{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1219 <br>KARAR NO: 2025/474<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/04/2022<br>NUMARASI: 2021/144 Esas 2022/388 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali <br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin havayolu yolcu taşımacılığı hizmeti veren bir şirket olduğunu, müvekkilinin davalıya 15.07.2019 tarihinde özel uçak ile İstanbul-Paris-İstanbul arası uçuş hizmeti verdiğini ve karşılığında 02.09.2019 tarihli 19.800-USD miktarlı hizmet faturasını keserek davalıya gönderdiğini, faturanın davalıya 13.12.2019 tarihinde tebliğ edildiğini ve itiraza uğramadığını, davacının fatura bedelini ödemediğini ve müvekkilini oyaladığını, bu nedenle davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, bu durumun ticari defterler, davalının yurt dışı çıkış kayıtları ve whatsapp yazışmaları ile sabit olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkiline herhangi bir fatura tebliğ edilmediğini, davacının ileri sürdüğü whatsapp yazışmalarının delil niteliği taşımadığını, davacının belirttiği uçuşa müvekkilinin bir başkasının daveti üzerine ve davet edenin masrafları karşılayacağı düşüncesiyle katıldığını, bu uçuş için ücret alınacağının davacı tarafından da söylenmediğini, bu nedenle davacının alacak talep etmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafça davalıya İstanbul-Paris uçakla gidiş dönüş hizmeti verildiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafça uçuş öncesi davalı ile sözleşme yapıldığına ve ücret konusunda bilgilendirme yapıldığına dair belge sunulmadığı, davalı taraf çarter seferi ile taşındığından, davacının ancak taşıma öncesi davalı ile taşıma ücreti konusunda sözleşme yapması, bilet düzenlemesi durumunda ücreti talep edebileceği, bu hususta kanıt sunulmadığı, davalının tacir olmaması nedeniyle faturaya itiraz edilmemesinin borcun kabul edilmesi olarak değerlendirilemeyeceği, davacının davalı ile herhangi bir sözleşme yapmamasına, ücret konusunda bilgilendirme yaptığına dair belge olmamasına rağmen takip başlatması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle, davanın reddi ile 27.972,25-TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; davalı uçuş hizmetini aldığını ikrar ettiğinden, kendisine verilen uçuş hizmeti karşılığında ücret ödemesi gerekmediğini ispatlaması gerektiğini, davacı şirketin uçaklarının büyük yolcu uçakları olmayıp 4-8 kişilik özel küçük uçaklar olduğunu, davacı şirketin davalıya 15.07.2019 tarihinde İstanbul-Paris-İstanbul arası uçuş hizmeti verdiğini, ancak davalının bu uçuşa ilişkin ücreti ödemediğini, ortada tur şirketinin organize ettiği bir tur uçuşu değil, davalının müvekkili ile yaptığı taşıma anlaşmasına dayanılarak yapılan özel bir uçuş hizmetinin söz konusu olduğunu, kaldı ki davalının dahi böyle bir tur programı sebebiyle uçuşa katıldığı iddiası bulunmadığını, davalının uçuş hizmetini aldığının sabit olduğunu, bu sebeple davalının hizmetini aldığı uçuşa ilişkin taşıma bedelinden sorumlu olduğunu, davacı şirketin verdiği taşıma hizmeti 4-8 kişilik özel jetlerle yerine getirildiğinden, uçak yolcularına bilet düzenlenmesi gibi bir uygulamanın söz konusu olmadığını, davalının yemin beyanında uçuş hizmeti aldığını ikrar ettiğini, ancak uçuşa yurt dışından bir şirketin daveti üzerine katıldığını belirttiğini, ikrar nedeniyle artık bu hususun ispatı gerekmediğini, davalı bu hizmeti aldığını kabul etmesine rağmen, bu hizmet karşısında bir bedel ödememesi gerektiğini, uçuşa davet üzerine katıldığını iddia ettiğini, bu iddiayı ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu, yapılan whatsapp yazışmalarında da davalının borcunu ödeyeceğini beyan ettiğini, davalı tacir olmasa dahi kendisine tebliğ edilen faturaya itiraz etmediğinden, içeriğini kabul etmiş sayıldığını, ayrıca davacının davalı aleyhine icra takibi başlatmasında kötü niyetli olduğunu gösteren hiç bir delil bulunmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, taşıma hizmet bedeli alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafından davalıya 15.07.2019 tarihinde özel uçak ile İstanbul-Paris-İstanbul arası uçuş hizmeti verildiği, davacı tarafça düzenlenmiş olan 02.09.2019 tarihli 19.800-USD tutarlı hizmet bedeli faturası bedelinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Eldeki davada taşıma hizmetinin verildiği davalının da kabulünde olup, dolayısıyla hizmetin verildiği davacı tarafça kanıtlanmıştır. Davalı ise hizmetin verildiğini kabul etmekle birlikte, uçuşa yurt dışından bir şirketin daveti üzerine ve masrafları davet edenin karşılayacağı düşüncesiyle katıldığını ileri sürmüştür. Davalının bu savunması bağlantısız bileşik ikrar niteliğinde olup, ispat yükü davalı üzerindedir. Buna göre uçuşa yurt dışındaki şirket tarafından davet edildiğini, uçuş bedelini ödemeyi bu şirketin üstlendiğini, bunu davacı taşıyıcının da kabul ettiğini ve bu nedenle kendisinin bedel ödemek zorunda olmadığını ispat yükü davalı üzerindedir. Ancak davalı tarafça bu konuda herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Davalı tarafından inkar edilmeyen whatsapp yazışmalarına göre de davacının uçuş bedelini talep etmesi üzerine, davalı cevaben yurt dışında olup hafta sonuna kadar halledeceğini bildirmiştir. Bu durumda hizmetin verildiği ve alacağın varlığı kanıtlanmış olup, davacının bilgisi dahilinde taşıma hizmet bedelinin dava dışı bir şirket tarafından üstlenildiği hususu ise davalı tarafça kanıtlanamamış olmakla, mahkemece davanın kabulü ile likit nitelikli alacak nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.  Açıklanan nedenlerle; davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak \"davanın kabulüne\" karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2022 Tarih 2021/144 Esas - 2022/388 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kabulüne, davalının Bakırköy ... İcra Dairesinin ...esas sayılı icra takibine itirazının iptaline, takibin 19.800-USD alacak üzerinden ve alacağa takip tarihinden itibaren davacının takipteki talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı kanunun 4/a maddesinde düzenlenen faiz işletilerek devamına, alacağın takip tarihi kur karşılığı üzerinden hesaplanan %20 oranında 23.245,20-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 9.553,92-TL karar harcından mahkeme veznesine peşin yatırılan 59,30-TL, icra veznesine peşin yatırılan 585,82-TL olmak üzere toplam 645,12-TL peşin harcın mahsubu ile kalan ‬‬‬8.908,8‬0-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam ‬‬704,42‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.800-TL bilirkişi ücreti ve 86,60-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.886,6‬0-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\" Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafça yapılan 89,10-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"144e1a3220ae1e9d","SID":"48f51c5109931d16"}}