{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/20 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/33<br><br>DAVA\t: Zayi Belgesi Verilmesi<br>DAVA TARİHİ\t: 07/01/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 10/01/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH  \t: 10/01/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,<br>Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı şirketin 18/01/2016 tarihinde kurulduğunu, davacı şirketin çöp poşeti imalatı yaptığını, şirketin %100 pay sahibinin ... olduğunu, 31/01/2022 tarihli genel kurul kararı gereği 31/01/2025 yılına kadar şirketin yetkilisinin ... olduğunu, kararın 17/02/2022 tarihli 2 sayılı Yönetim Kararının Bakırköy .... Noterliği 23/02/2022 tarih, ... yevmiye numarası ile tasdik olduğunu, şirket yetkilisinin son işlem yaptığı tarih olan 17/02/2022 tarihinde defteri nereye koyduğunu hatırlamadığını, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesine ... esas sayılı dosyası ile zayi belgesinin talep edildiğini, ancak dava şartı oluşmadığından reddine karar verildiğini, şirket içi işlem yapılamamasının zarar doğuracağını, bu sebeple Zeytinburnu .... Noterliğine başvuru yapıldığını, ancak noterlikçe başvurunun reddedildiğini belirterek, davanın kabulünü talep ve dava etmiştir.<br>DELİLLER :  Tüm dosya kapsamında toplanan deliller.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE  :<br>Dava, muarazanın giderilmesi istemine ilişkin olduğu tespit olundu. <br>TTK’nun 82/7 maddesi “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermektedir. Anılan yasa maddesinde  zayi belgesi verilmesini gerektiren afet halleri  sınırlı şekilde sayılmamış ise de zayi belgesi verilebilmesi için maddede belirtilenler gibi hallerden birinin olayda mevcut olması ve  defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.<br>TTK'nun 82/(1). maddesinde, “Her tacir; a) Ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, b) Alınan ticari mektupları, c) Gönderilen ticari mektupların suretlerini, d) 64 üncü maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür.\" Aynı yasanın 82/(7).maddesinde ise \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyai öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir....” hükümleri düzenlenmiştir. 01/07/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 55 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan ‘’onbeş’’ ibaresi ‘’otuz’’ şeklinde değiştirilmiştir. <br>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamında \"Talep eden  tarafından şirket yetkilisinin elinde meydana gelen hırsızlık olayında şirkete ait yönetim kurulu karar defteri ile genel kurul ve müzakere defterlerinin çalındığı  ileri sürülerek zayi belgesi verilmesi ve muarazanın giderilmesi talep edilmiş olup, ilk derece mahkemesince şirket yetkilisinin basiretli bir tacir gibi davranmadığı, gerekli özeni göstermediği, muarazanın giderilmesi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddine\" şeklinde karar vermiştir. <br>Yine benzer şekilde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi ... Esas, ...Karar sayılı ilamında  \"Bu kapsamda; isteme konu ticari defterlere yönelik zayi belgesi verilmesi hali belirtilen yasal koşulların gerçekleşmesi halinde mümkündür. Davacı tarafından bu yönde yapılan başvuru hak düşürücü süre sebebiyle reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Öte yandan, ticari defterlerin zayi olması halinde yenisinin açılışı onayının Noterlikçe zayi belgesinin ibrazı koşuluna bağlanması ve davacı tarafından bu belgenin ibraz edilmemesi halinde muarazanın varlığından bahsedilemeyeceği gibi ticari defterlerin zayi edilmesi halinde başvurulacak yasal yol TTK'nın 82/7 maddesindeki düzenlemedir. Söz konusu düzenleme gözetilmeksizin muarazanın giderilmesi davası ile talep edilen menfaatin sağlanması mümkün değildir. Mahkemece davanın bu nedenlerle esastan reddine ve istemi bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken gerekçeli hata ile süre aşımı sebebiyle davanın reddi doğru görülmemiştir. \" şeklinde karar vermiştir. <br>Yine benzer şekilde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas, .... Karar sayılı ilamında  \"Uyuşmazlık, noterlerce zayi belgesi olmadan yönetim kurulu defterinin onaylanıp onaylanmayacağına ilişkindir... Eldeki uyuşmazlıkta, davacının, yönetim kurulu defterinin kaybolduğu gerekçesi ile zayi belgesi istemli açtığı davanın yargılaması sonunda Ulus Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) * kararı ile davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacının notelikten yeni bir yönetim kurulu defterinin onaylanmasını istediği, isteğinin zayi belgesi sunulmaması nedeni ile reddedildiği, davacının defterin onaylanmasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Bir tacirin saklamakla görevli olduğu defter ve belgelerin zayi olması halinde mahkemenin görevi 6102 sayılı TTK'nın 82. maddesi uyarınca koşulları oluştuğunda zayi belgesi vermek olup, bunun dışında bir görevi bulunmamaktadır. Hal böyle olunca eldeki davanın dinlenme olanağı olmayıp davanın esastan reddi gerektiğinden davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın kaldırılarak yeni hüküm verilmesi gerekmiştir. \" şeklinde karar vermiştir. <br>\"Muaraza sözcüğü Arapça isim kökünden (arz) gelmekte olup; birbirine karşı gelme, kavga ve çekişme anlamlarını içermektedir. Hukuki açıdan ise, bir hak talebi etrafındaki çekişmeyi, özellikle davalının sataşmasını ifade etmektedir. Bu nedenle uygulamada, muarazanın meni davası deyiminin yanı sıra sataşmanın önlenmesi davası tabiri de kullanılmaktadır. Muarazanın giderilmesi (önlenmesi) davasında davacı: kendisine ait bir hak (malvarlığı, alacak hakkı vs.) üzerinde davalı tarafça hak iddia edildiğini, bu hakkın fiilen kullanımını engelleyici davranışlar sergilendiğini, bu bağlamda soz konusu hakkın geleceğe yönelik muhtemel kazanımlarının belirsizliğe sürüklendiğini iddia ederek mahkemeden bunların giderilmesini istemektedir. (Tutumlu, Mehmet Akif, Terazi Hukuk Dergisi, Cilt: 8, Sayı:86, Ekim 2013, Sayfa: 98-102)\"<br>Tüm dosya kapsamı, Bakırköy .... ATM' nin ... esas .... Karar sayılı dosyası ve emsal içtihatlar birlikte değerlendirildiğinde; Bir tacirin saklamakla görevli olduğu defter ve belgelerin zayi olması halinde Ticaret Mahkemesinin görevi 6102 sayılı TTK'nın 82. maddesi uyarınca koşulları oluştuğunda zayi belgesi vermek olduğu, , bunun dışında bir görevi bulunmadığı, ticari defterlerin zayi olması halinde yenisinin açılışı onayının Noterlikçe zayi belgesinin ibrazı koşuluna bağlanması ve davacı tarafından bu belgenin ibraz edilmemesi halinde muarazanın varlığından bahsedilemeyeceği gibi ticari defterlerin zayi edilmesi halinde başvurulacak yasal yolun TTK'nın 82/7 maddesindeki yasal düzenleme olduğu, bu düzenleme dışında davacı tarafın talebi karşılanamayacağı ve ortada muarazanın varlığı söz konusu olmadığından davacının davasının reddine, davacının hukuk boşluğu iddiası yönünden, Türk Medeni Kanunu'nun 1/2. Maddesinde yer aldığı şekliyle bir hukuk boşluğu bulunmadığı, TTK 82. Maddesinde açık düzenleme yer aldığı anlaşıldığından talebin ve davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda  açıklanan  nedenlerle;<br>1-Davanın Reddine, <br>2-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve  345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle  tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili  İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf  yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.  10/01/2025<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır  <br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır   <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"afd46f6e8b6bee98","SID":"84c56a1a389a503c"}}