{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2241 <br>KARAR NO\t: 2025/652<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 17/05/2023<br>NUMARASI\t: 2019/994 Esas - 2023/489 Karar<br><br>DAVACI\t:....<br>VEKİLİ\t:....<br>DAVALI\t:....<br>VEKİLİ\t:....<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Teminatın İadesi Talebinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 16/10/2019<br>KARAR TARİHİ\t  : 17/04/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 17/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişkiden kaynaklanan 28.000,00.-TL alacak için davalı ateyhine icra takibi başlattığını, davalı taraf haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini bildirerek huzurdaki davayı açtığını, davalı, davacıya 2014 yıkında 3.000,00 Euro, 21.04.2015 yılında ise 5.000,00 USD teminata verdiğini, davalı da teminata aldığını teyit etmiş olduğunu, davalı, davanın kabul edilmesini, %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davalı, taraflarına tebliğ edilen dava dilekçe ekinde ki ekler taraflarına tebliğ edilmediğini, dolayısıyla arabuluculuk görüşmelerinin usulüne uygun yapılmadığından davanın reddedilmesi gerektiğini, davalı, davacının tüm taleplerini zaman aşımına uğradığını, dava dilekçesinde belirtilen delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, davalı, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davalı, davacının alacak miktarının neye göre belirlediğinin de dava dosyasına koyması gerektiğini, davaya konu sözleşme, fatura, senet bulunmadığını, kimin tarafından imzalandığı bilinmeyen bir evrak ile davalıyı borç altına sokmak için takip başlattığını, bu nedenlerle davalı, davanın esastan reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...Davanın REDDİNE, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibi sürüncemede bırakmayı, borcun tahsilatını güçleştirmeyi ve geciktirmeyi amaçladığını, borcunu ifadan kaçınma saikiyle hareket ederek davacının mağduriyetine sebep verdiğini, mahkemeden itirazın iptaline ve takibin devamına karar verildiği takdirde davalının borç tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, davalı tarafın, taraflarınca sunulan senede ilişkin imza itirazında bulunmadığı gibi senede karşı senetle ispat kuralına uygun davranmadığını, mahkemenizce delil olarak münhasıran tarafların ticari defterlerine dayanılmayan davalarda tüm deliller üzerinden inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiğini, senet belgesinden de anlaşılacağı gibi söz konusu meblağların teminat için alınmış olduğu ticari defter ve kayıtlarında gösterilmemesinin olağan  olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin ihtilafsız olduğu tartışılması gerekenin borcun varlığı değil ifa edilip edilmediğinin olduğunu, Ancak davalı tarafça borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir yazılı delil sunulmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda da görüleceği üzere iddia olunan teminat tutarlarının nakit olarak ödenmesine ilişkin muhasebe kaydın muhasebe defterlerinde rastlanmadığının sabit olduğunu, davacının ilgili ödeme kayıtlarını dosyaya sunamadığını, yasal defterlerin incelenmesiyle oluşturulan raporda ticari bir ilişkinin bulunmadığı hususunun açık olduğunu, HMK'nın 329'uncu maddesi uyarınca kötü niyetli dava açan ve kötü niyetli istinaf başvurusunda bulunan davacıya akdi vekalet ücretinin de yükletilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği alacağa konu ticari ilişkiyi ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya senet sunulduğu iddia olunmuş ise de öncelikle belgenin senet vasfının bulunmadığını, davacı tarafından imzaya itiraz olunmadı denilmiş ise de bu hususun cevap dilekçesinde açık olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2023 tarih, 2019/994 Esas - 2023/489 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava teminatın iadesi talebinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; Davacının tarihsiz adi yazılı belgeye dayanarak, davalıya verilen 3.000 Euro ve 5.000 USD bedelli teminatlardan 3.000 Euro’nun davacıya iade edilmesine rağmen 5.000 USD’nin iade edilmediğini beyan ederek anılan teminatın iadesi için davalı hakkında takip başlatıldığı, davalının takibe yaptığı itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>İcra Takibine İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur (2004 sayılı kanun 62.madde). Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir (2004 sayılı kanun 67.madde).<br>İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).<br> Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır (HGK 2017/(19)11-1309 Esas.  2021/377 Karar).<br>İtirazın iptali davaları takip hukuku kaynaklı, icra takibine sıkı sıkıya bağlı ve alacağın varlığını maddi hukuk kuralları çerçevesinde belirlemeye yarayan kendine özgü davalardır. Dava ile takip arasındaki bu sıkı ilişki nedeniyle dava konusu, ancak takip talepnamesinde yazılı alacak dayanağı, tutar ve benzeri talepler olabilir ve kural olarak ispat vasıtaları da bu çerçevede değerlendirilir.<br>Somut olayda; Davacı taraf takibe ve davaya dayanak yaptığı tarihsiz adi yazılı belgeye dayanarak, davacının davalıya 2014 yılında 3.000 Euro, 21.04.2015 tarihinde 5.000 USD teminat olarak verdiğini, davalının 3.000 Euro’yu iade etmesine rağmen, 5.000 USD’yi iade etmediğini iddia etmiş, davalı taraf ileri sürülen hukuki ilişkiyi ve davacının dayandığı belgedeki davalıya atfen atılan imzayı inkar etmiştir. Mahkemece tarafların ticari defterleri incelenerek, anılan teminatlara ilişkin defterlerde bir kayıt olmadığı ve davalının davacıya borcu olmadığı yönündeki raporlar doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.<br>Davalı taraf davacının dayandığı belgedeki imzayı inkar etmiş, davacı taraf ise 17.01.2022 tarihli duruşmada davalı kaşesi altındaki imzanın davalının 2013-2015 yıllarında yetkilisi olan ...’e ait olduğunu beyan etmiştir. Ancak mahkemece, imza sahibi olduğu iddia edilen ...’in davalının anılan 2013-2015 tarihlerinde yetkilisi olup olmadığı araştırılmadığı gibi ...’in yetkili olması halinde imzanın bu yetkiliye ait olup olmadığı hususu da araştırılmamıştır. Bu durumda davacı, münhasıran davalının defter ve kayıtlarına delil olarak dayanmadığından mahkemece diğer deliller değerlendirilmeksizin sadece taraf defterlerinin münderecatına dayalı olarak karar verilmesi doğru olmayıp, davacının dayandığı adi yazılı belge yönünden imza sahibi olduğu iddia edilen ...’in davalı şirketin 2013-2015 yıllarında yetkilisi olup olmadığı, yetkilisi ise anılan imzanın bu yetkiliye ait olup olmadığı araştırılarak ve ayrıca davalının davacıya 18.05.2018 tarihinde 3.000 Euro gönderdiği iddia edildiğinden ilgili bankadan anılan havale işlemi için herhangi bir açıklama yapılıp yapılmadığı da sorularak, yukarıda detaylandırıldığı üzere ispat yükünün davacı üzerinde olduğu hususu da gözetilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmaya dayanılarak hüküm verilmesi hatalıdır.<br>Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Anılan nedenlerle, davacının istinaf talebinin yukarıda açıklanan nedenlerle HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince kabulüne, diğer istinaf istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesi kararının anılan sebeplerle kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br>2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2023 tarih, 2019/994 Esas - 2023/489 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.17/04/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br>  ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır. <br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"57b9853747db6819","SID":"4799ce016436adcc"}}