{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   31. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2025/305 - Karar No:2025/340<br>                       <br>                         T.C.<br>                        ANKARA<br>       BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>                31. HUKUK DAİRESİ<br>       \t                                                     <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  \t\t     \t(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1  md)\t<br>\t                                                                  <br>ESAS NO\t: 2025/305 <br>KARAR NO\t: 2025/340<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/01/2025<br>NUMARASI\t\t: 2023/176 E-2025/10 K<br><br><br> <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t:10/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/04/2025<br>\t<br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden  kaynaklanan itirazın iptali  istemine ilişkin davada mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,   taraflar arasında “soğuk hava deposu yapım işi” konulu 24.02.2021 tarihli 800.000 Euro iş bedelli “Tedarikçi Sözleşmesi” adını verdikleri bir eser sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince davacı şirketin, davalıya bir soğuk hava deposu kuracağını, buna karşılık davalının 800.000 Euro iş bedeli ödeyeceğini, sözleşmenin “ÖDEME ŞEKLİ” başlıklı 5. Maddesi gereğince, iş bedeli olan 800.000 Euro (Nisan 2021, Haziran 2021, 25.08.2021, 25.11.2021, 28.01.2022, 25.02.2022, 29.04.2022, 27.05.2022, 29.06.2022, 29.07.2022 vadeli olarak düzenlenmiş 10 adet her biri 80.000'er Euro tutarlı sıralı çekler ile, sözleşmenin imzalandığı tarihte ödeneceğini, davalı şirketin sözleşmenin imzalanmasından sonra (Nisan 2021, Haziran 2021 ve 25.08.2021 tarihlerinde ödenecek olan toplam 240.000 Euro tutarlı ilk 3 çekin yerine), ödeme tarihindeki kura göre doğacak kur farkını da ödemek kaydıyla, 01.04.2021 vadeli 500.000 TL, 21.04.2021 vadeli 500.000 TL, 11.06.2021 vadeli 400.000 TL, 11.08.2021 vadeli 300.000 TL, 31.08.2021 vadeli 420.000 TL şeklinde düzenlenmiş toplam 2.120.000 TL tutarlı 5 adet TL cinsinden çek, kalan 560.000 Euro için de sözleşmeye uygun olarak her biri 80.000'er Euro olan 7 adet çek verdiğini, davalı şirketin davacıya verdiği TL ve Euro çeklerinin üzerlerinde yazılı keşide tarihlerinde ödendiğini, sözleşme konusu iş için üretilen malzemenin peyderpey davalıya teslim edilirken diğer yandan montaj işlemlerinin de tamamlandığını ve tüm ünitelerin çalıştırılarak soğuk hava deposu sözleşme koşullarına uygun olarak kullanma hazır halde davalıya teslim edildiğini ve eserin kabulünün yapıldığını, işin kabulünü takiben, davacı şirketin sözleşme konusu işe ait iş bedelini 10.08.2021 tarih ve EMS2021000000194 nolu E- FATURA ile davalıya fatura ettiğini, kur farkı nedeniyle doğan alacağın, davalı şirketin, sözleşme ile belirlenen ödeme planındaki (Nisan 2021, Haziran 2021, 25.08.2021 tarihli) toplam 240.000 Euro tutarlı ilk üç çek yerine, ödeme tarihine göre doğacak kur farkını ödemek koşuluyla TL cinsinden çeklerle değiştirdiğini ve TL cinsinden ödeme yaptığını, Euro yerine TL cinsinden ödeme yapılması nedeniyle davacının kur farkı alacağı doğduğunu, bu kur farkının 24.924,10 Euro olduğunu, 24.924,10 Euro kur farkı alacağı yerine 23.654,34 Euro tutarında kur farkı faturası düzenleyen davacı şirketin, muhasebe hatası sonucu 1.269,76 Euro eksik talepte bulunduğunu, davalı şirketin kur farkı faturalarına itiraz etmediğini ancak, fatura bedellerini de ödemediğini, davalı şirketin ayrıca, sözleşme harici olarak davacıdan ilave panel talebinde<br>bulunduğunu, davacı şirketin davalının istediği panellerin üretimini “...” firmasına yaptırdığını ve e- irsaliyeler ile davalıya gönderip teslim ettiğini, davacının ilave paneller için 21/06/2021 tarihli 5.646,31 Euro ( KDV Dahil) E- Faturayı kesip davalıya gönderdiğini ancak, bu faturaya itiraz etmeyen davalı şirketin, bu fatura bedelini de ödemediğini, dolayısı ile davacı şirketin 29.300,65 Euro alacağı olduğunu, işbu alacağın ödenmemesi üzerine 29.300,65 EURO faturalı alacağı için Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2022/15941 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun yetki itirazının reddedildiğini, daha sonrasında borca yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek icra takibine vaki itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesini talep ve dava etmiştir.<br>              Davalı vekili; dava konusu 24.02.2021 tarihli sözleşme nedeniyle, davalı şirketçe sözleşmede kararlaştırılan ödemenin tamamının, davacı lehine keşide edilen 5 adet TL cinsinden çek ve 7 adet her biri 80.000 Euro bedelli çekin davacıya teslim edilmesi ve bedellerinin davacı yanca tahsil edilmesi ile yapıldığını, davalının bu nedenle davacı yana kur farkı ya da başka bir nedenle, dava konusu sözleşmeden kaynaklı borcu bulunmadığını, takdir edileceği üzere, \"kur farkı\" talebinin haklılığı için taraflar arasındaki ilişkinin döviz cinsinden yürütüldüğünün ispatlanması ve faturalarda alacağın döviz cinsinden gösterilmesi ve ayrıca fatura borçlusunun da ödemelerini vadesinde yapmaması gerektiğini, genel kural böyle olmakla, kur farkı alacak taleplerinin gündeme gelmesinin asıl nedenlerinden birinin de borcun vadeli çeklerle ödenmesi olduğunu ancak, sözleşmede kararlaştırılan veya faturada düzenlenen döviz cinsinden alacağın, keşide tarihindeki kur karşılığı üzerinden Türk Lirası cinsinden düzenlenen vadeli çeklerle ödenmesi ve alacaklının da bu çekleri ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul etmesi halinde, alacaklının seçimlik hakkını kullanmış olduğu ve bu halde artık kur farkı talep etme hakkının olmayacağını, somut durumda, davalının dava konusu sözleşmeye istinaden, sözleşmede kararlaştırılmış her biri 80.000 Euro bedelli ilk üç çek yerine, davacının da belirtmiş olduğu üzere, 01.04.2021 vadeli 500.000 TL, 21.04.2021 vadeli  500.000 TL, 11.06.2021 vadeli 400.000 TL, 11.08.2021 vadeli 300.000 TL, 31.08.2021 vadeli 420.000 TL bedelli 5 adet TL cinsinden çek keşide edip davacı yana teslim etmiş olduğunu, davacı yanın bu çekleri ihtirazi kayıtsız teslim alması/kabul etmesi ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın vadelerinde tahsil etmiş olmaları karşısında, yabancı para alacağının, çeklerin keşide edilmiş olduğu tarihteki Türk Lirası cinsinden karşılığının ödenmesi hususunu tercihte bulunduğunu, bu nedenlerle davacı yanın davalı şirketten kur farkı alacağı olmadığını, davacı yanın bir diğer iddiasının ise, dava konusu 24.02.2021 tarihli sözleşme dışında ilave iş karşılığı ödenmemiş fatura alacağının bulunduğu olduğunu, davacı yanın bu iddiasının da davalı şirketçe kabul edilmemekte olup, davacı yanca sözleşmede kararlaştırılan iş dışında herhangi bir mal ve hizmet alımı söz konusu olmadığını, bu nedenle davacı yanın ilave iş karşılığı alacak talebinin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, takibe konu alacağın %20 si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece,\"...Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller celbedilmiş, bilirkişi raporları alınmıştır. <br>Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden aldırılan 22/02/2024 tarihli rapor ile; davacı ve davalı firma arasında mal/hizmet tedarikinden dolayı faturaya dayalı cari hesap ilişkilerinin olduğunun tespit edildiği, öngörülen düzenlemeler çerçevesinde, ibraz edilen ve incelenen davalı şirketin yasal ticari defterlerinin HMK'nın 222/2. maddesinde yer alan şartları sağladığı, delil olarak değerlendirebileceği, dava konusu faturanın usulüne uygun olarak kaydedildiği, davacının 2021 yılına ait defterlerin incelenmesinde, davalı şirketin davacı şirkette mal/hizmet alımları ilişkisinden kaynaklı verilen avanslara ilişkin olarak 159 Verilen sipariş avanslar hesabının alt hesabı olan 159.11.032 hesabında takip ettiği, davalının davacı şirkete çeşitli tarihlerde ve tutarlarda çeklerin verildiği ve 159.11.032 Verilen Sipariş Avanslar Hesabında muhasebe kayıtlarında takip ettiği, davalı tarafından davacı şirkete; 24.02.2021 ve 22.03.2021 tarihlerinde toplam 8.160.000 TL tutarlı çeklerin verildiği, davalı şirketin davacı şirketten mal/hizmet alımlarına ilişkin 320 Satıcılar hesabının alt hesabı 320.06.11 no ile takip ettiği, Tabloda da görüldüğü üzere, davacı şirketten toplam 8.449.828,22 TL düzenlenen faturaları muhasebe kayıtlarına aldığı, iş bu faturalara ilişkin olarak 30.06.2021 tarih 1859 nolu yevmiye ile daha önceden verilen avanslardan (159.11.032 nolu hesaptaki ) 216.117,47 TL mahsup edildiği, 31.09.2021 tarih 3488 nolu yevmiye kaydında 6.943.882,53 TL Avanslar hesabındaki kalan bakiyenin mahsubu ile -1.289.828,22 TL borcu görüldüğü, 2022 yılında 1.289.828,92 TL 2021 yılında devir ile açılış işlemlerinin gerçekleştiği, 20.04.2022 tarihinde 8032364 nolu 27.05.2022 vadeli çekle ödeme yapılması ile 9.828,22 TL borç bakiyesi kaldığı rapor edilmiştir.<br>Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden aldırılan 17/04/2024 tarihli rapor ile; davacı şirket vekilince, Ankara 23. İcra Dairesinin 2022/15941 Esas sayılı icra dosyası ile, 26/06/2023 tarihinde 29.300,65 Euro alacak üzerinden takip yapıldığı, takibin 24/02/2021 tarihli 800.000 Euro bedelli sözleşme ve 5.646,31 EURO bedelli 21/06/2021 tarihli panel faturasına ilişkin olduğu, davacı şirketin 2021-2022-2023 yılına ait ticari defterlerinin e-defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, davacı şirket tarafından davalıya 7 adet toplam 829.300,65 Euro / 8.450.494,91 TL tutarında fatura düzenlendiği, bunlardan 4 adet toplam 23.654,34 Euro kur farkı faturası olduğu ve ilgili faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı şirketin davacıya ilave paneller için 21/06/2021 tarihli 5.646,31 EURO (KDV Dahil) e-fatura kestiği yönünden, ilgili faturanın taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ancak, davacı kayıtlarında Euro olarak, davalı şirket kayıtlarında ise, TL olarak kayıtlı olduğu, davalı şirket tarafından davacıya, 01.04.2021 vadeli 500.000 TL, 21.04.2021 vadeli 500.000 TL, 11.06.2021 vadeli 400.000 TL, 11.08.2021 vadeli 300.000 TL, 31.08.2021 vadeli 420.000 TL olmak üzere toplam 2.120.000  TL tutarlı 5 adet TL cinsinden çek, 80.000 Euro 7 adet toplam 560.000 Euro bedelli çek verildiği, davacı şirketin davalıdan 29.300,65 Euro alacaklı olduğu, talimat ile alınan bilirkişi raporuna göre ise, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarında, davacı şirket alacağının 9.828,22 TL iken, davacı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirket alacağının 29.300,65 Euro olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı şirketçe cari hesapların Döviz/TL cinsi üzerinden kayıt edilmemesi/takip edilmemesinden kaynaklandığı, tazminat talebinin mahkemenin takdirinde olduğu rapor edilmiştir.<br>Gerek davalının defterlerinin incelenmesi için alınan bilirkişi raporunda, gerek mahkememizce aldırılan 17/04/2024 tarihli bilirkişi raporundan taraf sıfatlarının 21/06/2021 tarihli ve 158 sayılı fatura yönünden karıştırıldığı anlaşılmakla belirtilen eksikliğin giderilmesi, 21/06/2021 tarihli ve 158 sayılı faturanın davalı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olup olmadığının bildirilmesi hususunda mahkememizce mali müşavir bilirkişiden aldırılan 26/11/2024 tarihli ek rapor ile; davacı şirket vekilince, Ankara 23. İcra Dairesi 2022/15941 Esas sayılı icra dosyası ile, 26/06/2023 tarihinde 29.300,65 Euro alacak üzerinden takip yapıldığı, takibin 24/02/2021 tarihli 800.000,00 Euro bedelli sözleşme ve 5.646,31 Euro bedelli 21/06/2021 tarihli panel faturasına ilişkin olduğu, davacı şirket vekilince; “..Esasında takip tarihi 06.10.2022 olup, icra dairesi hatalı işlem yaparak davalıya 23.11.2022 tarihli hatalı bir ödeme emri tebliğ etmiştir. Davalı bu 23.11.2022 tarihli ödeme emrine 05.05.2023 tarihli cevap dilekçesiyle itiraz etmiştir. Davalının cevap dilekçesindeki itirazlarından, icra dairesinin davalıya hatalı ödeme emri gönderdiği tarafımızdan anlaşılmış ve icra dairesine 26.06.2023 tarihli talep sunarak davalıya hatalı ödeme emri tebliğ edildiği, takip talebine uygun ödeme emri düzenlenerek yeniden davalıya tebliğ edilmesini talep ettik. İcra dairesi 26.06.2023 tarihli tensip kararı ile talebimiz gibi işlem yaparak 26.06.2023 tarihli ödeme emrini düzenleyip davalıya tebliğ etmiştir. Bu nedenle, dosyada biri 06.10.2022 tarihli (takip talebine aykırı), diğeri 26.06.2023 tarihli (takip talebine uygun) ödeme emri oluşturulmuştur. Bilirkişi, takip talebine uygun 26.06.2023 tarihli ödeme emrini dikkate almıştır. Bu durumun icra dairesinin hatalı işleminden kaynaklandığı, uyaptaki icra evrakları ile açıkça ortadır. Bu nedenle, Sayın Mahkemenin, takip tarihini 06.10.2022 olarak alınmasını talep ederiz.” yönünden ve davalı şirket vekilince; “..Somut duruma dönecek olursak müvekkilin dava konusu sözleşmeye istinaden, sözleşmede kararlaştırılmış her biri 80.000,00-EURO bedelli ük üç çek yerine, davacının da belirtmiş olduğu üzere, 01.04.2021 vadeli 500.00000-TI, — 21.04.2021 vadeli 500.000,00-TI, 11.062021 vadeli 400.000,00-T1, 11.08.2021 vadeli 300.000,00-T, 31.08.2021 vadeli 420.000,00-TL bedelli 5 adet TI cinsinden çek keşide edip davacı yana teslim etmiş olduğu, davacı yanın bu çekleri ihtirazi kayıtsız teslim alması/kabul etmesi ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaksızın vadelerinde tahsil etmiş olmaları karşısında, yukarıda da belirtilmiş olduğu üzere, yabancı para alacağının, çeklerin keşide edilmiş olduğu tarihteki Türk Lirası cinsinden karşılığının ödenmesi hususunu” tercihte bulunmuş olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle davacı yanın müvekkilden kur farkı alacağı söz konusu değildir. Bilirkişi raporundaki, aksi yöndeki değerlendirmeyi kabul etmemiz mümkün değildir.” yönünden takdirin mahkemede olduğu, davacı şirket tarafından davalıya 7 adet toplam 829.300,65 Euro/8.450.494,91 TL tutarında fatura düzenlendiği, davalı şirketin 2023 yılı ticari defter ve kayıtları incelenmediğinden, 17/01/2023 tarihli EMS2023000015 sıra numaralı Zaman Rölesi ... açıklamalı 666,70 TL tutarında ki faturanın, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarında olup olmadığı yönünde tespit yapılamadığı, ancak 21/06/2021 tarihli ve 158 sayılı 5.646,31 Euro/58.758,33 TL tutarında ki faturanın hem davacı şirket, hem de davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu rapor edilmiştir.<br>İcra ve İflas Kanunu'nun 58/3. maddesine göre; alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin takip talebinde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Aynı durum, İİK.nun 60/1. maddesi gereğince ödeme emri için de söz konusudur. Buna göre yabancı para alacağının karşılığı Türk Lirası'nın gerek takip talepnamesinde gerekse ödeme emrinde gösterilmesi yasaca zorunlu kılınmıştır. Kamu düzeni ile ilgili bulunan bu hususun mahkememizce re’sen gözönüne alınması gerekir (Hukuk Genel Kurulu’nun 12.05.1999 tarihli 1999/12-271 Esas 1999/301 Karar sayılı ilamı). İtirazın iptali talepli bu davada usulüne uygun bir icra takibinin bulunması özel dava şartıdır. Somut olayda, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Her ne kadar takip talebinde 1 Euronun kur karşılığının 16,03 TL olduğu belirtilmiş ise de harca esas toplam tutar belirtilmediği gibi ödeme emrinde de yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı gösterilmemiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/09/2024 tarihli  2023/4847 Esas 2024/6761 Karar sayılı ilamında, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 08/06/2023 tarihli 2022/2100 Esas 2023/2266 Karar sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 19/02/2024 tarihli 2023/4241 Esas 2024/472 Karar sayılı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi'nin 27/03/2023 tarihli 2023/44 Esas 2023/526 Karar sayılı ilamlarında da işaret edildiği üzere alacaklı yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığını takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu sebeple, davalı hakkında açılan iş bu dava yönünden \"usulüne uygun bir icra takibinin bulunması\" şeklindeki dava şartı gerçekleşmemiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklı olduğu ve 115/2. maddesinde de mahkemece  giderilmesi mümkün olmayan bir dava şartı noksanlığı tespit edilirse, davanın her aşamasında taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın, davanın usulden reddine karar verileceği  düzenlenmiştir. Takip talebi ve hususiyetle ödeme emrinde bulunması zorunlu olan yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının bulunmaması nedeniyle Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2022/15941 Esas sayılı takip dosyasına konu olup bakiye alacak olduğu bildirilen 29.300,65 EURO alacağa yönelik itirazın iptali yönündeki davanın, usulüne uygun icra takibi bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine...\" karar verilmiştir.\t\t\t\t\t\t<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  takip talebinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilerek harcın yatırıldığını, takip talebinde İİK 58/3 maddesine aykırılık bulunmadığını, ödeme emrindeki İİK 60/1 maddesine aykırılığın kendi işleminden kaynaklı olmadığını, ödeme emrini düzenleme görevinin icra memuruna ait olduğunu, yargılama başladıktan sonra 2 yıl sonra icra dairesinin İİK 60/1 maddesine aykırı işlemi nedeniyle müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ,mahkeme  kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE:<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>  HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken istinaf karar harcı peşin olarak  davacı tarafından yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere  10/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.   <br> Başkan                  Üye                        Üye                              Katip<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e46332a649be93e7","SID":"9abb893435e8cc9b"}}