{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/792 - 2025/991<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/792 <br>KARAR NO\t: 2025/991<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 15/12/2022<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br>DAVACI\t: ...  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: 1- ... <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: 2- ... REKLAMCILIK TİCARET ANONİM ŞİRKETİ   <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: 3- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALILAR\t: 4- ... <br>DAVA\t: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 21/04/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 21/04/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.11.2017 tarihinde davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... (davalı) idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... (davalı) idaresindeki ... plakalı aracın kaza yapması sonucu davacının yaralandığını, ... plakalı motosikletin ZMM poliçesi davalı ... Sigorta tarafından düzenlendiğini, sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapılmadığını, motosikletin işleteninin davalı ... olduğunu, ... plakalı aracın işleteninin davalı ... Reklam AŞ ve ZMM sigortacısının davalı ... Sigorta A.Ş. olduğunu, ... Sigorta tarafından davacıya 26.000,00 TL kısmi ödeme yapılarak ibra edildiğini, davalılardan motosiklet sürücüsü ... ve motosiklet sahibi ...’da 2918 sayılı kara yolları kanunu gereği cismani zarar ile maddi manevi zarar konusunda ödeme yapmayacaklarını imzaları ile beyan ettiklerini, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin bu kazadan dolayı görmüş olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 30.12.2019 tarihli talep açıklama dilekçesi ile, fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere; 5.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Rek. AŞ’den tahsilini talep etmiştir.<br> Davacı vekili 01.06.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; müterafık kusur ve hatır taşıması indirimi yapıldıktan sonra bilirkişi hesaplamasına göre ... ve ... Rek. AŞ’den 81.181,02 TL kalıcı maluliyet ve 503,40 TL tedavi gideri zararı,  28.465,13 TL kalıcı maluliyet ve 134,24 TL tedavi gideri zararı ... ve ...’dan, olmak üzere toplam 136.283,79 TL’ye mevduata uygulanacak en yüksek faiz uygulanması kaydı ile ıslah edildiğini belirtilmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin dava dilekçesinde talep sonucunu açık olarak belirtmediğini, dava dilekçesinde hangi davalıdan ne istendiğinin de belirtilmediğini, mahkeme tarafından talep sonucunun davacıya açıklattırılması gerektiğini, .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyada davalı şirketin çalışanı ve ... plakalı araç sürücüsü ... sanık olarak dava açılmadığını, bu nedenle bu mahkeme tarafından aldırılan kusur raporuna sürücü ... tarafından itiraz edilemediğini, kazanın oluşumunda asli kusurlu, davacının bulunduğu motosiklet sürücüsü olduğunu, davacının da kask takmadığından müterafık kusurlu olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile, 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 17/11/2017 tarihinden yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve ... Reklamcılık Tic. A.Ş.'den müştereken ve müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 28.465,13 kalıcı iş göremezlik tazminatının ve 134,24 TL tedavi giderininin ... ve ... ile ... Sigorta A.Ş'den 01/06/2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 81.181,02 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının ve 503,40 TL tedavi giderinin 5.000,00 TL'sinin ... ve ... Reklamcılık A.Ş.'den 17/11/2017 olay tarihinden ... Sigorta A.Ş. Bakımından ise 19/07/2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte bakiye kalan 76.684,42 TL'nin 01/06/2022 ıslah tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte ... ve ... Reklamcılık A.Ş. Ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... ... Şirketi vekili; yerel mahkeme tarafından davacının arabuluculuk anlaşması nedeniyle müvekkiline dava açamayacağının değerlendirilmediğini, gerçekleşen trafik kazası neticesinde davacı ... ile müvekkili şirketin poliçesini düzenleyen zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ... Sigorta A.Ş arasında 04.09.2019 tarihinde arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ve görüşme neticesinde anlaşma sağlanarak davacıya 26.000,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderleri ödemesi yapıldığını, davacının arabuluculuk anlaşma belgesinde geriye dönük hiçbir şekilde maddi ve manevi tazminat talebi olmadığını belirtmiş olmasına rağmen hukuka aykırı olarak maddi ve manevi tazminat istemiyle müvekkili aleyhine dava açtığını, arabuluculuk tutanağına göre davacı ...'yi ibra ettiğini ve esasen bu sigortayı temin eden müvekkilinin ve müvekkili çalışan ...'in sorumluluğuna başvurma hakkının da kalmadığını, davacının manevi tazminat talebinin tamamen reddi gerekmekte iken aksi yönde karar verilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu kazada müvekkili şirketin ve çalışanının kusurunun bulunmadığını, mahkeme tarafından hükmedilen tazminat miktarının hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Karara karşı davalı ... vekili; dosya kapsamında alınan 03.09.2020 tarihli bilirkişi raporunun açıkça hatalı olup itirazlarının değerlendirilmeden aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 26.11.2020 tarihli raporda buna bağlı olarak aynı yönde verildiğini, olay anındaki kusur belirlenirken olay anındaki şartlara göre inceleme yapılması gerektiğini, asli kusurlu olan ve motosiklet kullanırken kask dahi takmayan motosiklet sürücüsünün zararın büyümesinde birinci etken olduğunun ortada olup kendi kusuruna dayalı olarak hak iddia edilmesinin yasal dayanağının bulunmadığını, tarafların sosyal ve ekonomik durumu yönünde tespitte bulunulmuş ancak bu ekonomik durum değerlendirmesine göre yüksek miktarda tazminat belirlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili; gerekçeli karara dayanak 25.03.2022 tarihli tazminat raporuna esas alınan maluliyet oranı hatalı olup davacının meydana gelen trafik kazasına bağlı gelişen maluliyetinin bulunmadığını, 25.03.2022 tarihli hesap bilirkişi raporunun usulü kazanılmış hak sebebiyle hükme esas alınamayacağını, 13.07.2021 tarihli hesap bilirkişi raporunda %5 maluliyet ve müvekkili şirket yönünden %25 kusur üzerinden 32.504,60 TL kalıcı sakatlık tazminatı tespit edildiğini, %20 hatır ve %20 müterafik kusur indirimi uygulanarak 20.802,94 TL hesaplandığını, hazırlanan rapora davacı vekili tarafından 2 hafta kesin süre içerisinde itirazda bulunulmadığından 2021 tarihli verilen müvekkili şirket yönünden usulü kazanılmış hakkın söz konusu olduğunu, sürekli sakatlık ve destekten yoksun kalma tazminatı hesabında TRH 2010 tablosu dikkate alınması gerektiğini ve 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, sürekli bakıcı giderinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, gerekçeli kararda avans faizine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirken yerel mahkeme tarafından sigorta şirketine uygun başvuru yapılmadığı göz önüne alındığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili; dava öncesi arabuluculuk aşamasında davacı tarafla anlaşma sağlanarak müvekkili sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmış olup belirtilen sebeple yerel mahkeme dosyasının kendi yönlerinden tefrik edilerek ... Esas, ... Karar sayılı kararı üzerinden kendilerinin ve sigortaları açısından davanın reddedildiğini, bu nedenle yerel mahkemece kendilerinin ve poliçe limiti kadar sigortalı aleyhine karar verilmesinin yerinde olmadığını, tüm talepler yönünden arabuluculuk aşamasında anlaşmaya varılmış olmasına rağmen davacı tarafın yeni bir dava açarak talepte bulunmuş olmasının tamamen kötü niyet göstergesi olduğunu, müvekkili şirket tarafından ödeme yapılarak sigorta şirketinin hukuken tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderine yöneliktir. <br>Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup ...,... Sigorta, ... ... Şirketi vekilleri ve  davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>... Sigorta, ... ve ... ... Şirketi'nin istinaf sebepleri yönünden yapılan incelemede:<br>Davacı tarafından ... ... Şirketinin çalışanı ...’in kullanmakta olduğu kamyonetin davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklete çarptığı ve çarpma neticesinde davacının ağır bir şekilde yaralandığından bahisle davalılar aleyhine cismani zarar ve maddi manevi tazminat talebi ile dava ikame edildiği, söz konusu davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E numaralı dosyası ile yargılamaya devam ederken davalı ... A.Ş, diğer davalı çalışanı ... ve sigortacısı ... Sigorta A.Ş yönünden olmak üzere davacının maddi tazminata ilişkin istemleri için tefrik kararı verilmiş ve bu karar uyarınca belirtilen kişiler yönünden dava .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında görülmüştür.<br>Yargılama neticesinde; \"Tüm dosya kapsamı ve yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davacı ile davalı sigorta şirketinin tazminat davası açılmadan önce arabuluculuk aşamasında anlaştığı, sigorta şirketi ile yapılan anlaşmanın müteselsil olarak sorumlu buluduğu işleten ile sürücüyü de borcundan kurtardığı, bu sebeple davacının maddi tazminat talebiyle davalılara dava açma hakkının bulunmadığından bahisle tefrik edilen davanın reddine karar vermek gerekmiş..\" şeklinde hüküm kurularak davalılar ... ... Şirketi, ... ve ... Sigorta A.Ş yönünden davanın reddine karar verilmiş ve verilen kararın kesinleştiği görülmüştür. <br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 303. Maddesi gereğince; kesin hüküm tarafları ve mahkemeyi bağlayıcıdır. Dava konusu hakkında bir kesin hüküm olması halinde mahkemenin bu hususu resen gözetmesi gerekmektedir. <br> Davacının bu davalılara karşı maddi tazminata ilişkin talepleri, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında görülmüş olup davanın reddine ilişkin verilen karar kesinleşmiştir. Yerel mahkeme tarafından kesin hüküm teşkil eden kararın re'sen gözetilmesi gerekirken ve hatta bu dosyada tefrik edilmesi sebebiyle maddi tazminat yönünden taraf sıfatları kalmadığı halde  ... Sigorta, ... ve ... ... Şirketi aleyhine maddi tazminata hükmedilmesi, karar başlığında halen davalı olarak gösterilmesi hatalı bulunmuştur.<br>Ancak tefrik edilen dosya örneği dosya arasında bulunmadığından manevi tazminat yönünden dosyanın tefrik edilip bu hususta karar verilip verilmediği anlaşılamamaktadır. Yerel mahkeme tarafından, tüm bu hususların değerlendirilmeden ve kesinleşen mahkeme kararına rağmen davalılar ... ... Şirketi, ... ve ... Sigorta A.Ş aleyhine maddi tazminata hükmedilmesi hatalı bulunmuştur. Bu nedenle kararın bu sebeple kaldırılması gerekmiştir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş'nin istinaf sebeplerinin incelenmesinde;<br>Maluliyet raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde;<br>Bilindiği üzere Yargıtayın 4. ve 17. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu  İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. <br>Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporunun esas alınması gerekmektedir.<br>Davalı ... Sigorta A.Ş vekili hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı yönetmeliğe göre alındığını belirtmiş ise de, alınan 28.12.2020 tarihli ATK 2.İhtisas Kurulu raporunun \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" göre hazırlandığı ve maluliyet oranının %5 olduğunun bildirildiği, uygulanan ve hükme esas alınan yönetmeliğin kaza tarihi olan 17.11.2017 tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili tarafından maluliyeti etkileyecek başkaca delil, belge sunulmadan sadece yönetmeliğe itiraz edilmiş olmakla, maluliyet oranın yanlış tespit edildiğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:<br> Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. <br>Ancak bilirkişi raporuna itiraz etmeyen taraf yönünden raporun kesinleşeceğine yönelik Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 05/06/2017 gün ve 2016/801 E.-2017/9091 K. Sayılı kararında özetle; \"...Davanın taraflarınca itiraz edilmeyen uzman bilirkişi raporu her iki taraf yönünden de kesinleşir ve kesinleşen rapor hakimi de bağlar. Taraflardan birinin rapora itiraz etmesi, diğer tarafın itiraz etmemesi halinde ise rapor itiraz etmeyen taraf yönünden kesinleşir ve itiraz eden taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar. Bu ilkenin sonucu olarak, itiraz üzerine yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda verilen raporun önceki rapora göre itiraz eden taraf aleyhine olması halinde, kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak önceki raporda belirtilen kusur oranı, zarar miktarı vs. esas alınarak hükmedilecek miktar belirlenir. İlk rapora itiraz etmeyen ve o raporda belirtilen miktarlara  razı olan tarafın lehine olacak şekilde sonraki rapora göre karar verilemez...\"<br>Aynı yöndeki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/10/2017 gün ve 2015/3253 E.-2017/9419 K. Sayılı kararında özetle; \"...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun \"bilirkişi raporuna itiraz\" başlıklı 281/1. maddesinde; \"Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler\" düzenlemesine yer verilmiştir. Usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde ise, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacağı düşünülmelidir...\" denilmiştir. Aynı husus Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin  2015/8676 E, 2018/2775 K;  2013/11884 E, 2015/835 K;  2015/8056 E, 2017/2988 K sayılı içtihatlarında ve benzer içtihatlarda benimsenmiştir.<br>Mahkemece davacının talep edebileceği zararın hesaplanması için alınan raporlara tarafların itiraz edip etmediği, taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi hatalı olmuştur.<br>Sair istinaf sebeplerinin incelenmesinde;<br>Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamına göre, dava konusu tazminat yönünden, kazaya sebep aracın hususi yada ticari kullanımlı oluşuna göre hükmedilmesi gereken faizin değerlendirilmesi gerekirken bu hususta inceleme yapılmadan avans faize hükmedilmesi hatalı olmuştur.<br>Anayasa Mahkemesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin (a) bendinin 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 35. maddesiyle değiştirilen (6) numaralı alt bendinin Anayasa’nın bazı maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemli başvuruda vermiş olduğu 23/02/2022 günlü resmi gazetede yayınlanan 2020/101 esas ve 2021/95 karar sayılı 16/12/2021 günlü kararının gerekçesinde; tarafların usulüne uygun olarak gösterdikleri delillerin yöntemince toplamak ve söz konusu delillerin ileri sürülen vakıaları kanıtlama güç, kabiliyet ve ağırlığını tasnif etmek ve tarafların talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermenin ise ilk derece mahkemelerinin asli görevi olduğu belirtildikte sonra İlk derece mahkemesi tarafından uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek önemli delillerin toplanmaması veya değerlendirilmemesi, yada davacının talebinin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olmasının  açık ve ağır bir usul kuralı ihlali niteliğinde olduğu, bu şekilde verilen bir kararın esastan yapılacak bir denetime uygun olmayacağı kabul  edilmiştir. <br>Buna göre davalılar ... ve ... yönünden manevi tazminat talep edildiği halde, bu davalılar aleyhine açılan manevi tazminat talebi yönünden olumlu yada olumsuz karar verilmemiştir. Kararın bu sebeple de kaldırılması gerekmiştir.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalılar ... ... Şirketi, ... ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kabulüyle kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davalılar ... ... Şirketi, ... ve davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince  KABULÜ İLE, <br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksiklikler tamamlanarak davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Bu davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep  halinde iadesine,<br>4-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,<br>5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>6-HMK'nın 359/3. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5.fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa İADESİNE, <br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.21/04/2025<br>\t\t\t\t<br> <br> Başkan             Üye                      Üye                            Katip   <br>¸e-imzalıdır        ¸e-imzalıdır        e-imzalıdır                      ¸e-imzalıdır<br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad3f4a033bde46fc","SID":"fca801886e319a31"}}