{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/2229 - 2025/665<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2229 <br>KARAR NO\t: 2025/665<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 22/06/2023<br>NUMARASI\t: 2022/62 Esas - 2023/705 Karar<br><br>DAVACI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av..<br>DAVALILAR \t:  1- YILDIRIMLAR GIDA PAZARLAMA OTO BİLGİSAYAR YAZILIM VE DONANIM SOSYAL HİZMETLER SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Köşklüçeşme Mah.Şehit Halil Cad.No:16 Gebze/Kocaeli Gebze /KOCAELİ<br>\t  2- ... <br>VEKİLİ\t: Av..<br>\t  3- ...  <br>\t  4- ...  <br>VEKİLİ\t: Av..<br>\t  5- ... <br>DAHİLİ DAVALILAR \t: 6- ...  <br>\t  7- ... <br>\t  8- ...  <br><br>DAVA\t: Tapu İptali ve Tescil (Genel Muvazaa)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/01/2020<br><br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2025<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 17/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın Yıldırımlar Gıda Pazarlama Oto Bilgisayar Yazılım ve Donanım Sosyal Hizmetler Sanayi ve Tic. LTd.Şti.'nin 1/3 pay ile ortağı olduğunu, şirketin diğer iki ortağının 1/3 pay ile ... ile 1/3 pay ile ... olduğunu, davalı şirketin   Gebze  Ticaret Sicili No:...-Mersis No:... olarak 14 Temmuz 2014 tarihli 8611 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde sermayesinin 10.000 TL olduğu ve 400 paya bölündüğü, 120 payının ..., 140 payının ... ve 140 Payının  ...'a ait olduğunun tescil edildiğini, davacı müvekkilinin payının tam 1/3 olması gerekirken eksiltilmiş olduğunun görüldüğünü ve bu işlemin müvekkilinin bilgisi dışında yapıldığının anlaşıldığını, üç  kardeşin ortak olduğunu ve davalı şirketin hukuka aykırı bir şekilde pay oranını değiştirmiş olduğunu, Mahkememizin 2017/296 sayılı (şirketten çıkma ve sermaye payı ile kar payının ödenmesi) davasının 20/04/2017 tarihinde açıldığını,  dava dilekçesinin davalı şirkete tebliğ edilmesinden sonra 29/05/2017 tarihinde şirketin tek varlığı olan gayrimenkulun diğer iki hissedarın hileli ve muvazaalı işlemleri ile üçüncü kişilere satışı gösterilerek devredildiğini ve şirketin diğer ortağı olan davacı ...'dan mal kaçırmak amacıyla kötü niyetli olarak işlem yapıldığını, Gebze Osmanyılmaz Mahallesi ... Ada, ... Parselde 483 m2 miktarlı arsa üzerine inşa edilmiş ve kat irtifakı  tesis edilmiş ... bağımsız bölümden meydana gelen depolu işyeri ve mesken olarak kullanılan taşınmaz malı ... ve ...  adlı kişilere mavuzaalı bir şekilde ve tapuda devir şekli satış olarak gösterilmek suretiyle muvazaalı olarak devrettiğini,  toplam satış bedelinin 860.000,00 TL olduğunu, şirkete ait taşınmaz malın satışı için Genel Kurul Kararı gerektiğini, böyle bir karar alınmadan yapılan satış işleminin TBK madde 26 hükmüne aykırı olup mutlak butlan sebebi ile batıl olduğunu, dava konusu taşınmaz malın şirketin tek mal  varlığı olması dolayısıyla böyle bir satışın yapılmasının şirketin feshi sonucunu doğuracağından ve bu hal butlan teşkil ettiğinden satışın iptal edilmesi gerektiğini, taşınmaz malın satışının muvazaalı /danışıklı olarak gerçekleştirildiğini, iptale tabi bulunduğunu beyanla;  davacı ... ...'nın %30 pay ile ortağı bulunduğu Yıldırımlar Gıda Pazarlama Oto bilgisayar Yazılım ve Donanım Sosyal Hizmetler Sanayi ve Tic. LTd.Şti.'nin maliki bulunduğu Gebze Osman Yılmaz Mahallesi ... Ada, ... Parselde kayıtlı ... bağımsız bölümden oluşan taşınmaz malın, şirketin diğer ortağı davalılar ... ve ... tarafından diğer davalılar ... ve ...'a  Şirket Genel Kurul tarafından ¾  çoğunlukla alınmış bir karar olmaksızın ve şirketin bütün malvarlığını ortadan kaldıracak şekilde ve gerçek değerinin çok altında bir bedel göstererek muvazaalı olarak satış  suretiyle devir ettiğinden, davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile tekrar şirket adına kayıt ve tesciline, hukuken imkan bulunmaması halinde gerçek değerinin davalılar tarafından şirket hesaplarına ödenmesine, taşınmazlar üzerine konacak tedbirlerin kararın infazına kadar devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalılar ... ve ... vekili vermiş oldukları cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından HMK md. 2/1'e aykırı olarak Gebze Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gereken davanın mahkememizde açıldığını, davanın mutlak ticari dava olmadığını, yapılan satışın ticari bir satış olmadığını görevsizlik kararı verilmesi ile dosyanın açık kanun hükmü gereğince Nöbetçi Gebze Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Diğer davalılar vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın tapu iptali ve tescil davası olduğunu, tapu iptali davasının, tüm gayrimenkul davaları gibi taşınmazın bulunduğu yerde açılması gerektiğini, tapu iptali ve tescili davasının, asliye hukuk mahkemesinde açılması gerektiğini(HMK md.2/1). taşınmazın vasfı, büyüklüğü, değeri vb. gibi özellikleri ne olursa olsun davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, bu itibarla davanın görevsiz mahkemede açıldığını ve görev itirazlarının bulunduğunu, işbu dava açısından Gebze Asliye Hukuk Mahkemelerinin  görevli ve yetki olduğunu beyan etmiş,  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... 1-Davacı tarafından davalılar ..., ... (ölümünden sonra mirasçıları),  Yıldırımlar Gıda Pazarlama Oto Bilgisayar Yazılım ve Donanım Sosyal Hizmetler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan davanın 6100 Sayılı HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, <br>2-Davacı tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın KABULÜNE,<br>a) Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Osmanyılmaz Mahallesi, ... Ada, ... Parsel Sayılı ana taşınmazda yer alan 1, 8, 11 ve 14 no'lu bağımsız bölümlerin ... ve ... adlarına  olan tapu kayıtlarının İPTALİ ile Yıldırımlar Gıda Pazarlama Oto Bilgisayar Yazılım ve Donanım Sosyal Hizmetler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE,<br>b) Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Osmanyılmaz Mahallesi, ... Ada, ... Parsel Sayılı ana taşınmazda yer alan 2, 3, 6, 7, 10 ve 12 no'lu bağımsız bölümlerin  ... adına  olan tapu kayıtlarının İPTALİ ile Yıldırımlar Gıda Pazarlama Oto Bilgisayar Yazılım ve Donanım Sosyal Hizmetler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE,<br>c) Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Osmanyılmaz Mahallesi, ... Ada, ... Parsel Sayılı ana taşınmazda yer alan 4, 5, 9, 13  ve ... no'lu bağımsız bölümlerin  ... adına  olan tapu kayıtlarının İPTALİ ile Yıldırımlar Gıda Pazarlama Oto Bilgisayar Yazılım ve Donanım Sosyal Hizmetler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar Yıldırımlar Gıda Paz. Oto Bilg. Yazılım ve Don. Sosyal Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti, ... ile ..., ... vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı Yıldırımlar Gıda Paz. Oto Bilg. Yazılım ve Don. Sosyal Hiz. San. ve Tic. Ltd. Şti ile ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu dava açısından Gebze Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu, davanın davalılar yönünden husumetten ret kararı verilmesinin hukuka uygun olduğunu, davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerekirken mahkemenin bu durumu araştırmadığını, Mahkemenin, acele satış durumunu değerlendirmediği ve davacı iddialarını mesnetsiz şekilde kabul ettiğini, vermiş oldukları ifadelerin sübjektif ve yoruma dayalı olduğu için davacı tanıklarının ifadelerinin karara esas alınmaması gerekirken mahkeme kararında yer aldığını, davalılar yönünden verilen davanın husumetten reddi dışında diğer davalılar açısından davanın kabulüne kararı verilmesinin haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından diğer davalı şirketin satış dönemindeki olağanüstü durumunun göz ardı edildiğini, davacının davalılara ilişkin iddiasını somut delil veya tanık beyanlarıyla da ispatlayamadığını, davaya konu taşınmazın satış tarihinde değerinin iki katından fazla bir bedelle satıldığının belirtildiğini, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporlarına ve alınan son ek rapora yapmış oldukları itirazları yok sayılarak hatalı şekilde taşınmazın değerinin satış tarihinde  1.757.641,00 TL olduğunun kabul edildiğini, ancak bu rakamın hatalı hesaplandığını, itirazımızda bilirkişi raporunda yapılan hesabın 832.970,00 TL fazla ve hatalı olduğu, hatalı hesaplama düzeltildiğinde satış tarihinde taşınmaza verilen değer ile davalılara yapmış olduğu ödemenin çok yakın olduğunun görüleceğini, davalılardan kaynaklanan hileli, kötü niyetli ve danışıklı bir satış olduğunu gösterir soyut bir iddia dışında delil sunulmadığını, bu nedenle taraflarınca husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı hukuki sebep olarak ortağı olduğunu iddia ettiği şirket ile kendisi arasında kaynaklanan uyuşmazlık ve yetki paylaşımına ilişkin itirazları sebebiyle kendi aralarındaki husumetin sorumluluğunu davalılara yüklediği, Mahkemenin de aleyhlerine karar verdiğini, şirketin iç işleyişine yönelik organlar arası bir yetki paylaşımı düzenlemesinin iyi niyetli 3. kişiler durumundaki davalıların maliklik sıfatını etkilemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih, 2022/62 Esas - 2023/705 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava tapu iptali ve tescil veya alacak talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davalılar tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacının davalı Yıldırımlar Gıda Pazarlama Oto Bilgisayar Yazılım ve Donanım Sosyal Hizmetler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ortağı olduğu, davalılar ... ve dava devam ederken vefat eden ...’ın da şirketin diğer ortakları olduğu, aynı zamanda bu davalıların şirketin yetkilisi oldukları, davacının davalı şirketten çıkma ve sermaye payı, kar payı ödenmesi için Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/296 esas sayılı dosyası ile 20.04.2017 tarihinde dava açtığı, anılan dava dilekçesinin davalı şirkete tebliğ edilmesinden kısa bir süre sonra 29.05.2017 tarihinde şirketin tek mal varlığı değeri olan Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Osman Yılmaz Mahallesi, ... Ada, ... Parsel Sayılı taşınmazdaki bağımsız bölümlerin diğer davalılara muvazaalı bir şekilde satıldığını, yine anılan taşınmazın şirketin tek mal varlığı olması nedeniyle genel kurul kararı alınması gerekirken böyle bir karar da alınmadığından satış işleminin butlan nedeniyle geçersiz olduğu, öncelikle tapunun iptali ile davalı şirket adına tescili, bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazın gerçek değerinin davalı şirkete ödenmesi talebiyle eldeki davanın açıldığı, davalılarca satışın gerçek bir satış olduğu davalılar ... ve ...’un iyi niyetli malik oldukları, şirketin genel kurul kararının olup olmadığının bilinmediği, yine şirketin mali durumdan kötü halde olması ve borçları nedeniyle satış yapıldığını beyan ederek davanın reddini talep ettikleri, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın davalılar ..., ... mirasçıları, Yıldırımlar Gıda Pazarlama Oto Bilgisayar Yazılım ve Donanım Sosyal Hizmetler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açılan davanın usulden reddine ... ve ... aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verildiği, karara karşı ..., Yıldırımlar Gıda Pazarlama Oto Bilgisayar Yazılım ve Donanım Sosyal Hizmetler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... ve ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İrade ve beyan arasında bilerek yaratılan uyumsuzluk şeklinde tanımlanan muvazaa, pozitif hukukumuzda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 19. maddesinde düzenlenmiş ve anılan maddede, “Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır.” hükmüne yer verilmiştir.<br>O halde muvazaa; tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacı ile ve fakat kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak hususunda anlaşmalarıdır, şeklinde tanımlanabilir.<br>İspatı veya doğumu muayyen bir şekle bağlı olmayan işlemlerde muvazaa iddiası ise her türlü delil ile ispatlanabilir. (Esener, T.: Türk Hususi Hukukunda Muvazaalı Muameleler, İstanbul 1956, s.89)<br>Muvazaa olgusu tarafların yanı sıra muvazaalı işlemin butlanını talep etmekte doğrudan doğruya veya dolaylı şekilde hukuki menfaati bulunan kişiler tarafından da ileri sürülebilir. Bu iddia tanık dahil her türlü delil ile ispat edilebilir. Bu durum 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 203. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/13-590 esas 2017/899 karar sayılı ilamı)<br>6102 sayılı TTK’nın 643. maddesinin yollamasıyla, TTK 538. maddesi (eTTK 443) uyarınca, şirket tasfiye aşamasında bile olsa, tasfiyeye yol açacak ölçüde şirket aktiflerinin toptan satılması şirket genel kuruluna ait mutlak bir yetkidir. Söz konusu yetkinin genel kurul yerine yönetim kurulu veya yöneticilerce kullanılması yokluk sebebidir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  2020/8038 esas 2022/4957 karar sayılı ilamı) Neticeten limited şirketin üzerinde faaliyette bulunduğu ve devredilmesi hâlinde şirketin faaliyetini sona erip fiilen tasfiye sürecine girmesine neden olacak düzeyde hayati önemi haiz bir mal varlığı değeri olan tek taşınmazının şirketin müdürü tarafından bu yönde bir ortaklar kurulu kararı olmaksızın devrine dair hukuki işlem, yukarıda sayılan emredici düzenlemeler gereğince batıldır. Bu sebeple anılan taşınmazın devri sonucunda yapılan tescil geçersiz olup taşınmazın mülkiyetinin üçüncü kişiye intikal ettiği söylenemez. Bu anlamda devralan kişinin iyi niyetli olup olmadığı hususu, devir işleminin geçersizliği ve mülkiyetin muhafazası yönünden herhangi bir önem arz etmemektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2022/11-1004 esas 2023/860 karar sayılı ilamı)<br>Somut olayda; davaya konu edilen Kocaeli İli, Gebze İlçesi, Osman Yılmaz Mahallesi, ... Ada, ... Parsel Sayılı taşınmaz ve üzerindeki bağımsız bölümlerin davalı şirketin tek mal varlığı olduğu ve muvazaalı bir şekilde davalı şirket yetkilileri tarafından genel kurul kararı alınmaksızın davalılar ... ve ...’a devredildiği iddia edilmiştir. Mahkemece de anılan taşınmazın davalı şirketin tek mal varlığı değeri olduğu kabul edilmiştir.<br>Yukarıda detaylandırıldığı üzere; kural olarak şirketi temsile yetkili müdürün şirkete ait bir mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunabileceğinin kabulü gerekir. Ancak bu mal varlığının, şirketin sahip olduğu tek mal varlığı olduğunun ve şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde bu kez, anılan devir yönündeki taahhüdün geçerli olabilmesi için ortaklar kurulundan karar alınması gerekmektedir. Esasen açıklanan husus mahkemece kabul edilmiş ise de bu çerçevede hüküm kurmaya yeterli derecede araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Zira, davalı şirket adına başka bir mal varlığı bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi dava konusu taşınmazın, şirketin varlığını sürdürmesi için hayati önemi haiz olup olmadığı yönünde de denetime elverişli bir inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, davalı şirketin tüm mal varlığının araştırılması ve gerekirse bir bilirkişi heyeti oluşturularak şirket kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılması suretiyle dava konusu taşınmazın, davacı şirketin sahip olduğu tek mal varlığı olup olmadığının ve şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunup bulunmadığının denetime açık olacak bir biçimde tespit ettirilmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir. (Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/3614 esas 2016/1921 karar sayılı ilamı)<br>Ayrıca; dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesi için yapılan keşif ve dosyaya alınan bilirkişi raporlarında, dava konusu taşınmazın tapuda ... adet bağımsız bölümden oluşmasına rağmen fiiliyatta bu kadar bağımsız bölüm bulunmadığı, tapudaki kadar bağımsız bölüm kurulmasına imkan olmadığı, hatta bir kısmının kaçak yapı olması nedeniyle yıkım kararı olduğu da tespit edilmiş ve taşınmazın fiili durumuna göre değer tespiti yapılmıştır. Ancak İmar Kanununun 32. maddesi hükmüne göre ruhsat alınmış olmakla beraber inşaat, ruhsat ve eklerine aykırı yapılmışsa bu inşaat da \"kaçak yapı\" sayılır. Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak sürdürülen yapılara uygulanacak müeyyide İmar Kanununun 32/son maddesinde gösterilmiştir. Buna göre yapı, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını takiben yasal hale getirilmez veya yasal hale getirilmesi olanaksız ise masrafı sahibinden tahsil ederek yıkılmalıdır. Ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yapılan bina veya bağımsız bölümler yasaya uygun hale getirilmezse yıkılacağından, yıkılacak yerlerle ilgili olarak yaratılmış ekonomik değerlerin korunması söz konusu olmayacaktır (Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2021/2145 esas 2022/1024 karar sayılı ilamı, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 2012/11675 esas 2012/13642 karar sayılı ilamı).  Bu nedenle ilk derece mahkemesince dava konusu taşınmazın satış ve dava tarihi itibariyle iskan ve inşaat ruhsatının olup olmadığı, inşaatın projeye uygun tamamlanıp tamamlanmadığı, inşaat ile ilgili yıkım kararı olup olmadığı, kısaca kaçak yapı olup olmadığı konusunda ve kaçak yapı ise yıkılacak yerle ilgili ekonomik değerlerin korunması mümkün olmadığından taşınmazın değerinin belirlenmesi için yukarıda anılan hususlara uygun rapor alınması gerekirken; ve yine davalıların dosyaya sunduğu satış öncesine ait fotoğraflar ile davacı tanığı Nafiye Akbulut’un beyanlarına göre satış tarihi olan 2017 yılında inşaatın son katındaki dubleks meskenlerin satış anında fiilen olmadığı beyanı karşısında bu hususun da raporda değerlendirilmesi gerekirken bu hususta bir değerlendirme de yapılmaması hatalı olup, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuyla hüküm verilmesi doğru olmamıştır.<br>Anılan nedenlerle, davalıların istinaf talebinin yukarıda açıklanan nedenlerle HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince kabulüne, diğer istinaf istemlerinin kaldırma nedenine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesi kararının anılan sebeplerle kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalıların istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih, 2022/62 Esas - 2023/705 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) ve 355. maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.17/04/2025<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ca2eca348e39a387","SID":"675b87a010f05969"}}