{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t <br>ESAS NO:2024/252 Esas<br>KARAR NO:2025/407 <br>DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 02/03/2018<br>KARAR TARİHİ: 27/03/2025<br><br>Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde; <br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------- numaralı çekin ticari işlem karşılığı ilk önce müvekkili ------ verildiğini, ---- tarafından çekin daha sonra yine mal alımı yapmış olduğu olan---- ciro etmek sureti ile verdiğini, müvekkili ------ davaya konu çekinde dahil olmak üzere bazı kıymetli evrakları kaybettiğini, bunun üzerine, dava konusu çek için ------numara ile çekin iptali yönünde dava açıldığını ve ödeme yasağı kararı alındığını, daha sonra müvekkili şirketlerden------ olduğunu iddia eden kişi tarafından aranıldığını ve çekin ödenmesinin istendiğini, bu talebin---- tarafından diğer müvekkili ---- ilettiğini, aralarında yapılan görüşmede, çekin istem dışı elde edildiğini ve ekindeki olan ciro var ise kendisine ait olmadığını ve yine bu yönde mahkeme kararı ile de ödeme yasağı olduğunun iletildiğini, davalılardan ----- tarihinde ------Numaralı haciz kararına ilişkin talimat ile ----- Talimat dosyası ile ---- şubesine haciz için gelindiğini, haciz için gelen davalı vekiline durumun aktarıldığını ve çekin ciro silsilesinin kusurlu olduğu hatta çekteki,--- arkasında ki kaşe ve imzanın da müvekkil şirkette ait olmadığının iletildiğini, imza örnekleri de incelendiğinde söz konusu imzalarının müvekkilinin el ürünü olmadığının anlaşılacağını, dava konusu çekte bulunan müvekkili ---- ait cironun, davalılar----- yetkilileri tarafından taklit edilmek sureti ile yapılmış olduğunu tahmin ettiklerini, müvekkili ---müvekkilinden sonraki ciro sahibi------ arasında bu çeke ilişkin ve/veya başkaca bir ticaretin olmadığını, davanın kabulüne, davalı tarafların kötü niyetli olması ve tahsil edilen paranın tekrar alınmasının zor ve/veya imkansız olması ihtimalinden dolayı, ----- haciz kararına ilişkin talimat ile ---- dosyasına müvekkili ------- mecburen para yatırmak zorunda kaldığını, dava sonuçlanana kadar yatan 100.000,00 TL'nin icra müdürlüğünde blokeli olarak kalması yönünde tedbir verilmesine, dava sonuçlanması halinde blokenin kaldırılarak yatan paranın ---- geri iadesine karar verilmesine, ---- ait olduğu iddia edilen ciro üzerindeki imzanın ----- incelemesinin yapılarak müvekkilinin el ürünü olup olmadığının tespitine, müvekkili ----- ile Davalı -----arasında bir ticari olup olmadığının tespitine karar verilmesine, davanın kabulü ve----- haciz kararına ilişkin talimat ile -----Talimat dosyası ile yapılan işlemin iptaline,--- Çekin iptaline karar verilmesine, ödenen paranın müvekkiline geri iadesine, karar verilmesini, talep etmiştir.Davalı ------- cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından; Keşidecisi ---- ----- olan lehtar tarafından cirolanarak-----verilen,------tarafından ---- lehine cirolanan ve ------ ciro yoluyla müvekkiline geçen dava konusu çekin ödenmemesi üzerine ---- dosyası üzerinden icra takibine konu edildiğini, davacılar tarafından ise çekte cirosu bulunan ------- imzasının kendilerine ait olmadığını iddialarından bahisle huzurdaki davanın ikame edildiğini, sunmuş oldukları faturalar ve tahsilat makbuzlarının müvekkili ile ------arasında ticari ilişki bulunduğunu açıkça ortaya koyduğunu, müvekkilinin dava konusu çeki iyi niyetli olarak ve ticari ilişki gereği iktisap ettiğini, müvekkili şirketin iyi niyetli meşru hamil olduğunu, davacıların tüm iddialarının soyut, asılsız ve mesnetsiz olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların, -----çeklerinin kaybolduğundan bahisle ve çek üzerindeki --------kaşesinin ve kaşe üzerindeki imzanın kendilerine ait olmadığını ve çekin istirdadını talep ettiklerini, davacıların bu talebinin haksız ve mesnetsiz olup, dava konusu ------- numaralı çekin bedelinden kurtulma amacı taşıdığını, davalı müvekkili ile davacılardan -------- arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, söz konusu çek de aralarındaki ticari ilişki sebebiyle davacı ------ tarafından müvekkili şirkete verildiğini, yapılacak bilirkişi incelemesiyle bu durum ortaya çıkacağını, bilirkişi incelemesi neticesinde davacılardan-------- davaya konu çeki ticari ilişki sebebiyle davalı müvekkiline verdiğinin anlaşılacağı, dava konusu çekin bizzat davacı ------ tarafından davalı müvekkiline, müvekkili şirketin davacıya verdiği mallar karşılığında ciro edilerek verildiğini, davanın reddine, davacının; alacağın % 20' sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce kaldırma kararı öncesi yapılan yargılama neticesinde;\" Davacı ---- Davacı------- Yönünden; Davacılar, davalarında açıkça çekin ---- iken kaybolduğuna, çekteki cironun Davacı -----olmadığına dayanmışlardır,  Davacılar ---- şirketleri yönünden böyle bir iddia söz konusu olmadığı anlaşıldığından, davacıların davada aktif husumetleri bulunmadığından, bu iki davacı yönünden davanın usulden reddine karar verildiği, Davacı ---- Yönünden; Davacı -----vekili, davaya konu çekin -------iken kaybolduğuna, çekteki cironun Davacı ------- olmadığına dayanarak imzayı inkar etmiştir. Menfi Tespit davalarında, ispat yükü kural olarak davalıdadır. Genel İspat Kuralının istisnası Kambiyo Senetleridir. Kambiyo senedine dayalı, Menfi Tespit Davasında ispat yükü Davacı/Borçludadır. Buna göre, davacının imzanın şirkete ait olmadığını ispatlaması gerekmektedir. Bu minvalde, 28.01.2020 tarihinde icra edilen 5.celsede, Davacı ------- çekin keşide tarihi olan 16/02/2018 tarihinden önce ve o tarihe yakın tarihte başka yerlerde  atılmış imza  örneklerine ilişkin açıklama yapmak üzere 2 haftalık süre  verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde ilgili delilden vazgeçmiş sayılacağının ihtarının  ve tebliğinin yapıldığı, kesin süreye rağmen imza örnekleri sunulmadığından, davacının bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığından, davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla, davanın esastan reddine karar verildiği,\" gerekçeleriyle Davacı ------ açısından aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddine, davacı----- açısından davanın  esastan reddine,  kötü niyet tazminat talebinin reddine,  dava reddedildiğinden tedbirin kaldırılmasına, karar verilmiştir. Mahkememizce verilen işbu karar Davacı----- Davalı   ----- tarafından istinaf edilmiştir.Mahkememiz kararının istinafı üzerine dosyayı inceleyen ---- ilamı ile; Davanın konusu, İİK 72.mad. göre açılan menfi tespit davasıdır.Dava konusu ----- numaralı çekte keşidecinin ---- lehtar- cirantanın ------- tarihinde  yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği görülmüştür.Mahkemece----tarihli  davacının yokluğunda oluşturulan ara kararı ile; Davacı ------- şirketine çekin keşide tarihi olan ---- tarihinden önce ve o tarihe yakın tarihte başka yerlerde  atılmış imza  örneklerine ilişkin açıklama yapmak üzere 2 haftalık süre  verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde ilgili delilden vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, bu hususta duruşma zaptının ihtarat amaçlı davacı asile  tebliğine, karar verildiği, bu davacı yönünden kesin süreye rağmen imza örnekleri sunulmadığından davacının bu delile dayanmaktan vazgeçmiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine, diğer davacılar yönünden aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. ---- Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.Davacılardan ------- tarafından  dava konusu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, mahkemece ispat yükümlülüğü davalı alacaklıda olmasına rağmen borçluya yükletildiği ve borçluya kesin mehil verilerek kesin mehile uyulmadığı gerekçesi ile bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de yukarıda belirtilen ---- kararı uyarınca imzaya itiraz davasında ispat yükümlülüğü davalı alacaklıya ait olduğundan mahkeme kararı bu nedenle yerinde değildir. \" gerekçeleriyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar vermiştir.Kaldırma kararı üzerine dava dosyası ----kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Davacılardan-----tarafından  dava konusu çekteki imzanın kendisine ait olup olmadığı noktasında bilirkişi raporu aldırılmıştır.----tarihli bilirkişi raporunda;  İnceleme konusu çekteki ciranta imza ile ------ ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; başlangıç hareketlerinde, ara gramalarda benzerlikler ve bitiş hareketlerinde kısmi benzerlikler görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde uygunluk ve benzerlikler saptandığından; inceleme konusu çekteki ciranta imzanın ---- eli ürünü olduğu kanaati bildirilmiştir.Dava, çeke dayalı menfi tespit davasıdır.Davaya konu olan çek incelendiğinde,  --- çek olduğu Keşidecisinin Davacı ------olduğu görülmüştür.Yukarıda anılan çekte, sırasıyla Lehtarın, bilahare Davacı ------cirosu, daha sonra davalı ---- cirosu, bilahare ---- cirosu bulunduğu görülmüş ciro zincirinde bir kopukluk olmadığı anlaşılmıştır.Davacılar, davalarında çekin ----- iken kaybolduğuna, çekteki cironun Davacı ---- ait olmadığına dayanmaktadırlar. Söz konusu davada davacılar bazında değerlendirme yapılacak olursa,Davacı -----Şirketleri Yönünden;   Davacılar, davalarında açıkça çekin ----- iken kaybolduğuna, çekteki cironun Davacı ---- olmadığına dayanmışlardır,  Davacılar ------ yönünden böyle bir iddia söz konusu olmadığı anlaşıldığından, davacıların davada aktif husumetleri bulunmadığından, bu iki davacı yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.Davacı -----Yönünden; <br>Davacı ----- vekili, davaya konu çekin ----kaybolduğuna, çekteki cironun Davacı ---- ait olmadığına dayanarak imzayı inkar etmiştir.Aldırılan bilirkişi raporu ile çekteki imzanın----eli ürünün olduğu sabit hale gelmiştir.Bu nedenle davacını  itirazında ve davasında haksız olduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir.Menfi tespit davasının reddi halinde, davalı - alacaklı hehine tazminata hükmedilir. Bu tazminata hükmedilebilmesini tek şartı, davacı borçluca tedbir kararı alınarak takibin durdurulmuş olması gerekir. Bu halde mahkemece resen talep olmasa dahi tazminata hükmeder. Tazminat miktarı alacağın %20'sinden az olamaz. 07.03.2018 tarihli kararla takip durdurulduğundan davalılar lehine tazminata hükmedilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı ----- açısından aktif husumet yokluğundan davanın usulden reddine, <br> Davacı ------- davanın  esastan reddine, <br>2-Çek bedelinin %20'sine tekabül eden 20.000,00 TL tazminatın davacılardan alınarak davalılara verilmesine,<br>3-Dava reddedildiğinden tedbirin kaldırılmasına, <br>4-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.092,35 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,   <br>5-Davalılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin Davacılar ------alınarak davalılara verilmesine, <br>6-Davalılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin Davacı ------ alınarak davalılara verilmesine, <br>7-Davacıların yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>8-Davalı --------tarafından yapılan 2.500,00 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine, <br>9-Davalı---- tarafından yapılan 2.350,00 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine, <br>10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, <br>Dair; tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/03/2025 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97ecfbe74f540b2e","SID":"e5546508a42be30f"}}