{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: *** Esas - ***<br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA                                                                                                                            GEREKÇELİKARAR<br>ESAS NO\t: ***<br>KARAR NO\t: ***<br><br>HAKİM\t:***<br>KATİP\t: ***<br><br>DAVACI \t: *** Melikgazi/ KAYSERİ<br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI \t: ***<br>VEKİLİ\t: Av. <br><br>DAVA\t: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: ***<br>KARAR TARİHİ\t: ***<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: ***<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA\t: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalının ise davacı kooperatif üyesi olup davacı kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, Kayseri Asliye Ticaret mahkemelerinde görülen 160'dan fazla davada davalarının kabulüne karar verildiğini, söz konusu kararların istinaf mahkemesi tarafından da onandığını, istinaf kararlarının davalılar tarafından temyiz edildiğini ve 107 dosyanın şu an temyiz incelemesinde olduğunu, bu aşamada temyiz incelemesinde bulunan dosyalardan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ***K. sayılı ilamına ilişkin yapılan temyiz başvurusunda karar çıktığını  ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ***Karar sayılı 20.01.2022 tarihli ilamı ile kooperatif inşaatlarının tamamı bitmeden kesin maliyet talep edilemeyeceği gerekçesi ile erken dava sebebiyle davaların kabulü yönündeki yerel mahkeme kararlarının bozulduğunu, Yargıtay ilgili ilamında \"İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.\" şeklindeki ifadeyle kooperatifin üyelerden aidat talep edebileceği, aksi yöndeki taahhütlerin geçersiz olduğunun belirtildiği, söz konusu Yargıtay kararının ardından verilen istinaf mahkemesi kararlarından da anlaşılacağı üzere davalının, istifa edip etmediğine bakılmaksızın aidat borcunu ödemek zorunda olduğunu, davacı kooperatif açısından, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan zaten muaccel aidat alacağının bulunduğunu,  kooperatifin söz konusu aidat alacağını tüm üyelere karşı talep ettiğini, koperatiften taşınmaz temin edip her türlü istifa, ilişik kesme belgesi olsada  söz konusu aidatı ödemesi gerektiği, davalının, kooperatiften 150 m2 ev temin etmiş olduğundan 150m2 evler için genel kurulda düzenlenen aidat borcundan sorumlu tutulacağını, davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2022 yılı Mayıs ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcunun, değeri tam olarak hesaplanıncaya kadar  şimdilik 9.000-TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan  Kayseri ili Melikgazi ilçesi Yıldırım Beyazıt mahallesi ... Ada 5 Parsel A Blok Bağımsız Bölüm No:10  da kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine \"davalıdır şerhi\" konulmasını  talep ettiklerini belirterek dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 9.000-TL aidat alacağının alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı kooperatife ödenmesine ,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan muaacel alacağı bulunduğunu belirterek 2003 yılı Ocak ayı itibariyle aidat talebinde bulunduğunu, davalının yıllar önce davalı kooperatif ile ilişiği kesildiğini, ayrıca davacı kooperatiften istifa ettiğini,  böylece davacı kooperatife üye olmadığından davacının  aidat  alacağı talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, Yargıtay kararlarına göre inşaatlar devam ederken üyelerden aidat alınacağı belirtildiğinden davacının davasını kabul etmemekle birlikte davacı   taraf devam eden inşaatlar  sebebiyle davalıdan aidat alacağı talep etmekteyse de kooperatifin devam eden inşaatlarının seviyesinin bilirkişi marifetiyle saptanması ve tamamlanması gereken miktar belirlenmesi  ve aidat alacağı miktarının buna göre belirlenmesi ve akabinde genel kurulda bir karar alınarak üyelere tebliği gerektiğini, ayrıca davacı tarafın müvekkilin temerrüde düştüğünden bahsettiğini, bu hususta alınmış ve davalılara tebliğ edilmiş bir genel kurul kararı dahi bulunmadığından temerrüde düştüğü gerekçesi ile dava tarihinden itibaren %18 faiz oranı ile faiz talebinde bulunmasının kanuna aykırı olduğunu, davalının tapusunu uzun yıllar önce aldığını, üyelikle ilişiği kesildiğinden alacak talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek davasının  esastan reddini ve  zamanaşımı itirazının değerlendirilerek zamanaşımından davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı kooperatife yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. \t<br>DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.<br>Mahkememizce evvelce yapılan yargılama sonunda 10/10/2023 tarihli, ... Karar sayılı gerekçeli karar ile \" davanın kabulü ile;1-67.851,00-TL aidat alacağının 9.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 06/06/2022, 58.851,00-TL'sinin ıslah tarihi olan 18/09/2023 tarihinden itibarin işleyecek yıllık %18 faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,\" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonunda 21/12/2023 tarihli, *** Karar sayılı karar ilamı ile;\"1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; 2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 10/10/2023 tarih ve ... K sayılı kararın  kaldırılmasına, 3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  gönderilmesine,\" kararı verilmiştir.<br>İade edilen dosya mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiştir. <br>Dava dosyası daha önce dosyaya rapor sunan bilirkişi heyetine tevdii edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda denetimine açık, somut uyuşmazlığın çözümüne yönelik, açıklamalı ek rapor alınmış, mali müşavir bilirkişi Prof. Dr. ... ve Kooperatif alacaklarının hesaplanmasında uzman bilirkişi ... 07/03/2024 tarihli ek raporda özetle; <br>Davalıya Tapu Devri: Dosyada yer alan tapu fotokopisi incelendiğinde davalıya teslimi yapılan dairenin Yıldırım Beyazıt Mahallesi ... ada 5 parsel A Blok 4. kat 10 numaralı bağımsız bölüm olduğu 06.05.2011 tarihinde tapu devrinin davalıya yapıldığını, <br>Kooperatif Kayıtlarında Davalının Borçlu Olup Olmadığı: Davacı kooperatifin kuruluşundan 2022 yılına kadar üyelerin yapmış olduğu ödemeleri (113.659 TL) ortağın hesabına kaydettiğini (331 Ortaklara Borçlar), ancak tahakkuk eden tutarları 2022 yılına kadar kaydetmediğini,  2022 yılında davalı hesabına 334.220 TL topluca tahakkuk (aidat + ara ödeme) yaptığını, (131 Ortaklardan Alacaklar). Ayrıca 2023 yılında 60.000 TL üye aidatı tahakkuku yaptığını, toplam tahakkuk tutarının 394.220 TL olarak kayıtlara işlendiğini, bu durumda davacının ticari defterlerinde davalıdan 394.220 TL - 113.659 TL = 280.561 TL alacak oluştuğunun hesaplandığını, <br>Davalının Toplu Ödemesi Olup Olmadığı: Rapor ekindeki ve dava  dilekçesi ekindeki hesap ekstreleri incelendiğinde Mayıs/2011 döneminde 68.299 TL toplu ödemesi olduğuna ilişkin kayıt bulunduğunun tespit edildiğini, <br>Taraflar Arasında İbralaşma Olup Olmadığı: Kooperatif merkezinde kayıt ve belgeler üzerinde yapılan incelemelerde davalı ile davacı arasında herhangi bir ibralaşma olup/olmadığına dair bilgi istenildiğini ancak taraflarına bu konuda bir belge sunulmadığını, <br>Davalıya Teslimi Yapılan Daire Maliyeti: Davalıya verilen ... ada 5 parsel A Blok 4. kat 10 bağımsız bölüm için davalıya 28.02.2011 tarihinde maliyet çıkarıldığını, <br>Davalının ödemesi gereken 120.500 TL toplam maliyetten enflasyon farkı 7.007,50 TL mahsup edildiğinde ödenmesi gereken tutarın 113.492,50 TL olduğunu, davalının yaptığı ödemenin 113.659 TL olduğu için kesin maliyet bedelinden borcunun kalmadığını,<br>Tapu Devri Sonrası Aidat Tutarı: Kayseri BAM 6. H.D.'nin güncel kararlarında tapu devri sonrası aidat tutarının hesaplanmasının talep edildiğini, <br>Davalıya devri yapılan daire için hazırlanan maliyet raporu 28.02.2011 tarihli  olduğunu, bu tarihten davacının talep ettiği Mayıs/2022 dönemine kadar kooperatif genel kurul kararlarına göre hesaplanan aidat tutarının 146.300 TL olduğunu, davalının söz konusu dönemde herhangi bir ödemesi gözükmediğini bildirir yönde rapor sunulmuştur. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.<br>Davalının sunmuş olduğu evraklarla ilgili bilirkişi raporunda hesaplama yapılıp yapılmadığı konusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, 28/07/2024 tarihli ek raporda özetle;<br> Tüm inşaatlar tamamlanmadan ve nihai maliyet çıkarılmadan yapılan ara dönem borç hesaplamasında esas olan; hesap tarihi itibariyle toplam ödenmesi gereken tutarın tespiti ve bu tutardan ödenen meblağın tenzili ile hesap tarihindeki borcun belirlenmesi olduğu, bu şekildeki hesaplamanın zaten BAM bozması öncesi raporda 67.851 TL olarak tespit edildiğini, kanaatlerince davalıdan talep edilebilecek tutarın bu olduğunu bildirir yönde rapor sunulmuştur. Ek rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiş,  ek rapora karşı davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:  <br> Dava, kooperatif üyesi iken daire tapusunu aldıktan sonra üyeliği sona erdiği belirtilen davalıdan talep edilen üyelik  aidat alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.<br> 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Zira uyuşmazlık 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99. maddesi uyarınca ticari niteliktedir.<br>6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının davacı kooperatifin ortağı olup olmadığı, davacının davalıdan aidat alacağı olup olmadığı, var ise miktarlarının ne kadar olduğu, davalının zaman aşımı def'inin haklı olup olmadığı konularında toplanmaktadır.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde aidat alacağı olarak şimdilik 9.000,00-TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 aylık %1,5 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davaya konu edilen aidat alacağı, davacı kooperatifin 2003 Ocak ayı ila 2023 Haziran ayına arasındaki dönem için davacı kooperatif tarafından genel kurul toplantılarında alınan aidat ve ara (ek) ödeme alacağı istemlerine ilişkin genel kurul kararlarına dayalı olup, esasen alınan kararlar ve kararların geçerliliği tartışma konusu olmayıp bahse konu aidat alacağının ve ara (ek) ödeme alacağının belirlendiği genel kurul toplantılarında alınan kararların geçersizliği yahut iptali yönünde açılmış bir dava da bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarının konut ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçla biraraya gelen ortaklar emeklerini ve birikimlerini birleştirerek amaçlarını gerçekleştirirler.<br>Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler.<br>Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir.<br>Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu'na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir.<br>Somut olayda; kooperatif ana sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61. maddesi ve kur'a çekimine ilişkin 62. maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur’a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre % 10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiştir. Bu ana sözleşme hükmü; gerek kanunla belirlenen kooperatiflerin ana ilkesine, gerekse eşitlik ilkesine aykırıdır. Her ne kadar ana sözleşme değişikliği ile ilgili iptal davası açılmamış ise de kanuna aykırı kararlar yok hükmünde olacağından her zaman göz önünde bulundurulur. Ana sözleşmenin 61 ve 62. maddelerindeki değişiklikler Kooperatifler Kanununda çerçevesi çizilen ana ilkelere ve eşitlik ilkesine aykırı olduğundan yok hükmünde oldukları eldeki davada da gözetilmelidir. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.<br>Yine somut olaya gelindiğinde kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62. maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2022 tarih, 2021/6310 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararı)<br>1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlen ve anılan maddede, \"Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar.\" hükmüne yer verilmiştir. Dolayısıyla yapımı devam eden inşaatların finansmanı için gerekli bulunan kesin maliyet bedelinin hesaplanarak, taşınmazını devralan yahut henüz devralmayı bekleyen kooperatif üyelerinden tahsili istemi yerinde olduğu gibi, kesin maliyetin veya buna benzer inşaat finansmanı için zorunlu giderlerin aidat alacaklarına eşitlik ilkesi de gözetilerek yansıtılmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Yukarıda alıntılanan emsal Yargıtay kararında da belirtildiği gibi; taşınmazın, davalı kooperatif üyesine devredilmesi, genel giderlere ve inşaat finansmanı için zorunlu bulunan giderlere katılım borcunu ortadan kaldırmamaktadır.<br>Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Dolayısıyla dosyadaki mevcut genel kurul kararları çerçevesinde davacının dava tarihinden (ıslah edilen tutar yönünden ıslah tarihinden) itibaren asıl alacağa faiz işletilmesi istemi yerinde görülmüştür.<br>Eldeki davada davalı tarafından kooperatifin üyeliğinden çıktığı, kooperatifle ilişiğinin kalmadığı savunulmuştur. Kural olarak, kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir (Yargıtay 23. HD. 13/12/2012 taGenel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Dolayısıyla dosyadaki mevcut genel kurul kararları çerçevesinde davacının dava tarihinden (ıslah edilen tutar yönünden ıslah tarihinden) itibaren asıl alacağa faiz işletilmesi istemi yerinde görülmüştür.<br>Eldeki davada davalı tarafından kooperatifin üyeliğinden çıktığı, kooperatifle ilişiğinin kalmadığı savunulmuştur. Kural olarak, kooperatif ortaklığından istifa edenlerin, kooperatifçe ortakları için yaptırılan daireler üzerinde hakkı kalmayıp, dairenin kooperatife iadesi ile ancak ayrıldıkları yıl bilançosuna göre payına düşeni talep edebilmesi mümkündür. Başka bir deyişle, ortaklıktan çıkma iradesi ile birlikte ortaklık payı dahil ortaklıktan kaynaklanan tüm hakların kooperatife iadesi gerekir (Yargıtay 23. HD. 13/12/2012 tarih ve 5200 E., 7357 K., 22/05/2012 tarih ve 769 E.,  3526 K. Yargıtay 11. HD. 13/03/2008 tarih ve  2006/11210 E., 2008/3143 K., 13/03/2008 tarih ve 2006/11193 E., 2008/3190 K. sayılı ilamları). İstifa eden ortağın ise, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 15. ve anasözleşmenin 17. maddesi uyarınca, kooperatiften ayrıldığı yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan bir ay geçtikten sonra,  kooperatife ödediği miktarları talep edebileceği tabîdir. Bu kuralın istisnası 1163 sayılı Kanun'un 81/2. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede, \"Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır. Ancak tescil tarihinden itibaren 6 ay içerisinde usulüne uygun şekilde anasözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmaz. (Ek cümle: 3/6/2010-5983/2 md.) Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar.\" hükmü kabul edilmiştir. Davacı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi  tarafından düzenlenen  raporda davalının kooperatif ortaklığından çıkmadığı veya çıkarılmadığı, davalının halen kooperatifin üyesi olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından rapordaki bu tespitin aksi yasal delillerle ispatlanmış değildir. Davalının kooperatif üyeliği nedeniyle adına tapuda tescil edilen dairenin davacı kooperatife iade etmediği de dikkate alındığında aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.<br>Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı kooperatif aidat alacağını talep edebileceği, benimsenen  kooperatif aidat  alacağının en geç dava tarihinde (ıslah ile artırılan tutar yönünden ıslah tarihinde) muaccel olmasına rağmen, davacının talebi doğrultusunda  9.000,00-TL alacağının dava tarihinden bakiye kısmının ıslah tarihi olan 18/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek  faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ancak davacı kooperatifin genel kurul kararlarında yıllık %18 faiz işletileceğine dair karar olmadığından hükmedilen meblağa yıllık %18 oranında faiz işletilmesine yönelik davacı isteminin reddi ile hükmedilen meblağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>1-67.851,00-TL aidat alacağının 9.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 06/06/2022, 58.851,00-TL'sinin ıslah tarihi olan 18/09/2023 tarihinden itibarin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın faizin yıllık %18 oranında işletilmesi talebinin reddine, <br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 4.634,90-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 153,70-TL peşin harç ve 1.006,00-TL ıslah harcının mahsubu ile eksik 3.475,20-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>4-Davacı tarafça yapılan  80,70-TL başvurma harcı, 153,70-TL peşin harç, 1.006,00-TL ıslah harcı, istinaf bozma öncesi yapılan 1.600,00-TL bilirkişi ücreti, 21,50-TL posta ücreti ve 76,00 tebligat ücreti ile istinaf bozma sonrası yapılan 1.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 60,00-TL posta ve tebligat gideri  olmak üzere toplam 3.997,90-TL yargılama harç ve giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,<br>7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,<br>Dair, davacı vekilinin, davalı asil ve vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf  kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024<br><br>Katip ***<br>e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ***<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01c8ceccae641735","SID":"7e97936066e46f2e"}}