{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>22. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/2621 <br>KARAR NO\t\t: 2025/691<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO \t\t: 2022/329  <br>KARAR NO\t\t: 2022/479 <br>DAVA TARİHİ\t: 24.03.2022<br>KARAR TARİHİ\t: 06.07.2022<br>DAVANIN KONUSU\t: İpoteğin Kaldırılması<br>KARAR TARİHİ\t: 24.03.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24.03.2025<br><br>\tAydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.07.2022 tarihli, 2022/329 Esas ve 2022/479 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>DAVA: <br>Davacı vekili, dava dışı asıl borçlu ... ile davalı ... Bankası Atça Şubesi arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, müvekkili ve davalı ...'nun müteselsil kefil olduklarını, kefil davalı ...'ın  bu ipoteğin bakiye 372.500 TL'sini ödeyerek bankadan aldığı halefiyet belgesine dayanarak Nazilli İcra Müdürlüğünün 2020/3670 Esas sayılı dosyasındaki başlattığı takibin borç ödenerek infazen kapatıldığını, müvekkilinin bakiye hisseleri ...'ndan satın alarak, taşınmazların tam hisseli maliki olduğunu, icra dosyası infazen kapatıldığı halde davalıların kendi aralarında ve neticede tapu dairesine başvurarak, ipoteklerin kaldırılması yönünde irade açıklamalarını bildirmedikleri, davalı ...'nun işbu alacak yönünden dosya borçlusu (...)  yanında ipotekli taşınmazlar maliki müvekkili yada asıl borçlu ...'dan bir alacağının olmadığına/Borçlu olmadığının saptanmasına ve davalı ... Bankası açısından cevabi yazılarıyla sabit olduğu üzere ferileriyle 570.000,00 TL olan kredi nedeniyle herhangi bir alacaklarının olmadığı da anlaşıldığından, ... İli, ... İlçesi, ... Mh.,... ada, ... parsel (08.10.2009 gün 2766 yev. 200.000,00 TL İpotek), ... ada ... parsel (08.10.2009 gün 2767 yev. 150.000,00 TL İpotek), ... ada ... parsel (08.10.2009 gün 2768 yev. 150.000,00 TL İpotek) nolu ipoteklerin fekkine  karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. <br>CEVAP : <br>Davalı ... vekili, ipoteğin kaldırılması davasında davalının, rehinli alacaklı olduğunu, açılan bu davaya konu ipotekler diğer davalı ... Bankası Atça  Şubesine ait olup, ipotek borcunun tamamen ödenmiş olması halinde, tesis edilmiş olan ipotek kaydının kaldırılması işlemini yerine getirme borcu, tüm masraflar kendisine ait olmak üzere ipotek alacaklısına ait olacağını, davalının taşınmazları üzerine  müvekkili tarafından ipotek konulmadığını, müvekkilinin rehin alacaklısı sıfatına sahip olmadığını, davacının taşınmazlarına konulan ipoteğin davalı müvekkili tarafından kaldırılmasının hukuken mümkün olmadığını, müvekkili aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, Nazilli İcra Dairesinin 2020/3670 Esas sayılı dosyasında yapılan takibin dava dışı ... aleyhine başlatıldığını, müvekkilinin, ...'nun ... Bankasından kullandığı krediye kefil olduğunu ve kredi borcunu ...  kefili olarak 27.02.2017 tarihinde ödediğini ve kredi alacaklısı bankadan kefil olarak ödediği miktar kadar ödeme belgesi aldığını, müvekkilinin temlik  alacaklısı olarak değil, ödeme belgesine dayalı takip yaptığını, davacının adına kayıtlı olan taşınmaz üzerine konulan ipoteklerin banka tarafından konulduğundan müvekkilinin ipoteği kaldırma hak ve yetkisi bulunmadığını, davalı aleyhine açılmış olan dava haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... Bankası vekili, müvekkili olan banka tarafından dava dışı ...’na kullandırılan ticari kredi nedeniyle  dava konusu taşınmazlar üzerine üst sınır ipoteği tesis edildiğini, anılan kredinin geri ödemelerinin 372.500 TL'lik kısmının, kefil sıfatıyla diğer davalı ... tarafından yapıldığını, ...’nun ticari kredisinin geri ödemeleri tahsil edilerek söz konusu kredi kapatılmış ise de; kefil sıfatıyla yapmış olduğu ödeme nispetince diğer davalı ... halefiyet hakkı kazandığını, halefiyet hakkı sahibince sunulacak ipoteğin fekki yazılı talimatı bulunmadan müvekkili bankanın bir tasarrufta bulunamayacağını, davanın öncelikle husumet yokluğu nedeni reddinin gerektiğini, müvekkili banka tarafından ipoteğin fek edilebilmesi için davalı ... ile birçok kez iletişime geçildiğini, ipotek fek talimatının ibraz edilmediğini, bankanın dava ikame edilmesine herhangi bir dahili olmadığından ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden müvekkili banka aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının kabulü ile, dava konusu olan, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde kain ve tapuda ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerine Yenipazar Tapu Müdürlüğünün 08.10.2009 tarih, 2766 yevmiye sayılı resmi akit tablosu ile davalı banka lehine 1. derece 200.000 TL bedelli konulan, aynı yer ... ada, ... parselde kayıtlı Yenipazar Tapu Müdürlüğünün 08.10.2009 tarih, 2768 yevmiye sayılı akit tablosu ile davalı banka lehine 1. derece 150.000 TL bedelli konulan, yine aynı yerde kain ve tapuda ... ada, ... parselde kayıtlı Yenipazar Tapu Müdürlüğünün 08.10.2009 tarih, 2767 yevmiye sayılı resmi akit tablosu ile davalı banka lehine 1. derece 150.000,00 TL bedelli tesis edilen ipoteklerin fekkine karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkilinin dava dışı asıl borçlu ...’nun ... Bankası Atça Şubesinden kullandığı krediye davacı ile birlikte müteselsil kefil olduğunu, asıl borçlunun kendi adına kayıtlı olan taşınmazları kredi borcuna teminat olarak davalı banka lehine ipotek ettirdiğini, müvekkilinin kredi sözleşmesine kefaleti nedeniyle  dava dışı ...’nun bankaya bakiye 372.500,00 TL borcunu ödediğini, davalı bankanın müvekkiline borcun teminatı olan belgeleri ve  ipoteği tapuda devir etmediğini, borcu ödediği miktarı içeren bir belge verdiğini, müvekkilinin bu belge ile dava dışı ... aleyhine Nazilli İcra Müdürlüğünün 2020/3670 Esas sayılı dosyası ile yaptığı takipte  alacağını tahsil ettiğini, müvekkiline ipotek devir edilmediğinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmadığını, alacaklı bankanın müvekkiline haklarını kullanması için borç senetlerini teslim etmediğini, ipoteklerin  devri için gerekli işlemleri yapmadığını, 6098 sayılı TBK 592/3 maddesine aykırı davrandığını, sadece ödediği miktarı içeren yazılı bir belge verdiğini, müvekkilinin davalı bankanın alacağının teminatı olan ipoteklerin kaldırılmaması nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, davalı bankanın müvekkilinden bilgi istemediğini,  ipotekleri kaldırma konusunda talepte bulunulmadığını, mahkemece aynı borca kefil olan davacının taşınmazları icra takip borcu ödenmeden devir aldığı hususunun gözardı edildiğini, ipotek sözleşmeleri tapuda müvekkiline devir edilmediğinden müvekkilinin tapuya beyan vererek ipoteği kaldırma hak ve yetkisi bulunmadığı halde  müvekkiline devredilmemiş olan bir yetki ve hak nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın öncelikle müvekkili yönünden husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin borcu kefaleten ödediği ve takip başlattığı sırada ipotekli taşınmazların dava dışı ... adına kayıtlı olduğu halde daha sonra  davacının müvekkilinden ipoteklerin kaldırılmasına yönelik talebinin haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, aleyhine  vekalet ücreti ödemeye hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ipotekler konulduktan sonra ve müvekkilinin yaptığı takibe konu borç ödenmeden önce  ipotekli olarak devir aldığı taşınmazlar  üzerine konulan  ipoteği tapuda devir almadığından ve müvekkilinin bu ipotekleri kaldırma hak ve yetkisi bulunmadığından müvekkili aleyhine açılan davanın usul ve esastan reddine  karar verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına  ve davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.<br>Davalı ... Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava açılmadan evvel zorunlu olan arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğini, müvekkili banka tarafından dava dışı ...’na kullandırılan ticari kredi nedeniyle müvekkilinin dava dışı ...’ndan olan doğmuş doğacak tüm alacaklarının teminatını oluşturmak üzere adı geçenin maliki bulunduğu dava konusu taşınmazlar üzerine üst sınır ipoteği tesis edildiğini, kredinin geri ödemelerinin 372.500,00 TL’lik kısmı, kefil sıfatıyla davalı ... tarafından yapıldığını, kefil sıfatıyla yapmış olduğu ödeme nispetince diğer davalı ...'nun halefiyet hakkı kazandığını, hak sahibince sunulacak onay ve talimat  ipotek üzerinde müvekkilinin bir tasarrufta bulunamayacağını, davacının muhatabının diğer davalı ... olabileceğini, davanın husumet yokluğu nedeni ile müvekkil banka açısından reddinin gerektiğini, ipotekli taşınmazın teminatını oluşturan müvekkili banka alacağına mahsuben diğer davalı ...'nun kefil sıfatıyla yapmış ödeme nedeniyle ödediği tutarla sınırlı olmak üzere/ödeme yaptığı tutar için TBK’nın 596. maddesi uyarınca kanunen halef olduğunun bilgilendirildiğini, müvekkili tarafından ipoteğin fek edilebilmesi için  davalı  ile birçok kez iletişime geçildiğini, ipotek fek talimatını  müvekkili bankaya ibraz etmediğinden, müvekkilinin ipoteğin fek edilmesi için başvuruda bulunulamadığını, davanın müvekkili bankaya yöneltilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğundan, pasif husumet ehliyeti bulunmayan müvekkili banka açısından davanın reddi gerektiğini, müvekkili banka davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak zorunlu arabuluculuk sürecine başvurmaksızın ikame edilen davanın, dava şartı yokluğundan reddine, esastan reddine,  karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.<br>GEREKÇE: <br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Dava, ipoteğin kaldırılması isteğine ilişkindir.<br>Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalılar vekilleri tarafından yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İpotek, kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan, sınırlı bir ayni haktır. Türk Medeni Kanunu  maliklerin mülkiyeti satış yoluyla devretmeleri sırasında doğan alacaklarını koruma gereği duyduğundan alacaklarını teminat altına alabilmeleri için taşınmaz üzerinde ipotek tesis hakkı sağlamıştır. Alacak sona erdiği halde, alacaklı, terkin taahhüdüne rağmen terkin talebinde bulunmazsa taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yoluyla isteyebilir. Kuşkusuz kurulan ipoteğin temelini, ipotek akit tablosu teşkil eder.<br>İpoteğin alacağa bağlılığı ve alacağın hukuki akıbetine tabi olması yanında, teminat altına alınan alacak miktarının gösterilmiş olması aranmasına rağmen; alacağın, doğmuş veya henüz doğmamış olabilmesi yanında, şarta bağlı, miktar bakımından belirsiz veya değişken olması da mümkündür. Ancak alacağın, teminata başvurulduğu sırada mevcut olması gerekir. Alacağın doğmuş ve miktarının belirli olması durumunda anapara ipoteği (sabit ipotek, adi ipotek, karz ipoteği, kesin borç ipoteği) mevcut olurken; henüz doğmamış veya doğmuş olmakla birlikte miktarı belirsiz olan alacak da ipoteğin teminat sağladığı en yüksek sınır belirlenerek, üst sınır ipoteği (limit ipoteği, azami meblağ ipoteği, maksimal ipotek) tesis edilerek teminat altına alınır. Alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdüne rağmen terkin talebinde bulunmazsa taşınmaz maliki rehnin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir.<br>Somut olayda; davacı vekili, dava konusu taşınmazın tapu kaydına tesis edilen ipoteğe konu borcun ipotek halefi davalı ... tarafından ödendiğini, ipotek halefinin alacağını icra dosyasından tahsil ettiğini, taleplerine rağmen ipoteklerin kaldırılmadığını ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır.<br> ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerine  08.10.2009 tarih, 2766 yevmiye sayılı, 1. derece 200.000 TL bedelli, aynı yer ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerine 08.10.2009 tarih, 2768 yevmiye sayılı 1. derece 150.000 TL bedelli, yine aynı yer ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerine 08.10.2009 tarih, 2767 yevmiye sayılı 1. derece 150.000,00 TL bedelli ipoteğin davalı banka lehine tesis edildiği, kredi sözleşmesinden kaynaklı davalı Bankanın bakiye 372.500,00 TL alacağının davalı ... tarafından ödendiği ve ipotek alacaklısı bankanın haklarına kanunen halef olduğu, davalı ...'nun alacağını asıl borçludan Nazilli İcra Müdürlüğünün 2020/3670 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takiple tahsil ettiği, davalı banka vekilinin bankanın, kredi sözleşmesinden kaynaklı  alacağının kalmadığını duruşmadaki beyanı ile teyit ettiği, davaya konu ipoteklerden kaynaklı asıl alacaklının ve halefiyet yoluyla alacaklı olan davalı ...'nun bir alacağının kalmadığı, tapuda kayıtlı olan ipoteklerin terkin edilmesi gerektiği halde terkin edilmediği, her iki davalının davanın açılmasına sebep olduğu ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlulukları bulunduğu anlaşılmakla, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.   <br>Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı ... vekilinin ve davalı ... Bankası A.Ş. Vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 34.155,00 TL'nin peşin alınan 8.538,75 TL'den mahsubu ile kalan 25.616,25 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalı ... tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı ... tarafından mükerrer yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde bu davalıya iadesine,<br>5-Davalı ... Bankası A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 34.155,00 TL'nin peşin alınan toplam 8.538,75 TL'den mahsubu ile kalan 25.616,25 TL'nin bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>6-İstinaf başvurusu nedeni ile davalı ... Bankası A.Ş. tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>7-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 24.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0fe4969bfa7a1eb","SID":"0dbeb3b0aa818b7b"}}