{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/351 <br>KARAR NO\t\t: 2025/638<br>KARAR TARİHİ\t: 20/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: 2025/34 Esas<br>TARİHİ\t\t: 15/01/2025<br>TALEP KONUSU\t: İHTİYATİ TEDBİR<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 20/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/03/2025<br><br> Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle;   Davalı takip alacaklısı ... vekilinin talebi üzerine, müvekkili aleyhine İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2024/7312 Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak ödeme emrinin e-tebligat yoluyla müvekkili şirkete 12/08/2024 tarihinde tebliği edildiğinin kabulü ile takibin usulsüz olarak 20/08/2024 tarihinde kesinleştirildiğini, müvekkili şirketin takipten ve ödeme emrinden haberdar olması ile 02/09/2024 tarihinde, takibe ve borca itiraz etmesine rağmen, itirazın süresinde olmadığından bahisle itirazın reddi ile takibin devamına karar verildiğini, takibin 27/10/2021-19/06/2023 tarihleri arasını kapsayacak şekilde alacak kalemleri uydurulmak suretiyle müvekkiline aktarılan para iddiası ile toplam 59.833.409,57-TL'sı ile 822.270,05-Euro alacak talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin takip alacaklısı davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin 27/10/2021 tarihinde Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nde konkordato talepli dava açtığını, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/1055 Esasına kayıtlı dava dosyasında, geçici mühlet ve kesin mühlet taleplerinin kabul edildiği, bu süreç içerisinde kayyım atandığını ve süre sonucunda mahkemenin 24/03/2023 tarihli kararı ile konkordatonun tasdik edildiğini, konkordato süreci içerisinde müvekkili şirketin konkordato kayyımının sürekli denetiminde kaldığını, iki ayda bir düzenlenen raporlarda, şirketin aktif ve pasif bilançosunun çıkarıldığını, iş bu kayıtlardan da anlaşılacağı üzere, müvekkili şirketin takip alacaklısı davalıya borçlu bulunmadığını beyanla, yapılacak yargılama sonucu müvekkilinin aleyhine başlatılan İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2024/7312 Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu alacaktan dolayı, davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere müvekkili lehine tazminata hükmedilmesine,  İİK'nın 72/3.maddesi gereğince, davacı borçlu tarafından icra takibine konu tüm borcun depo edilip ve bunun üzerine alacağın %15'inden az olmayacak bir teminatta yatırılmak kaydıyla icra takibi durdurulabileceğinden davaya konu icra takibinin bu şartlar altında ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takip kapsamında davacının elektronik tebligat adresine ödeme emrini havi tebligat gönderildiğini, süresi içinde itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiğini, dava dilekçesi kapsamında davacının elektronik tebligatın yapılabilmesi için muhatabın elektronik tebligat adresini vererek tebligatın bu adrese yapılmasını talep etmesi gerektiğini, elektronik tebligatın yapılamaması halinde TK kapsamında diğer usullere göre yapılacağını, yapılan tebligatın mevzuata aykırı olduğunu iddia ettiğini, her ne kadar davacının, elektronik tebligat yapılabilmesi için muhatabın elektronik tebligat adresini vererek o adrese tebligat yapılmasının talep etmesi gerektiğini öne sürerek TK m. 7/a/1 düzenlemesine dayanmış ise de, bu iddianın anlaşılamadığını, muhatabın elektronik tebligat adresini vererek oraya tebligat istemesi gibi bir kurum bulunmayıp, herhangi bir borçlunun kendi rızasıyla elektronik tebligat adresini vererek tebligat sürecini kolaylaştıracağını düşünmenin abesle iştigal olduğunu, nitekim dayanak yapılan kanun hükmü elektronik tebligat adresi alması zorunlu olanları düzenlemiş olup davacının iddiasıyla hiç bir ilgisi olmadığını, yapılan tebligat işleminin usule uygun olduğunu, davacının  önceki senelerde konkordato sürecine girdiğini, davacının müvekkilinin alacaklarının konkordato dosyasında yer almadığı gerekçesi ile davanın kabulünü talep ettiğini, davacının işbu taleplerinin hiç bir hukuki dayanağı bulunmayıp kabulünün mümkün olmadığını, konkordato talebinden sonra doğan borçların konkordato şartlarına tabi olmayıp bu şartlardan bağımsız olarak ödenmesi gereken borç niteliğinde olduğunu, davacının üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmek için sunduğu yegane gerekçenin açıkça mesnetsiz olup davanın reddi icap ettiğini, ikame edilen davanın haksız olduğunu, müvekkilinin ... şirketinin  ortağı ve yönetim kurulu başkanı iken Akhisar'da bulunan ... Hastahanesini önceki sahiplerinden devralmak üzere anlaştığını, rekabet yasağına aykırı olabileceği düşüncesi ile hisselerin öncelikle oğlu ... ve  ... müdürü  ... adına tescil  ettirmiş, sonrasında rekabet yasağının oğlununda kapsayabileceğini düşüncesi ile ...'ın hisselerini ...'de çalışan doktor ...'a ivazsız olarak devredildiğini, hastanenin masrafları, sermaye arttırımları için gereken paraların tamamı müvekkili tarafından ve müvekkilinin talimatıyla vekaleten ... tarafından gönderildiğini, bu süreçte müvekkilinin işlemleri rahatça yürütebilmesi için ... tarafından müvekkiline Akhisar 1. Noterliği'nin 07/11/2022 tarih 15434 yevmiye numarası ile davacı şirket hisselerinin bir kısmını veya tamamının satışı, devri ve bedelini tahsil etmek, tüm resmi daireler nezdinde kendisini temsil etmek, ortaklar kurulu toplantılarına katılmak, kararlar almak, karar defteri ve pay defterini imzalamak, alınmış veya alınacak kararlara itiraz etmek, muhalefet şerhi koymak, ahzu kabz gibi çok geniş yetkiler içeren vekaletname düzenlendiğini, müvekkili tarafından gönderilen paralar ile müvekkiline ait olan ve ... üzerine kayıtlı olan davacı şirketteki hisse %92'ye kadar yükseldiğini, bir süre sonra ...; gerçekte müvekkiline, kağıt üzerinde kendisine ait olan davacı şirketin hisselerine el koyduğunu, aralarındaki anlaşmaya aykırı hareket ederek hisseleri ivazsız olarak ... isimli şahsa geçirdiğini, müvekkilinin savcılık soruşturmasında da tespit edildiği üzere 100.000.000,00 TL kadar masraf yaparak hastaneyi yeniden hizmet verir hale getirdiğini, dava dışı ... hileli davranışları ile güveni kötüye kullanarak davacının hisselerini üçüncü kişilere devrederek müvekkilini büyük zararlara uğrattığını, savcılıkça da tespit edilen masrafları geri istediğini, davacının müvekkiline borcu olmadığına dair herhangi bir delil sunulmamış olmasının ve taraflarınca sunulan deliller ve yapılan izahatler uyarınca huzurdaki davanın reddi ile davayı ikamede kötü niyetli olan davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davanın reddine, davayı ikamede kötü niyetli olan davacı aleyhine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"..HMK 390/3. Maddesinde, ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiş olup, takipten ve takibe konu alacaktan dolayı, takip alacaklısına borçlu olmadığını iddia eden ve bu kapsamda takibin teminat karşılığı, tedbiren durdurulması talebinde bulunan davacının, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispata ilişkin dava dilekçesine ekli olarak Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/1055 Esas, 2023/184 Karar sayılı ilamı, konkordato komiser heyetinin 05/12/2022 tarihli Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne sunduğu kesin süre 6. Raporu,  konkordato kayyımı tarafından sunulan 15/09/2023 tarihli kayyım raporunu sunduğu, iş bu belgeler dışında haklılığını ispata yarar başkaca bir belge ve kayıt sunmadığı, sunulan mahkeme ilamında ve konkordato komiseri heyeti ile konkordato kayyım raporunda, davacı borçlu şirketin borçlarını ve alacaklıları gösterir ekli herhangi bir liste sunulmadığı, takibe konu alacağın, davacı borçlu şirketin konkordato talebinde bulunduğu tarihten sonrası oluşan borçlardan ibaret olduğu,  konkordato talebinden sonra edilinen borçların, konkordatoya tabii borç olarak kaydı ayrıca alacaklı tarafça istenmediği sürece, iş bu borçların tasdik edilen konkordato projesine dahil edilmeyeceğinden, tasdik edilen projede iş bu alacağın kayıtlı olmamasının, alacağın var olmadığına dair karine olarak kabul edilemeyeceği, keza davacı tarafça tasdik edilen konkordatoya ekli borç listesini de ibraz etmemiş olduğu, sunulan konkordato komiser heyeti raporu ve kayyım raporunda da, alacak ve borçların tespitine yönelik herhangi bir açıklamanın yer almadığı, iş bu nedenle davacı vekilinin, dava dilekçesine ekli sunduğu iş bu belge suretlerinin, davacının davanın esası hakkında, haklılığını yaklaşık olarak ispata yeterli nitelikte olmadığı, iş bu sebeple ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir şartlar oluşmadığı\" gerekçesiyle, \"Davacı vekilinin teminat mukabili, takibin tedbiren durdurulmasına dair ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>İhtiyati  Tedbir Talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İzmir 20. İcra Dairesi'nin 2024/7312 Esasına kayden yapılan icra takibindeki ödeme emrinde alacaklı  ..., Borçlu ... AŞ. olarak yer aldığını,  59.0833.409,57 TL ve 822.270,05 EUR takip çıkışlı örnek ödeme emrinde borcun sebebi kısmına borçluya aktarılan paranın iadesini 751.393,00 EUR, borçluya aktarılan paranın iadesinin 37.786.460,00 TL yazıldığını,  İzmir 20. İcra Dairesi 2024/7312 Esas dosyasındaki  ödeme emrindeki faaliyette olmayan hastanenin Uets hesabına 07/08/2024 tarihinde mevzuata aykırı olarak gönderilerek 12.08.2024 tarihinde otomatik okundu sayılarak 20.08.2024 tarihinde tensip kararıyla kesinleştirildiğini, iş bu dava dilekçesinde bilgilerine yer verilmesine rağmen mahkemece Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen konkordatoya ilişkin dava dosyası ve mhuhasebe kayıtları getirtilip inceleme yapılmadan sadece 2 gün içerisinde menfi tespit davasına konu icra takibinin durdurulmasına dair tedbir talebinin reddine karar verilmesinin  hukuka aykırılık oluşturduğunu, alacaklıların toplantıya çağrı ilanının  ILNO1789876 ilan nosu ile 06/03/2023 tarihinde yayımlandığını, toplam borçları ile alacaklılarına ilişkin 350 kişi olduğu, konkordato kapsamında borç toplamının 20.581.985,85 TL olduğunu, toplantıya katılan toplam 14.897.876,76 TL'lik alacağın sahibi olan toplam 176 kişi tarafından konkordato projesinin kabulü yönünde oy kullanıldığını, iltihak süresinde toplam 114.890,04 TL'lik alacağın sahibinin toplam alacaklı tarafından konkordato projesinin kabulü yönünde konkordato komiserliğine müracaatta bulunduğunu, toplantıya katılan toplam 1.896.830,13 TL'lik alacağın sahibinin  toplam 25 kişinin konkordato projesinin reddi yönünde oy kullandığının rapor edildiğini, alacaklı isim listesi ve  miktarları ekli 23/03/2023 tarihli rapor içerisinde olup davalı hakkında herhangi borç veya alacak kaydının olmadığını, konkordato projesinde toplam 4.609.232,00 TL'lik alacağın ipotekli olduğunu, ipotek miktarını aşan teminat dışı kısım bulunmamasına rağmen alacaklıların toplantısında listenin 1. sırasında ... A.Ş oylamaya katıldığını ve oy kullanmış olduğundan oylamadan çıkarılması sonucunda alacaklı sayısının 349 ve alacak miktarının 19.696.985,85 TL olduğunu, sehven dahil edilen ipotek alacaklısı ... A.Ş çıkartılması sonucunda  konkordato projesinin kabul edilmesi doğrultusunda oy kullanan alacaklıların 175 (Alacak Miktarı 14.012.876,76 TL), konkordato projesinin kabul edilmesi doğrultusunda oy kullanan toplam alacaklının 182  (Alacak Miktarı 14.127.706,80 TL),  <br>Konkordato projesinin oylamasına katılan alacaklardan projesinin reddedilmesi doğrultusunda oy kullanan alacaklıların 25 (Alacak Miktarı 1.896.830,13 TL), Konkordato projesinin oylamasına katılmayarak alacaklardan projesinin reddedilmesi doğrultusunda oy kullanan alacaklıların 142 (Alacak Miktarı 3.672.448,92 TL) Konkordato projesinin red edilmesi doğrultusunda oy kullanan toplam alacaklının 167  (Alacak Miktarı 5.569.279,05 TL)<br>Genel toplam alacaklı sayısının 349 (Alacak Miktarı 19.696.985,85 TL)Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  E:2021/1055-K:2023/184 sayılı konkordato projesinin tasdikine yönelik kararın kaldırılması üzerine yapılan yargılamada Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/739 Esasına kayden  görülen davadaki 15/03/2024 tarihli ara kararı doğrultusunda şirketin güncel rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığına ilişkin sunulan 13/05/2024 havale tarihli raporların ekte olduğunu,  davalı hakkında herhangi borç veya alacak kaydı olmadığını, <br>İzmir 20. İcra Dairesi 2024/7312 Esas dosyada 27.10.2021  - 19/06/2023  tarihleri arasını kapsayacak şekilde alacak kalemleri uydurulmak suretiyle oluşturulduğunu,  oysa 27.10.2021 tarihinde müvekkili ...  Ticaret ve Sanayi A.Ş. tarafından Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nde  2021/1055 Esasına kayden Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) talebiyle  dava açıldığını, 24/03/2023 tarihli ve  2023/184 sayılı kararla davacı müvekkili şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verildiğini,   16.03.2022 tarihli duruşma tutanağının 4. maddesine istinaden 05.12.2022 tarihli konkordato komiser heyeti tarafından 6. raporun düzenlendiğini, raporda 31.10.2022 tarihli mali tabloları sunulduğunu, 27/03/2022 tarihinden başlamak üzere 1 yıl kesin mühlet verildiğini, müvekkili şirkete kayyım olarak atanan yeminli mali müşavir ...'un mahkemeye ibraz ettiği 15/09/2023 tarihli raporda 24/03/2023 tarihli ara karara konu  davacı müvekkili şirket tarafından konkordato revize ön projesini sunduğunu, konkordato projesinin tasdiki ile  kayyım tarafından 2 ayda bir mahkemeye rapor sunulmasına karar verildiğini, kayyımın kanaatine yer verdiği raporun  son paragrafında \"davacı şirketin tek ve ana faaliyet konusu olan Özel Hastane İşletmeciliği faaliyetini durdurmuş olması nedeniyle borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza edemeyeceği\" kanaatine varıldığını, konkardoto davasının açıldığı 27.10.2021 ile kayyımın denetim raporu ibraz ettiği 15/09/2023 tarihi arasında hastanenin tüm alacak ve borç bilançosunun çıkarıldığı, şirketin hem kayyım hem de yasada yer alan yetkililer tarafından her ay denetlendiğini,  İzmir 20. İcra Dairesi 2024/7312 Esas dosyasına konu edilen hiçbir alacak kaleminin mahkeme ve kayyım raporlarında yer almadığı böylelikle davalı tarafından alacak kalemleri uydurularak kötü niyetli icra takibi yapıldığı açıkça anlaşıldığını, 2022 yılına ait Kurumlar Vergisi Beyannamesinin ekte olduğunu, beyannameler tetkik edildiğinde davalının ödeme yaptığına veya herhangi şekilde alacaklı olduğuna dair  husus bulunmadığını, ... A.Ş nin 01.01.2022- 31.12.2022 dönemini kapsayan mizanında  şirketin borçlu ve alacaklı olduğu kişilerin yer aldığını, ... A.Ş nin 01.01.2023- 31.12.2023 dönemini kapsayan mizanında  şirketin borçlu ve alacaklı olduğu kişiler yer aldığını, davalı ...'ın şirkete  alacaklı değil 410.000,00 TL borçlu olduğunu , şirketten herhangi hak ve alacağı olmadığı kayıtlardan anlaşıldığını, bu hükümden hareketle, henüz haciz yapılmamış veya haciz yapılıp satış yapılmamışsa, borçlu borç miktarını (faizi ve giderlerle birlikte) depo edip ayrıca % 15’ten az olmayan bir teminatı yatırarak mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla takibin durmasını talep ettiklerini, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında  borçlu/davacı olan kişi icra takibinin tüm borcunu depo edip bir de bunun üzerine alacağın %15 inden az olmayacak bir teminat yatırarak takibi durdurabildiğini, bu hususun genel olarak %115 teminat yatırılarak takibin durdurulması olarak ifade edildiğini, kaynağını ise icra dosyasında halihazırda borca yetecek miktarda para olduğundan yapılacak haczin aşkın olmasından aldığını, müvekkili şirketin  mağdur olmaması için dava sonuna kadar tüm borcun depo edilip teminat karşılığında İzmir 20. İcra Dairesi 2024/7312 Esasın dosyası için ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve davaya konu icra takibinin teminat karşılığında durdurulmasına yönelik talebin reddine ilişkin mahkemenin 15.01.2025 tarihli ara kararı hukuka aykırı olduğundan itiraz etmek zarureti hasıl olduğunu, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  E:2021/1055-K:2023/184 sayılı kararı  ile konkordato projesinin tasdikine dair kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk<br> Dairesi'nin 14/09/2023 tarih ve 2023/1169 Esas, 2023/1522 Karar sayılı ilamı  ile   kaldırılması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E:2023/739-K:2024/470 sayılı kararla konkordato talebinin reddine karar dosyalarında Konkordato Komiseri  ve bilirkişi raporları ile   kayyımın denetim raporları ibraz edildiğini, şirketin sürekli denetlendiğini, tüm alacak ve borç bilançosunun çıkarıldığını,  <br>Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/1055 Esasına kayden görülen davanın 16/03/2022 tarihli duruşma tutanağının  \"4\" maddesi gereğince  alacaklılar listesine ilişkin 23/03/2023 havale tarihli raporda ve bu rapordaki noksanlıkların tamamlandığı  28/03/2023 havale tarihli raporda,  konkordato projesine göre davacı şirketten alacaklı sayısının 349 olduğu, toplam alacak tutarının 19.696.985,85 TL olduğu, konkordato  projesinin red edilmesi  doğrultusunda oy kullanan  alacaklı sayısının 289 olduğu, toplam alacak tutarının 16.543.176,92-TL olduğunun tespit edildiğini, davalının isminin yer almadığını,<br>2022  ve 2023 yılına ait Kurumlar Vergisi Beyannamesinde önceki dönem (2022) ve cari dönem (2023) tüm aktif ve pasif bilançonun yer aldığını,  müvekkili şirketin 01.01.2022- 31.12.2022 dönemini kapsayan mizanında  davalı ...'ın borçlu ve alacaklı  kişiler arasında olmadığını, müvekkilinin 01.01.2023- 31.12.2023 dönemini kapsayan mizanında  davalı ...'ın alacaklı  kişiler arasında yer almadığını,  davalı ...'ın şirkete  alacaklı değil 410.000,00 TL borçlu olduğuna ilişkin kaydın yer aldığını, şirketten herhangi hak ve alacağı olmadığını, davalı tarafça 27/10/2021-19/06/2023  tarihleri arası  alacak kalemleri uydurulmak suretiyle yapılan İzmir 20. İcra Dairesi 2024/7312 Esas icra takibine konu iddia edilen alacağın şirket kayıtlarında, muhasebe kayıtlarında, mahkeme dosyalarında, bilirkişi, konkordato komiseri, kayyım vs hiçbir kayıt raporlarda olmadığının anlaşıldığını, İİK m. 72/3 uyarınca icra dosyasında halihazırda borca yetecek miktarda para olduğunda yapılacak haczin aşkın olmasına sebebiyet verebileceğini, borçlu/davacı  tarafından icra takibinin tüm borcunu depo edip bir de bunun üzerine alacağın %15 inden az olmayacak bir teminat yatırdığı takdirde icra takibini durdurabileceğinden müvekkili şirketin telafisinin mümkün olmayacak derecede mağdur olmaması için dava sonuna kadar İzmir 20. İcra Dairesi 2024/7312 Esas dosyasındaki tüm borcun depo edilerek teminat karşılığında icra takibinin durdurulmasına ve ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin talepte bulunulduğunu, şirket kayıtlarından, şirket mizanından da anlaşılacağı üzere şirkete borçlu olan davalının düzmece takip yapmak suretiyle kendisini alacaklı konumuna getirerek şirketi zarara uğrattığının gözetilmeden, mahkemece herhangi araştırma yapılmadan ve UYAP ortamından dava ve takip dosyaları, maliye ve şirket muhasebe kayıtlarının getirtilip incelenmeden dava açıldıktan itibaren sadece 2 gün içerisinde takibin durdurulmasına dair ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin alelacele karar verildiğini, itiraza konu mahkeme kararının açıkça hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından; itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararının kaldırılarak İzmir 20. İcra Dairesi 2024/7312 Esas icra takibinin ihtiyati tedbirle durdurulmasına karar verilmesi talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair  kararın kaldırılarak talep gibi ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.<br>6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek  ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve  yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.<br>Davacı tarafça; davaya konu İzmir 20.İcra Müdürlüğü'nün 2024/7312 Esas sayılı dosyasında 27/10/2021 - 19/06/2023 tarihleri arasını kapsayacak şekilde alacak kalemleri gösterilmek suretiyle ödeme emrinin düzenlendiği, oysa ki 27/10/2021 tarihinde davacı şirket hakkında Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/1055 Esasına kayıtlı dosya üzerinden konkordatonun tasdikine ilişkin dava açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde 24/03/2023 tarih ve 2021/1055 Esas - 2023/184 Karar sayılı kararla davacı hakkında konkordatonun tasdikine karar verildiği, davacı şirkete kayyım olarak atanan yeminli mali müşavir ...'un mahkemeye ibraz ettiği 15/09/2023 tarihli raporunda konkordato davasının açıldığı 27/10/2021 tarihi ile raporun ibraz edildiği 15/09/2023 tarihleri arasında hastanenin tüm alacak ve borçlusunun çıkarıldığı, şirketin hem kayyum hem yasada yer alan yetkililer tarafından her ay denetlendiği, davaya konu icra takibinin konusunu oluşturan alacak kalemlerinin mahkeme ve kayyım raporlarında yer almadığı, bu şekilde davacı şirket ticari defterlerinde yer almayan asılsız ve dayanaksız alacak kalemleri oluşturulmak suretiyle davaya konu icra takibinin başlatıldığından iş bu menfi tespit davasının açılma gereğinin doğduğu belirtilerek İİK 72/3.maddesi gereğince, davacı borçlu tarafından icra takibine konu tüm borcun depo edilip ve bunun üzerine alacağın %15'inden az olmayacak bir teminatta yatırılmak kaydıyla icra takibi durdurulabileceğinden davaya konu icra takibinin bu şartlar altında ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep edilmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesiyle, davacı tarafın davaya konu alacaklarının konkordato dosyasına bildirilmediği ve yine konkordato yargılaması sırasında hazırlanan raporlarda ve ödeme planında davalının alacaklarının bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davacının bu taleplerinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığı zira, bir alacağın konkordatoya kaydının istenmemesi, raporlarda yer almamasının alacağın var olmadığına karine teşkil etmediği, sadece konkordato sonucunda hazırlanacak ödeme planına girilemeyeceği anlamına geldiği, bu nedenle davacının bu yöndeki iddiasının yerinde olmadığı, davalının ... şirketlerinin ortağı ve yönetim kurulu başkanı iken Akhisarda bulunan ... Hastanesini önceki sahiplerinden devralmak için anlaştığı, rekabet yasağına aykırı olacağı düşüncesiyle öncelikle hisseleri ... ve ... müdürü ... adına tescil ettirdiği, sonrasında rekabet yasağını oğlunu kapsayacağı düşüncesiyle ...'ın hisselerini ...'da çalışan Dr. ...'a ivazsız olarak devrettiği, hastanenin masrafları, sermaye arttırımı için gereken paranın tamamının davalı tarafından ve davalının talimatıyla vekaleten ... tarafından gönderildiği, ayrıca ... tarafından davalıya Akhisar 1.Noterliğinin 07/11/2022 tarih 15434 yevmiye numarasıyla geniş yetkiler içeren vekaletname düzenlendiği, davalı tarafından gönderilen paralar ile davalıya ait olan ve ... üzerine kayıtlı olan davacı şirketteki hisse oranının %92 ye yükseldiği, bir süre sonra ...'ın davalıya ait olan davacı şirketteki hisselerine el koyduğu ve hisseleri ivazsız olarak ... isimli şahsa devrettiği, özetlenen süreçle ilgili olarak soruşturma başlatıldığı ve iddianame düzenlendiği, soruşturma dosyasında tespit edildiği üzere davalı tarafça 100.000.000,00 TL kadar masraf yapılmak suretiyle hastanenin yeniden hizmet verir hale getirildiği, dava dışı ...'ın hileli davranışları ile güveni kötüye kullanarak davacı şirketteki hisseleri üçüncü kişiye devrederek davalıyı büyük zarara uğrattığından bahisle davalının zararını karşılamak amacıyla dava konusu icra takibinin başlatıldığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep edilmiştir.<br>Mahkemece oluşturulan 16/01/2025 tarihli karar ile; \"..... iş bu nedenle davacı vekilinin, dava dilekçesine ekli sunduğu iş bu belge suretlerinin, davacının davanın esası hakkında, haklılığını yaklaşık olarak ispata yeterli nitelikte olmadığı, iş bu sebeple ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir şartlar oluşmadığı\" gerekçesiyle, davacı vekilinin teminat mukabili, takibin tedbiren durdurulmasına dair ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.  <br>İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Davaya konu İzmir 20.İcra Müdürlüğü'nün 2024/7312 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davalı ... tarafından davacı ... A.Ş hakkında 08/06/2024 tarihinde toplam (822.270,05 Euro +  59.833.409,57 TL) = 89.862.794,02 TL  üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, eldeki iş bu menfi tespit davasının da 13/01/2025 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.<br>İİK 72/2 maddesine  göre\" İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.<br>Yine İİK 72/3. maddesine göre de \" İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararı karşılamak ve alacağın alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. <br>Hukuk Genel Kurulu'nun  2017/(6)3-969 Esas,  2021/866 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; \"....Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukukî ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır.<br> Menfi tespit davası 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir.<br>Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir......\" <br>Dava konusu somut olay açısından bakıldığında iş bu davanın, davalı- alacaklı tarafından  davacı borçlu hakkında başlatılan  İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2024/7312 Esas sayılı  icra takip dosyasından dolayı davacının, davalıya  borçlu olmadığının tespiti istemine yönelik   İİK 72. maddesi kapsamında  açılmış  bir menfi tespit davası olduğu görülmüştür. Bu duruma göre,  eldeki menfi tespit davasının icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu konusunda bir duraksama bulunmamaktadır.<br> Davacı borçlu vekilince dava dilekçesinde belirtilen nedenlerle; davaya dayanak icra takibine konu borcun dayanağının bulunmadığı iddiası ile, İİK 72/3.maddesi gereğince, davacı borçlu tarafından icra takibine konu tüm borcun depo edilip ve bunun üzerine alacağın %15'inden az olmayacak bir teminatta yatırılmak kaydıyla davaya konu icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de; Yukarıda belirtildiği şekilde İİK 72/3. maddesine göre  \" İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez.\" hükmü karşısında icra takibinden sonra açıldığı sabit olan eldeki menfi tespit davasında talep edildiği şekilde icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir.( Yargıtay 19.Hukuk Daire'sinin 2012/17902 Esas, 2013/3584 Karar sayılı, 2012/14719 Esas, 2013/2145 Karar sayılı, 2012/15906 Esas, 2013/1925 Karar sayılı ve Yargıtay 11.Hukuk Daire'sinin 2012/18660 Esas, 2013/1254 Karar sayılı kararları da bu yöndedir.  )<br>Ancak, yine yukarıda açıklandığı üzere İİK'nın 72/3 maddesi gereğince,  icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında, borçlunun gecikmeden kaynaklanabilecek zararları karşılaması ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda davacı borçlunun icra takibinin teminat karşılığında   ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesi yönündeki daha fazlaya ilişkin talebinin,  borçlu tarafından icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki daha aza ilişkin talebi de kapsadığının kabulü gerekir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı borçlu vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ve ekleri, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesi içeriği, yine taraf vekillerince dosyaya sunulan yazılı beyan dilekçeleri ile tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davacı yönünden yaklaşık ispat koşullarının dosyada mevcut olduğu anlaşılmakla, İİK'nın 72/3 maddesi gereğince taktiren takip ve dava konusu alacağın %20 oranında teminat karşılığında, davacı borçlu tarafından davaya konu icra dosyasına yatırılacak paranın  dava sonuçlanıncaya değin  davalı alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı olduğu şekilde ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.<br> Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davacı- borçlu vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir isteminin reddine dair kararının  kaldırılarak, İİK'nın 72/3 maddesi kapsamında taktiren takip ve dava konusu tutarın  %20'si oranında teminat karşılığında,  davacı borçlu tarafından davaya konu icra dosyasına yatırılacak paranın, dava sonuçlanıncaya değin davalı alacaklıya ödenmemesi yönünde  ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin olarak  HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince  aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br> HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden davacı borçlu vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/34 Esas sayılı 15/01/2025 tarihli ARA KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Davacı vekilinin yatırmış olduğu 615,40 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine,<br>3-Davacı vekilinin yatırdığı 1.683,10 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;<br>1-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin İİK'nun 72/3.maddesi kapsamında  KABULÜ ile; <br>2-Davaya konu olan İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün  2024/7312 Esas sayılı takip dosyasına, davacı borçlu tarafından yatırılacak paranın, aşağıda belirtilen teminat karşılığında dava sonuçlanıncaya kadar  davalı alacaklıya ödenmemesi yönünde İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE,<br>Davacı borçlu tarafça, takip değeri olan  89.862.794,02 TL'nin %20'ine tekabül eden 17.972.558,80 TL teminatın nakden mahkeme veznesine yatırılması veya bu tutarda kesin ve süresiz teminat mektubunun sunulmasına,<br>3-HMK 393/1.maddesi gereğince verilen ihtiyati tedbir kararının tebliğinden itibaren bir haftalık süre içerisinde teminat yatırılarak infazının istenmesi halinde ilgili icra müdürlüklerine mahkemesince yazı yazılmasına, tebliğden itiraberen bir hafta içinde infazının talep edilmemesi halinde verilen ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılacağına, <br>4-İlk derece mahkemesince ihtiyati  tedbir kararının infazı için  ilgili İcra Dairelerine yazı yazılmasına,  <br>5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak  oy birliği ile karar verildi.20/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a886243a6f1519e6","SID":"aa048d39df6cb543"}}