{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/1287 <br>KARAR NO\t\t: 2025/244<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/10/2016 (Dava) - 21/01/2022 (Karar) - 16/06/2022 (Ek Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2016/1285 Esas - 2022/56 Karar<br><br>ASIL DAVADA;<br>DAVA\t\t: Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 31/10/2016<br><br>BİRLEŞEN İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN<br>2020/662 ESAS SAYILI DAVASINDA; <br>DAVA\t\t: Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 17/11/2020<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 19/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19/02/2025<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1285 Esas - 2022/56 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tAsıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin sahibi olduğu ve davalı sigorta şirketinin trafik sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücüsünün sebebiyet verdiği 16/11/2012 tarihli kaza sonucunda müvekkili ...’de % 80 oranında kalıcı sakatlığın oluştuğunu, kazayla ilgili ceza yargılamasının İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/1415 Esas ve 2013/322 Karar sayılı dava dosyasında yürütüldüğünü, kesinleşen mahkeme kararı ile birlikte araç sürücüsünün tam kusurlu bulunarak mahkûmiyetine karar verildiğini, söz konusu kazayla ilgili olarak İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1005 Esas ve 2015/212 Esas sayılı dosyalarında müvekkillerinden ... adına kalıcı sakatlık ve tedavi giderleri ile manevi tazminat istemiyle dava açıldığını, maddi zarar isteğinin feragat nedeniyle reddedildiğini, manevi tazminat isteği yönünden ise davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu davaya konu edilmeyen bakıcı ihtiyacı içinde olan davacı için bakıcı zarar gideri ve geçici iş göremezlik zararları ile davadan feragat edilme tarihinden sonra davacının vücudunda ortaya çıkan kazaya bağlı yeni durumlar-arazlar bakımından oluşan iş gücü kaybı yönünden de davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının devam ettiğini, kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS poliçe teminat limitinin sakatlanma halinde 225.000,00 TL olduğunu, tedavi gideri teminatının da 225.000,00 TL olduğunu, müvekkillerinden ... için ağır sakatlığına bağlı bakıcı zararına, iş göremezliğine ve kazaya bağlı olarak ortaya yeni çıkan bedensel arızasına ilişkin olarak davalı sigorta şirketine yeniden 06/10/2016 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak sonuç alınamaması üzerine bu davanın açıldığını, müvekkili ...’in kazaya bağlı olarak kalıcı sakatlığının oluştuğunu ve ömür boyu başkasının bakımına muhtaç kaldığını, ayrıca manevi olarak da zarar gördüğünü belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinden ... için; 250,00 TL’si geçici iş göremezlik zararı, 250,00 TL’si sürekli iş göremezlik zararı, 500,00 TL’si bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın, müvekkillerinden ... için ise; 50.000,00 TL manevi tazminatın (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sadece maddi tazminat isteği yönünden ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, alacağa davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalı yönünden ise kaza tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmesini istemiştir.<br>Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı çekicinin 16/11/2012 tarihinde sebebiyet verdiği kaza sonucunda müvekkili ...’in %100 iş gücü kaybına uğradığını, kazaya ilişkin maddi ve manevi isteklerinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2016/1285 Esas sayılı davada görüldüğünü, davanın derdest olduğunu, davalının poliçe ve sorumluluğuna ilişkin teminat tutarının sonradan öğrenilmiş olması nedeniyle bu davanın açıldığını, davalı tarafa sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında tam kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin poliçe kaynaklı ihtiyari mali mesuliyet teminatı kapsamında manevi tazminat isteklerinin de dahil olduğu 50.000,00 TL limitli İMMS teminatının bulunduğunu, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen davada müvekkillerinden ... için 50.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL manevi tazminat isteğinde bulunduklarını, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin İMM poliçe teminatının 50.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olması sebebiyle isteklerinin bu tutara oranlanarak ... için 33.333,00 TL, ... için 16.667,00 TL olarak istendiğini, davalının bu tutarlardan diğer davalılarla birlikte davacılara karşı müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğunu, davalıya 11/12/2020 tarihinde başvuruları sonucunda davalılar nezdinde hasar dosyasının açıldığını ancak sonuç alınamadığını belirterek, bu davanın İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1285 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine ve bu davaya ilişkin isteklerinin birleşen davada görülmesine karar verilmesini istemiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tAsıl davada davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın isteğinin zaman aşımına uğradığını, iki yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, isteğin dayanaksız olduğunu, istekle ilişkin olarak kesin hükmün bulunduğunu, zira; daha önce açılan davanın feragatle sonuçlandığını, yeniden dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın manevi tazminat isteğinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, yine bakıcı giderlerine ilişkin isteğin de yasaya aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminatına dahil olmadığını belirterek, davanın öncelikle zaman aşımı nedeniyle, bu olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Asıl davada davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının isteklerine ilişkin olarak kesin hükmün bulunduğunu, davacı tarafın feragat ile tüm haklarından vazgeçtiğini, eldeki davanın kötü niyetli olarak açıldığını, haksız fiilden kaynaklı olarak açılan bu davada zaman aşımı süresinin iki yıl olduğunu, bu sürenin dolduğunu, olayın 16/11/2012 tarihinde gerçekleştiğini, müvekkilinin üzerine düşeni layıkıyla gerçekleştirdiğini, sürücüyü işe alırken titizlikle davrandığını, dava dışı sürücünün hatası sebebiyle gerçekleşen kazada müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili bünyesinde bir çok elemanın çalıştığını, müvekkilinin zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni göstermekle sorumluluktan kurtulduğunu, davacı ...’in kaza sonrasında yanında olmaya çalışıldığını, istenen manevi tazminat miktarının oldukça yüksek olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vereceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş.’ye dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ancak davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 21/01/2022 TARİHLİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"...A-Asıl davada;<br>1-Davacı ...’in davalılar hakkında açtığı geçici ve sürekli iş göremezliğe dayalı maddi tazminat isteğinin kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,<br>2-Davacı ...’in davalılar hakkında açtığı bakıcı giderine dayalı maddi tazminat isteğinin KABULÜ ile; <br>801.453,33 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketinin bu miktarın poliçe limiti olan 225.000,00 TL’lik kısmı ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 19/10/2016 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise 16/11/2012 kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...’e verilmesine,<br>3-Davacı ...’in davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki manevi tazminat davasının KABULÜ ile;<br>100.000,00 TL manevi tazminatın 16/11/2012 kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,<br>4-Davacı ... ...’in davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki manevi tazminat davasının KABULÜ ile;<br>50.000,00 TL manevi tazminatın 16/11/2012 kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,<br>B-Birleşen davada;<br>1-Davacı ...’in davalı hakkındaki manevi tazminat davasının KABULÜ ile; <br>Asıl davada verilen manevi tazminat hükmü ile tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile 33.333,00 TL manevi tazminatın birleşen dava tarihi olan 17/11/2020 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,<br>2-Davacı ... ’in davalı hakkındaki manevi tazminat davasının KABULÜ ile; <br>Asıl davada verilen manevi tazminat hükmü ile tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile 16.667,00 TL manevi tazminatın birleşen dava tarihi olan 17/11/2020 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 16/06/2022 TARİHLİ EK KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \"... kararın tarafara tebliğ edildiği, 28/03/2022 tarihi itibariyle asıl davanın kesinleşmediği, birleşen davada davalı tarafça istinaf dilekçesi verildiği anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat konusunda yetkisinin bulunduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 310. maddesinde feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği düzenlendiğinden ve bu dosyada da asıl davada ve birleşen davada davacılar vekili tarafından verilen 28/03/2022 tarihli dilekçesiyle \"... ... ... Ltd. Şti ile ... Sigorta A.Ş. lehine feragat ediyoruz\" denmek suretiyle karar henüz kesinleşmeden asıl davadan feragat edilmiş olduğundan, feragat dilekçesinin ıslahı gibi bir durum söz konusu olamayacağı...\" gerekçesiyle \"....asıl davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE...\" şeklinde  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Asıl davada davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemeye sunulan feragat dilekçesinde ve dayanak protokolde, davalılar bakımından tahsil edilen maddi tazminat dilekçesi bağlamında, davadan feragat ettiklerini, manevi istemleri bakımından her iki davalı bakımından istemlerinin müteselsil sorumluluk ilkesi bağlamında devam ettiğini, manevi tazminat bakımından davalılardan istemlerinin devam ettiğini, asıl davada davalı ... bakımından manevi tazminat istemlerinin devam etmesine rağmen bu alacak kalemi bakımından ret kararı verilmesinin yerinde olmadığını, bir an için manevi tazminatın birleşen davalı ... Sigorta A.Ş.'ye tekabül eden kısmı dışındaki tutarının tahsil edildiği kabul edilse bile, manevi tazminata dair alınan ödeme mahsubu ile kalan kısım için hüküm kurulmasında bir isabetsizlik olmayacağını, kısmi tahsilatın mümkün olabileceğini, yapılan yargılama sırasında, alacaklının kısmi tediyeyi kabul etmesinin, manevi tazminatın bölünmezliği ilkesinin ihlalini doğurmayacağını, bu ödemenin tam ibra niteliğinde bulunmadığının anlaşılmış olması halinde yerel mahkemece manevi tazminat miktarının takdir ve tayin edilip kısmi ödeme mahsup edilerek hüküm kurulmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığını belirterek, yerel mahkeme ek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru  dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, birleşen dosyada kendilerine dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edilmediğini, bu haliyle savunma haklarının ihlal edildiğini, zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte hakkında hüküm kurulan manevi tazminat miktarlarının çok fahiş olduğunu, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, kararın, yerel mahkeme nezdinde kusur raporu tanzim edilmeden ceza yargılamasında tespit edilen kusur oranlarına göre hüküm kurulması nedeniyle hukuka aykırı olduğunu, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının hukuk hakimini bağlamayacağını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Asıl ve birleşen dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, 21/01/2022 tarihli gerekçeli karar ile davanın maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden kısmen kabulüne, 16/06/2022 tarihli ek karar ile, asıl davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, karar asıl davada davacılar, birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>1-Davacılar vekilinin asıl davaya yönelik verilen 16/06/2022 tarihli ek karara ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Asıl davada manevi tazminat tutarlarının sadece ... .... Ltd. Şti. aleyhine hükmedildiği, davacıların asıl karara yönelik istinaf istemlerinin bulunmadığı, asıl karardan sonra davacılar vekili tarafından sunulan 14/03/2022 tarihli \" Beyan, Sulh ve İbra Protokolü \" başlıklı ibranamenin anılan şirket yönünden manevi tazminat istemini de kapsadığı, davacıların feragat beyanının manevi tazminattan feragati de içerdiği ( birleşen davada ... Sigorta A.Ş.' nin sorumlu olduğu miktar hariç olmak üzere) anlaşılmakla verilen ek kararda usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığından davacıların istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>2-Birleşen dosya/davalısı ... Sigorta A.Ş vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>a-Davalı tarafından dava dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediği ve savunma haklarının kısıtlandığı iddiasıyla karar istinaf edilmiş ise de; dava dilekçesi ve tensip zaptının birleştirme kararından sonra 17/02/2021 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği, ancak yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmakla, bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>b-Davalı tarafından karar, zamanaşımına uğradığı yönünden istinaf edilmiş ise de; tahkikat aşamasında davalı tarafından zamanaşımı defisinin ileri sürülmediği, bu nedenle 6100 sayılı HMK' nın 357/1 maddesi uyarınca istinaf aşamasında zamanaşımı defisinin ileri sürülmesi mümkün olmadığından bu istinaf sebebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.<br>c-Manevi tazminat 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre; hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilecektir. Dolayısıyla; manevi tazminat, zarar görende manevi olarak huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir nitelik taşıdığından, bir ceza olmadığı gibi bu düzenleme ile mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinmemiştir. Yani; zarar görenin zenginleşmemesi, zarara sebebiyet verenin de fakirleşmemesi gerekecektir. Amaç; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi olduğundan, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile birlikte olayın meydana geliş şeklinin de gözönünde bulundurulması, hakkaniyete uygun ve adaletli bir sonuca varılması önem taşıyacaktır.<br>Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre ve HMK.nun 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması, davacı ...' in yaralanmasının niteliği, % 100 sürekli iş göremezlik durumunun varlığı, kusur oranları değerlendirildiğinde hükmedilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olmadığı, somut olayın özelliklerine uygun bulunduğu anlaşılmakla birleşen dosya/davalısı ... Sigorta A.Ş vekilinin tüm istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Asıl davada davacılar vekilinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2022 tarih ve 2016/1285 Esas - 2022/56 Karar sayılı ek kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Birleşen davada/davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2022 tarih ve 2016/1285 Esas - 2022/56 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA; asıl davada davacılardan alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70  TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>Birleşen davada davalıdan alınması gerekli 3.415,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan 773,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.642,33 TL istinaf karar harcının birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,)<br>4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın, asıl dava yönünden temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda birleşen dava yönünden KESİN; asıl dava yönünden kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/02/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23724e645933bb80","SID":"3743e7bc0658df46"}}