşma için mazeret bildirdiği, Mahkemece davalı tarafın duruşma gününün kendilerine tebliği için avans yatırmadıkları gerekçesiyle tüm mazeretlerini reddetmesine rağmen, sözlü yargılama duruşmasında dahi avans eksikliğini gidermeden yine mazeret bildirildiğinden, Mahkemece mazeretin reddine ve yokluklarında karar vermesinde usule aykırılık yoktur. Davalı vekilinin müvekkiline ait ticari defter ve belgeler incelenmeden karar verilmesine ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; davalı vekiline Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesince ihtarlı tebligat yapılmasına rağmen, kesin süre içinde defter ve belgelerini hazır edemeyeceğini ve bunun nedenlerini mahkemeye bildirmediği, defter ve belgelerini de mahkemeye sunmadığı, yargılama sırasında ve istinaf dilekçesinde müvekkilinin ticari kayıtlarını elektronik ortamda tutmadığına dair bir savunmada bulunmadığı, elektronik ortamda tutulan ticari kayıtların uygun araçlarla Mahkemeye sunulmasına bir engel tespit edilemediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Mahkemece davalının ticari defter ve belgelerinin yerinde incelenmesi talebini kabul etmeyerek, davacı tarafın incelemeye sunduğu defter ve belgelerindeki kayıtlara göre karar vermesinde hukuka aykırılık yoktur. Davacı tarafından davalıya icra takibinden önce Kartal ...Noterliği'nin 14/12/2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiği, 240.589,73-TL'nin 7 iş günü içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalıya 17/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği, 7 iş günü sonrası 29/12/2021 tarihinde davalının temerrüde düşürüldüğü, bu nedenle temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar faize hükmedilmesinin yerinde olduğu, cari hesap alacağından kaynaklanan icra takip borcunun likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de hukuka aykırılık bulunmadığı, mevcut delil durumuna göre davacının faturaya konu malların davalıya teslim edildiğini ispat etmesine gerek de bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 16.698,88 TL nispi harçtan, peşin alınan 4,174,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.523,98 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,  3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 20,00TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 16/04/2025 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72e9db491208519f","SID":"69b4c85c7bf3ce8b"}}