{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1619 <br>KARAR NO: 2025/632<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/05/2022<br>NUMARASI: 2019/117 Esas 2022/307 Karar <br>DAVA: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/04/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında 05/12/2013-04/07/2017 tarihleri arasında akdedilen acentelik sözleşmesi davalı sigorta şirketinin yetkili acentesi olarak faaliyet gösterdiğini ve Beyoğlu ... Noterliği'nin 04/07/2017 tarihli ... yevmiye no'lu ihtarnamesi ile feshedilmiş olduğunu, sözleşmenin feshinde davacının mağdur durumda kalmış olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL denkleşirme tazminatının  04/07/2017 fesih tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>TALEP ARTIRIM: Davacı vekilince ; 01/03/2022 tarihinde talep artırım dilekçesi sunularak dava değeri   35.496,40- TL ye çıkarılmıştır.<br>CEVAP: Davalı vekili; davacıya taleplerini açıklaması ne kadar talep ettiğini bildirmesi ve denkleştirme talebinin değerlendirilebilmesi için harca esas değerin sözleşmenin ayakta kaldığı süre içerisinde hak kazandığı komisyon tutarının belirtildiği  bu miktar üzerinden harcın tamamlatılması için kesin süre verilmesini, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, acentelik sözleşmesi 1 yıl sonunda feshedilmediğinden belirsiz süreli sözleşme haline geldiğini, müvekkilinin kanunda belirtilen 3 aylık ihbar süresine uyarak ve haklı gerekçelerle sözleşmeyi feshettiğini, davacının rekabet etmeme ve müvekkilinin menfaatlerini koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, denkleştirme tazminatı unsurlarının oluşmadığını belirterek , davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; 5684 sayılı Sigorta Kanunu'nun 23/16. maddesi uyarınca sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesinin sigorta şirketinden tazminat talep edebileceği, tazminat hesabı yapılırken davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının ne gibi önemli menfaatler elde edeceği ve hakkaniyet ilkesi gereği portföy tazminatı verilmesinin gerekip gerekmediği hususlarının tartışılması gerektiği(Yargıtay 11. HD.nin 09/03/2015 tarihli 2014/16850 E - 2015/3124 K sy ilamı), davalı tarafından acentelik sözleşmesinin Beyoğlu ... Noterliği'nin 04/07/2017 tarihli ... yevmiye nolu ihtarname ile ihtar tarihinden 3 ay sonra etkisini doğuracak şekilde 04/10/2017 tarihi itibariyle feshedilmesi nedeniyle sözleşmenin 22' üncü maddesindeki \"3 ay evvel noter aracılığı ile feshi ihtar etmek kaydı ile\" şeklindeki düzenlemeye riayet edildiği,  TTK'nın 122/4 maddesi gereği denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemeyeceğinin düzenlendiği, davalı sigorta şirketinin ihtarnamede fesih sebebinin belirtmediği, haklı nedenle fesih sebebinin ispatlanamadığı, bu nedenle davalı sigorta şirketi tarafından yapılan feshin haksız fesih olduğu, bu kapsamda davacının denkleştirme tazminatının kabulü için TTK'nın 122/1 'inci fıkrasının a-b ve c bentlerinin kümülatif şekilde gerçekleşmesinin gerektiği 27/10/2021 tarihli ek bilirkişi raporuna itibar edildiği, bilirkişi tarafından sözleşmenin yürürlükte kaldığı 1401 gün  üzerinden denkleştirme denkleştirme tazminatının üst sınırının  35.496,40-TL olduğunun hesaplandığı, davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne, 35.496,40- TL denkleştirme tazminatının dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, davacının fesih tarihinden sonra yenilenen 26 adet poliçenin bulunduğunu, bu poliçelerin de acente değil sigorta şirketi bazlı olarak yenilendiği; bu oranının oldukça düşük olması sebebi ile acentenin portföyünün sözleşmenin feshinden sonra müvekkil şirketçe kullanılmadığının anlaşıldığını, vadesi gelen 26 adet poliçe şirket nezdinde yenilenmiş ise de bu poliçelerin 2 adetinin iptal edildiğini, ayrıca bilirkişi ...'e ibraz edilen ekli yenilenen poliçe listesinde de görüleceği üzere bu poliçelerin tamamının ZMMS branşında olduğunu; acentenin denkleştirme tazminatına hak kazanabilmesi için sözleşmenin haksız nedenle fesih edilmiş olmasının, tek başına yeterli görülmediğini, Sigortacılık Kanunu’nun 23/16. maddesinde belirtildiği üzere “önemli menfaat”, “hakkaniyetin gerektirmesi” ve ‘’acentenin ücret kaybına uğraması’’ hususlarının da somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılması gerektiğini, hakkaniyet şartının da gerçekleşmediğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, Sigorta Acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle denkleştirme tazminatının tahsili talebine ilişkindir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununu 23/16. Maddesi \"Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer.” şeklinde düzenlenmiş olup  özel kanun-genel kanun ilişkisi dikkate alındığında, Sigortacılık Kanunu'nda ki acenteye ilişkin hükümler sigorta acenteleri hakkında öncelikle uygulanacaktır. TTKnın 122 maddesi uyarınca acentenin denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için aranan koşullar; sözleşmenin sona ermesi, yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da \"önemli menfaatler\" elde edilmesi, acentenin ücret kaybına uğraması, denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olmasıdır. Ancak Sigortacılık Kanununda acentenin ücret kaybına uğraması koşulu yer almamaktadır. Sigortacılık Kanununda denkleştirme için aranan kıstaslar, müvekkilin önemli menfaat elde etmesi ve hakkaniyettir. Denkleştirme talebi için kanunun aradığı şartlar kümülatiftir. Bu bağlamda, öncelikle yeni müşteri çevresinin yaratıldığını, var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiğini ve bu müşteriler sebebiyle müvekkilinin önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir. Buna mukabil müvekkil, denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispat yükü altındadır (Aslan Kaya, Acentelik, 2013 Baskı, sayfa 102 vd., 227 vd.) (Yargıtay 11 HD 2016/2170 E.- 2017/2780 K. Sayılı ve 10.05.2017 tarihli ilamı) Diğer taraftan tarafların karşılıklı anlaşma ile acentelik sözleşmesini sona erdirmeleri ya da taraflardan birinin üç aylık ihbar süresine riayet ederek sözleşmeyi feshetmesi acentenin ölümü veya kısıtlanması sebebiyle acentelik sözleşmesinin sona ermesi denkleştirme talep  hakkını ortadan kaldırmaz. Somut olayda, taraflar arasındaki 05/12/2013 tarihli sözleşme ile başlayan 1 yıl süreli sözleşme TTK nın 121/2 maddesi uyarınca süresiz hale gelmiştir. Acentelik ilişkisinin davalı tarafından 04/07/2017 tarihi  itibariyle tek taraflı sebep bildirilmeden TTK nın 121(1) maddesi uyarınca üç aylık mehil verilerek sonlandırıldığı  hususunda ihtilaf olmayıp, davalı tarafından sözleşmenin davacıdan kaynaklanan nedenlerle haklı olarak feshedildiği hususu ispatlanamadığından kural olarak davacının portföy tazminatı talep hakkı bulunmaktadır. Denkleştirme tazminatı istenebilmesi için ayrıca acentelik sözleşmesinin sigorta şirketi tarafından haklı bir nedenle  feshi halinden başka bir nedenle sona erdirilmesi gerekmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporunda raporunda; davacının acente olarak görev yaptığı tüm  sürede 136.596,33-TL komisyon geliri elde ettiği hesaplanmıştır. Davacı buna göre yaklaşık  dört yıllık süreçte aylık ortalama 3.000-TL komisyon elde etmiş, bu oranda davalı prim temin etmiştir. Ancak  kök ve ek bilirkişi raporunda yapılan bir  diğer tespit ise davacının acentelik sözleşmesinin feshinden sonra davacı portföyünden davalı sigorta şirketi hepsi ZMMS branşında  olmak üzere toplamda 26 poliçenin yenilendiği tespit edilmiştir. Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra, sigorta şirketinin sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi koşulu bakımından, davacının acente olarak temin ettiği sigorta müşterilerinin, acenteliğin feshinden sonra da davalı sigorta şirketinden sigorta yaptırmaya devam ettirdikleri  kanıtlanamamıştır.İlk derece mahkemesinin  gerekçeli kararında portföy tazminatı bakımından kriterler sayılmakla birlikte bu kriterlerin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış; 26 adet poliçenin yenilenmesi ile davalı sigorta şirketinin elde ettiği menfaatin önemli olup olmadığı hususunun üzerinde durulmamıştır. Bu halde, davacının portföyünün davalıya kaldığı ve davalı sigorta şirketinin bu nedenle önemli ölçüde menfaat ettiği ispatlanamadığından denkleştirme talebi hakkaniyete de uygun değildir. Denkleştirme tazminatı talep koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; TTK'nın 121/1 maddesi hükmüne uygun olarak 3 ay önceden ihbar edilmek suretiyle feshedildiği, sözleşmenin feshinden sonra davacı portföyünden davalının önemli menfaat elde ettiğinin ispatlanamadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmek gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi yerinde bulunmamış, davalı vekilinin istinaf nedeni yerinde olduğundan başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata yeniden yargılama gerektirmediğinden yeniden karar verilerek   davanın reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2022 Tarih 2019/117 Esas 2022/307 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"İspatlanamayan  davanın reddine\" İlk derece yargılamasına  ilişkin olarak; \"Alınması gereken 615,40-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 31,40-TL  ve 590-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 621,40-TL‬ harçtan mahsubu ile fazla olan 6‬-TL'nin isteği halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,\" Yatırılan 606,2‬0-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b3b73b93b7c61867","SID":"f3abafc3af07f15d"}}