{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1374 Esas<br>KARAR NO: 2025/539<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/05/2023<br>NUMARASI: 2020/466 Esas, 2023/208 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından  müvekkili aleyhine ihtiyati haciz ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin alınan ihtiyati haciz kararı karşısında çekteki cirosunun sahte olmasına rağmen ödemek zorunda kaldığını, takibe esas oluşturan çeklerin müvekkilinin aracından çalındığını, müvekkilinin ve diğer ciranta imzalarının sahte olduğunu ileri sürerek,  davalı şirket tarafından haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak tahsil olunan toplam 21.307,76-TL ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsili ile müvekkillerine verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çekin çalındığını ispat edemediğini, son ciranta olan müvekkili ile imzasının sahte olduğu öne sürülen ciranta arasında iki ciranta daha olup, müvekkilinin görünüşte düzgün olan ciro silsilesine dayanarak iktisap ettiği çekteki bahse konu imzaların sahteliğini bilmesi veya araştırmasının kendisinden beklenemeyeceğini, müvekkilinin çekin meşru hamili olarak icra takibini başlattığını, müvekkilinin çeki kötü niyetle iktisap ettiği ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda,  alınan bilirkişi raporu ile dava konusu icra takibinin dayanağı çekteki lehtar ... tarafından çekin ciro edilerek tedavüle çıkartılmasına ilişkin ciranta imzasının davacıya ait olmadığının tespit edildiği, davacı yönünden, davalı şirketin dava konusu çeke dayalı olarak haklarını kullanamayacağıgerekçesiyle, davaya konu icra takibine konu çek ve icra takibi nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile, ödenen 21.307.76-TL'nin ödeme tarihi 27/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde;  hükme dayanak edilen bilirkişi raporunun eksik incelemeli olup,  hüküm kurmada dayanak gösterilmesinin kabul edilebilir olmadığını, müvekkil şirket ile davacının ticari defter ve belgelerinin de ayrıca incelenmesi gerekirken sadece imza incelemesinin yapılmış olmasının yargılamayı eksik kıldığını,  iyiniyetli üçüncü kişi olan müvekkilinin yetkili ve meşru hamili olduğundan davanın reddi gerektiğini,  hükmün eksik incelemeli ve usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar   davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  davaya konu çekteki lehdara atfedilen imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği, raporun denetime elverişli olduğu,  mutlak def'i niteliğindeki sahtelik iddiasının  herkese karşı ileri sürülebileceği, davacı ile davalı arasında başka cirantalar bulunduğu, dolayısıyla davacı ile davalı arasında ilişki bulunmadığı, bu nedenlerle tarafların ticari defterlerin incelenmesinin, uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayamayacağı, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne dair kararının yerinde olduğu anlaşılmakla,  davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 1.455,53  TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.185,68 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fbcdc81f4c5f7169","SID":"8fc83de890d04926"}}