{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/182 - 2025/366<br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ         <br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br><br>ESAS NO\t: 2025/182 <br>KARAR NO\t: 2025/366<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 23/10/2024<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2024/558 E.-2024/779 K.<br><br><br>Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; müvekkilinin 25.07.1996-09.08.2018 tarihleri arasında çeşitli tarihlerde ... Sanayi İnş. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde Topoğraf statüsünde SGK'lı işçi olarak çalıştığını, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/943 E. sayılı dosyasında 09.09.2020 tarihinde iflas kararı verildiğini, iflas tasfiyesinin Ankara 21. İcra (İflas) Müdürlüğünün 2020/29 İflas dosyasında yürütüldüğünü, <br>İflas Müdürlüğünce 06.10.2020 tarihinde tutulan Sorgulama Tutanağında müflis şirket yetkilisi ...'ün \"C-Borçlarımız\" başlığı altında \"çalışanlara kıdem, ihbar tazminatı borcumuz bulunmaktadır\" şeklinde beyanda bulunduğunu,<br>Müflis şirket hakkında iflas erteleme kararı verilmesi neticesinde, müvekkilinin 125.000,00 TL. işçilik alacağının (maaş alacağı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı, fazla mesai, UBGT) 25.07.2014- 30.04.2015 tarihleri arası 10 eşit taksitle ödenmesi için protokol yapıldığını, iflas erteleme sürecinde kayyım heyeti tarafından müvekkiline protokol gereği yapılan ödemelerin yapılmadığını, <br>İİK 206. maddesi uyarınca, müvekkilinin 1. sıra alacaklısı olduğunu ve \"Bir ve ikinci sıradaki müddetlerin hesaplanmasında aşağıdaki süreler hesaba katılmaz: 2. İflâsın ertelenmesi süresi\" hükmü gereği alacaklı olduğunun açık olduğunu,<br>Müvekkilinin protokole bağlanmış 125.000,00 TL. işçilik alacağı ve işlemiş faiz alacağı toplamı 223.000,00 TL. alacak kaydı talebinde bulunduğunu, İflas Müdürlüğünce 20.10.2023 tarih ve 78 nolu karar ile; \"İflas alacaklısının talep ekinde sunduğu evrakın her zaman düzenlenebileceği resmi nitelikli olmadığı, İİK.nun 68 maddesinde yazılı belgelerden bulunmadığı, yargılamaya muhtaç olduğu anlaşılmakla alacak kayıt talebinin ve sırasının reddine\" karar verildiğini, müvekkilinin red kararını 07.08.2024 tarihinde UYAP Vatandaş Portalda yaptığı araştırma neticesinde öğrendiğini, kararın müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, <br>İflas Müdürlüğünce aynı durumdaki işçilerle ilgili çelişkili kararlar verildiğini, müvekkilinin alacak kalemleri ile ilgili müflis şirket yetkilisinin beyanına başvurulmadığını, ancak red kararında, \"Müflisin Beyanı: Beyanda bulunmamıştır\" şeklinde tutanak tutulduğunu, kayyım heyetince iflas erteleme sürecinde banka hesabı açıldığını, iflas müdürlüğünce ilgili hesap dökümleri dosyaya kazandırılmadan ve hesap bilgileri incelenmeden karar verildiğini, <br>Müflis Şirket yetkilisinin müvekkilinin işçilik alacakları ve protokol konusunda dinlenmesi gerektiğini, <br>İleri sürerek, müvekkilinin 125.000,00 TL. işçilik alacağı ve işlemiş faizi toplamı 223.000,00 TL.'nin 1. sıraya kaydının yapılmasını talep ve dava etmiştir. <br>Davalı İflas Müdürlüğüne usulüne uygun tebligat yapılmış ve cevap verilmemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br> İlk derece Mahkemesince; \"Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; işçilik alacaklarının iflas masasına kayıt kabulüne talebiyle açılan iflas kayıt kabul davasında; müflis şirketin iflas idaresince 20/10/2023 tarihli 78 sayılı kararla başvurucunun talebinin  reddedildiği, red kararının davacı tarafından 07/08/2024 tarihinde e- devletten öğrenildiğinin beyan edildiği iflas idaresince tebligatın yapılamadığı, ancak iflas alacakları sıra cetveli ve ikinci alacaklılar toplantısının ilanının 27/10/2023 tarihinde yapıldığı davacıya bu tarihte ikinci alacaklılar toplantısının tebliğ edildiğinin kabulü gerektiği elimizdeki iş bu davanın 08/08/2024 tarihinde açılmasına göre İİK 235 maddesinde öngörülen 15 günlük hak düşürücü yasal süreden sonra davanın açıldığı anlaşılmıştır. Kaldı ki davacı dava dilekçesinde müflis şirket bünyesinde 25/07/1996-09/08/2018 tarihleri arasında çeşitli yıllarda çalıştığını beyan etmiş ise de; davacının talebinin  08/04/2014 tarihli protokole göre belirlenen işçilik alacakları olduğu, protokolde işçilik alacaklarının son ödeme tarihinin 30/04/2015 tarihi olduğu, davacının iflas idaresine yapmış olduğu başvuru tarihinin20/10/2023 tarihi olmasına göre işçilik alacaklarının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, alacağın doğduğu tarih ile iflas masasına başvuru tarihi arasında bu sürenin dolduğu davacının zamanaşımını kesen delilleri sunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak 15 günlük  hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açılması nedeniyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ( Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 24/06/2020 tarih 2016/8192 E- 2020/2246 K, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 06/02/2020 tarih 2016/7985 E- 2020/759 K, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 214/12/2011 tarih 2011/1919 E- 2011/2570 K, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 02/10/2019 tarih 2017/1871 E- 2019/4011 K)\" karar verilmiştir. \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk derece Mahkemesinin gerekçesine dayanak olarak belirttiği Yargıtay kararlarının kayıt başvurusunda bulunanın tebliğ avansı yatırmaması ihtimaline dayalı olduğunu, oysa müvekkilince kayıt başvurusu sırasında tebliğ avansı yatırıldığını, buna rağmen iflas müdürlüğünce red kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, iflas müdürlüğünce davacı müvekkilinin Mernis adresinin belirlenerek red kararının tebliğe çıkarılmasının gerektiğini, bila tebliğ zarfındaki adres ile Mernis adresinin aynı olması halinde ise Tebligat Kanununun 21/2. maddesi doğrultusunda tebligatın yapılmasının kanunun amir hükmü olmasına rağmen, davalı İflas Müdürlüğü tarafından kanunun amir hükmünün gereğinin yerine getirilmediği, bu nedenle İİK'nın 235. maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin müvekkili yönünden gerçekleşmediğini, öğrenme tarihinden itibaren hak düşürücü süre içinde davanın açıldığını, <br>Yine hak düşürücü süre ile zaman aşımı def'inin farklı hukuksal düzenlemeler olduğunu, zaman aşımı sürelerinin re'sen göz önünde bulundurulmasının mümkün olmadığını, davalı iflas müdürlüğünce cevap dilekçesinde zaman aşımı def'i ileri sürülmesi gerektiğini oysa cevap dahi verilmediğini, <br>Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini, aksi düşünülürse dosyanın Yerel Mahkemeye gönderilmesini istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>I-Dava, işçilik alacağının iflas masasına kaydı istemine  ilişkindir. <br>İİK'nın 223. maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi; \"İflâs masasına alacaklı olarak müracaat eden alacaklılar, tebligata elverişli adres göstermek ve Adalet Bakanlığınca çıkarılacak tarifede gösterilecek yazı ve tebliğ masrafları için avans vermek suretiyle iflâs idaresince alınacak kararların kendilerine tebliğini isteyebilirler. Bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında iflâs idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları kendilerine tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Somut olayda; davacının 06.10.2014 tarihli başvurusu sırasında tebliğ masrafı yatırdığı açık ise de, İİK'nın 223/3.  maddesine uygun olarak \"tebligata elverişli adres gösterme\"diği, sadece TC kimlik numarasını bildirdiği, iflas müdürlüğünce aynı zamanda MERNİS adresi olan adrese red kararının tebliğ edildiği, bu adrese çıkarılan tebligatın tebliğ edilemediği görülmüştür. Davacı tarafça kayıt başvurusu sırasında tebligata elverişli adres bildirilmediğinden İflas Dairesinin adres araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Buna göre İİK'nın 235/1. maddesi uyarınca 15 günlük hak düşürücü sürenin sıra cetvelinin ilanından başlayacağı, son ilan tarihinin 27.10.2023 tarihi olduğu görülmüştür. <br><br>Bu nedenle İlk derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığının tespiti ve bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmuştur. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 25.02.2013 tarih ve  2013/583 E., 2013/1067\tK. sayılı kararı bu yöndedir.)<br>Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>II-6100 sayılı HMK'nın 142/(1). maddesi, \"Ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, hâkim tahkikata başlamadan önce, hak düşürücü süreler ile zaman aşımı hakkındaki itiraz ve def'ileri inceleyerek karara bağlar.\" düzenlemesini içermektedir. <br>Zamanaşımı ise (HMK. m.116 kapsamında bir ilk itiraz olmayıp) maddi hukuktan kaynaklanan bir def'i ve savunma aracı olup, davanın başında, süresinde  verilecek cevap dilekçesinde ileri sürülebilir.<br>Somut olayda davalı iflas müdürlüğünce cevap dilekçesi sunulmamış, zaman aşımı def'i ileri sürülmemiştir. <br>Buna göre İlk derece Mahkemesince davanın İİK'nın 235. maddesindeki 15 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olduğunun tespiti üzerine, sadece bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, davanın hak düşürücü sürede açılmış olduğunun tespiti halinde ve usulüne uygun bir def'i ileri sürülmesi halinde incelenmesi gereken zaman aşımı gerekçesine de dayanılması doğru olmamıştır.<br>Öte yandan; gerekçeli karar başlığında davanın müflis şirketin iflas masasına karşı açılması gerektiği gözetilerek müflis şirketin ünvanına yer verilmesi gerekirken, tasfiyenin yapıldığı iflas müdürlüğü dosya numarasının yazılması ile yetinilmesi doğru olmamış, HMK'nın 304. maddesi uyarınca bu husus düzeltilmiştir.  <br>Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını gerekçe yönünden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.  <br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>I-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin REDDİNE, <br>II-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.10.2024 tarih ve 2024/558 E., 2024/779 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre; <br>\"1-Davanın REDDİNE;<br>2-Alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,\"<br>III-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, <br>IV-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>V-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>16.04.2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 378.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  16/04/2025\t\t\t\t<br>    <br>Başkan <br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Katip <br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"797c5b744e566b96","SID":"5e84ceb8a2738526"}}