{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2023/76 <br>KARAR NO:2025/512<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:03/11/2022<br>NUMARASI:2020/772 Esas - 2022/753 Karar<br>DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:20/03/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/09/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır yaralandığını, aynı kaza sebebi ile eşini ve üç oğlunu kaybettiğini, kaza sonrası 1 ay yoğun bakımda kaldığını, sağ ve sol bacağı ile sol kolunun kırıldığını, kaza sonrası trafik ekipleri tarafından kaza tutanağının düzenlendiğini, kaza tutanağına göre araç sürücüsü ...' un %100 kusurlu olduğunu, meydana gelen kazaya ilişkin Sarkışla Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/1178 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, kazanın meydana geldiği tarihte ... plaka sayılı aracın davalı ... şirketi nezdinde ZMMS Poliçesine göre şahıs başına sakatlanma ve ölüm halinde 360.000 TI. ile teminat altına alınmış, İhtiyari Mali Sorumluluk Katılım Sigorta poliçesine göre ise 50.000 TL ile teminat altına alındığını, ZMSS'ne göre limitin aşılması halinde İhtiyari Mali Sorumluluk Katılım Sigorta sözleşmesinden kaynaklanan teminattan ödeme yapılması gerektiğini,  iş bu davayı açmadan önce davalı ...'ne 30.10.2019 tarihinde başvuru yaparak müvekkilin cismani zararı sebebiyle geçici ve daimi iş göremezlik (efor ve çalışma gücü kaybı) tazminat bedelinin  ödenmesi talep edildiğini ancak davalı ... Tarafından ...-... dosya numarası ile dosya açılmış fakat davalı tarafından ödeme yapılmayacağı bildirildiğini belirterek  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep  etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın Sigortacılık Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin davayı açtığını, bu sebeple davanın usulden reddinin gerektiğini, sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarının maluliyet halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödenmediğini, davacı tarafın sürekli maluliyeti halinde zararını ispat etmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle davacı tarafın istiap haddinin aşılmış şekilde yolculuk yaptığını, müterafik kusur sonucu kazanın meydana geldiğini, bu sebeple müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafın emniyet kemerinin takılı olmadığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kabulü ile, 37.517,47 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 322.482,53 sürekli iş göremezlik tazminatının 12/02/2019 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve sigorta şirketinin ZMMS'ndan kaynaklı sorumlu olduğu miktar kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 50.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 12/02/2019  tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve sigorta şirketinin İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasından kaynaklı sorumlu olduğu miktar kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacı verilmesine\" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davalı ... vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının yaralanmasına sebebiyet veren aracın işleteni ...'un  davacının eşi olduğunu, müvekkili şirket davacıya ödeme yapması halinde işletenin yasal mirasçısı olması sebebiyle kendisine rücu edeceğini, alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiğini, kazanın meydana gelmesinin nedeni, Trafik Kazası Tespit Tutanağında belirtildiği üzere istiap haddinin aşılması olup, istiap haddi 5 kişilik araçta 8 kişi yolcu taşındığını, ZMSS Genel Şartları madde B.4/e hükmü uyarınca yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiab haddinden fazla yolcu veya yük taşınması rücu nedenlerinden olduğunu, bu nedenle işleten müteveffa ... dolayısıyla varislere rücu edilmesi gerekeceğini, bilirkişi raporunda TRH-2010 ölüm tablosu kullanılmış ve herhangi bir peşin değer formülü uygulanmadan aktüeryal olmayan hesaplama yapıldığını, oysa tazminat hesaplamasında TRH 2010 Tablosu ve 1,65 teknik faiz formülünün esas alınması gerektiğini, davacı ev hanımı olmasına rağmen kendisi için geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmış olmasının  kabulü mümkün olmadığını, davacı taraf istiap haddi aşılmış şekilde yolculuk yaparak müterafik kusuru ile zarara uğradığını, bu nedenle davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla yapılacak hesaplamada müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, davacı taraf emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yine hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini,  maluliyet raporu yargılama sırasında alındığını, bu nedenle de müvekkil şirketin temerrüde dahi düşürüldüğünden bahsedilemeyeceğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü ve yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi  tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda  hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474  K.,  2023/12136  E. -  2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K., 2021/16078  E. - 2022/10550  K. sayılı kararları). Davacı kazada, davalıya ZMMS ile sigortalı araçta yolcu olup zarar gören 3.kişi konumundadır.  Davacının eşinin sigortalı araç işleteni ve sürücüsü olması, davacının işletene rücu hakkı olması halinde dahi davacı ZMMS sigortalı aracın kusuru ile meydana gelen kaza nedeniyle oluşan maluliyeti nedeniyle davalı ... şirketinden tazminat talep edebileceğinden alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiğine ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Kaza tespit tutanağında 5 kişilik araçta istiap haddinin aşılmasının da kusura etkisi belirtildiğinden müterafik kusur indirimi yapılması gerekli ise de,  hükme esas aktüerya raporunda davacının %41 maluliyet oranına göre 572.542 TL sürekli sakatlık tazminatı hesaplandığı, yargısal içtihatlara göre hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılsa da poliçe limitinin üstünde zarar olduğundan sonuca etkili olmayacaktır. Yine yakın akrabalar arasında hatır taşıması indirimi uygulanamayacağından bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir. Davacının ev hanımı olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı alamayacağına ilişkin istinaf itirazında  ise; Davacı ev hanımı olduğunu belirttiği çalışması olmadığı halde geçici iş göremezlik tazminatı iyileşme süresindeki zararlarının karşılığı olduğundan davalı vekilinin  maddi tazminat yönünden itirazları  yerinde görülmemiştir.KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.Somut olayda; davacı tarafça  davalıya 30/10/2019 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 11/11/2019 itibariyle davalı ... şirketi temerrüde düşmüştür. Sigortacı yönünden bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle kaza tarihinden faize karar verilmesi de doğru olmamıştır.Bu nedenle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:A- Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:1-Davanın KABULÜ İLE,-37.517,47 TL geçici işgöremezlik tazminatının, 322.482,53 sürekli iş göremezlik tazminatının 11/11/2019 tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve sigorta şirketinin ZMMS 'ndan kaynaklı sorumlu olduğu miktar kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacı verilmesine, -50.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11/11/2019  tarihinden  itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve sigorta şirketinin İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortasından kaynaklı sorumlu olduğu miktar kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacı verilmesine, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 28.007,10 TL'den  dava açılırken ve dava değeri artırım dilekçesi yatırılan toplam 1.454,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 26.552,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafça yatırılan 54,40 TL peşin harç, 54,40 başvurma harcı, 7,80 TL vekaletname harcı ve 1.400,00 tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.516,60 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan 1.400,00 TL bilirkişi ücreti, 178,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.578,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenecek 60.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,8-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;1-Davalı ...Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan 72,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ...'ye verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9aca3e0aa9100f74","SID":"0c43d6d3764810c6"}}