{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/781 - 2025/330<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ      <br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                     <br>ESAS NO\t: 2021/781 <br>KARAR NO\t: 2025/330<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  19/01/2021<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2020/329E., 2021/69K.<br><br>   \t<br>\tDavalı ... Temizlik Ve İlaçlama Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ...'in 16/03/2015 - 31/03/2018 tarihleri arasında davacının alt işvereni olan şirketlerde çalıştığını ve emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, dava dışı işçiye, davacı tarafından kıdem tazminatı ödendiğini, ancak alt işverenlerin de doğan yükümlülüklerden sorumlu olduklarını belirterek, ödenen 10.962,69 TL'nin ödeme tarihi olan 22/05/2018'den itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizleriyle birlikte  davalı ... Tem ... Ltd. Şti'den 10.449,98 TL, davalı ... Ltd. Şti'den 592,09 TL, olmak üzere davalı şirketlerden rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davacı vekilince 22/07/2020 tarihli dilekçe ile talep edilen miktarlar hakkında düzeltme yapılarak, davalı ... ... Ltd. Şti'den 10.373,06 TL, davalı ... ... Ltd. Şti'den 589,59 TL, olmak üzere toplam 10.962,69 TL'nin davalılardan  alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... Temizlik Ve İlaçlama Hiz. Tic. Ltd. Şti. Vekili; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesinde yer alan mutlak ve emredici hükme göre alt işveren bünyesinde çalışan işçilerin iş akitlerinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde son bulması halinde kıdem tazminatının asıl işveren davacının sorumluluğunda olduğunun açık olduğunu, yine 08.02.2014 tarihli 29261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik'te de kıdem tazminatından asıl işverenin sorumlu olduğunun yinelenmekte olduğunu, Kamu İhale Kanunu'nun uygulama usul ve esaslarını belirleyen Kamu İhale Genel Tebliği'nde getirilen değişiklikle 11/09/2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, kıdem ve ihbar tazminatının sözleşme giderleri ve genel giderler kapsamından çıkartıldığını, böylelikle kıdem ve ihbar tazminatı yönünden davalı idarenin sorumlu olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında gerçekleştirilen ihale sözleşmesi olduğunu, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarına göre ihaleyi gerçekleştiren idarelerce kıdem tazminatının yükleniciye yükletilmesi Kamu İhale mevzuatına aykırı bulunarak bahsedilen şekilde düzenlenen ihaleleri iptal ettiğini, sözleşme tarihi itibariyle 4857 sayılı Kanunda değişiklik yapan 6552 sayılı yasanın yürürlük tarihinden sonra imzalandığı ihtilafsız olup, emredici nitelikte olan söz konusu hükme aykırı olarak düzenlenen sözleşme ve şartnamelerin mevzuata aykırı olduğunun  Danıştay tarafından  da emsal niteliğinde olan kararla ortaya konulduğunu,\tyasa koyucunun madde gerekçesinde \"özellikle kamu sektöründe iş alan alt işverenlerin ihale konusu işin maliyetini hesaplarken kıdem tazminatını bu hesaplamaya dahil edemediği, sözleşme gideri veya genel giderler için ayrılan tutarın ise ihale bedelinin yüzde üçü ile sınırlandığı, dolayısıyla kıdem tazminatını ödemek isteyen alt işverenlerin dahi bu ödemeyi yapamadığı...\" hususlarını belirterek, yapılan yasal düzenleme ile kamu sektöründe taşeron firma bünyesinde çalışan işçilerin kıdem tazminatlarından sadece kamu kurumlarının sorumlu olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, madde gerekçelerinin, yasanın konuluş amacını ortaya koymaları açısından uygulayıcılara yön gösterdiğini, gerek yasa gerekçesi, gerekse yasa metninde özellikle işçinin alt işverenden talep hakkının, kamu kurumunca ödenen kıdem tazminatı tutarının, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden aynı süreler dikkate alınarak hesaplanacak kıdem tazminatı tutarından daha düşük olması hali ile sınırlandırılmış olması da dikkate alındığında, kıdem tazminatı sorumluluğunun kamu idarelerine ait olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, bu anlamda 4857 sayılı Yasanın 2. maddesinde belirtilen kuralların, 6552 sayılı Yasa  ile 4857 sayılı Yasanın 112. maddesinde sonradan yapılan değişiklik  ile kamu idarelerinde ihaleli işlerde alt işveren işçisi olarak çalışanların kıdem tazminatları açısından yasada belirtilen ve yukarıda ifade edilen ayrıksı durum dışında uygulanmayacağının kabulünü de zorunlu kıldığını, bir olaya, o sırada yürürlükte olan hukuk kurallarının uygulanmasına derhal (hemen) uygulama ilkesi adı verilmekte olup, bir kanunun, yürürlüğe girmesinden itibaren ilgili olduğu tüm olaylara uygulanması derhal uygulama ilkesinin bir gereği olduğunu, içeriği kanunla belirlenen ilişkiler, kanun koyucunun doğrudan iradesini yansıtmakta ve taraf iradelerinin belirleyiciliğine izin vermemekte olduğunu, 4857 sayılı Yasanın değişen 112. maddesi 11.09.2014 tarihi itibari ile yürürlüğe girmiş olması karşısında derhal uygulanması gerektiğinin izahtan vareste olduğunu, dava dilekçesinde, müvekkili şirketler ile davacı yan arasında imzalanan sözleşme ve şartnamelerde, işçilerin haklarının ve sigorta giderlerinin yüklenici sorumluluğunda olduğundan bahisle dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından müvekkil şirketlerin sorumlu olduğu iddiasında olunduğunu, vekil eden şirket ile davacı idare arasında bağıtlanan hizmet alım sözleşmesi ve teknik şartname incelendiğinde, birim fiyatın belirlenmesinde kıdem tazminatının hesaplamaya dahil edilmediği ve kıdem tazminatının ve diğer alacak ve kalemlerinin vekil eden şirketçe ödeneceği yönünde bir hüküm bulunmadığının açıkça görüleceğini, vekil eden şirket açısından temerrüt oluşmadığı için ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olmasının  usul ve yasaya aykırı olduğunu, vekil eden şirketin gerek fesih işlemi yönünden, gerekse diğer yönlerden hiçbir şekilde sorumlu olmadığını, aksinin kabulü halinde dahi yerleşik yargısal içtihatların bir sonucu olarak, vekil eden şirketin kıdem tazminatından sorumluluğunun işçiyi kendi çalıştırdığı süre ve o dönemdeki ücret ile ve davacı idare ile yarı yarıya olmak üzere sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \".... Davacının, dava dışı işçiye ödediği kıdem tazminatı bedelinin davalılardan rücuen talep hakkının bulunup bulunmadığı, varsa her bir davalıdan talep edebileceği bedelin hesaplanması yönünden İş Kanunu mevzuatı ve hesaplamaları konusunda uzmanlığı bulunan ...'den 28/08/2020  tarihli rapor alınmış, bilirkişi raporunda gerekçelerini açıkladığı üzere sonuç olarak; <br>\"Dosya ve deliller hakkında hukuki değerlendirme yapma hakkı sayın mahkemenize ait olmak üzere, ibraz edilen sözleşmelerde asıl işveren ve alt işverenler arasındaki sorumluluk paylarına ilişkin düzenleme bulunmamaktadır. Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere,<br>1-Sayın mahkemenin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı öncesinde İş Kanunu’nun 112. maddesinde 11.09.2014-15.10.2019 tarihleri arasında imzalanan sözleşmelerde kıdem tazminatının ancak açık bir düzenleme bulunması halinde alt işverenlerin sorumlu tutulabileceklerinin düzenlenmiş olduğu, sözleşmelerde bu yönde açık hüküm olmaması sebebiyle davalıların 11.09.2014-15.10.2019 tarihleri arasında imzalanan sözleşmeler yönünden kıdem tazminatından sorumluluklarının olmadığı kanaatinde olması halinde davalıların sorumlulukları bulunmamaktadır<br>2-Sayın mahkemenin İş Kanunu’nun 112. maddesinde 11.09.2014-15.10.2019 tarihleri arasında imzalanan sözleşmelerde kıdem tazminatının ancak açık bir düzenleme bulunması halinde alt işverenlerin sorumlu tutulabilecekleri yönündeki düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sebebiyle davalıların 11.09.2014-15.10.2019 tarihleri arasında imzalanan sözleşmeler yönünden kıdem tazminatından sorumluluklarının doğduğu kanaatinde olması halinde kıdem tazminatından sorumluluğun oranı konusunda takdir hakkı sayın mahkemenize ait olmak üzere, <br>a-... Tem. ve İlaçlama Hizm. Tic. Ltd. Şti’nin Kıdem Tazminatından tam Sorumluluğunun 9512,60 TL; ½ sorumluluğunun 4756,30 TL<br>b-... İnşaat Mad. Oto Nak. Or. Ürün. Zir. Hay. Tem. Tah. Yem. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin Kıdem Tazminatı’ndan tam Sorumluluğunun 600,80 TL; ½ sorumluluğunun 300,40 TL olacağına dair kanaat ve hesaplamalarımı gösterir bilirkişi raporumu sunarım\" şeklinde mütalaada bulunmuştur. <br>Davalı ... şirket vekilinin itirazlarının ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2019/952 E, 2020/2536 K sayılı emsal kararının değerlendirilmesi hususunda ...'den 29/11/2020 tarihli rapor alınmış, bilirkişi raporunda gerekçelerini açıkladığı üzere sonuç olarak; <br>\"Dosya ve deliller hakkında hukuki değerlendirme yapma hakkı sayın mahkemenize ait olmak üzere, ibraz edilen sözleşmelerde asıl işveren ve alt işverenler arasındaki sorumluluk paylarına ilişkin düzenleme bulunmamaktadır. Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere,<br>1-Sayın mahkemenin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı öncesinde İş Kanunu’nun 112. maddesinde 11.09.2014-15.10.2019 tarihleri arasında imzalanan sözleşmelerde kıdem tazminatının ancak açık bir düzenleme bulunması halinde alt işverenlerin sorumlu tutulabileceklerinin düzenlenmiş olduğu, sözleşmelerde bu yönde açık hüküm olmaması sebebiyle davalıların 11.09.2014-15.10.2019 tarihleri arasında imzalanan sözleşmeler yönünden kıdem tazminatından sorumluluklarının olmadığı kanaatinde olması halinde davalıların sorumlulukları bulunmamaktadır<br>2-Sayın mahkemenin İş Kanunu’nun 112. maddesinde 11.09.2014-15.10.2019 tarihleri arasında imzalanan sözleşmelerde kıdem tazminatının ancak açık bir düzenleme bulunması halinde alt işverenlerin sorumlu tutulabilecekleri yönündeki düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sebebiyle davalıların 11.09.2014-15.10.2019 tarihleri arasında imzalanan sözleşmeler yönünden kıdem tazminatından sorumluluklarının doğduğu kanaatinde olması halinde kıdem tazminatından sorumluluğun oranı konusunda takdir hakkı sayın mahkemenize ait olmak üzere, <br>a-\t... Tem. ve İlaçlama Hizm. Tic. Ltd. Şti’nin Kıdem Tazminatından tam Sorumluluğunun 10.385,56 TL; ½ sorumluluğunun 5192,78 TL<br>b-\t... İnşaat Mad. Oto Nak. Or. Ürün. Zir. Hay. Tem. Tah. Yem. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin Kıdem Tazminatı’ndan tam Sorumluluğunun 584,13 TL; ½ sorumluluğunun 292,065 TL olacağına dair kanaat ve hesaplamalarımı gösterir bilirkişi raporumu sunarım\" şeklinde mütalaada bulunmuştur. <br>Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması  sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.<br>İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği  bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.<br>Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye  devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.  <br>İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Bu ilkeler gözetilerek hazırlanan bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görülmüş olup, davacı asıl işverenin, davalı taşeronlar işçisi ...'e ödediği kıdem tazminatını, davalı alt taşeronlardan işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olmak üzere tamamen rücu hakkına sahip olunduğundan bilirkişi raporu ile seçenekli olarak belirlenen miktarlardan açıklanan gerekçeye göre, her bir davalının tam sorumlu olduğu miktarları davacı asıl işverenin talep edebileceği mahkememizce kabul edilerek;Davalı ... ... Ltd. Şti'ye yönelik davanın kabulü, davalı ... ... Ltd. Şti'ye yönelik davanın kısmen kabulü ile, 10,373,06 TL'nin davalı ... Tem ... Ltd. Şti'den, 584,13 TL'nin davalı ... Ltd. Şti'den, 22/05/2018 tarihinden itibaren itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya ödenmesine, davalı ... ... Ltd. Şti'ye yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine,  karar vermek gerekmiş...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran-Davalı ... Temizlik Ve İlaçlama Hiz. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporunda \"ibraz edilen sözleşmelerde asıl işveren alt işveren arasındaki sorumluluk paylarına ilişkin düzenleme bulunmadığını\" ifade edilmiş olmasına rağmen tam sorumluluk esasına göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, 7166 Sayılı Yasa ile birlikte davanın konusuz kaldığını, buna göre sözleşmelerde kıdem tazminatı ödemesine ilişkin açık bir hükme yer verilmemişse alt işverene rücu edilemeyeceğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının geçmişe etkili olamayacağını, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara ilişkin ilkeler göz önüne alınarak müvekkili aleyhine karar verilemeyeceğini, sözleşme bedeline dahil olan giderlerin tahdidi olarak sayıldığını, kıdem tazminatının bu giderler arasında yer olmadığını, temerrüt oluşmadığı için ödeme tarihinde itibaren avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin fazla hesaplandığını bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br> Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacağına dayalı rücuen alacak istemine ilişkindir.<br>1-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı ... Temizlik ve İlaçlama Hiz. Tic. Ltd. Şti. Vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmediğinden  diğer hususlara yönelik istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. <br>2-Sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan alacağın tahsili kapsamında talep edilen bedele borçlunun bir ihtar ile temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz istenebilir. Bu durumda davalının miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün iddia edilmediği ve ihtarname sunulmadığı gözetilerek, kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru değildir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 13.11.2015 tarihli, 2015/3608 E. 2015/7299 K. Sayılı emsal ilamı)<br>Bu durumda Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek faiz başlangıcı  yönünden yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... Temizlik Ve İlaçlama Hiz. Tic. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan hususlara ilişkin sair istinaf sebeplerinin reddine. <br>\t2-Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; \tHMK m. 353/1,b,2 gereğince, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2020/329E., 2021/69K. sayılı dava dosyasında verdiği 19/01/2021 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.<br>\tBuna göre:<br>\t\"Davalı ... ... Ltd. Şti'ye yönelik davanın KABULÜ, davalı ... ... Ltd. Şti'ye yönelik davanın KISMEN KABULÜ ile,<br> 10,373,06 TL'nin davalı ... Tem ... Ltd. Şti'den, 584,13 TL'nin davalı ... Ltd. Şti'den, dava tarihi olan 09/06/2020 tarihinden itibaren itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya ödenmesine, <br>Davalı ... ... Ltd. Şti'ye yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>Alınması gerekli 748,48 TL. karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında davacı tarafından yatırılan, 187,22 TL. peşin harç ile 54,40 TL tamamlama harcı düşülerek kalan 506,86 TL. harcın davalılardan (davalı ... Temizlik ... Ltd. Şti 479,83 TL'sinden, davalı ... ... Ltd. Şti 27,02 TL'sinden sorumlu olmak üzere) alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>Davacı tarafından, davanın açılışı sırasında yatırılan  54,40 TL. başvurma harcı, 187,22 TL. peşin harç ile 54,40 TL tamamlama harcı toplamı 296,02 TL.'nin davalılardan (davalı ... Temizlik ... Ltd. Şti 280,27 TL'sinden, davalı ... ... Ltd. Şti 15,78 TL'sinden sorumlu olmak üzere) alınarak  davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafından yapılan 8 tebligat gideri 152 TL, 1 bilirkişi gideri 440 TL ve 5 elektronik tebligat gideri 27,50 TL olmak üzere toplam 619,50 TL. yargılama giderinin kısmının davalılardan (davalı ... ... Ltd. Şti 613,76 TL'sinden sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine,<br>Davanın ... Temizlik ... Ltd. Şti yönünden kabul edilen kısmı yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 4080 TL. vekalet ücretinin davalı ... Temizlik ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,<br>Davanın ... ... Ltd. Şti yönünden kabul edilen kısmı yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 584,13 TL. vekalet ücretinin davalı ... ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafından yatırılan gider avansı ile davalı tarafından yatırılan delil avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istekleri halinde davacıya/davalıya iadesine,\"<br>\tII-Peşin alınan istinaf harcının iadesine,<br>\tIII-İstinaf yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\tIV-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t09/04/2025  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  beş yüz kırk dört bin  (544,000,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  09/04/2025<br>\t\t\t\t<br>  <br>          \tBaşkan                     Üye                Üye                Katip <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4196d352857b04a","SID":"4d6033be941ca717"}}