{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2025/39 Esas<br>KARAR NO:2025/275<br>DAVA: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ:13/01/2025<br>KARAR TARİHİ:16/04/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ---- kuruluş tarihli 800 paya ayrılı 20.000 TL sermayeli Davalı------ payına sahip olan hissedarı olduğunu, davalı şirketin diğer ortakları 400 payına sahip ---- payına sahip ----- ise şirketin yönetim ve temsili için müdür olarak görev yapmakta olduklarını, diğer hissedarlar ile kardeş olan müvekkilinin -----yılından beri aktif ticari hayatı devam eden ve sermayesinin kat be kat üstünde ciro elde eden şirketinden kâr elde edememekte olduğunu, o kadar ki, senelerdir genel kurul toplantısı yapılmayan, kâr dağıtılmayan şirkette toplantı yapılması dahi 2021 yılında ihtarname ve davalar neticesinde tertip edilebildiğini, bu tarihten beridir yapılan toplantılarda ise yine çoğunluk oylarını elinde bulunduran ortaklar müvekkilinin ortaklığından doğan haklarını kolayca gasp ettiğinden taraflarınca işbu toplantılarda alınan kararlara karşı iptal talepli davalarının açılması gerektiğini, ----- Sayılı dosyadan alınan bilirkişi raporunda ----- yıllarına ilişkin kâr dağıtımı gerçekleştirmediği görülmekte olduğunu, davalı şirketin ------- yılları olağan genel kurul toplantısı gerçekleştirildiğini, bu toplantıda gündemin kar payı ile ilgili beşinci maddesi müvekkilinin ortaklık hakkını zedeler vaziyette düşük ve aşağıda izah edilen nedenlerden dolayı hukuka aykırı olduğundan taraflarına kar payının tespiti ve ödenmesi talepli işbu davanın ikamesi lüzumu doğduğunu, taleplerinin neticesinde ilk defa ------ mali yıllarına dair kâr payı dağıtıldığını, genel kurulda müvekkilinin ortaklık haklarını zayi eden ve şirketinden kâr elde etmesine engel olan diğer ortaklarca belirlenen kâr payının şirketin elde ettiği gelirlerin karşısında oldukça düşük kaldığını, bu hususun ----- tarihli toplantıda sembolik rakamlarla kâr payı dağıtılmasına ilişkin beşinci maddesine muhalefet şerhi olarak da geçtiğini,  şirketin yıllardır kâr elde ettiğini, biriken kârların olduğunu tüm şirket ortaklarının malumu olduğunu,------- sayılı dosyasından tanzim edilen Bilirkişi raporu ile; \"Mali görüş; Davalı şirketin gerçekten de bahse konu miktarlarda kar açıklamasının ve şirketin KAYDİ sermayesinin tutarı dikkate alındığında; aslında fiilen dağıtılmamış kar tutarını sermayesine eklediği ve fakat diğer taraftan sermaye artışı yapmadığı kanaatine varmamıza neden olmaktadır. Yani başka bir deyişle, davalı şirketin iç kaynaklarının, kayıtlı sermayesi olan 20.000,00-TL’ye oranla (Yirmibin Türk Lirası) çok yüksek olduğu görülmekle; mali tablolarında 2020 yılında 28.314.654,27-TL hasılat elde ettiği görülen davalı şirketin cari oranının (16.909.717,68-TL dönen varlıklara karşın /2.746.690,94-TL Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar) 6,15 olmasının, şirketin aslında gereğinden fazla bir miktarda karı dağıtmadığı ve bünyesinde muhafaza ettiği kanaatine varmamıza neden olduğu, bu aşamada davalı şirketin son 3 yılda kar dağıtımı yapmamasının davacının bu yöndeki talebini doğrular nitelikte göründüğü, bu mali verilere göre davalı şirketin bütçesine uygun bir miktar karşılık ve ihtiyatı ayırdıktan, bir miktar da sermaye artışı yaptıktan sonra yine uygun bir miktarda kar dağıtımı yapması gerektiği\", ------ sy dosyasının ---- kararında aynı madde yönünden; --- nolu karın dağıtılmaması kararı bakımından, ----- yılından bu yana karın dağıtılmamış olduğu, 43.705.854,31 TL karın mevcut bulunduğu ve faiz, döviz gibi yatırım araçlarında bekletildiği tespiti karşısında kararın dürüstlük kuralına uygun olmadığı kanaati oluşmuştur. Ekonomik koşullar gözetilerek karın dağıtılmaması kararı kabul edilebilirse de, bunun daha somut olarak ortaya konması gerektiği, yuvarlak ifadelerle hemen her yıl aynı kararın alınmasının ortakların ortaklık haklarına halel getireceği de malumdur. Bilirkişilerin şirket sermayesinin sicilde 20.000 TL olarak görülüyor olmasını gerekçe yaptığı görülmüş, bu gerekçe benimsenmemişse de, yedek akçe ve yasal zorunluluklar hariç hangi tehdit ve tehlike veya hangi yatırım ihtimalleri sebebiyle karın dağıtılmaması gerektiği hususunda daha somut bilgilendirme ve müzakere yapılmadan, salt “şirketin projeksiyonu ve ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar” ibaresi ile karar alınması, yeterli  bir gerekçe olarak görülmemiştir. ----nolu kararın iptaline karar verilmiştir.\" şeklinde olduğunu, TTK  608. Maddesinde  kar payı dağıtımı hususu netlik kazandığını, muhalefet şerhlerinde de bahsolunduğu üzere ---- yılından beri şirkette kar dağıtımı yapılmadığını, -----yılları için yapılan kar dağıtımı ise oldukça yetersiz olduğunu, bu karar kapsamında, 15.000.000.-TL'nin şirket ortaklarına dağıtılmasına karar verilmesi isabetli olmakla beraber şirketin geri kalan kârının dağıtılmaması hukuka aykırı olduğunu, şirketin yıllardır kâr elde ettiği, biriken kârların olduğu tüm şirket ortaklarının malumu olduğunu ancak bilinçli bir şekilde, çok ufak bir miktar ortak dağıtıldığını, alınan bu kararın çoğunluğu elinde bulunduran ortaklarca müvekkilinin kar elde etmesinin önüne geçilmesinden ibaret olduğunu,  davalı şirket ortaklarının kar payı haricindeki bedelleri uzunca bir süre ellerinde tuttuklarını, parayı kullandıklarını ve nihayetinde de eksik ve denetimsiz şekilde kar payı açıklaması ile ödeyerek sözde sorumluluktan kurtulmaya çalıştıklarını tüm bu nedenlerle davalı şirketin 01/11/2024 tarihli genel kurul toplantısında, beşinci (5.) maddesinde alınan düşük bedelli ve eksik yılları içeren  kar payı kararına ve bedele itirazla, ödenen eksik kar payı tutarının tamamlatılabilmesi için davalı şirketin dağıtılabilir kârının tam ve eksiksiz  tespiti ve müvekkilimin payına düşen kârdan, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla, şimdilik 100.000-TL'nin ticari avans faiziyle birlikte tahsiline, yargılama masraflarının ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin gerçekte ---- tarafından kurulduğunu, kardeşleri -----pay verildiğini, ------ halen şirkette faal olarak çalışmakta oldukları halde davacı ---- son 41 yıldır şirketin faaliyetleri ile bağlantısı  olmadığını,-------- müvekkili şirketteki payı için herhangi bir bedel ödememiş olduğu gibi son 41 yıldır şirkette çalışmadığını, davacı tarafın, ----- yılına kadar aralıklı olarak zaman zaman müvekkili şirkette çalıştığını, anılan sene farklı bir alanda yatırım yapmaya karar vererek kendi işini kurduğunu ve müvekkil şirkette çalışmasını sonlandırdığını, müvekkili şirketin, davacının ----- yeni bir arsa alarak üretimini ---- yılında buraya taşıdığını, --- yılında ise üretim, ------ kiralanan bir binaya taşındığını, --- arsa ise bitişik arsa maliki ile birlikte bir ---- ile devredildiğini, ---- yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin akdi üzerine yapılan inşaat hakkında bilgi davacı ile de paylaşıldığını, davacının, Arsa Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’nden pay ve hatta müvekkili şirkete ait olan bağımsız bölümlerin doğrudan kendisine devrini talep ettiğini, ancak mahkemenin de yüksek malumları olduğu üzere bir sermaye şirketinin malvarlığını tasarruf yetkisi münhasıran tüzel kişiliği olan şirkete ait olduğunu, bu nedenle davacının talebi kabul edilmediğini, davacı tarafın, bu tarihten itibaren yapılmış olan tüm genel kurulların ardından alınan kararların iptali için dava açmaya başladığını, bu davalarda kar dağıtımı yapıldığı halde yapılmadığını ileri sürerek kar dağıtımı talep ettiğini, müvekkili şirket kar payı avansı dağıtmaya karar verdiğini  ve buna bağlı olarak da davacının payına düşen,  -------- kar payı avansı ödemesini davacıya yaptığını, ----yıllarına ait olağan genel kurulu ----- yapıldığını, davacının ----kurulda alınmış olan kararların iptali için ------ davasını açtığını ve  bu davanın ----- sayılı karar ile reddedildiğini,  ----- mali yılı olağan genel kurulunun ---- yapılmasına karar verildiğini, bu toplantı da  davacı vekilinin talebi üzerine TTK’nın 420. Maddesi uyarınca ertelendiğini, ertelemenin ardından genel kurulun, bu sefer ----- toplanmasına karar verildiğini,  davacı taraf,------- sayılı davası ile  müvekkil şirketin 06.02.2023 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptalini ve davalı şirketin kârından, davacı payına düşen kârdan 40.000.-TL’nin ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, mahkeme kararı ile \"Bilanço ve kar/zarar cetvellerinin okunması, müzakeresi ve onaylanmasına ilişkin gündemin (3) nolu kararının iptali talebinin REDDİNE, şirket müdürlerinin ücreti ile huzur hakkı, ikramiye ve prim gibi haklarının belirlenmesine ilişkin gündemin (6) kararının iptali talebinin REDDİNE, karın dağıtılmayacağına ilişkin gündemin (5) nolu kararının İPTALİNE, Kar payının hesaplanarak tahsiline ilişkin talebin ise REDDİNE, müdürler kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin gündemin (4) nolu kararının ve şirket müdürlerine TTK’nın 644/1-b atfıyla 395. ve 626/2. maddelerinde belirtilen izinlerin verilmesine ilişkin gündemin (7) nolu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine,\" karar verildiğini,  bu karar ile ilgili istinaf kanun yoluna başvurulduğunu,  istinaf incelemesi ------ sayılı dosyadan devam etmekte olduğunu, müvekkili şirketin ----- yapıldığını, davacı tarafın genel kurula iştirak ettiğini, söz konusu genel kurulda alınan kararların iptali talebi ile de -------- davayı açtığını,  dava dilekçesinde, müvekkili şirketin 01.11.2024 tarihli genel kurulunda, gündemin 5. Maddesi ile alınan kararla dağıtılan kar payının yetersiz olması nedeniyle davalı şirketin karının hesaplanarak hukuka uygun kar payının belirlenmesi ve dağıtılması talep edilmdiğini, dava dilekçesinde harca esas değer olarak 100.000.-TL belirtilmiş olmasından davanın bir kısmi dava olarak açıldığı anlaşılmakta olduğunu ancak,  müvekkil şirket tarafından 01.11.2024 tarihli genel kurulda 15.000.000.-TL kar dağıtılmasına karar verildiğini ve davacıya da, kar payına düşen tutar olan 5.250.000.- TL (beşmilyonikiyüzellibin) 12.12.2024 tarihinde banka vasıtasıyla ödendiğini, davacı kendisine ödenen kar payını herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin tahsil ettiğini ve daha sonra da ödenen tutara itiraz etmediğini, müvekkili şirketin davacıya kar payı veya herhangi başka bir nam altında herhangi bir borcu olmadığını, TTK’nın 408. maddesi uyarınca, kar dağıtımı yetkisi genel kurulun devredilmez yetkileri arasında olduğunu, davacının karın tespiti ve kararın iptali talebi Ticaret Hukukumuza aykırı olduğunu, bir sermaye şirketinin pay sahiplerinin, genel kurulda karar verilen tutarda kar payı tahsilini sağlayan bir dava, hukuk sistemimizde  olmadığını tüm bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli olarak ikame edildiği aşikar davanın reddine,  yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkememizce; ----davalı ------kuruluşundan bu yana tüm ticari sicil kayıtları ve davalı  şirketin ---- toplantısına ilişkin çağrı kayıtları, hazirun cetveli, genel kurul toplantı tutanağından bir sureti celp edilmiş,  ----- davalı şirketin tüm  vergi kayıtları ile  şirket kuruluşundan itibaren tüm vergi beyannameleri ile eklerinde yer alan bilanço ve gelir tabloları istenilmiş,  ----- üzerinden celp edilmiş;---- yevmiye numaralı ihtarnamenin onaylı sureti, ----yevmiye numaralı ihtarnamenin onaylı sureti ve ------- yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin onaylı sureti celp edilerek incelenmiştir.Dava, davalı şirketin ---tarihli genel kurul toplantısında belirlenen --- yıllarına ait dağıtılabilir kar miktarının düşük belirlendiği iddiasıyla, bu yıllara ilişkin  eksik ödenen kar payı ile eksik yıllara ilişkin  belirlenecek kar payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.Dava konusu uyuşmazlık, davalı şirketin ----- tarihli olağan genel kurulunda kar dağıtıma ilişkin alınan kararın, şirketin bilançosunun gerçeğe ve kanuna aykırı şekilde alınıp alınmadığı, davacıya, olması gerekenden eksik ödeme yapılıp yapılmadığı, -----yılından beri şirkette kar dağıtımı yapılıp yapılmadığı, mahkememizce dağıtılmayan karın tespiti ile karın dağıtımı ve davacıya ödenmesine karar verilip verilmeyeceği hususunda toplanmaktadır.<br>Tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin  --- nolu maddesinde, ----- yılı karının tamamı olan --- yılın karının ---- olmak üzere toplam 15.000.000,00 TL karın dağıtılmasına, şirketin bunu aşan tutarda karının, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullar dikkate alınarak şirketin faaliyetlerinin devamını garantiye almak gayesi ile şirket uhdesinde bırakılmasına, dağıtılmasına karar verilen tutarın dağıtımının bir defada veya taksitle yapılmak üzere müdürler kurulunun görevlendirilmesine oy çokluğu ile karar verildiği, davacının söz konusu karara muhalefet şerhi koyduğu, huzurdaki dava ile de kar payının eksik belirlendiğini ve 2016 yılından bu yana şirkette kar dağıtımı yapılmadığını iddia ederek karın tespiti ve dağıtılmasına karar verilerek davacının pay oranına göre hak sahibi olduğu karın davalıdan tahsili istemi ile iş bu davayı açtığı, oysa ki 6102 sayılı TTK m.408/2-d fıkrasında finansal tablolara, yönetim kurulunun yıllık raporuna, yıllık kâr üzerinde tasarrufa, kâr payları ile kazanç paylarının belirlenmesine, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kâra katılması dâhil kullanılmasına dair kararların alınmasının genel kurulun devredilemez yetkilerinden olduğu, şirket genel kurulunun, şirket kar payının belirlenmesi ve dağıtımı konusunda tek yetkili organ olduğu, bu yetkisini yönetim kuruluna dahi devretmesinin mümkün olmadığı, başka bir ifade ile genel kurulun şirket kârının ne zaman, ne kadar ve nasıl dağıtılacağına karar vermeye yetkili tek organ olduğu, açılacak bir dava ile mahkemece kar oranının belirlenmesi ve dağıtımına yönelik bir kararın verilmesinin mümkün olmadığı, mahkemenin genel kurul yerine geçerek bu yönde bir hüküm kurmasının kanunen mümkün olmadığı, bu hususun ancak genel kurul kararının iptali istemine konu edilebileceği kaldı ki davacının söz konusu genel kurul kararının iptali için dava açtığı ve davanın halen derdest olduğu, söz konusu dava dosyasının sonucunun beklenilmesinin de sonuca etkili olmayacağı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM (Yukarıda açıklanan nedenlerle)<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken  615,40 TL maktu harçtan başlangıçta alınan peşin harcın mahsubu ile  bakiye 1.092,35 TL harcın istek halinde davacı tarafa iadesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen  30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa  ödenmesine,<br>6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,<br>7-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde -------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"473305dd05566cc1","SID":"2dc4c63ac163d628"}}