{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/556 <br>KARAR NO\t\t: 2025/761<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/11/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/238  Esas   2024/679  Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 10/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  10/04/2025<br><br>Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/11/2024 tarihli, 2024/238  Esas ve 2024/679 Karar sayılı dosyası dairemize gönderilmiş olmakla, yapılan inceleme sonunda,<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA : <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine Aydın İcra Müdürlüğü'nün 2014/14776 E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, Takibe dayanak gösterilen, 02.04.2010 tanzim tarihli, 02.03.2013 vade tarihli 80.000-TL bedelli senetin altında müvekkilinin imzasının taklit edilmek suretiyle düzenlendiğini, Mahkemece yaptırılacak imza incelemesi neticesinde de, takibe konu senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının ortaya çıkacağını, Davalı tarafın  bahse konu icra dosyası nedeniyle haksız olarak müvekkiline  ait ... ili ... ilçesi ... Mah. ... Mevkii ... parsel  sayılı taşınmaz üzerine ihtiyati haciz koydurarak Aydın 1. Sulh Hukuk Mahkemesinini 2023/1258 esası ile ortaklığın giderilmesi davası açtığını  kötü niyetli olarak başlatılan Aydın İcra Müdürlüğünün  2014/14776 Esas sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. <br> İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Mahkemece; ...\"5 Nisan 2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un dava şartı arabuluculuk ile ilgili düzenlemeler getiren 31., 34., 37., 38. Ve 41. Maddeleri ile 7442 sayılı Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 01/09/2023 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.<br>Buna göre 6102 sk md 5/A gereğince \"6102 sayılı Kanun'un4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01/09/2023 tarihinden itibaren dava şartıdır.\"hükmü getirilmiş olup dava tarihi itibariyla davacının arabulucuya başvurmadan eldeki davayı açtığı, 6325 sayılı yasanın 18/A-2. bendi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddileceğinin öngörüldüğü gözetildiğinde bu eksikliğin sonradan giderilmesinin mümkün olmadığı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2021/70 Esas 2021/99 Karar sayılı dosyasında da bu hususun hüküm altına alındığı, dosyanın incelenmesinde davacının arabulucuk başvurusunda bulunmadığı, arabuluculuk son tutanağının dosyaya hiç sunulmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>..\" şeklinde karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyanın görevsizlik üzerine yerel mahkemeye gönderildiğini, mahkemenin resen incelemesi gereken görev konusunu hiç bir şekilde irdelemeden işin esasına girdiğini, dosyanın görev yönünden tekrar incelenmesi gerektiğini, davaya konu senedin 02.04.2010 tanzim 02.03.2013 vade tarihli olduğunu, aradan geçen zamanın ve müvekkilinin itirazı da dikkate alındığında kambiyo senedi vasfını yitirdiğini,  her iki tarafında  tacir vasfında olmadığını,  dosya da görevli mahkemenin Asliye Hukuk mahkemesi olduğu gerçeği karşısında dosyanın zorunlu arabuluculuk kapsamında olmadığının açık bir şekilde anlaşıldığını, kararın kaldırılmasını dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi hususunda karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME,<br>DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Dava; senede dayalı açılan icra takibinde menfi tespit talebidir.<br>Mahkemece davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden davanın açıldığından bahisle usulden reddine karar verildiği görülmüştür. <br>Dava konusu bononun vade tarihinin 02.03.2013, icra takibinin 18.06.2014 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapıldığı, eldeki davanın ise, 05.10.2023 tarihinde açıldığı görülmüştür.<br>01.09.2023 tarihinden itibaren açılacak menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvuru dava şartı haline getirilmiştir.<br>Eldeki dava 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre zorunlu arabulucu kapsamında olup, dava şartı olarak ticari davalarda zorunlu arabuluculuk söz konusudur. Bu itibarla, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk kuralının uygulanmadığı görülmüştür. Dava şartı noksanlığının re'sen tespit edilerek davanın usulden reddine dair verilen mahkeme kararının da bir hata olmadığı anlaşılmakla; yapılan istinaf başvurusunun açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/11/2024 tarihli, 2024/238  Esas ve 2024/679 Karar sayılı kararına karşı davacı  vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-a-Davacı  tarafından peşin yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının hazineye gelir kaydına, <br>b-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın  taraf vekillerine ilk derece mahkemesi tarafından tebliğine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 10/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd7c4357cec6497f","SID":"ef21bbf5ce53eb6d"}}