{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/600 - 2025/787<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/600 <br>KARAR NO\t: 2025/787<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                             K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/204 E.  -  2023/64 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/02/2023 tarih ve 2022/204 E. - 2023/64 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin 2012/104880, 2015/16247, 2015/57231, 2016/42922, 2018/81100, 2019/003628, 2020/09407, 2020/47729, 2020/80208, 2009/37156, 2010/65999, 2010/66000, 2012/105386, 2017/15128, 2017/47138, 2017/69891, 2018/15306 sayılı \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının \"...\" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere gerçekleştirdiği 2021/032458 sayılı başvuruya itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, davalının \"...\" ibareli marka başvurusunun davacının markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, söz konusu ibarenin aynı zamanda davacı şirketin ticaret unvanının çekirdek unsurunu oluşturduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nun 2022-M-5589 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2021/032458 numaralı \"...\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>Davalı ... vekili, taraf markalarında yaratılan bütünsel algı ve imajın farklı olduğunu, ayrıca davacı tarafın iddiasının aksine markalarda yer alan kelime unsurlarının da tamamen farklı olduğunu, aralarında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, kötüniyet hususunu ispata yönelik belge, bilgi sunulmadığını ve SMK 6/1, 6/5, 6/6, 6/9 şartlarının gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, davalı firmaya ait \"...\" markası ile hiçbir benzerliği bulunmayan \"...\" markasının işitsel, görsel veya ayırt edicilik yönünden algısının aynı veya benzer nitelikte olmadığını, taraf markaları arasında tüketicileri yanıltacak bir benzerliğin bulunmadığını, davalının uzun süredir devam eden markalaşma politikası yolunda tescil ettirdiği seri markalarına bir yenisini eklemiş olmasının kötü niyet olarak nitelendirilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının, markanın hükümsüzlüğü talebine dayanak gösterdiği markasını SMK 25/7.maddesi uyarınca Türkiye'de ciddi biçimde kullandığına veya kullanmamaya ilişkin haklı sebeplerinin olduğuna dair herhangi bir delil sunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal  bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacının tiaret unvanı ile davalının marka başvurusu benzer bulunmadığından ticaret unvanına dayalı sonuçların da somut olayda oluşmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline ait \"...\" ibareli markalar ile dava konusu \"...\" ibareli davalı markası arasında karışıklığa sebebiyet verecek şekilde benzerlik bulunduğunu, başvuru markası nedeniyle müvekkiline ait markaların ayırt edicilik niteliğinin zarar göreceği ve bunun sonucu olarak da muhatap firmanın haksız kazanç elde edeceğini,  müvekkili markalarının tanınmışlıktan kaynaklanan saygınlığının zedeleneceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, \"...\" ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olması nedeniyle de korunmasının gerektiğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira başvuru markasının bilinen bir anlamının bulunmadığı, buna karşılık \"...\" ibaresinin \"ermiş\" anlamına gelen ve yaygın kullanılan bir ibare olduğu, karşılaştırılan markalar arasındaki baskın anlamsal farklılığın yanında genel kompozisyon, şekil ve ses unsurları ile de yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı,  markalar arasında ve dava konusu başvuru ile davacının ticaret unvanı arasında benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/5.maddesindeki şartların ve SMK'nın 6/6.maddesi anlamında ticaret unvanına dayalı tescil engelinin oluşmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığının ispat olunamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/04/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9cb2d917f1453f0a","SID":"25c48a8f01aa8488"}}