{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/249 - Karar No:2025/398<br>                       <br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO\t: 2023/249 <br>KARAR NO\t: 2025/398<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/12/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/712 E-2022/803 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) \t<br>KARAR TARİHİ\t: 10.04.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10.04.2025\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili özetle; davalı tarafından satın alınan makinenin devreye alınması amacıyla 30/03/2017 tarihinde 2.000,00 Euro + KDV bedel üzerinden anlaşmaya varıldığını, bu anlaşmaya konu işin yerine getirilip iş bedelinin de tahsil edildiğini, bir süre sonra davalının makinenin malzeme işleme bölümündeki elektrik arızası nedeniyle kendilerinden yeniden yardım istediğini, bu işin yapılması için de 31/05/2017 tarihinde 7.900,00 Euro + KDV bedel üzerinden anlaşıldığını, davalının bu ikinci iş için 15.000,00 TL avans ödemesi yaptığını, davacının ikinci sözleşmeden kaynaklanan işi yerine getirdiğini, ancak makinenin eski olup yük besleme sigortalarının arızalı olduğunu, bu sorunun kaynağının ikinci sözleşme kapsamında giderilmesi mümkün olmadığı için davalının bilgisi dahilinde makinenin Almanya'daki üretimini yapan firma ile bağlantı kurup sorunu gidermeleri için Alman personelin Türkiye'ye geldiğini, bu personelin ulaşım, konaklama ve hizmet bedellerinin davacı tarafından karşılandığını, yapılan kısmi ödeme nedeniyle ikinci işten dolayı bakiye alacakları ile Alman personelin giderlerinden oluşan toplam 13.242,00 Euro' nun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili özetle; davanın eksik harç yatırılarak açıldığını, taraflar arasında gerçekleşen anlaşma uyarınca makinenin montajı amacıyla üzerinde anlaşılan 2.000,00 Euro + KDV'nin davacıya ödendiğini, devreye alınan makinenin hiç çalışmadığını, şikayetleri sonrası davacı taraf teknik personelinin yaptığı inceleme sonucu bu kez 31/05/2017 tarihli ve 7.900,00 Euro + KDV iş bedeli ile makinenin çalışır hale getirilmesi için yeni bir anlaşma yapıldığını, davacı tarafından devreye alınan makinenin asıl işlevi olan ısıtma fonksiyonunu yerine getirmemesi nedeniyle davacının Almanya'dan personel çağrılması gerektiğini söylemesi üzerine Almanya'dan gelen personelin kart okuyucuyu değiştirmeleri sonrası makinenin bir süre daha çalıştığını, daha sonra makinenin tamamen devre dışı kaldığını, Almanya'dan gelen personel için davacı tarafından yapılan ödeme bedelinin ikinci iş diye isimlendirilen 31/05/2017 tarihli anlaşma kapsamında olması nedeni ile davacı tarafından karşılanması gerektiğini, bu nedenle kendilerinden talepte bulunulmasının mümkün olmadığını belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİlk Derece Mahkemesince; davanın bakiye iş bedeli ile Almanya'dan getirilen personel için davacı tarafından yapılan ödemenin davalı iş verenden tahsili istemine ilişkin olduğu, davalıya ait 1988 model ... 17753/85 KWA Isıl İşlem Makinesinin devreye alınması amacıyla taraflar arasında verilen teklif ve bu teklifin revize edilmesi sonucu 30/03/2017 tarihli sözleşme ilişkisi kurulduğu, bu sözleşme ile iş bedelinin 2.000,00 Euro + KDV olarak belirlendiği, makinenin 2 gün içerisinde devreye alınmasının kararlaştırıldığı, belirlenen ücretin yarısının nakit olarak ödeneceği, ayrıca makine devreye alındıktan sonra davacının yaptığı iş dışında arıza çıkması halinde bunların giderilmesinin belirlenen fiyata dahil olmadığının kararlaştırıldığı, davacının bu sözleşme kapsamında devreye alma işlemini yerine getirdiklerini, iş bedelinin tamamının da ödendiğini belirtip 30/03/2017 tarihli sözleşmeden kaynaklanan alacakları bulunmadığını belirttiği, davacı tarafından devreye alınan ısıl işlem makinesinde sorunların devam etmesi üzerine davet edilen ve davacının görevlendirdiği teknik personel makine üzerinde yaptığı inceleme sonucu bir kısım yeni parçaların gerekli olduğunun belirtildiği, bu belirleme üzerine temin edilecek makine parçalarının satın alınması ve montajının yapılması konusunda bu kez 31/05/2017 tarihli yeni bir sözleşme imzalandığı, bu sözleşme ile 4 değişik türde parçanın satın alınması, ısıl işlem makinesinin devreye alınması için işçilik de dahil toplam 7.900,00 Euro + KDV üzerinden anlaşma sağlandığı, davacının da kabulünde olduğu üzere bu ikinci iş nedeniyle davalı tarafından 15.000,00 TL bedelli çek verilmek suretiyle ödeme yapıldığı, çek bedeli de davacı tarafından tahsil edildiği, davacının 2.000,00 Euro + KDV bedelli birinci sözleşme kapsamında makinenin devreye alınma işlemini yaptıklarını, bu sözleşme bedelinin ödenmesi nedeniyle alacaklarının bulunmadığını söylemekte iken, davalı tarafın makinenin devreye alınmasından kısa süre sonra yeniden sorunlar ortaya çıktığını söylediği,  davacı tarafın 30/03/2017 tarihli ilk teklife konu iş çok eski olan makineyi devreye almak ile sınırlı olup, davacı satıcı  sağlayıcı olmadığı için devreye alma işinden kaynaklanmayıp, makinenin eski olmasından kaynaklanan sonraki sorunlardan davacının sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle bu iş bedelinden dolayı davacının ücret talep etmesini ortadan kaldıran bir durum olmadığı gibi, bu ilk işten dolayı davacının herhangi bir ücret isteği olmadığı için bu iş ile ilgili başkaca bir değerlendirme yapılmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 31/05/2017 tarihli ikinci teklif kapsamındaki işin yapılıp yapılmadığı, bu kapsamda Almanya'dan getirilen personelin davacı tarafından ödenen giderlerinin taraflardan hangisinin sorumluluğunda olduğu, Alman personele yapılan ödemenin ikinci teklifin kapsamında olup olmadığı, bu harcamanın davalı tarafından mı yoksa davacı tarafından mı karşılanması gerektiği konularından oluştuğu, 31/05/2017 tarihli ikinci teklif öncesi davacı tarafından görevlendirilen teknik personel makinelerin bulunduğu yerde inceleme yapıldığı, makinenin devreye alınması için sözleşmede belirtilen ... Motor 5,5 KW, 10 INC Ekran, ... Sürücü 5,5 KW, PLC ve Şaft Malzemesi satın alınıp montajının yapılması ve bu işler için yapılacak işçilik de açıkça fiyatlandırılmak suretiyle sonuçta 7.900,00 Euro + KDV üzerinden anlaşma sağlandığı, davacının ikinci teklife konu yapacağı işlerin sözleşmede belirtilen malzemelerin yine sözleşmede belirtilen fiyatlarla temin edilmesinden sonra ısıl işlem makinesine montajlarının yapılmasına ilişkin işçilik giderleri de dahil 7.900,00 Euro + KDV olarak belirlendiği, bu iş kapsamında davacının yapması gerekenlerin teklif mektubunda belirtilen işlerle sınırlı olduğunun kabul edildiği, her ne kadar davalı tarafın Almanya'dan davet edilen ve davacı tarafından ödenip kendilerinden talep edilen personel giderinin ikinci sözleşmenin kapsamında olduğunu, bu nedenle kendilerinden ayrıca bu ödemenin talep edilemeyeceğini ileri sürmüş ise de; yukarıda da belirtildiği gibi 31/05/2017 tarihli ikinci teklif ve fiyat listesinden açıkça anlaşıldığı gibi davacının bu sözleşme ile yapması gereken 4 adet malzeme satın alınması ve bunların montajı ile ilgili işlemleri yapmakla sınırlı olup, bunun bedelinin de sözleşmede açıkça 7.900,00 Euro + KDV olarak belirlendiği için Alman personel için yapılan ödemenin ikinci işin kapsamında yer almadığının kabul edildiği, bu aşamadan sonra Alman personel için yapılan giderlere taraflardan hangisinin katlanması gerektiğinin belirlenmesi gerektiği, 31/05/2017 tarihli ikinci teklifin kapsamındaki işler sözleşmede sınırlı olarak sayıldığı için, davalının savunmasının aksine ikinci iş bedeli içerisinde Alman personelin giderlerinin yer almadığı kabul edilmekle her ne kadar Alman personelin yurt dışından çağrılması, yapılacak işin bedeli ile ilgili anlaşma davacı tarafından takip edilmiş, bu personelin giderleri davacı tarafından karşılanmış ise de; dava dosyası içerisinde Alman personel ile ilgili giderlerin davacı tarafından üstlenildiğine ilişkin açık ya da örtülü kabul olmadığı, ikinci sözleşmenin kapsamında Alman personel için yapılan giderin yer almadığı, bu durumda makinenin sahibi davalı olup, hizmetin davalı için verildiği, bu nedenle Alman personel için yapılan giderlerin sorumlusunun davalı olması gerektiğinin kabul edildiği, kabul sonrası bu kez davacının ikinci sözleşme bedelinin ödenmeyen kısmı ile Alman personel için yaptığı giderlerden kaynaklanan alacağının belirlenmesinin gerektiği, bilirkişi raporlarında da yer aldığı gibi; 31/05/2017 tarihli ikinci teklife konu işin bedeli KDV eklendiğinde 9.332,00 Euro olduğu, davalı tarafından bu iş bedeli için 15.000,00 TL ödeme yapıldığı, ödemenin yapıldığı tarihteki kur esas alındığında ödemenin 3.645,38 Euro olduğunu hesaplamış ise de; davacı tarafın bu ödemenin 3.750,00 Euro karşılığı yapıldığını kabul ettiği için davalının TL olarak yaptığı ödemenin Euro karşılığının 3.750,00 Euro olarak hesaplamaya katılması gerektiği, ikinci teklife konu işin toplam bedelinin 9.332,00 Euro olup, davalı tarafından bu iş için yapılan 3.750,00 Euro iş bedelinden mahsup edildiğinde davalının ikinci teklife konu sözleşme uyarınca davalıdan olan iş alacağı bakiyesinin (9.332,00 Euro - 3.750,00 Euro = 5.572,00 Euro) 5.572,00 Euro olduğu kabul edildiği, davacı tarafından Alman personel için yapılan ve bilirkişiler tarafından makul olduğu belirtilen ödeme 7.670,00 Euro olup, yukarıda belirtilen nedenlerle bu bedelden de davalının sorumlu olması gerektiği kabul edildiği için sonuçta davacının davalıdan olan alacağının (5.572,00 Euro + 7.670,00 Euro = 13.242,00 Euro) 13.242,00 Euro olduğu, bu miktarın davalıdan tahsili gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme ve harcamaların Euro üzerinden yapılmış olması nedeniyle yabancı para cinsinden alacak talebinde bulunulmasının mümkün olduğu, para alacakları yönünden faiz başlangıcının temerrüt ile gerçekleşeceği, davalının davadan önce ihtarname ile temerrüde düşürülmediği gibi, sözleşme bakiye iş bedelinin hangi tarihte ödeneceği konusunda kesin vade olmadığı için, davalının dava açılmakla temerrüdünün gerçekleştiği kabul edilip, davanın kabulüne 13.242,00 Euro'nun 31/12/2020 dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesinde belirtilen faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 13.242,00 Euro'nun 31/12/2020 dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesinde belirtilen faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. \t <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının,  müvekkil şirkete ait 1988 model ... 17753/85KVA ısıl işlem makinesini 2 gün içinde devreye alma taahhüdü ile 31/03/2017 tarihinde teklifte bulunduğu, 03/04/2017 tarihli e-maili ile de fiyat teklifinin revize edildiği, tarafların 2.000,00 Euro+KDV fiyatında karşılıklı anlaşmasıyla müvekkil tarafından davacıya 08/04/2017 tarihinde 2.000,00 TL, 12/05/2017 tarihinde 4.840,00 TL, 26/05/2017 tarihinde 2.364,00TL olmak üzere toplam 9.204,00 TL ödendiği, ancak davacının çalışmasından sonra şirkete ait makinenin devreye alınamadığı ve hiç çalışmadığı, bununla birlikte; ilk derece mahkemesi kararının 2. sayfasındaki \"delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe\" başlıklı kısmının üçüncü paragrafında \"Davacı tarafından devreye alınan ısıl işlem makinesinde sorunların devam etmesi üzerine\" denilmek suretiyle  huzurdaki davanın konusu olmayan işe ilişkin olarak ve dahi davacı tarafça ispat da edilmemiş bir hususta, makinenin devreye alındığı değerlendirmesinin yapıldığı, hatta dava konusu  30/05/2017  tarihli teklif ile de ilintilendirildiği, dahası ilk derece mahkemesinin aynı paragrafta \" devreye alınan ısıl işlem makinesinde sorunların devam ettiğini\" kabul etmiş ise de, sorunların devam etmesi makinenin devreye alınmadığını gösterdiğinden gerekçesinde kendi içinde de çelişki yarattığı, keza makinenin  çalışmadığının davacının 30/05/2017 tarihli e-mailinde de davacı tarafından açıkça ikrar edildiği, bu nedenlerden dolayı, ilk derece mahkemesinin gerekçesinin hem gerçeğe hem de HMK madde 26'daki taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu, ilk derece mahkemesinin kararının 2-3. sayfasındaki \"delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe\" başlıklı kısmının dördüncü paragrafında yer alan \" ......., davalı taraf makinenin devreye alınmasından kısa süre sonra yeniden sorunlar ortaya çıktığını söylemektedir. Davacı tarafın 30/03/2017 tarihli ilk teklife konu iş çok eski olan makineyi devreye almak ile sınırlı olup, davacı satıcı  sağlayıcı olmadığı için devreye alma işinden kaynaklanmayıp, makinenin eski olmasından kaynaklanan sonraki sorunlardan davacının sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle bu iş bedelinden dolayı davacının ücret talep etmesini ortadan kaldıran bur durum olmadığı gibi, bu ilk işten dolayı davacının herhangi bir ücret isteği olmadığı için bu iş ile ilgili başkaca bir değerlendirme yapılmamıştır.\" yönündeki gerekçesinin taraflarınca anlaşılamadığı, zira cevap dilekçesinde 30/03/2017 tarihli ilk teklifin, taraflar arasındaki iş ilişkisinin kronolojik olarak anlatılması amacıyla ayrıntısıyla belirtildiği, ilk derece mahkemesince bu  amaçlarının yanlış değerlendirildiği, yoksa ilk tekliften süregelen bir savunma/iddia olmadığı, davacının 31/03/2017 tarihinde ilettiği ve 03/04/2017 tarihli e-maili ile de fiyatı revize ettiği teklif konusu makine devreye alınmadığından davacı ile tekrar görüşüldüğü, bunun üzerine davacı tarafın, müvekkil şirkete ait söz konusu ısıl işlem makinesini incelemek üzere 4 kişilik bir ekiple müvekkil şirkete ait fabrikaya keşfe geldiği, yapılan inceleme sonrasında da makinenin çalışması için bir kısım parçanın montajının yapılması gerektiğini belirterek ayrıntılı teklifini bilahare ileteceğini söylediği, nitekim davacının 30/05/2017 tarihli e-mailinde makinenin çalışması için bazı ürünlerin montajının gerektiği, buna göre önerilen fiyat teklifinin toplam 7900 Euro+KDV olduğu, 3900 EURO peşin 1 ay vadeli kalanı 45 gün vadeli çekle kapatılacağının bildirildiği, bu teklife karşı müvekkil şirketin de 31/05/2017 tarihli e-mailinde  fabrikaya gelip makineyi faaliyete geçirdikleri taktirde 1 ay çalıştırılacağı ve 1 ayın sonunda çek yazılacağının bildirildiği, davacının ise 31/05/2017 tarihli cevabi e-mailinde müvekkilin önerdiği teklifin kendilerinde geçerli olmadığını, bu gibi makineleri  15 yıldır devreye aldıklarını çalışmama gibi sorunu olmadığını bildirdiği, görüleceği üzere davacı tarafın bu anlaşmayla, müvekkil şirkete ait ısıl işlem makinesini çalıştırmayı açıkça üstlendiği, davacının bu iddia ve vaadine güvenen müvekkil davalı şirketin,  bu teklifi kabul ettiği ve davacıya peşinat olarak \"... Şubesi, 371189 hesap no, 3502953 çek nolu 07/07/2017 tarihli, 15.000 TL bedelli\" çeki  1 ay vadeli peşin olarak verdiği,  davacının 30/05/2017 tarihli e-mailinde  makinenin çalışması için bazı ürünlerin montajının gerektiği, buna göre önerilen fiyat teklifinin toplam 7900 Euro+KDV olduğu, 3900 EURO peşin 1 ay vadeli kalanı 45 gün vadeli çekle kapatılacağı, bu teklife karşı müvekkil şirket de 31/05/2017 tarihli e-mailinde fabrikaya gelip makineyi faaliyete geçirdikleri taktirde 1 ay çalıştırılacağı ve 1 ayın sonunda çek yazılacağı, akabinde yine davacı 31/05/2017 tarihli cevabi e-mailinde müvekkilin önerdiği teklifin kendilerinde geçerli olmadığını, bu gibi makineleri  15 yıldır devreye aldıklarını çalışmama gibi sorunu olmadığını bildirdiği, görüldüğü gibi, davacının, müvekkile ait makineyi çalıştırmayı, müvekkil de bunun karşılığında bir kısmı peşin kalanı sonra olmak üzere para ödemeyi üstlendiği, hatta davacı tarafın bu gibi makineleri  15 yıldır devreye aldıklarını, çalışmama gibi sorunu olmadığını bildirerek üstlendiği edimle ilgili güvence dahi verdiği, ilk derece mahkemesi kararının 3. sayfasının ikinci paragrafında ise \"Davacının ikinci teklife konu yapacağı işler sözleşmede belirtilen malzemelerin yine sözleşmede belirtilen fiyatlarla temin edilmesinden sonra ısıl işlem makinesine montajlarının yapılmasına ilişkin işçilik giderleri de dahil 7.900,00 Euro + KDV olarak belirlenmiş olup, bu iş kapsamında davacının yapması gerekenlerin teklif mektubunda belirtilen işlerle sınırlı olduğu kabul edilmiştir. ...yukarıda da belirtildiği gibi 31/05/2017 tarihli ikinci teklif ve fiyat listesinden açıkça anlaşıldığı gibi davacının bu sözleşme ile yapması gereken 4 adet malzeme satın alınması ve bunların montajı ile ilgili işlemleri yapmakla sınırlı olup...\" gerekçesinin yer aldığı, ilk derece mahkemesinin bu gerekçesinin  eksik ve hatalı olduğu, zira, ilk derece mahkemesi taraflar arasındaki yukarıda belirttiğimiz e-mail yazışmalarıyla davacı tarafından makinenin çalışır hale getirilmesi ediminin üstlenildiği apaçık ortada ve yoruma ihtiyaç dahi gerektirmediği halde, söz konusu e-mail yazışmalarını dikkate almadan davacının edimini  dört adet malzeme satın alınması ve bunların montajı ile ilgili işlemleri yapmakla sınırlandırıldığı, bu itibarla ilk derece mahkemesinin bahse konu gerekçesi, taraflar arasındaki sözleşmeye ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) sözleşmelerin yorumuna ilişkin 19. maddesine aykırı olduğu, ayrıca, ilk derece mahkemesi kararının 3. sayfasının ikinci paragrafında \"31/05/2017 tarihli ikinci teklif öncesi davacı tarafından görevlendirilen teknik personel makinelerin bulunduğu yerde inceleme yapmış, makinenin devreye alınması için sözleşmede belirtilen....\" denilmek suretiyle davacının taraflar arasındaki anlaşma uyarınca makineyi devreye alma edimi olduğu açık olarak belirtilmişken paragrafın devamında davacının edimini  dört adet malzeme satın alınması ve bunların montajı ile ilgili işlemleri yapmakla sınırlandırmasının kararın kendi içinde de çelişki yarattığı,  6098 sayılı TBK madde 97'ye göre, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerektiği, uyuşmazlık konusu sözleşmenin tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğu, bu tür sözleşmelerde her iki taraf da birbirine karşı asli bir borç yüklendiği, davalının 7.900,00 EURO+KDV bedelli anlaşma ile üstlendiği \"3.90,00 Euro'nun 1 ay vadeli peşin ödemesi\" yükümlülüğünü yerine getirdiği, buna karşılık davacının, anlaşma uyarınca üstlendiği makineyi çalıştırma yükümlülüğünü ve 31/05/2017 tarihli e-mailinde taahhüt ettiği bu gibi makineleri  15 yıldır devreye aldıkları ve çalışmama gibi sorunu olmadığı güvencesini yerine getirmediği, çünkü davacının teklifine konu edilen malzemelerin davacı tarafça makineye monte edildiği ancak bu kez makinenin sadece aşağı yukarı fonksiyonunun devreye girdiği, asıl işlevi olan ısıtma fonksiyonunun yine hiç çalışmadığı, anlaşmayla üstlendiği yükümlülüğünü/borcunu yerine getirmeyen davacının, 6098 sayılı TBK'nın 97. maddesi uyarınca, müvekkil davalıdan yükümlülüğünü yerine getirmesini talep etme hakkı bulunmadığı, davacının 30/05/2017 tarihli teklifine konu malzemeleri getirip montajını yaptığı, fakat makinenin asıl işlevi olan ısıtma fonksiyonu çalışmayınca bu kez müvekkil şirkete, Almanya'daki servisin sorunu çözebileceğini, servis çağrılması gerektiğini söylediği, davacının her iki anlaşmada da makineyi çalıştırma edimini yerine getirmediği,  davaya konu alacak talebinin dayanağı 30/05/2017 tarihli teklifiyle üstlendiği edimi yerine getirmeyen davacının makineyi çalıştırmak için Almanya'dan servisi çağırdığı, yani davacı makine çalıştırma edimini yerine getiremediğinden edimini yerine getirmek için servis çağırdığı, ilk derece mahkemesi kararının 3. sayfasının üçüncü paragrafında \" 31/05/2017 tarihli ikinci teklifin kapsamındaki işler sözleşmede sınırlı olarak sayıldığı için, davalının savunmasının aksine ikinci iş bedeli içerisinde Alman personelin giderlerinin yer almadığı mahkememizce kabul edilmiştir. \" denildiği, bu gerekçenin de haksız ve hukuka aykırı olduğu, zira ilk derece mahkeme gerekçesinin aksine  davacının müvekkile ait makineyi çalıştırmayı üstlenip bir de bu gibi makineleri 15 yıldır devreye aldıklarını, çalışmama gibi sorunu olmadığı güvencesini veren davacının makinenin çalışmaması nedeniyle servis çağırmasının bahse konu edim kapsamında olduğu, bundan dolayı kararın kaldırılması gerektiği, davacının davaya konu olmayan 31/03/2017 tarihli (03/04/2017 tarihinde revize edilen) teklifi incelendiğinde \"makine devreye alındıktan sonra davacının yaptığı iş dışında arıza çıkması halinde bunların giderilmesinin belirlenen fiyata dahil olmadığı\"nı açıkça belirttiği görülecek olup davacının bu ihtimali davaya konu alacağa dayanak edilen teklifinde de belirtmesi gerektiği, davacının bu şekilde bir belirleme yapabileceği halde yapmamış olmasına rağmen ilk derece mahkemesince \"31/05/2017 tarihli ikinci teklifin kapsamındaki işler sözleşmede sınırlı olarak sayıldığı için, ikinci iş bedeli içerisinde Alman personelin giderlerinin yer almadığı\" nın kabulünün de yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesi gerekçesinde \".... dava dosyası içerisinde Alman personel ile ilgili giderlerin davacı tarafından üstlenildiğine ilişkin açık ya da örtülü kabul olmadığı, ikinci sözleşmenin kapsamında Alman personel için yapılan giderin yer almadığı,  bu durumda makinenin sahibi davalı olup, hizmetin davalı için verildiği, bu nedenle Alman personel için yapılan giderlerin sorumlusunun davalı olması gerektiği\" kabul edilmişse de bu gerekçenin sözleşmeye aykırı olduğu, davacı tarafça Alman Firmaya yapılan ödemelerin davacının 30/05/2017 (ek 31/05/2017) tarihli teklifiyle üstlendiği ama yerine getirilemeyen edimi kapsamında yapılmış olup, makineyi çalıştırma edimini yerine getirmek üzere servis çağıran davacının servis masraflarını açık ya da örtülü kabul etmesine bulunmadığı, davacı tarafından müvekkil şirket yetkilisi müteveffa ...'a gönderilen 26/09/2017 tarihli e-mail ile; ... Firmasına ödenen miktarla sözleşmenin bakiye miktarının ödenmesi gerektiği bildirilmiş ise de, bu maile cevaben müvekkil şirket tarafından 03/10/2017 tarihinde saat 10:48'de ... Otomasyon'a gönderilen ve 05/07/2022 tarihli dilekçe ekinde sunulan mailde \"...Bahsettiğiniz ... Firmasından gelen ALMAN beyefendi için talep ettiğiniz (...) 6.500,00 servis bedelinin bizimle ilgisi yoktur. Sizinle görüştüğümüzde kabul ettiğinizi beyan ettiniz.\" denilmek suretiyle davacı tarafın ... firmasına yapmış olduğu  servis bedelinin davacıya ödenmesi hususunun müvekkil şirketçe kabul edilmediği, söz konusu teklife itiraz edildiğinin bildirildiği, talebin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, somut olayda; davacı ilk olarak dava konusu olmayan 30/03/2017 tarihli sözleşme ile müvekkil davalıya ait makineyi devreye alma edimini üstlenmiş ise de bu edimi yerine getiremediği, bilahare bu tür makineleri 15 yıldır her zaman devreye aldıklarını ve makinenin çalışmamasının mümkün olmadığı güvencesini veren davacı taraf ile davaya dayanak edilen bir anlaşma daha yapıldığı ve davacının bu anlaşmayla malzeme temini ve montajıyla makineyi devreye alıp çalıştırmayı taahhüt ettiği, ancak davacının, malzeme temini ve montaj yapmasına rağmen makinenin sadece aşağı yukarı fonksiyonunun devreye girdiği, ancak makinenin asıl işlevi olan ısıtma fonksiyonunun  çalışmadığı, son olarak ise makinenin devreye alınabilmesi için Alman personel getirterek gerekli tespitleri yaptırdığı ve makinedeki arızanın \"EK 151\" okuyucu kartı arızasından kaynaklandığının tespit edilip, gerekli değişimlerin yapıldığı fakat makinenin yine tam anlamıyla çalışmadığı, müvekkile ait makinenin çalıştırılmasına ilişkin tecrübeli olduğunu iddia eden davacının müvekkil şirkete gelerek makineyi yerinde incelemişse de her anlaşmada da arıza tespitini yanlış yaptığı ve müvekkilin gereksiz  masraf yapmasına sebep olduğu, davacının davaya konu ilk teklifindeki edimini yerine getirememesine rağmen müvekkil şirket tarafından kendisine ödemenin tümünün yapıldığı, davaya konu ikinci teklifte  davacının verdiği güvenceye istinaden müvekkilin de makinenin devreye alınması için davacıyla ikinci kez anlaştığı, bu teklifindeki makineyi devre alma edimini yerine getirmeyen davacının bu kez  edimi kapsamında makinenin çalışmama nedeninin tespiti ve çalıştırılması için Almanya'dan servis çağırdığı, davacının, makineyi devreye alma edimini yerine getirmemiş olmasına ve makine çalışmamasına rağmen hem anlaşma bedelinin bakiyesini hem de kendi edimi kapsamında makinenin çalışmasını sağlamak üzere servis için yapılan masrafları müvekkilden talep etmiş olup bu talebin dürüstlük ilkesi ile bağdaşmadığı,  iddia ettiği alacağı uzun süre talep etmeyen davacı tarafın,  müvekkil şirketin tek ortağı ve yetkilisi, davaya konu olayın tek bilgi sahibi olan ...'ın 29/10/2020 tarihinde geçirdiği kazadan sonra vefat etmesinin üzerine 31/12/2020 tarihinde huzurdaki haksız ve mesnetsiz davayı açtığı, somut olayda; müvekkil şirketin, davacı tarafa makineyi devreye alıp çalışmasını sağlama taahhüdü karşılığında toplam  6.110,00 Euro ( 30/03/2017 ve 31/05/2017 tarihli sözleşmeler kapsamında) ödeme yaptığı, buna karşılık davacı tarafın makineyi hiçbir şekilde çalıştırır ve iş yapar vaziyete getiremediği, davacı tarafın  edimini gereği gibi yerine getirmemesine rağmen çalışmayan makine için müvekkilin davacıya ayrıca ödeme yapmasına ilişkin  ilk derece mahkemesi kararı hakkaniyete  açıkça aykırı olduğu, davalının bir \"hiç\" elde ettiği bir durumda hakkaniyetten söz etmenin mümkün bulunmadığı belirtilerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup mahkemece verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tTaraflar arasında teklif ve kabul ile kurulan 2 ayrı sözleşme bulunduğu, bu sözleşmelerden ilkinin 30/03/2017 tarihli, davaya konu makinenin kurulumu ve devreye alınmasına ilişkin 2.000,00 Euro+KDV bedelli teklif olduğu, 31/05/2017 tarihli 2. sözleşmenin ise davacı tarafından kurulumu yapılan makinenin çalışır duruma getirilmesine yönelik olduğu, ilk sözleşmedeki edimlerin karşılıklı olarak ifa edildiği, bu sözleşme kapsamında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın makinenin çalıştırılması konusundaki 2. sözleşmeden kaynaklandığı anlaşılmıştır.<br>\t Davacı tarafça,   2. sözleşme toplam bedeli  olan 7.900 Euro+KDV'den davalı tarafça ödenen 3.750,00 Euro'nun mahsubuyla bakiye 5.572,00 Euro iş bedeli ile sözleşme kapsamında taahhüdü altında bulunmadığı iddiasına dayalı olarak sözleşmeye konu makinenin çalıştırılmasına için Almanya'dan getirilen personel ile makinenin kart okuyucunun değiştirilmesine ilişkin yapılan toplam 7.670,00 Euro masraf olmak üzere toplam 13.242,00 Euro'nun tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.  Davalı tarafça ise davacı tarafından 2. sözleşme ile dava konusu makinenin çalıştırılmasının taahhüt edildiği, makinenin bir süre çalıştıktan sonra çalışmadığı belirterek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.<br>\t\tMahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (HMK m. 266/1). Taraflar bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler (HMK m. 281/1). Mahkeme bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir (HMK m. 281/2). Mahkeme gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar incelemede yaptırabilir (HMK m. 281/3). Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m. 282/1). \t<br>\tAçıklanan bu ilkelerle birlikte somut olay değerlendirildiğinde; dosya kapsamında bulunan taraflar arasındaki  elektronik yazışmalar incelendiğinde; 31/05/2017 tarihli elektronik posta ile davalı, dava konusu  benzeri makineleri 15 yıldır devreye aldıklarını, çalışmama gibi bir sorunun olmayacağını beyan etmiş olup bu durumda  davaya konu sözleşmenin makinenin çalıştırılması yönünde kurulduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte mahkemece,  ön inceleme duruşma tutanağının 10. bendinde  davaya konu makine üzerinde makine mühendisinin de katılımıyla keşif ve inceleme yapılarak rapor alınması yönünde ara karar oluşturulmasına rağmen  yargılamada mali müşavirden alınan raporla hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. <br>\tBu durumda uyuşmazlık, eser sözleşmesi olan 2. sözleşme kapsamında yüklenicinin edimini yerine getirip getirmediği hususunda teknik bir konudan kaynaklandığından mahkemesince; uyuşmazlığın niteliği itibariyle hükme esas alınan rapordaki  mali müşavir bilirkişi ile  bir makine mühendisi ve sözleşmeler konusunda uzman bir bilirkişiden oluşturulacak heyet ile makine üzerinde keşif de yapılmak suretiyle taraflarca dosyaya sunulan deliller ve yazışmalar, davadaki talepler ve cevaplar birlikte değerlendirilerek, 2. sözleşme kapsamında yapılacak işler sonucunda dava konusu makinenin çalışıp çalışamayacağı, çalışabilir ise davacının edimini yerine getirip getirmediği ve bedele hak kazanıp kazanmadığı belirlenip sonucuna göre davacının bir alacağının bulunup bulunmadığının tespiti ile karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. <br>\t Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK.'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı  vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t2-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.12.2022 gün ve 2020/712 Esas, 2022/803 Karar<br> sayılı kararının HMK’nın 353/1-a.6 maddesi gereğince  kaldırılmasına,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  gönderilmesine,<br>\t4-Davalı  tarafından yatırılan 4.581,00 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde  kendisine iadesine,<br>\t5-Davalı tarafından  ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 10.04.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. <br>\t\t<br>     Başkan                  Üye             Üye                Katip <br>   e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ffd88026b3061761","SID":"3008dff355b5361e"}}