{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2025/506 <br>KARAR NO: 2025/551<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 10/12/2024<br>NUMARASI: 2024/410 Esas - 2024/970 Karar<br>DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 24/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketine ... numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalanmış olan müvekkiline ait ... plakalı  yük nakli- ticari amaçla kullanılan (kamyonet) araç 25/12/2022 tarihinde karıştığı kaza sonucu hasarlandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkili davacının kusurunun bulunmadığını, müvekkiline ait araçta davaya konu kaza sebebiyle meydana gelen hasar miktarının taraflarınca bağımsız eksperden alınan eksper raporunda KDV dahil toplam 59.058,50 TL olarak tespit edildiğini, kaza sebebiyle müvekkiline ait araçta meydana gelen gerçek hasar bedelinin, ikame araç bedelinin ve ekspertiz ücretinin ödenmesi amacıyla davalı şirkete 21/03/2023 tarihinde yazılı başvuru yapıldığını,  davalı şirket, ihtarnamede  belirtilen süre içinde ödeme yapmadığını, düzenlenen eksper raporunda hasarlanan parçalar eksik ve hatalı tespit edildiğini, orijinal parça yerine eşdeğer ya da yan sanayi parça kullanıldığını, parça fiyatları düşük hesaplandığını, parça fiyatları üzerinden haksız ve hukuka aykırı iskonto yapıldığını, müvekkili davacıya orjinal parça hakkı tanınmaksızın araçta meydana gelen hasar eşdeğer ya da yan sanayi ürünlerle onarıldığını,  araçta meydana gelen zararın tazmin edilmesi sırasında herhangi bir tedarik iskontosu uygulanmasının kabul edilemeyeceğini, asıl olan gerçek zararın tazmin edilmesinin gerektiğini, davalının servis ile anlaşması müvekkilini bağlamadığını, davalının gerçek zararı ödeme yükümlülüğüne KDV de dâhil olduğunu, müvekkili davacı ile davalı sigorta şirketi tarafından yapılan Genişletilmiş Kasko Poliçesinde \"İkame Araç Hizmeti\" başlıklı klozu yer aldığını,   kaza sonucu müvekkilinin aracını onarım sürecindeyken kullanamamasından dolayı araç mahrumiyet bedelinin davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi gerektiğini, dava konusu hasar miktarının tespiti için ödenen 1.045,34 TL ekspertiz ücretinin de HMK'nın 323/F gereğince yargılama gideri olarak davalı tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek  fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla kısmi dava niteliğinde  10,00 TL hasar bedelinin, 10,00 TL araç mahrumiyet bedelinin ve 1.045,34 TL ekspertiz ücretinin poliçe limitleri dâhilinde davalı şirketten temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yer alan Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin \"Görev Alanı\" başlıklı 6 maddesi gereğince Ticaret Bakanlığı tarafından mevcut dava konusunun 66.000 TL sınırının altında kalması nedeniyle tüketici hakem heyeti görevli olduğu için görevsizlik kararı verilmesi dava konusu talebin kısmi başvuru ya da belirsiz alacak olarak açılmasında hiçbir hukuku yararının bulunmadığını, başvuran tarafça yapılan ekspertiz masrafı, TTK'nun 1426. maddesi kapsamında iyiniyetli ve makul bir gider olarak değerlendirilebilmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirket KDV'den sorumlu olmadığını,  harca esas değerin arttırılması suretiyle harcın davacı tarafça tamamlattırılması gerektiğini gerektiğini belirterek davanın öncelikle usulden aksi taktirde yürürlükte bulunan \"Kasko Poliçesi Genel Şartlarının\" ve sigortalı ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş bulunan ve ekte yer alan sözleşmenin (poliçenin) davaya konu kısımlarına ilişkin maddelerinin sunduğu teminatlar kapsamında, zenginleşme yasağı ilkesi gözetilerek zararın somut olarak hiçbir delil ile ispatlanmamış olması nedeniyle esasatan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın Mahkememizin görevsizliği sebebiyle görev dava şartı yokluğundan HMK 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine,\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme her ne kadar görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan hareketle görevsizlik sebebiyle davanın usulden reddine şeklinde karar vermişse de verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkile ait aracın ruhsatında  kullanım amacı yük nakdi- ticari olarak belirtilmiş olup ticari bir araç olduğundan görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı taraf ile yapılan kasko poliçesinde de ticari olduğu belirtildiğini, davalı sigorta şirketi ve müvekkilin aracının da ticari bir araç olmasından dolayı müvekkili davacı yönünden ticari dava söz konusu olduğundan görevli mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda:Dava, kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, hasara uğraması nedeniyle tazminat istemine  dayanmaktadır.Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır.6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda ise tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.Somut uyuşmazlıkta davalı Sigorta şirketi ile sigortacısı   arasında ... plakalı yük nakli- ticari amaçla kullanılan  araç için Kasko Sigorta Poliçesi düzenlenmiştir. Davalı tacir olmakla birlikte davacı gerçek kişidir. Aracın ticari olması ticaret mahkemesini görevli hale getiremeyeceğinden  açılan dava TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde ticari dava niteliğinde değildir. Taraflar arasında kasko poliçesinden dolayı sigorta ilişkisi bulunmakla birlikte ticari araçlar için tüketici mahkemesinde dava açılmayacağından İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince  davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.24/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58897dbec7244994","SID":"ee8e17092ffaa503"}}