{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>Mahkemesi:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>Tarihi:23/11/2022<br>Dava Türü:İtirazın İptali (Antalya Genel İcra ... Esas)<br>Karar Yazım T:25/03/2025<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile, davacının, icra takibinin dayanağı olan faturalarda yer alan malları tedarik ederek, davalıya ait otel binasının yenilenmesi işini yapmasına rağmen, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin, davalı borçlunun kötü niyetli itirazı nedeniyle durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevabında, davacı şirketin ortaklarının oğlu olan ...'ın, davalı şirket ortaklığından çıkarılması için dava açılmasından sonra, kötü niyetli şekilde, alacakları olmadığı halde davacı tarafından icra takibi başlatıldığını, davalının, davacıya bir borcunun bulunmadığını, davalının 3 sene önce tadilat işi yaptığını, fatura tarihlerinde bir tadilat söz konusu olmayıp, ilgili otelin o tarihte faal çalıştığını, mermer ödemesi altında tanzim edilen faturanın çek bedeli olarak nitelendirildiğini, davalının 30.000,00 TL bedelli bu çekin tarafı olmadığını, taraflar arasındaki daha önceki ticari ilişki sebebiyle borç kalmadığını belirterek, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, takibe konu 11.340,00 TL tutarlı faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmakla, bu satım faturasına konu malların davalı tarafından teslim alındığına ilişkin karine oluşmuş olup, bu karinenin aksini ispatın davalı üzerinde olduğu, davalının sunduğu deliller arasında kesin delil olarak yemin delili bulunmakta olup, davalının yemin deliline dayandığı, davacı şirket yetkilisinin ise 11.340,00 TL tutarlı fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğine ilişkin yemin ettiği görülmekle, davacının bu faturaya konu 11.340,00 TL tutarındaki alacağı davalıdan talep edebileceğinin anlaşıldığı, 30.000,08 TL tutarlı fatura yönünden ise, fatura içeriğinin mermer imalatı olduğu, söz konusu faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde ise kayıtlı olmadığının anlaşıldığı, ancak söz konusu faturanın davalı tarafından teslim alındığı sabit ise de, akdi ilişki ispatlanmadıkça, davalının bu faturaya itiraz etmemesinin aleyhine sonuç doğurmayacağı, söz konusu fatura her ne kadar davalı tarafından teslim alınıp vergi dairesine bildirilmiş ise de, davalının bu bildirimden sonra düzeltme beyannamesi verdiği anlaşılmakla, davalının tek taraflı bildirimde bulunması ardından tek taraflı olarak düzeltme beyannamesi vermesi karşısında, bu hususun davalı aleyhine sonuç doğurmayacağı, sözleşme ilişkisinin ispatlanamadığı kanaatine varıldığı, davacıya yemin delili hatırlatılmış ise de, davacı tarafın bu fatura yönünden yemin deliline dayanmadığının görüldüğü, davacı, davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediğinden, davacının işlemiş faiz talep edemeyeceğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 11.340,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiz ve takip giderleri ile birlikte tahsile imkan verecek tarzda takibin devamına, fazlaya ilişkin  talebin reddine, kabul edilen asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.<br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davacı vekili, bilirkişi raporunda davacının alacaklı olduğunun açıkça ortaya konulduğu, davalının alacağa konu faturaları kabul ettiği ve davacı ile faturaların varlığı konusunda BA Formu üzerinden teyitleştiği, davalı tarafından 30.000,08 TL tutarlı faturanın tek taraflı ve geçersiz düzeltme işlemi ile davalının ticari defterlerinden çıkarılmasının kabulünün mümkün olmadığı, davalı tarafından alacak bedellerinin ödendiğine dair herhangi bir delil sunulmadığı, TTK 21. maddesinde faturanın tebliğinden itibaren 8 günlük sürede itiraz edilmediği takdirde, ilgili fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı, davalı şirketin faturayı bir sonraki faaliyet yılında, hatta iş bu davanın açılmasından sonra kayıtlardan çıkarmasının hukuka aykırı olduğu, davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>Davalı vekili, verilen kararda yanlış değerlendirme yapıldığı, karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda açıkça davalının sorumlu olmadığı ve borcun söz konusu olmadığı ortaya çıkmasına rağmen davanın kısmen kabul edildiği, davacı şirket sahiplerinin oğlu hakkında, davalı şirket ortaklığından çıkarma davası açıldıktan sonra alacakları olmadığı halde kötü niyetli şekilde icra takibi açıldığı, davacının fatura bedeline istinaden gerçek mal ve hizmet teslimi alınmadığı, davanın tüm talepler bakımından reddi ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, İcra İflas Kanununun 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Dava bir yıllık hak düşüm süresi içerisinde açılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 209 vd. maddelerinde düzenlenen menkul satışı (koltuk satışı) ve TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden (mermer işleri) kaynaklanmakta olup, davacı satıcı / yüklenici, davalı ise alıcı / iş sahibidir. <br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>3.1. Taşınır satış sözleşmesi ve eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, satış sözleşmesine konu malın veya eser sözleşmesine konu işin teslim edildiğini ispat külfeti satıcı / yükleniciye düşmektedir. Somut olayda, mal ve işin davalıya tesliminin gerçekleştiğinin, davacı tarafça usulünce ispat edilmesi gerekmektedir. <br>3.2.Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine yürütülen icra takibinin dayanağı olan 20/02/2021 tarihli iki adet faturadan, 11.340,00 TL bedelli olan fatura koltuk bedeline, 30.000,08 TL bedelli fatura ise mermer işlemine ilişkindir. Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, her iki faturanın davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinde ise, 11.340,00 TL bedelli faturanın kayıtlı olduğu, 30.000,08 TL bedelli faturanın ise kayıtlı olmadığı belirtilmektedir. Dolayısıyla, 11.340,00 TL bedelli faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olması itibariyle bu faturaya konu malın davalıya teslim edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak, 30.000,08 TL bedelli mermer işlerine ilişkin faturanın, davalı şirket tarafından 2021/02 dönemine ait BA Formu ile Vergi Dairesine beyan edildiği, daha sonra 04/02/2022 tarihinde düzeltme beyannamesi verilerek kayıtlardan ve beyannameden çıkarıldığı belirtilmiştir. TTK 21/2 maddesi hükmü uyarınca 8 gün içinde itirazda bulunulmayan faturanın içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı hususu da gözetildiğinde, Vergi Dairesine bildirilen fatura hakkında yaklaşık 1 yıl sonra düzeltme beyannamesi verilmesi, faturaya konu işin davalıya teslim edildiği sonucunu değiştirmeye elverişli bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemenin aksi yöndeki kabulü isabetli bulunmamaktadır. <br>3.3.Yapılan açıklamalar doğrultusunda, takibin dayanağı olan mal ve işin davalıya teslim edildiğinin davacı tarafça ispatlanmış olması, davalı tarafından ise fatura bedellerinin davacıya ödendiğinin usulünce ispatlanamamış olması, takip tarihinden önce davalı borçlunun temerrüde düşürüldüğünün davacı alacaklı tarafça ispatlanamaması, alacağın likit nitelikte olduğunun anlaşılması ve davacının kötü niyetli olduğunun ispatlanamaması hususları birlikte dikkate alındığında, 41.340,08 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, kabul edilen asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir. <br>3.4. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca belirtilen hususların düzeltilmesi amacıyla kararın kaldırılarak, yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br>V. KARAR<br>1)İlk derece mahkemesi kararının tümüyle ORTADAN KALDIRILMASINA, <br>2)Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasında, 41.340,08 TL asıl alacak yönünden, borçlunun itirazının iptaliyle bu miktara takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, <br>3)Kabulüne karar verilen 41.340,08 TL asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacılara ödenmesine,<br>4)Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, <br>5)Davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talebinin reddine,<br>6)Alınması gerekli 2.823,94 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 517,02 TL harcın mahsubuyla, bakiye 2.306,92 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>7)Davacı tarafın başvuru harcı ile birlikte peşin ödediği toplam 576,32 TL harcın  davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>8)Davacı tarafından harç dışında yapılan 1.096,00 TL yargılama giderinin, 41340/42807 oranında davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>9)Davalı tarafından yapılan 129,00 TL yargılama giderinin, 1467/42807 oranında davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, <br>10)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>11)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.467,86 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, <br>12)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran davacı tarafa iadesine, <br>13)Davalıdan alınması gerekli 774,63 TL istinaf karar harcından peşin alınan 194,00 TL harcın mahsubuyla, bakiye 580,63 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>14)Taraflarca yatırılan gider avanslarının, kullanılmayan kısımlarının HMK'nun 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine, <br>15)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 25/03/2025 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.\t<br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13848838c73fa4e9","SID":"5b3cd1bac1a25f75"}}