{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2024/229<br>KARAR NO\t\t: 2025/187<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/79 E. 2023/720 K.<br>DAVA KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30/01/2025<br><br>İSTEM:<br>Davacı vekili, ... İli, ... Mahallesi, ... Mevki'nde bulunan .... Şti'ye ... genel müdürlüğü tarafından 25/06/2015 tarihinde kanal bağlantı izni verildiğini, verilen bağlantı iznine şerh düşülerek evsel atık sular haricindeki atık sular için tesis çıkışına çamur ve yağ tutucu yapılması gerektiği firmaya aynı tarihte bildirildiğini, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından 20/11/2019 tarihinde tesis bağlantısının bulunduğu yerde yaptığı denetim sırasında almış olduğu numunelerin analiz sonucunda deşarj standartlarına uygun olmadığı denetim tarihinde davalı firmanın kanal bağlantı izini verilirken belirtilen koşullar ile önlemleri almadığını ve proses kaynaklı atık sularının arıtılmadan ... genel müdürlüğüne ait atık su altyapı tesisine verdiğini, 20/11/2019 tarihinde genel müdürlükleri aleyhine idari yaptırım uygulandığını, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen idari para cezasının ödemesi müvekkili tarafından yapıldığını, daha sonra işletmenin yükümlülüklerinin yerine getirmemesinden kaynaklı olmasından dolayı işletmeye yapılan ödemenin iadesine yönelik ihtarname gönderildiğini, davalı firma tarafından da genel müdürlüklerine geri ödemesi yapıldığını, söz konusu mahalde 28/10/2022 tarihinde yapılan denetim sonucu firmaya kesilen ilk ceza itibariyle hiçbir önlem alınmadığı alınan numuneler ve yerinde tespit sonucu görüldüğü, işletme tarafından 20/11/2019 tarihinde aynı kabahat fiili işlendiğinden 131.516,00 TL 131.516,00 TL toplamda 263.032,00 TL müvekkiline ikinci defa idari para cezası uygulandığını müvekkili tarafından herhangi bir yaptırım tehdidi altında kalmamak için ödeme gerçekleştirdiğini, davalı firmanın kanun ve yönetmelik maddeleri ile tarafına yüklenen görev sorumlulukları yerine getirmemesinden kaynaklandığını, ihtarname gönderildiği ancak davalı firma tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde belirtilen idari para cezasının ödemesinin gerçekleştirilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 29.12.2022 tarihinde yapılan 197.274,00-TL ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı firmadan alınarak müvekkili idareye ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı ... Ltd Şti vekili, Aydın Valiliğinin 22.11.2022 tarih ve 09.00.22.0063 sayılı işlemi gereğince tahakkuk ettirilen idari para cezasının davacı tarafından çekincesiz ödenmesi sonrasında (idari para cezasının her hangi bir iptal istemine konu edilmediği anlaşılmaktadır.) müvekkili şirketin tesisinde kanalizasyon bağlantı ruhsatları ... Genel Müdürlüğünden 25.06.2015 tarihinde evsel ve proses kaynaklı atık sular için alınmasına; zeminde çamur ve yağ tutucularının 28/10/2022 tarihinde bulunmakta oluşuna rağmen ve sorumluluğun bütünü ile davacı ve/veya ... Büyükşehir Belediyesine ait olmasına rağmen; hukuka ve/veya mevzuata aykırı olarak Aydın Valiliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 22.11.2022 tarih ve 09.00.22.0063 sayılı işleminde belirtmiş olduğu tutarın çekincesiz ödendiği ve davacı tarafından haksız ve yersiz olarak müvekkiline rücu istemi dava açıldığını, davada müvekkili şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacının müvekkili şirkete rücu isteminin Çevre ve Şehircilik ilk Müdürlüğünün ihlal gördüğü tespit ile müvekkilinin faaliyetleri arasında uygun illiyet bağının bulunmaması nedeni ile davacı talebinin dinlenilebilir yönünün bulunmadığını, davacının çekincesiz ödeme sonrası müvekkiline başvurusu nedeni ile zarar görenin kusurlu olduğunun açık olduğunu, ... İlçesi ... Mahallesinde 2872 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesinin 5. fıkrası gereğince atık su tesisi kurulmamış olması nedeni ile davacı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünü cezasının birincil muhatabı olduğunu, belirterek davanın ...  Başkanlığına ihbarına, davanın reddine ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle: 6360 sayılı yasa ile ... Belediyesi'nin, ....'ne dönüşmüş ve Aydın ili mülki sınırları içerisinde birtakım hizmetlerin görülmesi ile ilgili yetki ve görevlerin, yasa gereği ...'ne verildiğini, ...'nin yetki, görev ve sorumluluklarının ana dayanağı olan 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu'nun 7. Maddesinin (r ) bendinde “r) Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak'' denilmek suretiyle su, kanalizasyon ve bunun için gerekli tesislere ilişkin tüm sistemlerin kurulmasının büyükşehir belediyesine verildiğini, ...nin kurulmasını müteakip 31.03.2014 Tarih ve 2014/6072 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de su, alt yapı hizmetleri ve kanalizasyon işlerinin tek elden yürütülmesi için ... kurulduğunu, 2560 Sayılı .... Genel Müdürlüğü Kurulu ve Görevleri Hakkında Kanunun Ek 5. maddesinde yer alan ''Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır.' hükmü gereğince ... de diğer su ve kanalizasyon idareleri gibi bu kanun hükümlerine tabi olduğunu, dolayısıyla ... İdaresinin ...nden ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmuş ve bu sayede ...nden bağımsız yönetim, mal varlığı ve personeli bulunan, özerk bir tüzel kişiliğe haiz bir kamu kurumu haline geldiğini, müvekkili kurumun ... Genel Müdürlüğü’nden ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğunu, bu hususun Danıştay 8. Dairesi 2015/14743 E. ve 2016/1147 K. İle de ortaya konulduğunu, dava konusu edilen hususun ...'nin yetki ve görev sahasında kaldığı ve ...'den farklı bir tüzel kişiliğe haiz olan ...ni ilgilendirmediğini belirterek ... ve ...'nin birbirinden farklı tüzel kişiliklerinin bulunduğu ve bu sebeple dava konusu olayda müvekkili kurumun sorumluluğuna gidilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME:<br>\"...........Yapılan yargılama, keşif, bilirkişi raporu, dosya arasındaki tüm bilgi ve belgelerden; idari yaptırıma konu olan atık suyu arıtma işlemi görev ve sorumluluğunun davacıya ait olduğu ayrıca keşif mahallinde de görüldüğü üzere davalı tesisten kaynaklanan katı ve sıvı hayvansal atıkların bir separatör yardımı ile ayrıştırıldığının görüldüğü ve fotoğraflandığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\" gerekçesi ile; <br>\"1-Davanın REDDİNE,\" karar vermiştir.<br>BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ:<br>Davacı vekili, davalıya 25.06.2015 tarihinde kanal bağlantı izni verildiğini, ancak 20.11.2019 ve 28.10.2022 tarihlerinde yapılan denetimlerde davalının izinde belirtilen koşullara uymayarak arıtılmamış atık suları ...'ye ait altyapı tesisine verdiğinin tespit edildiğini ve bu nedenle ... aleyhine iki kez idari para cezası uygulandığını, ...'nin bu cezaları ödediğini ve davalıya rücu talebinde bulunduğunu, ancak davalının ödeme yapmadığını, İlk derece mahkemesinin, bilirkişi raporuna dayanarak davanın reddine karar verdiğini, bu kararın hukuka aykırı olduğunu, zira 6360 ve 5216 sayılı kanunlar uyarınca su ve kanalizasyon hizmetlerinin Büyükşehir Belediyesi'nin görevi olduğunu, ...'nin de bu kapsamda kurulduğunu, davalının arıtma yapmadan atık sularını ...'ye ait tesislere vermesinin Çevre Kanunu'na ve ilgili yönetmeliklere aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, zira davalının arıtma yapmadan atık sularını verdiğinin ve kanalizasyon hattına katı atıklar ile kan deşarjı yaptığının fotoğraflarla ve yönetmelik hükümleriyle açık olduğunu savunarak, istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Dava, 22.11.2022 tarihli idari yaptırım kararı gereğince davacı tarafından ödenen 197.274,00 TL idari para cezası dolayısıyla rücu şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı taraf, ... ili ... Mahallesi, ... mevkiinde bulunan ... Ltd Şti'ye 25.06.2015 tarihinde kanal bağlantı izni verildiğini,izin verilirken bağlantı iznine şerh düşülerek evsel atık sular haricindeki atık sular için tesis çıkışına çamur ve yağ tutucu yapılması gerektiğinin bildirildiğini, ancak Çevri Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün 20.11.2019 tarihli tutanak ile proses kaynaklı atık suların arıtılmadan ...'ye ait kanalizasyon hattına deşarj edildiğini belirterek idari para cezası kestiğini, 28.10.2022 tarihli kontrolde tutulan ilk tutanak ve kesilen ilk ceza tarihinden itibaren hiçbir önlem alınmadığının tesbit edildiğini ve bu doğrultuda idari para cezasının kesildiğini, kendilerinin bu cezayı ödeyip eldeki dava ile rücu talebinde bulunduklarını beyan etmiş, davalı tarafça kanal bağlantı izinin verildiğini, bağlantı izin belgesindeki çamur ve yağ tutucuların taraflarınca monte edildiğini, atık su arıtma sisteminin kurulması sorumluluğunun davacı ve dava dışı Büyükşehir belediyesine ait olduğunu, açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince mahallinde Jeoloji ve Çevre Mühendisi bilirkişiler ile keşif yapılmış, bilirkişiler tarafından dosya içerisine ibraz edilen raporda çevre kirliliğine neden olan atık suyun kaçak bir hatla ortama verilmediğini, atıksu bağlantı ruhsatının .... tarafından bir ücret karşılığı düzenlendiğini ve bu nedenle arıtma işleminin ...'ye ait olacağına ilişkin görüş bildirmişse de bilirkişilerce 2872 sayılı Çevre Kanunu ve Atık Suların Kanalizasyon Şebekesine Deşarj Yönetmeliği hükümleri değerlendirilmeden ,tarafların sorumluluğu noktasında yasal mevzuat yönünden bir değerlendirme yapılmadan rapor düzenlenmiş olup, davacı yanca, anılan rapora karşı ileri sürülen itirazlar ve konu ile ilgili yeniden bir rapor alınması talebi karşılanmadan yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm tesis edilmesi doğru olmamıştır.<br>O halde mahkemece, davacının iddiaları ve davalıların savunmalarının değerlendirilerek ve ilgili yasal mevzuat hükümleri de dikkate alınarak, eldeki davaya konu idari yaptırıma neden olan çevre kirliliğinden davalının sorumlu olup olmadığına yönelik Üniversitelerin Çevre ve Makine Mühendisliği bölümlerinden seçilecek 2 Çevre Mühendisi, 1 Makine Mühendisinden oluşan 3 kişilik akademisyen bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle dava konusu olayda davalı şirketin sorumluluğunu gerektirecek bir durumun bulunup bulunmadığı hususlarını içeren, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yasa yolu denetimine elverişli rapor alınması ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, itiraza uğramış bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmadan karar verilmiş olup açıklanan eksikliklerin ikmal edilerek sonuca ulaşılması için davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;<br>1)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulü ile Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2023 tarih, 2023/79 E. 2023/720 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2)Açıklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3)Ödediği istinaf karar ve ilam harcının isteği halinde davacıya iadesine,<br>4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine,<br>5)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,<br>Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-c,g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 30.01.2025 günü oy birliği ile karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"16147b0979b52edc","SID":"461b269a4dd4e18e"}}