{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2025/204 Esas - 2025/164<br>\tTÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>\t          T.C.<br>\t          ANKARA<br>\t5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                                            GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2025/204 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/164<br><br>...<br><br>DAVA\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 24/11/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 26/02/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 26/02/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalılar arasında ihale yolu ile alınan hizmete ilişkin sözleşmeler akdedildiğini, ilgili sözleşmeler gereği yüklenici davalıların, aralarında dava dışı ... de bulunduğu kendi işçilerini müvekkiline ait işyerinde çalıştırma yükümlülüğü altına girdiklerini, dava dışı işçi ... tarafından işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açılan ... Karar sayılı ilamı doğrultusunda dava dışı işçiye müvekkili tarafından 86.881,22 TL 28/08/2020 tarihinde ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden davalıların sorumlu olduğunu belirterek, müvekkilince ödenen 86.881,22 TL'nin davalı firmalardan her birinin payına düşen şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlulukları oranında davalı firmalardan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı... vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle yetkisizlik ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak ise, kıdem tazminatından davacı kurumun sorumlu olduğunu, ... tarafından m.112/6 iptal edilmiş olsa da hem Tebliğ'in 78.30'daki düzenlemesi hem de İş Kanunu m.112/2 gereğince kıdem tazminatından asıl sorumlunun asıl işveren kamu kurum ve kuruluşları olduğunun açık ve emredici olarak yasayla hüküm altına alındığından müvekkilinin kıdem tazminatından sorumluluğunun bulunmadığının açık olduğunu, davacı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme ile müvekkiline kıdem ve ihbar tazminatıyla ilgili bir sorumluluk yükletilmediğini, bu alacağın dava dışı işçinin davacı nezdindeki çalışmasından doğduğunu, bu alacağın müvekkiline yükletilmesi halinde davacının sebepsiz zenginleşeceğini, işçinin iş akdinin kamu kurumu tarafından sona erdirildiğini, davacı tarafından dava dışı işçiye kıdem ve ihbar tazminatı ödediğini, ancak dava dışı işçiye ödenen bu bedelin karşılığının ihale kapsamında müvekkiline ödenmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin karşılığını almadığı bir bedelin davacıya ödemesinin, davacının sebepsiz zenginleşmesine, müvekkilinin ise zarara uğramasına sebebiyet vereceğini, kabul anlamına gelmemekle, müvekkilinin sorumluluğuna hükmedilecekse bile müvekkilinin bu tutarın en fazla yarısından sorumlu tutulması gerektiğini, bunun yanı sıra müvekkiline sorumluluk yükletilecekse bile bu miktarın işçinin şirket nezdinde aldığı son ücret ve çalışma süresi dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının faiz talebinin fahiş olduğunu, bununla birlikte ödeme yaptığı tarihte müvekkilinin temerrüte düştüğünden söz edilemeyeceğinden bu tarih itibariyle faiz işletilmesinin mümkün olmayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>Diğer davalılar usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemişlerdir.<br>\tDavacı vekilinin ... Karar sayılı ilam ile asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, bu kararın 13/02/2025 tarihinde kesinleşmesi ile dosya mahkememize tevzi edilerek mahkememizin ... Esasına kaydedilmiştir.<br>Dava, hizmet sözleşmesi nedeniyle rücuen alacak istemine ilişkindir.<br>\tHukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. <br>19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir. Anılan maddesi ile; \"Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” düzenlemesi getirilmiştir. Görüldüğü üzere, 6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir.<br>\tHukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2 maddesi \"Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\" düzenlemesini içermekte olup, bu madde ile dava açılmadan arabuluculuğa başvurulması hali dava şartı olarak kabul edilmiştir.<br>\tEldeki dava 06/12/2024 dava tarihinden sonra açılmış olmakla, ticari bir dava olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabulucuya başvurmak ve süreç tamamlandıktan sonra dava açılması hususu ve buna uyulmaması HMK'nin 114/2. maddesinde belirtilen \"diğer dava şartlarına aykırılık\" olarak davanın usulden reddi sebebidir.( Aynı yönde karar için Bkz.... Karar)<br>Somut olayda; eldeki dava öncelikle ... Esas sayılı dosyası ile açılmış, mahkemece verilen görevsizlik kararı 13/02/2025 tarihinde kesinleşerek davacı vekilinin talebi üzerine dosya 17/02/2025 tarihinde mahkememize tevzii edilmiş, davanın arabuluculuğa tabi olmasına rağmen davacı vekilinin görevsizlik kararından sonra, dosya mahkememize tevzi edilmeden önce arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini mahkememize sunmadığı tespit edilmekle; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2 maddesi gereği arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış suretinin mahkememize sunulması için 18/02/2025 tarihli tensip zaptımız ile davacı vekiline 1 haftalık kanuni kesin süre verilmiş, iş bu kesin süre içerisinde ilgili tutanak aslı veya onaylı sureti mahkememize sunulmadığı taktirde Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 maddeleri gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına karar verilerek, tensip zaptı ihtar mahiyetliyle davacı vekiline tebliğe çıkarılmış, davacı vekili 24/02/2025 tarihli dilekçesinde, işbu dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığını, ...Sayılı kararı ile göreve ilişkin dava şartının yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verildiğini, dosya mahkememize gönderilmeden önce, dava şartı arabuluculuk görüşmeleri yapılarak 14.01.2025 tarihli arabuluculuk anlaşamama son tutanağı düzenlendiğini belirttiği, ancak arubuluculuk bürosuna başvuru tarihinin, görevsiz mahkemede açılan  dava tarihinden sonra olan 06/12/2024 tarihi olduğu,  anlaşılmakla, dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi nedeniyle davanın HMK'nın 114/2 maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı vekili lehine .... maddeleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan  615,40  TL karar ve ilam harcından dava açılışta alınan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 345,55 davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Davalı ...  vekille temsil olunduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi  7/2. ve 13/1-2. maddeleri uyarınca takdir olunan (dava dilekçesinde harcı yatırılan miktar nazara alınarak)  1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı  .... 'ye  verilmesine,<br>6-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, <br>Dair,  tarafların yokluğunda , kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ... Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden  karar verildi 26/02/2025<br><br>...<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1cc7faeac3db444c","SID":"4d2a9d1d7ad6b4a1"}}