{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/358 <br>KARAR NO\t: 2025/462<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/997 ESAS - 2023/938 KARAR<br>DAVA KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10.03.2025<br><br><br>İSTEM :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının,elektrik enerjisini Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine aykırı kullanımının tespit edilerek tutanak altına alındığını, bu kullanımına ilişkin 1.659.543,86 TL kaçak elektrik kullanım bedeli tahakkuk ettirilmesine rağmen davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine davaya konu icra takibinin yapıldığını ve davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek davalının icra dosyasında borca ve ferilerine ilişkin yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde;   davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması nedeniyle öncelikle usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın icra takibine dayanak yaptığı kaçak elektrik tutanağının Kaçak Elektrik Tespit İşlemleri Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre usulsüz olduğunu, tespitin ve tutanağın yönetmelikte belirtilen usullere aykırı tutulduğunu, gerçeğe aykırı ve usulsüz 06/04/2021 ve 30/04/2021 tarihli tutanaklarda kaçak elektrik kullanım şekli olarak sayaçlara müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellendiğinin iddia edildiğini,  yönetmelik hükmü uyarınca sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili sayaç değiştirme tutanağının düzenlenmediğini, elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğine ilişkin laboratuvar raporunun mevcut olmadığını, davacı tarafça sunulan Yargıtay kararının somut dava yönünden uygulama yerinin bulunmadığını,   30/04/2021 tarihli olduğu iddia edilen 063861 seri no'lu tutanağın altındaki imzaların tarihlerinin 07/06/2021 olup, bu durumun dahi tek başına tutanakların usulsüz düzenlendiğini, hatta tutanaklar düzenlendikten sonra altına imzalar atıldığını ve belki de tutanakları düzenleyenler ile imzalayanların farklı kişiler olduklarını gösterdiğini, İzmir 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/71 değişik iş sayılı dosyasında, kaçak elektrik kullanımının söz konusu olup olmadığının tespiti konusunda delil tespiti taleplerinin mahkemece reddedildiğini, tutanaklardan önceki ödenmiş faturalardan görüleceği üzere, o tarihlerde buz üretim işiyle iştigal eden müvekkilinin aylık 10.000,00 TL ile 20.000,00 TL arasında elektrik faturaları ödediğini belirterek davanın reddine, davacının haksız, dayanaksız ve kötü niyetli icra takipleri nedeniyle % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>\"...kaçak elektrik kullanımına ilişkin tutanaklara konu iş yerinin sahibi ve bu iş yeri nedeniyle elektrik abonesi olan davalı şirketin, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle davaya konu tutanakların düzenlenerek tahakkukların yapıldığı, davalı tarafça aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan tutanağın içeriği konusunda inkarda bulunulmadığı, abone olması yanında fiili kullanıcı olan davalının, davaya konu kaçak elektrik kullanımından sorumlu bulunduğu, rapor ve ek raporda bilirkişiler tarafından yapılan ayrıntılı, gerekçeli, usul, yasa ve dosya kapsamına uygun tespit, değerlendirme ve hesaplamaların ilgili mevzuata, dosya kapsamına, hükme ve denetime elverişli nitelikte olup, taraf vekillerince rapor ve ek rapora itiraz edilmiş ise de, bir başka bilirkişiden rapor veya bilirkişilerden ek rapor alınmasını gerektirir rapor ve ek raporu çürütecek bilimsel verilere ve belgeye dayalı somut ve haklı hiçbir itiraz nedeninin bildirilmemiş olması karşısında, taraf vekillerinin itirazlarında haklılık bulunmamasına bağlı olarak, başkaca bir rapor alınmasına gerek bulunmadığı, davaya konu alacağın, kamu alacağı niteliğinde bulunmaması nedeniyle bilirkişilerin rapor ve ek raporda avans faizi üzerinden ve KDV dahil olmak üzere yaptıkları hesaplamaların ilgili mevzuata uygun olduğu, her iki tarafın tacir olup, kaçak elektrik kullanımına konu yerin ticarethane nitelikli olması nedeniyle avans faizi niteliğinde işlemiş gecikme faizi ve işleyecek faiz talep edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, bilirkişi rapor ve ek raporunda yapılan hesaplamalar dikkate alınarak hüküm kurulmasının dosya kapsamı ile usul ve yasa hükümlerine uygun olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporunda belirlenen alacak miktarları üzerinden takibin devamına, davacı tarafın, davaya konu icra dosyalarındaki fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de, davaya konu alacağın, kaçak elektrik kullanımı iddiasından kaynaklanıp, uyuşmazlığın ve tahakkuk ettirilmesi gereken bedelin yargılamayı gerektirdiği, davacı tarafın dahi hesaplamayı usul ve yasaya uygun yapamadığı, alınan uzman bilirkişi raporu ile doğru  hesaplamanın yapılabilmesinin mümkün olduğu, buna göre hükmedilecek bedelin bilirkişi incelemesi ile tespitinin gerekli olması karşısında alacağın likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği göz önünde tutularak, davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddi ile reddine karar verilen alacaklar bölümü yönünden davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de, davacı tarafın reddedilen alacak bölümü yönünden kötü niyetli olarak icra takiplerini yaptığına ilişkin dosyada bir delil toplanmadığı ve davalı tarafın bu konudaki iddiasını kanıtlar hiçbir delili dosyaya sunmadığı dikkate alınarak, davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir...\" gerekçesiyle;<br>\"1-Davanın KISMEN KABULÜ ve davalının, davaya konu İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2021/7225 ve İzmir 9.İcra Müdürlüğünün 2021/8414 sayılı dosyalarında borca ve ferilerine ilişkin itirazlarının kısmen iptali ile takibin;<br>a-İzmir 9.İcra Müdürlüğünün 2021/8414 sayılı dosyası yönünden; 137.562,25 TL kaçak tüketim faturası borcu, 1.136,30 TL KDV ve 6.312,79 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 145.011,34 TL alacak ile işleyecek faiz yönünden takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık % 16,75 oranında ve TCMB genelgeleri doğrultusunda değişen oranlarda avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte devamına,<br>b-İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2021/7225 sayılı dosyası yönünden; 48.809,09 TL kaçak tüketim faturası borcu,  60,48 TL KDV ve  335,98 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 49.205,55 TL alacak ile işleyecek faiz yönünden takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık % 16,75 oranında ve TCMB genelgeleri doğrultusunda değişen oranlarda avans faizi ve faizin KDV'si ile birlikte devamına,<br>2-Davanın KISMEN REDDİ ile,<br>a-İzmir 9.İcra Müdürlüğünün 2021/8414 sayılı dosyası yönünden; davacı tarafın, 1.421.981,61 TL kaçak tüketim faturası borcu, 13.835,32 KDV ve 76.862,88 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 1.512.679,81‬ TL'lik fazlaya ilişkin isteminin reddine, <br>b-İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2021/7225 sayılı dosyası yönünden; davacı tarafın, 195.103,2‬0 TL kaçak tüketim faturası borcu, 290,75‬ TL KDV ve 1.615,32‬ TL gecikme zammı olmak üzere toplam 197.009,27‬ TL'lik fazlaya ilişkin isteminin reddine, <br>3-Davacı tarafın icra inkar tazminatı ve davalı tarafın kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine,<br>\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>İstinaf başvurusunda bulunan davalı dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini, davacının, işbu davayı yasada öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açmadığını, davacının icra takibine dayanak yapmış olduğu Kaçak Elektrik Tespit İşlemleri Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre usulsüz olduğunu, davanın tam reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının mahkeme sunmuş olduğu gerçeğe aykırı ve usulsüz 06/04/2021 ve 30/04/2021 tarihli tutanaklarda kaçak elektrik kullanım şekli olarak sayaçlara müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellendiğini iddia ettiklerini, davacının düzenlemiş olduğu tespit tutanaklarının ve yapmış olduğu işlemlerin hiçbir geçerliliği ve hiç bir hukukiliği bulunmadığını, davacının yönetmelikte belirtilen usullere riayet etmeden işlemler yaptığını, davacının iddia ettiği gibi bir kaçak elektrik kullanımı olması halinde davalı müvekkili hakkında uygulanması gereken maddenin 43/2 ve devamında düzenlendiğini, davacı şirketin bu usullerin hiçbirine riayet etmeden gerçeğe aykırı tutanaklar düzenlediğini, davalı şirket alelade iki adet tutanak düzenleyip kaçak elektrik kullanımı tespit ettiğini iddia ettiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne göre davacı \"Sökülen ve takılan sayaçlarla yönetmeliğin ilgili sayaç değiştirme tutanağını düzenlemediğini, elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğine laboratuvar raporu da mevcut olmadığını, davacının iddiasının hiçbir hukuki geçerliliği olmadığını, bahse konu elektrik abonesine düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı tamamen, mesnetsiz ve haksız çıkar sağlamaya yönelik gerçek dışı iddialar olduğunu, müvekkiline haksız olarak borç yükletilmek istenildiğini, tüm bu itirazları mahkemece dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, davacının tespit belgelerinin hukuki niteliğiyle ilgili ilk derece mahkemesine mahkemeye sunmuş olduğu Yargıtay içtihadının; işbu davaya uygulanamayacağını, Yargıtay Kararına konu olaya uygulanan yönetmeliğin \"4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü resmi gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği\" olduğunu, bu yönetmelik işbu davaya konu olan işlemler sırasında yürüklülükte olmadığını, mahkemenin bu kararının kanaatlerince kaldırılması gerektiğini, davanın tam reddine ve davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacı şirket çalışanları tarafından tutulan her iki tutanakta da çelişkili tarihler mevcut olduğunu, davacı çalışanları tarafından tutulan 30/04/2021 tarihli olduğu iddia edilen 063861 seri no'lu tutanağın altındaki imzaların tarihlerin, 07/06/2021 olduğunu, bu durumun dahi tek başına tutanakların usulsüz düzenlendiğini, hatta tutanaklar düzenlendikten sonra altına imzalar atıldığını ve belki de tutanakları düzenleyenler ile imzalayanların farklı kişiler olduklarını gösterdiğini, keza davacı şirket çalışanları tarafından tutulan 06/04/2021 tarihli olduğu iddia edilen 063993 seri no'lu tutanağın altındaki imzaların tarihlerinin; 08/04/2021 olduğunu, bu durumun dahi tek başına tutanakların usulsüz düzenlendiğini, hatta tutanaklar düzenlendikten sonra altına imzalar atıldığını ve belki de tutanakları düzenleyenler ile imzalayanların farklı kişiler olduklarını gösterdiğini, icra takiplerine dayanak yapılan tutanakların usulsüz olduğunun açıkça görüldüğünü, bu usulsüzlüğe rağmen mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kötü niyet tazminatı talebimiz yönünden mahkemece verilen kararı kabul etmediklerini, neresinden hesap yapılırsa yapılsın, asla ve kat'a; müvekkilinden talep edilen meblağlarda bir para tahsil edilebilmesinin ve bu fahiş tutarlarda ceza kesilebilmesinin mümkün olmadığını, kesilen cezalar ve icra takipleriyle talep edilen meblağların; haksız ve hukuksuz tamamen keyfi olduğunu, davacı tarafın kötü niyetli bir şekilde müvekkili firma aleyhine icra takibi başlattığını, tüm bu sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının müvekkili lehine kaldırılmasına, davanın tam olarak reddine, davacı tarafın haksız, dayanaksız ve kötü niyetli icra takipleri nedeniyle % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İstinaf başvurusunda bulunan davacı dilekçesinde özetle;  bilirkişi heyetince yapılan hatalı değerlendirme ve hesaplamanın hükme esas alındığından müvekkili kurumun tahakkuk ettiği değerin altında bir kaçak kullanım bedelinin tespitinin yapıldığını, ek ve kök rapora ilişkin itirazların değerlendirilmediğini, ... Caddesi No:... ... Mahallesi .../... adresinde bulunan 11999771 tesisat numaralı aboneliğin 50002660 seri numaralı sayacının 06.04.2021 tarihinde söküldüğünü, sayacın üreticisi .... Aş. Merkez Sayaç Ayar İstasyonunda yapılan incelemede \"sayacın log kayıt bilgilerinde çok sayıda rest aldığı ve bu durumun şok cihazı müdahalesinden kaynaklandığı\" tespit edildiğini, ... Tic. Aş.’nin raporuna istinaden müvekkili şirket ekipleri tarafından K-63993 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini, tutanağa istinaden davalı şirket adına Z/00125054 seri numaralı 1.659.543,86-TL kaçak kullanım faturası oluşturulduğunu ve yine aynı adreste 30.04.2021 tarihinde tesisatın 50008872 seri numaralı sayacın sökülerek, sayacın üreticisi ... Tic. Aş. Merkez Sayaç Ayar İstasyonunda yapılan incelemede \"sayacın log kayıt bilgilerinde çok sayıda rest aldığı ve bu durumun şok cihazı müdahalesinden kaynaklandığı\" tespit edildiğini,  .... Tic. Aş.’nin raporuna istinaden müvekkili şirket ekipleri tarafından Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlendiğini, tutanağa istinaden davalı şirket adına 692000073382 seri numaralı 243.912,29-TL kaçak kullanım faturası oluşturulduğunu, ilk derece yargılamasında alınan bilirkişi kök ve ek raporlarını kabul etmediklerini, gösterilen doğru hesaplama metodu ile hesaplama yapılmadığını, kaçak tespitinin doğru belge ve bulguya dayandığının izahtan vareste olmakla beraber bilirkişi heyetince herhangi bir dayanak gösterilmeden kaçağa bağlı geriye dönük ek tüketim yapılamayacağı yönünde kanaat bildirildiğini, mahkemece de söz konusu kanaat dayanak alınarak bu yönde hüküm verildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 45 ile kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak sürenin de  hükme bağlandığını, bu haliyle hukuka aykırı bilirkişi raporlarını içeren dosyada yine bu raporların hükme esas alınması sebebiyle gerekçeli kararın da hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirket açısından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı hesaplamalar ile incelemelere dayalı bilirkişi raporlarının karara esas alınarak davalıya tahakkuk ettirilenden çok daha düşük miktarda kaçak kullanımdan sorumlu bulunması mümkün olmadığını, sonuç olarak, müvekkil şirket tarafından EPDK yönetmeliklerine uygun kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 47. maddesi gereği davalı tarafından mevzu bahis faturaların müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE :<br>Dava; kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla davalı aleyhine girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ve davacı tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı;<br>1)Davalı ve davacının, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2023 tarih, 2022/997 Esas ve 2023/938 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurularının, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2)a-Alınması gereken 13.266,95-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 3.316,74-TL'nin mahsubu ile bakiye 9.950,21-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>b-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,8‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3)İstinaf giderlerinin yapanların üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine,<br>Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a TEMYİZ yolu açık olmak üzere 10.03.2025 günü oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8cdb83984097b58a","SID":"9162cfa86f053bcc"}}