{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1706 Esas<br>KARAR NO:2025/509<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:09/06/2021<br>NUMARASI:2020/407 Esas, 2021/475 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:27/03/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; takibe konu alacağın dayanağının, davalı şirketin 12.12.2018 ve 18.02.2019 tarihli fatura içeriği hizmetleri yerine getirmemesi nedeniyle yapılan ödeme olduğunu,  davacı şirketin kendisine ait ticaret sitesinin ... hizmeti ile ilgili olarak davalı şirket ile görüştüğünü, davalı şirket yöneticisinin hizmeti eksiksiz ve sorunsuz sunabileceğini ve 30 gün içerisinde yazılım teslimatını gerçekleştireceğini davacı şirket yetkilisine taahhüt ettiğini, davalı şirketin 07.11.2018 tarihinde söz konusu hizmete karşılık 15.999,00 TL talepte bulunduğunu, ayrıca erken ödeme karşılığında ise %30 indirim yapabileceklerini belirttiğini, davacı şirketin teklifi kabul ettiğini, 15.11.2018 tarihinde 11.200,00 TL ödeme yaptığını, bu şekilde taraflar arasında sözleşmenin kurulduğunu, 30 gün içinde herhangi bir teslimatın yapılmadığını, 50 gün sonra ancak tasarımla ilgili davacıdan onay alındığını, yazılım çalışmasına davalı şirket tarafından çok geç başlandığını,taraflarca sözleşme kurulduktan 50 gün sonra dahi yazılım sisteminin davacı şirkete teslim edilmediğini, sistemin davacı şirkete çok geç teslim edilmesine rağmen davacı şirketin bu sistemi kullandığı süreçte aylarca sistem hatası ile karşılaştığını, davalı borçlunun bu hataları çözemediğini, ayrıca ... sitesi için yapılacak hizmeti için de tarafların anlaştığını ve davacı şirket tarafından davalıya 4.500,00 TL ödendiğini, davacı şirketin bu sistem için de birçok sistem hatası ile karşılaştığını, davacı şirketin davalı şirketten aldığı ... hizmetinin kusurlu ve eksik olması nedeniyle 137 adet ticket açıldığını, davalıya 31 adet mail gönderildiğini, her gün davalı şirket yetkilisi ve çalışanlarına sorunları anlatan whatsapp uygulamasından mesaj gönderildiğini, nerdeyse her gün davalı şirket yetkilisi ile günde ortalama 40 dk. telefon görüşmesi yapmalarına rağmen sorunların bir türlü çözüme kavuşturulmadığını belirterek davalı tarafça ... sayılı icra takip dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalının itirazının açıkça haksız olması nedeniyle%20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya usulüne uygun tebliğ yapılmasına rağmen cevap dilekçesinin sunulmadığı görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; dava konusunun davalı tarafından davacıya verilen hizmet kapsamında tanzim edilen 12.12.2018 tarihli 11.200,00 TL tutarlı ve 18.02.2019 tarihli 4.500,00 TL tutarlı faturaların içeriği hizmetin yerine getirilmemesi nedeniyle davalıya haksız yere ödenen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalı ... A.Ş. tarafından davacı ... Şti. (Eski unvan: ... Şti.) adına tanzim edilen faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, davaya konu faturaların ... açıklamalı olarak taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında düzenlendiği, söz konu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, düzenlenen faturalar yönünden taraflar arasında çekişme mevcut olmayıp uyuşmazlığın söz konusu faturaların içeriği olan yazılım hizmetinin sözleşme şartlarına uygun olarak davalı tarafından davacı tarafa verilip verilmediği noktasında toplandığı, davacının ticari defterlerine göre; davalı tarafından yazılım hizmetine istinaden davacı adına tanzim edilen 12.12.2018 tarihli 11.200,00 TL tutarlı ve 18.02.2019 tarihli 4.500,00 TL tutarlı faturaların davacı tarafından kayıt altına alındığı, fatura bedellerinin davacı tarafından davalıya ödenmiş olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğu, davacının incelenen 2018-2019 yılları ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, bu itibarla lehine delil vasfı taşıdığı, davalının ticari defter ve kayıtlarını incelenmek üzere sunmadığı, teknik bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde; sözleşme konusu ... uzantılı internet sitesi halihazırda yayında olmadığından anılan sitenin mevcut tasarımı ve içerikleri yönünden bir inceleme yapılamadığı, bu bağlamda tüm incelemelerin taraflar arasında geçen e-mail ve whatsapp yazışmaları ile destek talep kayıtlarına dayandığı, bahse konu yazışmalar ve kayıtlar incelendiğinde; sözleşme konusu ... isimli web sitenin tasarım ve içerikler yönünden bir çok sorun barındırdığı, başlangıçta karar verilen tasarımda zorunlu değişikliklere gidildiği, özellikle sitenin işlevselliği yönünden birçok hata ile karşılaşıldığı, işbu tespit ve veriler ışığında sözleşme konusu işin eksik ifa edildiği, düzenlenen raporun dosyadaki delillerle uyumlu, bilimsel ve denetime açık olduğu gerekçesiyle davacının davasında haklı olduğu gözetilerek davanın kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacak likit olup asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacıya özel yazılım ve web tasarımı hizmeti verildiğini, davacı taleplerinin verilecek hizmet kapsamında olmadığını, bu hususun yazışma ve görüşmelerle sabit olduğunu, davacının hazırlanan sistemi kullanarak site üzerinden satış yaptığını, davacının hizmet almayı kesmediği halde ödeme yaptığı bedeli geri istediğini, davacının işin gecikmesine kendisinin sebebiyet verdiğini, gecikmeye rağmen itirazda bulunmadan siteyi kabul ettiğini, davacı tarafından sitenin kullanıldığı kabul edilmesine rağmen bilirkişiler tarafından sitenin kullanımının olmadığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, ilgili web sitesinin hiçbir çekince belirtilmeden kabul edilerek kullanıldığını, davacının hiçbir ihbar yapmamasının ve siteyi bilfiil kullanıp kullanmadığı araştırılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, raporun mevcutta olmayan siteye ilişkin düzenlendiğini, alacak likid olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, davalı tarafından davacıya verilen hizmet kapsamında tanzim edilen 12.12.2018 tarih 11.200,00 TL tutarlı ve 18.02.2019 tarih 4.500,00 TL tutarlı faturaların içeriği hizmetin geç ve ayıplı olarak yerine getirilmesi nedeniyle davalıya ödenen bedelin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali  davasıdır.Mahkemece, davanın kabulü ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş olup karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Uyuşmazlık, davalı tarafından verilen özel yazılım ve web tasarım hizmetinin süresinde davacıya teslim edilip edilmediği ile davacıya ayıplı hizmet verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır. ... sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından borçlu davalı aleyhine 15.700,00 TL asıl alacak üzerinden takibin başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 09/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket yetkilisinin takibe itirazı neticesinde takibin durduğu, itirazın davacıya tebliğine ilişkin bir tebligat parçasına rastlanmadığından davanın yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.23/03/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacının 2018-2019 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; davalı tarafından yazılım hizmetine istinaden davacı adına tanzim edilen 12.12.2018 tarihli 11.200,00 TL tutarlı ve 18.02.2019 tarihli  4.500,00 TL tutarlı faturaların davacı tarafından kayıt altına alındığı, fatura bedellerinin davacı tarafından davalı ya ödenmiş olduğu, davalının 18.12.2020 günü saat 15:30’da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmadığı, ticari defter ve belge ibraz etmediği, davalı ... A.Ş. tarafından davacı ... Şti. (Eski unvan: ... Şti.) adına tanzim edilen faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, davaya konu faturaların ... açıklamalı olarak taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında düzenlendiği, söz konu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, düzenlenen faturalar yönünden taraflar arasında çekişme mevcut olmayıp uyuşmazlığın söz konusu faturaların içeriği olan yazılım hizmetinin sözleşme şartlarına uygun olarak davalı tarafından davacı tarafa verilip verilmediği noktasında toplandığı, bu yönde yapılan teknik incelemelerde; sözleşme konusu ... uzantılı internet sitesi halihazırda yayında olmadığından anılan sitenin mevcut tasarımı ve içerikleri yönünden bir incelemenin yapılamadığı, bu bağlamda tüm incelemelerin taraflar arasında geçen e-mail ve whatsapp yazışmaları ile destek talep kayıtlarına dayandığı, bahse konu yazışmalar ve kayıtlar incelendiğinde; sözleşme konusu ... isimli web sitenin tasarım ve içerikler yönünden bir çok sorun barındırdığı, başlangıçta karar verilen tasarımda zorunlu değişikliklere gidildiği, özellikle sitenin işlevselliği yönünden birçok hata ile karşılaşıldığı, işbu tespit ve veriler ışığında sözleşme konusu işin eksik ifa edildiği, mahkemece davacının davasında haklı görülmesi ve takibin devamına takdir edilmesi halinde, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan (4.500,00 TL + 11.200,00 TL=) 15.700,00 TL asıl alacaklı olduğu, davacı asıl alacağına takip tarihinden (07.08.2019) itibaren davacının talebi ile bağlı olarak faiz talep edebileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Bilirkişi raporu, davalı tarafa tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafından rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmamıştır.HMK'nun 357/1 maddesinin, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği ve yeni delillere dayanılamayacağına yönelik hükmü sebebiyle davalı vekilinin ilk derece mahkemesindeki yargılama sırasında ayrıca ve açıkça ileri sürmediği istinaf sebeplerinin dikkate alınması mümkün görülmemiştir.Taraflar arasında 15/11/2018 tarihinde imzalanan sözleşmeye konu \"entegre paket yazılım hizmet ücreti\" açıklamalı 12.12.2018 tarihli fatura ile 18/02/2019 tarihli \"yazılım hizmet ücreti (kobi paket)\" açıklamalı fatura içeriğine konu işlerin hukuki niteliği Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesidir.Bu kabul şekli sonrasında ise taraflar arasındaki uyuşmazlık kapsamında öncelikle 6098 sayılı TBK'nın 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin değerlendirilmesi uygun olacaktır. 470. maddede eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi iş sahibininde bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. 475. maddesinde ise, iş sahibinin seçimlik haklarına yer verilmiş, ilk fıkrasında eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibinin seçimlik haklardan birini kullanabileceği belirtilmiştir. 475/1. bentte, eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule  zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olduğu takdirde sözleşmeden dönebileceği belirtilmiştir.Somut olayda, davalı şirketin yazılım ve tasarım ile ilgili edimlerinin  bir çoğunu yerine getirmediği ve eksik ve hatalı olarak yerine getirdiği edimlerini ise uyarı ve ihtarlara rağmen düzeltmediği teknik bilirkişi raporunda tespit edilmekle davacı alıcının sistemden yararlanamadığı anlaşılmıştır.Bu tespitlere göre, davalı sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiğini ve sözleşme bedelini hak ettiğini ispat edememiştir. Davacı, bu durumda faydalanamadığı dava konusu yazılım ve tasarım hizmetini kabule zorlanamayacağından 6098 sayılı TBK 475. maddesinde yer alan seçimlik haklarından olan sözleşmeden dönme hakkını kullanmakta haklıdır. Borcun ifa edilmemesi başlıklı TBK 112. maddesinde, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlunun, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmediği sürece alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı yasanın 229. maddesinde ise satış sözleşmesinden dönen alıcının, satılanı ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlü olduğu, buna karşılık alıcının da ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesi olmak üzere yasada belirlenen diğer istemlerde bulunabileceği düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190. maddesinde ise ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu belirtilmiştir.Somut olayda, davalı taraf sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiğini ve eksikliklerin davacının kusurlu eylemleri nedeniyle yerine getirilemediğini veya geç getirildiğini savunmuş ise de, bu savunmalarını usulüne uygun delillerle ispat edememiştir.Davacı  ise, başta sözleşme bedelini ödemek olmak üzere sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirdiğini  ispat etmiştir. Açıklanan nedenlerle ve özellikle taraflar arasında düzenlenen sözleşme, e-posta yazışmaları, gerekçeli ve ayrıntılı bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirildiğinde, davalının sözleşme kapsamındaki edimlerini ihtara rağmen yerine getirmediği, bu durumda davacının kullanamadığı yazılım ve tasarım hizmetini kabule zorlanamayacağı,  bu nedenle davacı alıcının sözleşmeden dönerek sözleşme gereğince ödemiş olduğu sözleşme bedelini talep edebileceği, davaya konu alacak likid ve belirlenebilir nitelikte olduğundan mahkemece davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/407 Esas, 2021/475 Karar sayılı ve 09/06/2021 tarihli  karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu, 208,81 TL nispi olmak üzere toplam  268,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 347,29‬ TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 27/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"301fa0e6228689d9","SID":"4ccb2442dd3c5fba"}}