{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/603 <br>KARAR NO\t: 2025/789<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                 K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/205 E.  -  2023/25 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/01/2023 tarih ve 2022/205 E. - 2023/25 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  müvekkilinin  2020/128233 sayılı \"...\" ibareli marka başvurusuna davalı şirketin 2017/95664, 2019/69616 sayılı ve \"...\", \"...\" ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kısmen kabulüne karar verilerek başvurunun 25, 35.sınıftaki bir kısım emtialar yönünden kısmen reddedildiğini, bu karara karşı müvekkilin yeniden inceleme taleplerinin TÜRKPATENT 2022-M-3912 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa müvekkili markası ile davalı yanın redde gerekçe markalarının benzer olmadığını, müvekkili markasının \"...'ten fazlası\" anlamına geldiğini, \"...\" ifadesinin “temel giyim ürünlerini” tanımladığını, müvekkilinin \"...\" markası ile, alışılagelen temel ürünlerden fazlasını yani klasik ama kaliteli, ince düşünülmüş, detaya önem verilmiş ürün sunulduğunun vurgulandığını ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2022-M-3912 sayılı kararının iptale karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili,  müvekkiline ait “...” ibareli marka ile dava konusu “...” ibareli başvuru arasında iltibas yaratacak derecede görsel, kavramsal ve telaffuz açısından benzerlik bulunduğunu, bütün olarak bakıldığında her iki taraf markalarında göze çarpan, dikkati çeken, akılda kalan, ayırt ediciliği sağlayan, marka olma vasfını haiz esas unsurun “...” ibaresi olduğunu, müvekkilinin “...” esas unsurlu tescilli birçok markası bulunduğundan, davaya konu markanın da müvekkili markalarının türevi gibi algılanacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, somut uyuşmazlıkta “...” ve “...” ibarelerinden oluşan markaların, ortak olarak “...” ön sesini taşıdıkları gibi bütünsel algıda tüketicide yarattıkları izlenimde de aynı iktisadi kaynağın seri nitelikteki markaları gibi algılanabilecek sonuçlar doğurabileceği, uygulamada da kabul edildiği üzere tüketicinin aklında iki markanın birbiri ile ilişkili olduğu yönünde ciddi bir ihtimal beliriyorsa ve markaya güvenle mal ve hizmetlerin karıştırılma ihtimali doğuyorsa, markalar arası iltibasın veya en azından iltibas tehlikesinin kabulünün gerekeceği, “...” ibaresinin uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler açısından ayırt ediciliği bulunan bir kelime olduğu,  dava konusu markadaki “...” şeklindeki sair kelime unsurlarının hem tali nitelikteki yazımı hem de bütünsel algıda “...” ibaresini geri plana iter nitelikte olmayışı gözetildiğinde, ilgili tüketicilerin de taraf markaları arasında iktisadi ya da idari bir bağ bulunduğu zannına kapılabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  karşılaştırılan markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin çok düşük olduğunu, başkaları tarafından yapılacak değişikliklerle marka olarak kullanılabileceğini, başvuruda yer verilen ek unsurlar ile yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, başvurunun reddine dair YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2020/128233 sayılı \"... ...\" ibareli başvuru ile davalı Şirket'in redde mesnet \"...\" ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markalarda asli unsurlarını oluşturan \"...\" ibaresinin ortak olarak yer aldığı, başvurudaki \"...\" ibarelerinin geri plandaki konumu ile markanın geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, uyuşmazlık konusu 25 ve 35.sınıf mal ve hizmetlerin redde mesnet markaların kapsamında aynı/aynı tür ve benzer olarak yer aldığı, mahkemece SMK'nın 6/1.maddesindeki şartların somut olayda gerçekleştiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01f0556c87dbf70d","SID":"e92decc29edc5435"}}