{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>\t               TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t\t        T.C.<br>\t\t      BURSA<br>\t3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2023/ <br>KARAR NO\t: 2025/<br><br>BAŞKAN\t:<br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t:<br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>DAVA\t\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 26.07.2023<br>KARAR TARİHİ\t: 26.03.2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t:16.03.2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı şirketin 28.04.2023 tarihinde gerçekleştirilen 2022 yılı olağan genel kurul toplantısının 3 nolu gündem maddesi ile yönetim kurulu faaliyet raporunun müzakere edildiğini, 4 nolu gündem maddesi ile de 2022 yılı bağımsız denetim raporu ve finansal tabloların müzakere edildiğini, her iki gündem maddesi hakkında müvekkilinin olumsuz oy kullandığını, muhalefet şerhinin tutanağa işlendiğini, yönetim kurulu faaliyet raporu Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik kapsamına uygun bir şekilde düzenlenmediğini, mali durum hakkında asgari ve doğru bilgilere yer verilmediğini, finansal tablolar ve bağımsız denetim raporu da faaliyet raporunda da olduğu gibi 2022 yılı içerisinde gerçekleştirilen faaliyetlere ve mali duruma ilişkin yeterli seviye bilgiyi içermediğini, şirketin gerçek mali durumunu yansıtmadığını, şirket gayrimenkullerinin gerçek değerinin çok daha altında değerleme yapıldığını, stokların düşük, giderler ve pazarlama giderlerinin ise yüksek gösterildiğini, ... Çiftlikten elde edilen gelirlere hiç yer verilmediğini, 5 nolu gündem maddesinde yönetim kurulu üyelerinin ibrasına karar verildiğini, davalı şirketin tüm ortakları şirketin aynı zamanda yönetim kurulu üyeleri olup, TTK m. 436 hükmüne aykırı olarak oy kullanıldığını, 6 nolu gündem maddesinde, bağımsız denetim şirketinin ibrasına, 9 nolu gündem maddesinde ise, bu şirketin bağımsız denetçi olarak belirlenmesine karar verildiğini, oysa ki, denetim raporunun şirketin gerçek mali durumu yansıtmaktan uzak olduğunu, davalı şirketin 21.12.2020 tarihli genel kurulu kapsamında 21.12.2023 tarihine kadar yönetim kurulunun ... ..., ... ..., ... ... ve ... ...'dan oluşmasına karar verilmişse de,  8 nolu gündem maddesinde yeniden yönetim kurulu oluşturularak müvekkilinin görev süresinin sona ermesine daha 8 ay gibi bir süre olmasına rağmen yönetim kurulundan haklı neden olmaksızın azledildiğini,  10 nolu gündem maddesi ile yönetim kurulu üyelerine TTK m. 395 ve 396. maddeleri kapsamında yetki verildiğini, kararın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, oylamada TTK m.436 hükmüe aykırı davranıldığını ileri sürerek davalı şirket genel kurulun dava konusu edilen kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine olmadığı takdirde iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yönetim kurulu faaliyet raporu, finansal tablolar ve bağımsız denetçi raporunun usulune uygun düzenlendiğini, şirketin mali yapısını ortaya koyduğunu, stokların düşük gösterildiğinin iddiasının doğru olmadığını, ... çiftlikten elde edilen zeytinlerin stoklarda yer aldığını, davacı ortak ile şirketin diğer ortakları/yönetim kurulu üyeleri arasında husumet olduğunu, davacı hakkında ceza davası açıldığını, davacının yönetim kurulu üyeliği görev süresi 21.12.2023 tarihinde sonaereceğinden yeniden olağanüstü genel kurula mahal vermemek için yönetim kurulu üyeliği sayısı, görev süresi, seçimi ve huzur hakkı konularının görüşülmesinin gündeme alındığını, genel kurul toplantısında alınan kararların toplantı ve karar nisaplarına uyulmak suretiyle alındığını, ana sözleşme ve yasalara uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. ... BAM 5 HD Davaya konu 28/04/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5 numaralı \"Yönetim Kurulu Üyelerinin İbrası\" ve 10 numaralı \"Yönetim Kurulu Üyelerine TTK’nın 395 ve 396 Madde Hükümlerine Göre İzin Verilmesi\" kararlarının yürütmesinin TTK'nın 449/1. maddesi uyarınca geri bırakılmasına, sair tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>İNCELEME  VE GEREKÇE<br>Davacı, pay sahibi olduğu davalı şirketin 28/04/2023 tarihinde yapılan 2022 yılı olağan genel kurulunda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, olmadığı takdirde kanuna, esas sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı dava konusu genel kurulun 3, 4, 5, 6, 8, 9 ve 10 nolu  gündem maddesinde alınan kararların iptalini istemiş, davalı davanın reddini savunmuştur.Dava konusu 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 28.04.2023 tarihinde yapıldığı, şirketin sermayesinin 960.000 adet hisseye ayrılmış 24.000.000.- TL olduğu, tüm ortakların asaleten toplantıya katıldığı, gerek kanun gerekse esas sözleşmede öngörülen asgari toplantı nisabının mevcut olduğu, toplantı tutanağının  3 nolu gündeminde yönetim kurulunun 2022 yılına ait faaliyet raporu;  4 nolu gündem maddesinde bağımsız denetim şirketi raporu ile finansal tabloları; gündemin 5 nolu maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin ibrasını; 6 nolu gündem maddesinde bağımsız denetim şirketinin ibrası; 8 nolu gündem maddesinde yönetim kurulu üyelerinin üye sayısının, görev süresinin tespiti ile üyelerin seçimi; 9 nolu gündem maddesinde, şirket denetçiliğine ... Bağımsız Denetim..AŞ’nin denetçi olarak atanması ve 10 nolu gündem maddesinde, yönetim kurulu üyelerine TTK m.395, 396’e dayalı gerekli izinlerin verilmesi hususların görüşüldüğü ve yapılan oylama sonucunda kararların davacı ortağın menfi oyuna karşılık oy çokluğu ile kabul edildiği, dava konusu genel kurul kararlarından 9 ve 10 nolu gündem maddeleri dışında kararların altında davacının usulüne uygun muhalefet şerhinin bulunduğu görülmüştür. Davacının bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması talebi ile ikame edilen Mahkememiz 2023/ E. Sayılı dosyasında talebin kabulüne karar verildiği, buna dayalı olarak ... 3.Genel İcra Dairesinin 2024/... E. Sayılı dosyasında atanan bilirkişi tarafından düzenlenen kök raporunda, şirketin 01.01.2022-31.12.2022  tarih aralığında olan 1 yıllık stok kayıtlarının incelenmesinde, eksik bildirilen stoklarda 367.812 adet  stok farkı toplamının 4.891.383,47 TL, bildirim yapılmayan stoklarda 1.762.675 adet stok toplamının  24.340.679,00 TL, toplam tutarın 29.232.062,47 TL olduğu, toplam 6.446.947 adet stoğun devirle 2021 yılından geldiği ancak  stok devir tutarlarının olmadığı belirtilmiş, itiraz üzerine düzenlenen ek raporda ise, Maliyeye bildirimi yapılmayan stok  çeşitlerinin (Stok Kartı) 239 Adet  toplam  tutarının ise 22.614.512,54 TL, Maliyeye bildirimi eksik yapılan stok  çeşitlerinin (Stok Kartı) 34 Adet , toplam  tutarının ise 4.891.383,47 TL olduğu, eEksik olan toplam 273 Adet stok çeşitinde (Stok kartında), toplam tutarının ise  27.505.896 TL olduğu tespit edildiği, beyan edilen stok rakamları (30.730.691 TL) ile karşılaştırılması yapıldığında, beyan edilen stokların yaklaşık   %89,51 'lik (27.505.896 TL / 30.730.691 TL) kısmının beyan edilmediği, Toptan Satış İrsaliyesi ve Mizan Farkı; Logo bilgisayar programından alınan stok hareket dökümü raporunda \"08 Toptan Satış İrsaliyesi” fişleri toplamı ile ticari mal satışlarından oluşan tutar 1 211 .774.830 TL iken, mizanda bu tutar 1 .099.242,912,34 TL olarak gözüktüğü, aradaki 112.531.917,55-TL’lik farkın olduğu, Mamul Stok Satışlarındaki Fark; Logo programında 08 Toptan Satış irsaliyesi ile mamul stok satışlarının toplamı 64.336.183 TL iken, mizanda bu tutar 65.829.750,28 TL olduğu, benzer şekilde mamul stok satışlarının Logo 'da 64,336.183 TL; mizanda 65.829.750,28 TL olduğu, ticari mallarda olduğu gibi iki değer (logo ve mizandaki tutarlar) arasında da fark olduğu belirtilmiştir.İddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda, davalı şirketi ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılan inceleme sonucunda düzenlenen kök raporda özetle; ticari defterleri usulüne uygun olarak tutulduğu, 2022 yılına ait bağımsız denetim raporunun ...’na (), ... () uygun olarak hazırlandığı, 2022 yılı stok hareketleri ticari defterler ve bilgisayar kayıtları üzerinde incelendiği, 2021 ve 2022 yılları karşılaştırmalı gelir tablosu incelendiğinde; 2021 yılından 2022 yılına net satışlardaki artış oranı % 90,22 olduğu, buna karşılık 2021 yılından 2022 yılına pazarlama giderlerindeki artışın %76,33 olduğu, söz konusu bu artışın tüm faaliyet giderleri için % 70,48 olarak gerçekleştiği, dolayısıyla yapılan incelemelerde giderlerdeki artış oranı, 2021 ve 2022 yıllarındaki net satışlarındaki artış oranının altında gerçekleştiği, itiraz üzerine alınan ek raporda ise, davacının ... Çiftlik Gelirleri ile ilgili beyanında; 2020 ve 2021 yıllarında zeytin ile ilgili bir gelirlerinin olmadığını, 2022 yılında ise toplam gelirinin 878.519,33 TL olduğunu beyan ettiği, bu hususta hesaplama yapılabilmesi için ... Ziraat Odasına, ... ... Borsasına ve ... İlçe Tarım Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarına göre yapılan hesaplamalar doğrultusunda, davalı şirket 2022 yılında toplam 878.519,33 TL gelir elde ettiğini beyan ettiği, olması gereken gelirinin ise 1.642.946,27 TL olduğu, ... ...’a düzenlenen fatura belinin tamamının banka kanalıyla ödendiği, davacı tarafından 31.12.2022 yılı bilançosunda fiilen var olan stokların eksik beyan edildiği, bu hususta SMMM Bilirkişi  ... 3. Asliye ... Mahkemesi 2023/ E. sayılı dosyasına sunduğu raporuna göre stokların 27.505.896 TL tutarında eksik gösterildiğinin beyan edildiği, davalının sunmuş olduğu bilirkişi raporuna beyan yazısında ise 31.12.2022 tarihinde fiilen var olan stokların programdan kaynaklanan nedenlerle sehven 27.505.896 TL tutarında eksik göründüğünü ancak bu tarihten bir gün sonra 01.01.2023 tarihinde bu tutarın düzeltildiğini beyan ettiği yazı ekinde ise 31.12.2022 tarihli kapanış mahsup fişiyle 01.01.2023 tarihli Açılış Mahsup fişini sunduğu, Muhasebe ilkeleri gereği Kapanış fişi ile açılış fişi arasında farklılık olmasının mümkün olmadığı, davalının sunmuş olduğu fişlerin bire bir aynı olduğunun görüldüğü, davalının yapmış olduğu açıklamalarda söz konusu stokların fiilen var olduğu, şirketin yıl sonu kayıtlarında görülmemesinin programdan kaynaklı sehven olduğu ve sonraki dönemde düzeltildiği yönünde olduğu bildirilmiştir.Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ve davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirket 2022 yılı bilançosunda stokların eksik gösterildiği, nitekim bu husus davalı tarafın da kabulünde olup, bilançoda sehven eksik görünen stokun 01.01.2023 tarihinde düzeltildiğini beyan ettiği, ayrıca şirketin “... Çiftlik Gelirleri”nin de eksik bildirildiği, bu duruma davalı şirketin 2022 yılına ait ticari kayıtların dayanağının doğruluğu ve gerçeği yansıttığından söz edilemeyeceğinden yönetim kurulu faaliyet raporu ile denetçi raporu ve finansal tabloların kabulünden ve bununla bağlantılı olarak denetçinin ibrası da mümkün olmayacaktır. Dolayısıyla dava konusu genel kurulda alınan 3, 4 ve 6 nolu gündem maddelerinde alınan kararların iptali gerekmiştir.Gündemin 5 nolu maddesinde yönetim kurulu üyelerinin ibrası yönünden ise; davalı şirket eşit hisseye sahip 4 ortaktan oluştuğu, tüm ortakların yönetim kurulu üyesi olduğu, TTK m. 436/2 “(2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz” şeklinde olup, yönetim kurulu üyeleri, kendilerinin üyesi oldukları yönetim kurulunun kendileri dışında kalan diğer üyeleri için de oy kullanamayacaklarından, bu oylar çıkartıldığında, geriye ibrayı sağlayacak hiçbir oyun kalmadığı, bu nedenle anılan kararın yoklukla malul olduğunun tespiti gerekmiştir. Dava konusu genel kurulun 8 nolu “yönetim kurulu üyelerinin üye sayısının, görev süresinin tespiti ile üyelerin seçimine ilişkin gündem” maddesinde, hissedarlardan ... ... beyanla; “... ...'un şirket Yönetim Kurulundaki uyumsuz davranışları, şirketten ayrılma talebi, diğer Yönetim Kurulu Üyelerine yönelik yargılama konusu olan eylemleri ve benzeri gerek şirket dışında gerek içinde olmak üzere Şirket ve şirket hissedarlarının aleyhine tutum ve davranışları dikkate alınarak, Yönetim Kurulu üye sayısının üç kişiden oluşmasını, 13 ay süre ile (28.05.2024 tarihine kadar) seçilmesini, üyeliklere ... ..., ... ... ve ... ...'un seçilmesini teklif ediyorum” dedi. Yapılan Teklif oylamaya sunuldu, yapılan oylama sonucu ... ...'un 240.000 adet olumsuz oyuna karşılık diğer tüm Hissedarların 720.000 adet olumlu oyuyla oyçokluğu ile yeni Yönetim Kurulu Üyeliklerine 13 ay süre ile 28 Mayıs 2024 tarihine kadar ... ..., ... ... ve ... ... seçildiği görülmüştür.<br>Davalı şirketin 21.12.2020 tarihli genel kurulunda, davacı ... ..., ... ..., ...  ve ... ...’un  3 yıl süreliğine yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, 3 yıllık görev süresi 21.12.2023’de dolacak olan yönetim kurulu üyeleri aynı zamandan davalı şirketin hissedarları olduğu, şirket esas sözleşmesinde, yönetim kurulunun en az 3 üyeden oluşacağının ve süresinin de, 3 yıl arası olacağının düzenlendiği görülmektedir. Dolayısıyla ... gündem maddesinde yeni yönetim kurulu üyesi seçiminin aynı zamanda mevcut üyelerin azline yönelik bir irade açıklaması olarak kabul edilmelidir. Mevcut yönetim kurulu üyesi olan davacının azli ve buna bağlı olarak diğer yönetim kurulu üyelerinin yeni yönetim kurulu üyesi olarak seçilmesine ilişkin kararın TTK m. 445’de de açıklandığı üzere dürüstlük kuralı açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan, yönetim kurulu üyesi olan davacının bu görevden azline ilişkin olarak davacı ile şirket ortakları -aynı zamanda yönetim kurulu üyeleri- ile arasındaki husumete dayalı olarak ceza davaları gösterilmiştir. Bu bağlamda, davacı hakkında verilen ... 1. Aile Mahkemesi 2020/ D.İş. 2020/ K. Sayılı kararı ile uzaklaştırma kararı, şirket ortağı/yönetim kurulu üyesi ... ...'a karşı kasten yaralama suçundan dolayı verilen ... 8. Asliye Ceza Mahkemesi 2021/ E-  K. Sayılı kararı ve yine davacı hakkında ... 24.Asliye Ceza Mahkemesi 2022/ E. sayılı dosya kapsamı gözetildiğinde, davacının yönetim kurulu üyeliğinden azli ile yeni yönetim kurulu belirlenmesine yönelik kararın dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediğinden 8 nolu  gündem maddesinde alınan kararın iptali isteminin reddi gerekmiştir.Bağımsız denetçi seçimine ilişkin 9 nolu gündemde alınan karara yönelik davacının usulüne uygun muhalefet şerhi bulunmadığından bu maddede alınan kararın iptali istemi de yerinde görülmemiştir.Dava konusu genel kurulun 10 nolu gündem maddesinde ise; “...yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396’ncı maddelerinde sayılan izinlerin verilmesi konusunun görüşüldüğü, oy çokluğuyla yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396’ncı maddelerin sayılan izinlerin verildiği, her ne kadar davacının bu maddede alınan karara yönelik muhalefet şerhi bulunmamakta ise de, yapılan oylamanın TTK m.436/1 hükmüne aykırı olduğu ileri sürüldüğü gibi anılan hükümde oy hakkından yoksunluk emredici şekilde düzenlendiğinden taraflarca ileri sürülmese de, resen nazara alınması gerektiğinden işin esasına girilmesi gerekmiştir.Dava konusu genel kurulun 10 nolu gündem maddesinde, TTK m 395 ve 396 gereğince,  yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağı oy çokluğuyla kaldırılmıştır.<br>TTK'nın 436/1.maddesi uyarınca pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. TTK m. 436/1’e göre pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. ... içtihadı ve aynı yöndeki doktrin görüşleri uyarınca yönetim kurulu üyesi aynı zamanda pay sahibi ise, kendisine TTK m. 395 ve 396 uyarınca genel kurulda izin verilmesine dair oylamalarda oy hakkından yoksundur. Yasağa aykırılığın yaptırımı ise kararın iptal edilebilirliğidir (TTK m. 445). Ancak oy hakkından yoksunluk ilgili pay sahibinin genel kurula katılmasına engel değildir. Buna göre ilgili paylara tekabül eden sermaye miktarı toplantı yetersayısının hesabında dikkate alınacaktır. Bu açıklamalar ışığında davalı şirkette, yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ... oy kullanamayacaklarından, bu oylar çıkartıldığında, geriye yeterli karar nisabını sağlayacak hiçbir oyun kalmadığı, bu nedenle anılan kararın yoklukla malul olduğunun tespiti gerekmiştir.  Açıklanan bu nedenlerle; dava konusu genel kurulun 5 ve 10 nolu gündem maddesinde alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine; 3, 4 ve 6 nolu gündem maddesinde alınan kararların iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki  hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalı şirketin dava konusu 28.04.2013 tarihli 2022 yılı olağan genel kurulunda alınan 5 ve 10 nolu gündem maddesinde alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine; 3, 4 ve 6 nolu gündem maddesinde alınan kararların İPTALİNE, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, <br>2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40.-TL maktu harçtan peşin yatırılan 269,85.-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55.-TL harcın davalıdan  alınarak hazineye İRAT KAYDINA,<br>3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya  VERİLMESİNE,<br>4-Davalı kendisini vekiller ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya  VERİLMESİNE,<br>5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>6-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,<br>Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/03/2025<br><br><br>Başkan <br>  e-imza <br>Üye <br>  e-imza <br>Üye <br>  e-imza <br>Katip <br>  e-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5a66e226e7003a3b","SID":"74780662258ddb97"}}