{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   37. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2025/1066 - 2025/677<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37 HUKUK DAİRESİ <br><br>DOSYA NO\t: 2025/1066 <br>KARAR NO\t: 2025/677<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/03/2023 (ara karar)<br>NUMARASI\t\t: 2023/145 Esas<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak<br><br>Asliye Ticaret Mahkemesince yukarıda tarih ve numarası yazılı davada verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; dosyadaki tüm kayıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ... İnşaat Gıda Mad. Teks. Elektronik Sağlık İth. İhr.  San. Ve Tic. A.Ş.'nin ve ... Madencilik Makina İnşaat İth. İhr. San. Ve Tic. A.Ş. dahil olduğu şirketler grubunda, dava dışı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... İnşaat Tarım Turz. Pet. Otom. San. Ve Tic. A.Ş. şirketinin 20/08/2014 tarihinde iflas erteleme sürecine girmesi ile tüm grup şirketleri Banka ve finans kurumları nezdinde sorunlar yaşamaya başladığını, şirketler grubunda Bankalara ve Finans kuruluşlarına ... İnşaat'ın kredi ve finansal borçlanmalar yapmış olsa da davalı ... İnşaat bu kredi sözleşmelerinde kefil sıfatı ile borçlu konumunda yer aldığını, davalı ... ise grup şirketler içerisinde yer aldığı için istihkaklı hacizler, tasarrufun iptali vb. hususlarda sorunlar yaşayarak faaliyetine devam edememe durumu nedeni ile sözleşmede taraf olarak yer aldığını, davacı Şirketin bu süreçte davalılara yardımcı olmak, iflas erteleme sürecinden sorunsuz bir şekilde ayrılmalarını sağlamak için destek olmak talebini bildirmiş ve taraflarca iş bu dava konusu olan 15/11/2014 tarihli \"Dayanışma Sözleşmesi\" imza altına aldıklarını, bu sözleşme gereğince davacı Şirketin, davalıların ve diğer dava dışı grup şirketlerinin imzalamış oldukları kredi sözleşmelerinin ait olduğu bankalar ve finans kuruluşları ya da diğer alacaklılarla her türlü görüşmelerde bulunarak, yapılandırma, taksitlendirme, yapılandırılan kredilerin defaten veya taksitler halinde ödenmesine bu ödemeler ile ilgili pazarlık yapma konularında yetkilendirildiğini, sözleşme ile; davacı Şirketin, borç yapılandırması ve tasfiye sürecinde başarılı olması, sözleşmede yazılı tüm bankalar ve finans kuruluşları ile anlaşma sağlayarak ödemede bulunması, ... İnşaat'ın iflas ertelemesinden çıkması ve ticari faaliyetlerine devam etmesi halinde davalı ... tarafından 7.000.000 USD (Yedi milyon Amerikan Doları) ödeyeceğini sözleşme ile taahhüt ettiğini, yine aynı şekilde aynı şartların gerçekleşmesi durumunda ... şirketinin,  davacı Şirkete 8.000.000 USD (Sekiz milyon Amerikan Doları) ödeyeceğini taahhüt ettiğini, bu bedelin Müvekkilinin bankalara, finans kuruluşlarına veya 3. kişi alacaklılara ödeyeceği bedelden bağımsız olup tamamen başarı primi olarak belirlendiğini belirterek  öncelikli olarak haklılığı taraflar arasında akdedilen sözleşme ve teyidi bankalar nezdinde yapılacak incelemeyle mümkün olduğu şekilde senetle ispat kuralı kapsamında yaklaşık ispat etmiş olması gözetilerek, davalılar tarafından mal kaçırma işlemleri yapıldığından ve şirketlerin içi boşaltıldığından uyuşmazlık konusu bedelin tahsilinde daha sonra çıkacak sorunların önüne geçmemek adına davalının boca yeter miktarda menkul gayrimenkul mal hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, yapılacak yargılama ile davanın kabulüne, davalı ... İnşaat'tan şimdilik 10.000 USD ve davalı ... Madencilikten şimdilik 10.000 USD'nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kısmi alacak davası) ilk talep tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işlmeiş ve işleyecek faizin altında kalmamak üzere yıllık %7 temerrüt faizi ile birlikte (sözleşmenin 5. maddesinin 7. fıkrasına istinaden) fiili ödeme tarihinde kur üzerinden davalıdan tahsili ile tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili  ihtiyati Tedbir talep dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalılar arasında imza altına alınan dava konusu \"Dayanışma Sözleşmesi\" ile sözleşmede belirlenen bedellerin kendilerine ödenmesini ya da ödeme gücü bulunmaması durumunda yine sözleşmede belirlenen 6 adet ruhsatlı maden sahasının müvekkiline devredilmesi ve bu süreçte de sahaların bedelsiz olarak taraflarına rödavans verilmesinin kararlaştırıldığını, davalı tarafların taahhüdü yerine getirmediğini ve ilgili maden sahalarını da taraflarına devretmediğini, davalıların her ne kadar toplam 44 adet maden işletme sahasına sahip olsa da dava neticesinde bu sahaları ellerinden çıkartarak veya rödavans vererek müvekkilinin dönüşü olmayan zararlara uğratmalarının mümkün olduğunu ileri sürerek ... İnşaat Şirketine ait Bitlis ilindeki 201200226 Ruhsat numaralı maden sahası, Burdur İli Karaçal Köyü 42937 Sicil nolu 2327963 erişim nolu mermer sahası, Burdur İli Merkez İlçesi 200702828 Sicil Nolu 3134486 erişim nolu mermer sahası, Burdur İli Merkez İlçesi 20057899 Sicil Nolu 3077397 erişim nolu mermer sahası, ...  Şirketine ait; Burdur İli, Merkez İlçesi Boğaziçi Köyü 20057901 Sicil Nolu 3077399 Erişim nolu mermer sahası, Burdur İli, Merkez İlçesi Çeltek Köyü 20110146 Sicil Nolu 3077978 Erişim numaralı mermer sahalarının, 3.kişilere devrinin engellenmesi için maden ruhsatlarına ve işletmenin tamamına tedbir konulmasına karar verilmesini  talep etmiştir.<br><br>Mahkemece yapılan ara karar neticesinde; İhtiyati Tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br> Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından yapılan eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde davacı şirketin alacağının, varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmekte olup ayrıca ihtiyati tedbir konulması talep edilen davalıların maden ruhsatları ve işletmeler dava konusu olmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan kaldırılması gerektiğini, dava konusu dosyada tarafınca sunulan sözleşme ve eklerinde alacağın varlığı ve miktarı yeterli ölçüde kanıtlanmadığını, müvekkilinin alacağının varlığı kesin olup alacak miktarı da açıkça belirlendiğini, bu nedenle yargılama sırasında incelenmesi gereken hususun müvekkilinin alacağının varlığı ve miktarı değil, müvekkilinin sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği olduğunu, ihtiyati tedbir talep edilen maden sahaları dava konusu sözleşmede belirlenmiş olan maden sahaları olup mahkemenin dava konusu olmadığına dair tespitinin hatalı olduğunu, davalıların sözleşmede belirtilen toplam 6 adet maden işletme ruhsatına ihtiyati tedbir kararı konulması davalılara zarar verecek bir husus olmadığını, davalı ... Şirketinin 35 adet maden işletme ruhsatı ve sahası, davalı ... firmasının 9 adet maden işletme ruhsatı ve sahasının olduğunu, bu nedenle müvekkilinin alacağının mahkeme tarafından teminat altına alınması davalılara zarar vermeyeceği gibi her hangi bir hak kaybına uğramalarının da söz konusu olmayacağını, fakat müvekkili şirketin dava sonunda alacağına kavuşması için ihtiyati tedbir zorunlu bir talep olup, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir kararının verilmesi yerinde olacağından verilen kararın kaldırılmasını, yeniden yapılacak inceleme neticesinde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, 3. kişilere devrinin engellenmesi için maden ruhsatlarına ve işletmenin tamamına tedbir konulmasını, tedbir için Enerji ve Tabi Kaynakları Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>İhtiyati tedbir hukukumuzda geçici hukuki koruma olarak düzenlenmiştir. <br>6100 sayılı HMK'nun “ihtiyati tedbirin şartları” başlıklı 389. maddesinin 1.fıkrasında \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\" hükmü düzenlendikten sonra 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının hem maddi hem şekli içereceği düzenlenmiştir. Buna göre Yargıtay uygulamalarında (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 01.06.2012 tarih, 2012/12474E. 2012/14232K. Sayılı ilamı) kabul edildiği ve 6100 S. HMK'nun 391.maddesi gerekçesinde açıklandığı üzere “dava sonunda elde edilecek faydayı sağlayacak şekilde”, başka bir deyişle “davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde” ihtiyati tedbir kararı verilmesi doğru değildir. Ayrıca ihtiyati tedbir ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir.<br>Somut olayda; davacının dava dilekçesindeki talebi davanın borca yeter miktarda menkul gayrimenkul mal hak ve alacaklardan ihtiyaten haczine, davanın kabulü ile 10.000 USD davalı ... 10.000 USD'nin davalı ... Madencilik şirketlerinden tahsiline karar verilmesine ilişkin olup, 15.03.2023 tarihli talep ile; 6 adet ruhsatlı maden sahasının müvekkiline devredilmesi bu süreçte de sahaların bedelsiz olarak taraflarına rödovans verilmesinin kararlaştırıldığını belirterek bu sahalar yönünden tedbir talep etmiştir. Görüldüğü üzere, davacının, davadaki talebi alacak olup, rödovans sözleşmesi kurulmasına ve/veya bahsi geçen ruhsatların davacı şirkete devredilmesine ilişkin bir talebi yoktur. Kaldı ki; davacı talebini de ıslah etmemiştir. Bu durumda; dava, alacak istemine ilişkin olup, davanın konusu olmayan hususlarda ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden, usul ve yasaya uygun bulunan mahkeme kararına karşı davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:\tYukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Dosya kapsamına, toplanan delillere, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin  tarihli ve 2023/145 Esas, null/null sayılı hükmünde mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteminin 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle  alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 435,5‬0 TL harcın istinaf kanun yoluna başvuran taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,  <br> HMK 27. maddesi gereği, tarafların hukuki dinlenilme hakkı nedeniyle ve 04/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7035 sayılı Yasanın 27. maddesi ile HMK 302. maddesine eklenen 5. fıkrası uyarınca hükmün ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan incelemede 20/03/2025 tarihinde oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 20/03/2025<br><br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6d57249984272ae1","SID":"213843acad52b14a"}}