{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/206 - Karar No:2025/354<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/206 <br>KARAR NO\t: 2025/354<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/475 E-2022/829 K<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 26/03/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/03/2025<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; Toplu Konut İdaresi tarafından ihalesi yapılan Şırnak Gazi 1.Bölge 2.Etap 511 adet konut, 42 dükkan, 1'er adet cami ve taziye evi inşaatları, altyapı işleri ve çevre düzenlemesi işinin davalı iş ortaklığı tarafından üstlenilmesi  üzerine davalı iş ortaklığı ile ihale makamı arasında sözleşme imzalandığını, davalının üstlendiği ihale konusu işin uygulama projesinin müvekkili tarafından hazırlandığını ve hazırlanan bu projenin ihale makamı tarafından onaylanarak davalıya teslim edildiğini, davalının da davacıdan teslim aldığı uygulama mimari projeyi ihale makamına sunduğunu ve ihale makamı tarafından davacının hazırladığı projenin onaylandığını ve davalı tarafından da anılan projeye uygun imalatların gerçekleştirildiğini, müvekkilinin hazırladığı mimari projenin iş sahibine teslim edilmesi ile proje bedelini almaya hak kazandığını, sözlü ve yazılı uyarıya rağmen iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, proje bedelini olan 20.000 TL'nin, 06.04.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; toplam 92.347,23 TL'nin proje onay tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ....Şti. vekili; adi ortaklık tarafından dava açılamayacağından, davanın usulden reddi gerektiğini, yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafça uygulama projesinin hazırlandığı ileri sürülmüşse de, dava konusu işe ait uygulama mimari projenin tam, eksiksiz ve süresinde hazırlanmadığından, müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkili şirket yetkililerinin, idare onayına sunulan mimari projelerdeki imzanın davacıya ait olmadığını düşündüklerini, davacı tarafça gönderilen 12.06.2018 tarihli ihtara 22.06.2018 tarihli ihtarla cevap verildiğini ve çizim projelerinin eksik ve kusurlu olup, kontrollük hizmetinin ise hiç yerine getirilmediğinin bildirildiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili tarafından 10.000 TL ödeme yapıldığını, ayıpların giderilmesi yönünde yapılan talep ve bildirilmelerin sonuçsuz kaldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ....A.Ş.vekili; iş ortaklığının ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığından davada taraf ehliyetinin olmadığını, yetkili mahkemelerin Ankara Mahkemeleri olduğunu, davalı ....Ltd.Şti'nin cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı tarafla yapılmış böyle bir sözleşmenin bulunmadığını, davacının uygulama projesini hazırlayabileceğini ileri sürdüğünü ancak dava konusu işe ilişkin uygulama mimari projeyi süresinde tam ve eksiksiz olarak hazırlamadığı için işin idaresine karşı müvekkilinin zor durumda kaldığını ve zarara uğradığını, bu hususa ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, davacının müvekkili davalıdan herhangi bir alacağı bulunmadığını ve ortaklık hesabından 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, projedeki hata ve eksikliklerin giderilmesi yönünde yapılan bildirimlere rağmen eksik ve ayıpların giderilmemesi nedeniyle iş ortaklığı tarafından yerine getirilmeye çalışıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tMahkemece, davacı vekilinin; davalı iş ortaklığının Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca ihalesi yapılan Şırnak Gazi 1. Bölge 2. Etap 511 adet konut, 42 dükkan, 1 cami ve taziye evi inşaatları, alt yapı işleri ile çevre düzenlemesi işini aldığını ve  ihale makamınca verilen taslak proje için uygulama mimari proje hazırlatılması konusunda müvekkili  ile anlaşma yapıldığını,  uygulama projesinin hazırlanıp mimarlar odasınca onaylanıp teslim edildiğini, ihale makamının bu projeyi onaylamasına ve projeye göre imalatların gerçekleşmesine rağmen bedelinin ödenmediğini ileri sürerek dava açtığı,  davalı ... Taahhüt İnşaat Maden Nakliye  San. Tic. Ltd. Şti tarafından adi ortaklığın tüzel kişiliğinin olmadığı ile yetki itirazı ve arada sözleşme ilişkisinin  olmadığı, davacının uygulama projesi hazırlayabileceğini ileri  sürmüşse de uygulama projesinin tam eksiksiz ve süresi içinde düzenlenmediğini, idare onayına sunulan projenin başkasına hazırlatıldığını düşündüklerini, kontrollük hizmetinin hiç yerine getirilmediğini, zaten 10.000,00 TL ödeme yapılmış olduğunu savunarak, davanın reddini talep ettiği, davada husumetin her iki ortağa yöneltilmiş olduğu gözetilerek husumet itirazının reddine karar verildiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin olmadığı, karşılıklı ihtarlardan ve davalı ... .. Ltd. Şti. tarafından her ne kadar sözleşme ilişkisi reddedilmiş ise de, işin eksik ve ayıplı yapıldığı ve bir kısım bedelin ödendiği ileri sürüldüğünden, davacı tarafça uygulama projesi yapım işinin üstlenildiği, arada yazılı sözleşme olmadığı ancak düzenlenmiş ve onaylanmış bir  uygulama projesinin olduğunun bilirkişi incelemesi ile saptandığı, davalı eksik ve ayıplı olduğunu ileri sürmüş ise de, eser sözleşmelerinde işin yüklenici tarafından yapıldığı asıl olup, aksini ispatlamak işverenin sorumluluğunda olduğu, davalının bu iddiasını yasal delillerle ispat edemediği, hal böyle olunca proje bedelinin tespiti için bilirkişilerden rapor alındığı, hazırlanan uygulama projesi ile imalatın uyumlu olduğu ve projelerde  proje sahibi olarak davacı isminin bulunduğu, projenin onaylandığı Temmuz 2017 yılı proje bedelinin serbest piyasa rayiçlerine göre 92.347,23 TL olduğunun tespit edildiği, davacı vekilinin bu bedel üzerinden ıslah talebinde bulunduğu , davalı tarafça sunulan  16.08.2018 ve 16.08.2017 tarihli 10.000,00 TL'lik ödeme dekontlarının borcu söndüren belgelerin her zaman sunulabileceği kabul edilerek, projenin yapım tarihi itibarı ile tespit edilen bedele itibar edilip bu bedelden mahsubu sureti ile değerlendirme yapıldığı, her ne kadar davacı tarafça ödeme için ihtarname çekilmiş ise de, bedelin belirtilmemesi nedeniyle temerrüdün oluşmayacağı gerekçesiyle, yapılan 20.000,00 TL ödeme güncelleme yapılmaksızın mahsup edilerek, davanın kısmen kabulüne, 72.347,23 TL'nin 17.08.2018 dava tarihinden ticari temerrüt faizi ile davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; TOKİ tarafından ihalesi yapılan Şırnak Gazi 1. Bölge, 2. Etap 511 adet konut, 42 dükkan, 1'er adet cami ve taziye evi inşaatları, altyapı işleri ve çevre düzenlemesi işinin davalı iş ortaklığınca üstlenildiğini, iş ortaklığı tarafından davacıya söz konusu işin mimari projesinin hazırlatıldığını, mimari proje bedelinin ödenmediğinden fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 20.000,00 TL'nin proje onay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesinin  talep edildiğini,  her  ne kadar dosya yetkisizlikle Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmişse de, yetkili mahkemenin Diyarbakır mahkemeleri olduğundan öncelikle yetkili mahkemenin Diyarbakır mahkemeleri olması nedeniyle Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisiz olduğuna karar verilmesi gerektiğini, mahkeme kararında  hazırlanan projenin sadece uygulama projesi olduğu, proje bedelinin hesaplanırken ise 2017 yılı serbest piyasa rayiçlerinin ve hükmedilen tutara projenin onay tarihinden değil dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verildiğini, mahkemenin bu çerçevede hükmüne şekil vermesinin dosya kapsamına uygun olmadığını, hükme esas alınan raporda en az bedel hesabı yapılırken sadece \"uygulama proje çalışmaları\"nın birim fiyatı üzerinden hesaplamasının yapıldığını ancak \"ön proje çalışmaları\", \"kesin proje çalışmaları\", \"uygulama proje çalışmaları\" ve \"sistem ve montaj detayları\"nın birim fiyatlarının da hesaplatılması gerektiğini, proje bedellerinin hesabının TMMOB asgari ücret tarifesine göre yapılması gerektiğini, söz konusu asgari ücret taraflar arasında bir yazılı sözleşmenin olmaması halinde ve uyuşmazlık halinde uygulanacak en düşük ücret olup, başka bir deyişle taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığında uygulanacak ücretin asgari ücret olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda serbest piyasa çizim bedelinin hesaplandığını, hesaplamanın serbest piyasa rayiçlerine göre yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ve bilirkişi ek raporunun dosyada karmaşa olmasına neden olduğunu, bilirkişi ek raporunun önceki kök rapor ve dosyadaki diğer bilirkişi raporuyla açık şekilde çeliştiğini, dosyada daha önce rapor sunmamış bir mimar bilirkişisine dosyanın tevdi edilerek dava konusu projelerin bedellerinin TMMOB asgari ücret tarifesine göre rapor tanzim etmesinin istenmesi gerektiğini ancak bu taleplerinin kabul edilmediği, hükmedilen tutara projenin onay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, 22.11.2022 tarihinde dosyaya sunulan talep dilekçelerinin mahkemece değerlendirilmediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ....Ltd.Şti vekili istinaf başvurusunda; davacının, dava dilekçesinde müvekkili şirket ile ... İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş’nin oluşturduğu adi ortaklığa karşı alacak davası açtığını ancak ortak girişimin taraf ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, HMK’nın 50. vd maddeleri gereğince adi ortaklığın dava ve taraf ehliyetine sahip olmadığını ve taraf ehliyetinin kamu düzeninden olup mahkemece dava şartı noksanlığından kendiliğinden göz önüne alınması gerektiğini ancak gelinen aşamada usuli itirazlarının mahkemece dikkate alınmadan davanın esasına geçilerek karar verildiğini, gerekçeli karar incelendiğinde davanın tarafları yazılırken müvekkili şirket ve davalı diğer şirketin,  hem davalı hem de dava dışı olarak gösterildiğini, bu hususun dahi mahkemece eksik ve usulen hatalı inceleme yapıldığını gösterdiğini, esasa ilişkin olarak mahkemece Şırnak Asliye Ticaret Mahkemesi’ne resen seçecekleri mimar bilirkişinin dava konusu yerde inceleme yaparak dava konusu yerin proje ile uyumlu olup olmadığı, eksikliklerin bulunup bulunmadığı, uygulama projesi çizim bedelinin taleple uygun olup olmadığı konusunda rapor hazırlaması için  talimat yazıldığını, gelen raporda tarafların tacir sıfatları dikkate alınarak durumları itibari ile serbest piyasada benzer projelerin çizim bedelleri ile Mimarlar Odasının resmi verileri de göz önüne alınarak hazır olan bir projenin uygulama çizim bedelleri için m² hesabına göre ortalama 0.30 TL  esas alınarak davaya konu proje bedelinin 27.831,69 TL olarak hesaplandığını, akabinde imzaya ilişkin itirazları hususunda bilirkişi tarafından inceleme yapılmadığından dosyanın farklı bir bilirkişiye gönderildiğini, istenilen hususların hesaplanmadığından mahkemece \"tarafların yaptığı itirazlar karşılanmak suretiyle ve işin yapıldığı tarih ile ilgili rakamlar gözetilerek işin yapıldığı yer itibari ile değerlendirme yapılmasının istenilmesine\" denilerek, dosyanın aynı bilirkişiye tekrardan gönderildiğini, gelen ek rapora itirazlara mahkemece yine kök rapora bağlı kalınarak bedel hesabı yapılmasının, öncesine ödenen 20.000,00 TL proje bedelinin mahsup edilmemesinin, 2021 yılı serbest piyasa rayiçlerine göre hesap yapılmasının açıkça Yargıtay ve istinaf uygulamalarına aykırı olduğunu belirtmelerine rağmen bilirkişilerce dikkate alınmadığını, son bilirkişi raporunda projenin eksik - zamanında teslim edilmediği gerekçesiyle proje bedelinde indirim yapılması talepleri hakkında yazılı sözleşme olmadığından takdirin mahkemeye bırakılmasının ve mahkemece 20.000 TL ödemenin söz konusu bedelden işin yapıldığı tarihe göre güncellenerek tenkisinin yapılmasının istenmesine rağmen ilgili raporda bu hususun dikkate alınmayıp bir önceki kök rapor esas alınarak hiçbir değişiklik yapılmadan ve görevinin gereği yerine getirilmeden rapor hazırlanmasının, yine  söz konusu işin yapıldığı yer ve tarihteki serbest piyasada görev yapan mimarlık ofislerinden işin yapıldığı tarihteki m² fiyatlarının alınması bilirkişiye verilen görevlerden biri olup, Şırnak'ta bulunan proje firmalarından yapılan araştırmalar sonucu 1. firmadan 2,50 TL m², 2. firmadan 3,30 TL m², 3. firmadan 5,40 TL m² güncel proje bedeli alındığı ve 3 teklifin ortalaması alınarak 3,70 TL m² proje bedelinin belirtildiğini ancak serbest piyasada görev yapan mimarlık projesine ilişkin firmalarla ilgili olarak nasıl bir inceleme yapıldığının belirtilmemesi ve buna ilişkin inceleme yapılan firmaların fiyat tablosu bulunmaması, aynı zamanda ortalama m² bedelinin 3,70 TL alınıp 2017 yılı proje bedelinin bir önceki bilirkişi raporunda m² bedeli 3 alınarak hesaplanan 92.347,23 TL ile aynı olmasının raporun eksik ve hatalı yapıldığının apaçık örneği olduğunu, tarafları, konusu aynı olan ve yargılaması devam eden Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/597 Esas sayılı  dosyasından alınan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 07.10.2021 tarih ve 2021/595 E- 2021/1229 K sayılı kararından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında yazılı sözleşmenin olmadığı dosyalarda projenin yapıldığı yerdeki serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplama yapılması gerektiği belirtilmiş olmakla, dosya kapsamına alınan son bilirkişi raporu incelendiğinde söz konusu serbest piyasa rayiçlerinin dikkate alındığını ancak serbest piyasa rayiçlerinin esas alındığı firmalardan alınan herhangi bir teklif formunun raporda belirtilmediğini, yalnızca m² bedelinin yazıldığını, serbest piyasa rayiçlerinin hangi esas - verilere göre yapıldığı belirtilmediğinden dosya kapsamında bulunan Şırnak Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/75 sayılı talimat dosyasından alınan bilirkişi raporundaki teklif formları incelendiğinde gerek işin yapıldığı serbest piyasa rayiçlerine göre yapılması, gerekse firmalardan alınan teklif formlarının belirtilmesi sebebiyle yargılama süresince alınan en sağlıklı raporun dosya kapsamında bulunan işbu rapor olduğunu ve bu kapsamda davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece hükme esas alınması gereken raporun Şırnak Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/75 sayılı talimat dosyasındaki rapor olması gerektiğini ve mahkemece yanılgılı değerlendirme ile birbiri ile çelişen ve teknik verileri içermeyen son raporun hükme esas alınmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporlarının m² fiyatları arasında fahiş fiyat farkının bulunduğunu, Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/75 sayılı talimat dosyasından alınan 14.09.2020 tarihli bilirkişi raporuna bakıldığında, m² fiyatının 0,30 TL olarak esas alınıp proje bedelinin serbest piyasa rayiçlerine göre 27.831,69 TL hesaplandığını, yine aynı dosyadan alınan 17.02.2022 tarihli bilirkişi raporuna bakıldığında ise m² bedelinin 3TL olarak esas alınıp proje bedelinin 92.347,23 TL hesaplandığını, 24.10.2022 tarihli son bilirkişi raporunda ise projenin bulunduğu bölgedeki firmaların belirttiği fiyatların ortalamaları alınarak m² bedeli 3,70 olarak alındığını ve proje bedelinin 92.347,73 TL olarak hesaplandığını, dosyada mevcut farklı bilirkişilerden alınan raporlardaki m² bedelleri incelendiğinde birim fiyatı hususunda raporlar arasında 10 kat fiyat farkının olduğunun, bu sebeple de raporlar arasındaki fahiş farka göre hüküm kurulamayacağını, eldeki dosyanın birbiriyle çelişkili raporlarla hüküm kurulamayacağını ve birbiri ile çelişen ve teknik verileri içermeyen son raporun hükme esas alınmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarında projenin eksik veya zamanında teslimine ilişkin taraflar arasında yazılı bir sözleşme ve işin bitimine ilişkin bir tarih kararlaştırılamadığı gerekçesiyle proje bedelinde takdiri indirim yapılması hususunda değerlendirme yapılmadığını, eser sözleşmeleri için Borçlar Kanunu’nda herhangi bir şekil şartı öngörülmediğini, bu sebeple de söz konusu sözleşmeler sözlü olarak yapılabileceği gibi yazılı olarak da yapılabileceğini, yalnızca ispat hukuku açısından yazılı olarak yapılması gerektiğinin belirtildiğini, projenin teslim tarihini ispatlamaya ilişkin tanık dinletme taleplerinin davaya cevap dilekçesinde (dava dışı olarak) belirtilmesine rağmen mahkemece dikkate alınmayıp, projenin teslim tarihini açıklamaya yönelik ispat çabalarının sonuçsuz kaldığını, projenin geç teslimi hem itibar kaybına hem de maddi kayba sebebiyet verdiğinden, haliyle zarara uğrayanın davalılardan iş ortaklığı olduğunu, davacı tarafından tam anlamıyla hatalı, mevzuata uygun olmayan, özensiz ve ayıplı bir proje sunulduğunu, bu nedenle takdiri indirim yapılması gerekirken bilirkişi ve mahkeme tarafından bu hususun  gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemeden kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesi durumunda geç ve ayıplı teslim hususlarının dikkate alınarak bedelden indirim yapılmasının talep edilmesine rağmen mahkemece \"Davalı eksik ve ayıplı olduğunu ileri sürmüş ise de eser sözleşmelerinde işin yüklenici tarafından yapıldığı asıl olup, aksini ispatlamak işverenin sorumluluğundadır. Davalı bu iddiasını yasal delillerle ispat edememiştir.\" şeklinde projenin ayıplı ve geç teslim edildiğine dair tanık dinletme taleplerinin de dikkate alınmayarak, eksik ve hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hukuka ve usule aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporlarında müvekkili tarafından 16/08/2017 ve 16/08/2018 tarihlerinde ödenen toplam 20.000,00 TL’nin hesaplanan bedelden mahsup edilmemesinin, projenin geç ve ayıplı teslim edildiği hususlarının dikkate alınmamasının, serbest piyasa verilerinin hangi usul ve esasa göre göre alındığının nesnel verilerle belirtilmemesinin, sözleşmeye konu proje bedelinin ilk raporda m² bedelinin 0,30 TL olarak hesaplanırken mevcut raporda 3,70 TL olarak esas alınmasının ve m² bedelleri arasında 10 kat gibi fahiş oranda fiyat farkının olmasının, bir önceki raporda ortalama m² bedeli 3 alınıp aynı proje bedelinin hesaplanmasının ve söz konusu raporda sadece uygulama mimari projesinin esas alınarak hesaplama yapılması uygulama projelerinin de TOKİ uygulaması olup genelde birçok yerde yapılan benzer uygulama projesi çalışmaları olduğundan bedel üzerinden tenkis indirimi yapılması taleplerinin dikkate alınmamasının eksikliklerden olduğunu, mahkemece her ne kadar bedelden 20.000,00 TL mahsup edilerek karar verilmişse de, gerek husumete ilişkin itirazlarımız gerekse projenin ayıplı ve geç teslim edildiğine dair tanık dinletme taleplerinin dikkate alınmayarak bedel üzerinde indirim yapılmamasının, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmemesinin, mevcut rapordaki firmalara ilişkin bilgilerin verilmeden ortalama m² bedelini hesaplanması hususları bir bütün olarak incelenerek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı ....Ltd. Şti vekili istinaf başvurusunda; davanın adi ortaklığa karşı açıldığını ancak ortak girişimin taraf ehliyetinin bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, mahkemece usule ilişkin itirazlarının dikkate alınmadan davanın esasına geçilerek karar verildiğini, gerekçeli karar incelendiğinde davanın tarafları yazılırken müvekkili şirket ve davalı diğer şirketin, hem davalı hem de dava dışı olarak gösterildiğini, bu hususun dahi mahkemece eksik ve usulen hatalı inceleme yapıldığını gösterdiğini, esasa ilişkin olarak mahkemece Şırnak Asliye Ticaret Mahkemesi’ne resen seçecekleri mimar bilirkişinin dava konusu yerde inceleme yaparak dava konusu yerin proje ile uyumlu olup olmadığı, eksikliklerin bulunup bulunmadığı, uygulama projesi çizim bedelinin taleple uygun olup olmadığı konusunda rapor hazırlaması için  talimat yazıldığını, gelen raporda tarafların tacir sıfatları dikkate alınarak durumları itibari ile serbest piyasada benzer projelerin çizim bedelleri ile Mimarlar Odasının resmi verileri de göz önüne alınarak hazır olan bir projenin uygulama çizim bedelleri için m² hesabına göre ortalama 0.30 TL  esas alınarak davaya konu proje bedelinin 27.831,69 TL olarak hesaplandığını, akabinde imzaya ilişkin itirazları hususunda bilirkişi tarafından inceleme yapılmadığından dosyanın farklı bir bilirkişiye gönderildiğini, istenilen hususların hesaplanmadığından mahkemece \"tarafların yaptığı itirazlar karşılanmak suretiyle ve işin yapıldığı tarih ile ilgili rakamlar gözetilerek işin yapıldığı yer itibari ile değerlendirme yapılmasının istenilmesine\" denilerek, dosyanın aynı bilirkişiye tekrardan gönderildiğini, gelen ek rapora itirazlara mahkemece yine kök rapora bağlı kalınarak bedel hesabı yapılmasının, öncesine ödenen 20.000,00 TL proje bedelinin mahsup edilmemesinin, 2021 yılı serbest piyasa rayiçlerine göre hesap yapılmasının açıkça Yargıtay ve istinaf uygulamalarına aykırı olduğunu belirtmelerine rağmen bilirkişilerce dikkate alınmadığını, son bilirkişi raporunda projenin eksik - zamanında teslim edilmediği gerekçesiyle proje bedelinde indirim yapılması talepleri hakkında yazılı sözleşme olmadığından takdirin mahkemeye bırakılmasının ve mahkemece 20.000 TL ödemenin söz konusu bedelden işin yapıldığı tarihe göre güncellenerek tenkisinin yapılmasının istenmesine rağmen ilgili raporda bu hususun dikkate alınmayıp bir önceki kök rapor esas alınarak hiçbir değişiklik yapılmadan ve görevinin gereği yerine getirilmeden rapor hazırlanmasının, yine  söz konusu işin yapıldığı yer ve tarihteki serbest piyasada görev yapan mimarlık ofislerinden işin yapıldığı tarihteki m² fiyatlarının alınması bilirkişiye verilen görevlerden biri olup, Şırnak'ta bulunan proje firmalarından yapılan araştırmalar sonucu 1. firmadan 2,50 TL m², 2. firmadan 3,30 TL m², 3. firmadan 5,40 TL m² güncel proje bedeli alındığı ve 3 teklifin ortalaması alınarak 3,70 TL m² proje bedelinin belirtildiğini ancak serbest piyasada görev yapan mimarlık projesine ilişkin firmalarla ilgili olarak nasıl bir inceleme yapıldığının belirtilmemesi ve buna ilişkin inceleme yapılan firmaların fiyat tablosu bulunmaması, aynı zamanda ortalama m² bedelinin 3,70 TL alınıp 2017 yılı proje bedelinin bir önceki bilirkişi raporunda m² bedeli 3 alınarak hesaplanan 92.347,23 TL ile aynı olmasının raporun eksik ve hatalı yapıldığının apaçık örneği olduğunu, tarafları, konusu aynı olan ve yargılaması devam eden Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/597 Esas sayılı  dosyasından alınan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 07.10.2021 tarih ve 2021/595 E- 2021/1229 K sayılı kararından da anlaşılacağı üzere taraflar arasında yazılı sözleşmenin olmadığı dosyalarda projenin yapıldığı yerdeki serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplama yapılması gerektiği belirtilmiş olmakla, dosya kapsamına alınan son bilirkişi raporu incelendiğinde söz konusu serbest piyasa rayiçlerinin dikkate alındığını ancak serbest piyasa rayiçlerinin esas alındığı firmalardan alınan herhangi bir teklif formunun raporda belirtilmediğini, yalnızca m² bedelinin yazıldığını, serbest piyasa rayiçlerinin hangi esas - verilere göre yapıldığı belirtilmediğinden dosya kapsamında bulunan Şırnak Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/75 sayılı talimat dosyasından alınan bilirkişi raporundaki teklif formları incelendiğinde gerek işin yapıldığı serbest piyasa rayiçlerine göre yapılması, gerekse firmalardan alınan teklif formlarının belirtilmesi sebebiyle yargılama süresince alınan en sağlıklı raporun dosya kapsamında bulunan işbu rapor olduğunu ve bu kapsamda davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece hükme esas alınması gereken raporun Şırnak Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/75 sayılı talimat dosyasındaki rapor olması gerektiğini ve mahkemece yanılgılı değerlendirme ile birbiri ile çelişen ve teknik verileri içermeyen son raporun hükme esas alınmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporlarının m² fiyatları arasında fahiş fiyat farkının bulunduğunu, Şırnak Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/75 sayılı talimat dosyasından alınan 14.09.2020 tarihli bilirkişi raporuna bakıldığında, m² fiyatının 0,30 TL olarak esas alınıp proje bedelinin serbest piyasa rayiçlerine göre 27.831,69 TL hesaplandığını, yine aynı dosyadan alınan 17.02.2022 tarihli bilirkişi raporuna bakıldığında ise m² bedelinin 3TL olarak esas alınıp proje bedelinin 92.347,23 TL hesaplandığını, 24.10.2022 tarihli son bilirkişi raporunda ise projenin bulunduğu bölgedeki firmaların belirttiği fiyatların ortalamaları alınarak m² bedeli 3,70 olarak alındığını ve proje bedelinin 92.347,73 TL olarak hesaplandığını, dosyada mevcut farklı bilirkişilerden alınan raporlardaki m² bedelleri incelendiğinde birim fiyatı hususunda raporlar arasında 10 kat fiyat farkının olduğunun, bu sebeple de raporlar arasındaki fahiş farka göre hüküm kurulamayacağını, eldeki dosyanın birbiriyle çelişkili raporlarla hüküm kurulamayacağını ve birbiri ile çelişen ve teknik verileri içermeyen son raporun hükme esas alınmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarında projenin eksik veya zamanında teslimine ilişkin taraflar arasında yazılı bir sözleşme ve işin bitimine ilişkin bir tarih kararlaştırılamadığı gerekçesiyle proje bedelinde takdiri indirim yapılması hususunda değerlendirme yapılmadığını, eser sözleşmeleri için Borçlar Kanunu’nda herhangi bir şekil şartı öngörülmediğini, bu sebeple de söz konusu sözleşmeler sözlü olarak yapılabileceği gibi yazılı olarak da yapılabileceğini, yalnızca ispat hukuku açısından yazılı olarak yapılması gerektiğinin belirtildiğini, projenin teslim tarihini ispatlamaya ilişkin tanık dinletme taleplerinin davaya cevap dilekçesinde (dava dışı olarak) belirtilmesine rağmen mahkemece dikkate alınmayıp, projenin teslim tarihini açıklamaya yönelik ispat çabalarının sonuçsuz kaldığını, projenin geç teslimi hem itibar kaybına hem de maddi kayba sebebiyet verdiğinden, haliyle zarara uğrayanın davalılardan iş ortaklığı olduğunu, davacı tarafından tam anlamıyla hatalı, mevzuata uygun olmayan, özensiz ve ayıplı bir proje sunulduğunu, bu nedenle takdiri indirim yapılması gerekirken bilirkişi ve mahkeme tarafından bu hususun  gözetilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemeden kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesi durumunda geç ve ayıplı teslim hususlarının dikkate alınarak bedelden indirim yapılmasının talep edilmesine rağmen mahkemece \"Davalı eksik ve ayıplı olduğunu ileri sürmüş ise de eser sözleşmelerinde işin yüklenici tarafından yapıldığı asıl olup, aksini ispatlamak işverenin sorumluluğundadır. Davalı bu iddiasını yasal delillerle ispat edememiştir.\" şeklinde projenin ayıplı ve geç teslim edildiğine dair tanık dinletme taleplerinin de dikkate alınmayarak, eksik ve hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hukuka ve usule aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporlarında müvekkili tarafından 16/08/2017 ve 16/08/2018 tarihlerinde ödenen toplam 20.000,00 TL’nin hesaplanan bedelden mahsup edilmemesinin, projenin geç ve ayıplı teslim edildiği hususlarının dikkate alınmamasının, serbest piyasa verilerinin hangi usul ve esasa göre göre alındığının nesnel verilerle belirtilmemesinin, sözleşmeye konu proje bedelinin ilk raporda m² bedelinin 0,30 TL olarak hesaplanırken mevcut raporda 3,70 TL olarak esas alınmasının ve m² bedelleri arasında 10 kat gibi fahiş oranda fiyat farkının olmasının, bir önceki raporda ortalama m² bedeli 3 alınıp aynı proje bedelinin hesaplanmasının ve söz konusu raporda sadece uygulama mimari projesinin esas alınarak hesaplama yapılması uygulama projelerinin de TOKİ uygulaması olup genelde birçok yerde yapılan benzer uygulama projesi çalışmaları olduğundan bedel üzerinden tenkis indirimi yapılması taleplerinin dikkate alınmamasının eksikliklerden olduğunu, mahkemece her ne kadar bedelden 20.000,00 TL mahsup edilerek karar verilmişse de, gerek husumete ilişkin itirazlarımız gerekse projenin ayıplı ve geç teslim edildiğine dair tanık dinletme taleplerinin dikkate alınmayarak bedel üzerinde indirim yapılmamasının, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmemesinin, mevcut rapordaki firmalara ilişkin bilgilerin verilmeden ortalama m² bedelini hesaplanması hususları bir bütün olarak incelenerek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. \t<br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davacı tarafça hazırlandığı ve davalıların yükleminde olan işte kullanıldığı anlaşılan proje kapsamında yerleşik Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere, işin yapıldığı yıl serbest piyasa rayiçlerine göre bedelin belirlendiğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince;<br>\t  -Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,5‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, \t<br>\t -Davalı ....Ltd. Şti'den alınması gereken 4.942,03 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.235,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.707,03‬ TL harcın davalı ....Ltd.Şti'den tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,<br>\t -Davalı ....Ltd. Şti'den alınması gereken 4.942,03 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.235,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.707,03‬ TL harcın davalı ....Ltd.Şti'den tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, \t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.   \t<br><br>Başkan <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br>e-imzalıdır <br><br>Katip <br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br> <br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"057f1a5865ed7799","SID":"2d14cf1bca7a90fe"}}