{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                 <br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>ESAS NO\t: 2020/642 <br>KARAR NO\t: 2025/365<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...\t...<br>ÜYE \t: ...\t...<br>ÜYE \t: ...\t...<br>KATİP\t: ...\t...<br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 03/12/2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2018/1242 E.-2019/879 K.<br>\t     \t<br><br>Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili; davalı kooperatif tarafından dava dışı ...'ın kullanmış olduğu kredi nedeniyle müvekkili aleyhine, Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2018/7009 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak takibin dayanağı 14640 Senet Numaralı 19.01.2012 Tarih 31.08.2012 Vade Tarihli 995,00 TL bedelli, 14638 Senet Numaralı 19.01.2012 Tarih 31.08.2012 Vade Tarihli 7.000,00 TL. bedelli senetlerde müvekkilinin ismi ve imzası olmadığını, ayrıca 1581 sayılı Tarım Kredi ve Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununun 12. maddesine aykırı olarak senetlerin kooperatif ve ihtiyar heyeti tarafından imzalanmış onaylanmadığını, bu nedenle senetlerin ilam hükmünü kazanmadığını ve geçersiz olduğunu, davalı tarafça müvekkilinin maaşından haciz yoluyla kesinti yapılmasına başlandığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına, müvekkilinin maaşından kesilen tutarların istirdatına karar verilmesini  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili; ... Tarım Kredi Kooperatifinin 761 sözleşme numaralı kredi genel sözleşmesinde davacının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, imzanın davacıya ait olduğunu, Tarım Kredi Kooperatifleri Kredi Yönetmeliğinin 3.1.b maddesinde kredi genel sözleşmesinin köy/mahalle ihtiyar heyetlerine onaylatılacağının hüküm altına alındığını, 3.2.b maddesinde ise kredi borç senedinin kredi genel sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğunun belirtildiğini, dava dosyası içerisinde mevcut kredi borç senetlerinin en başında \"İşbu kredi borç senedi ..tarih ve ...nolu kredi genel sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçasıdır.\" ibaresinin yer aldığını, 761 sayılı kredi genel sözleşmesinin muhtar ve azalar tarafından tasdik edildiğini, kredi genel sözleşmesinin köy/mahalle ihtiyar heyetince tasdik edilmiş olmasının İİK'nın 38. maddesinde yazılı belgelerden olması için yeterli olduğunu savunarak, imzaya ve borca itirazın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br> İlk derece Mahkemesince; \"Takip dayanağı borç senedi ve buna esas teşkil eden kredi sözleşmesinde davalıyı sorumlu kılan imzanın bulunup bulunmadığı, davacının iddia edilen kefalet ilişkisi nedeniyle takip ve dava konusu borçtan sorumlu bulunup bulunmadığı, bağlı olarak davacının menfi tespit ve istirdat talebinin yerinde bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirilmesi hususunda mali müşavir bilirkişi Vakkas Yıldırım'dan rapor alınmış, bilirkişi 22/04/2019 tarihli raporunda gerekçelerini açıkladığı üzere sonuç olarak; <br>\"• Davacı tarafından tutulması gereken ticari defter ve kayıtların eksiksiz ve usule uygun tutulduğu, 2016.2017.2018 defterlerinin elektronik defter olduğu, kayıtların usule uygun tutulduğu, kayıtlara esas teşkil eden dayanak belgelerin mevcut olduğu, kapanış tasdiklerinin yapıldığını,<br>    • Takip dayanağı borç senedinde davacının imzasının olmadığı, kredi sözleşmesinde kefil sıfatı ile imzasının olduğu, Kredi sözleşmesindeki kefalet nedeniyle davacının takip tutarından sorumlu olduğu,<br>    • Davacının takip konusu senetlerde imzasının olmaması nedeniyle takip tutarından sorumlu tutulamayacağı, menfi tespit ve istirdat talebinin yerinde olduğu,\" kanaatine vardığını bildirmiştir.<br>Ön inceleme oturumunda, davalı vekili, kredi borç senedinde davacının sorumluluğunu doğuran bir imzasının bulunduğu iddiasında olmadıklarını, kredi kefalet sözleşmesinde davacının imzasının bulunduğunu, takibin de bu sözleşmeye dayalı olarak başlatıldığını imzalı beyanı ile ifade etmiştir.<br>Her ne kadar takip dosyasına davacının kefalet imzasının bulunduğunu kabul ettiği, kredi sözleşmesi sunulmuş ise de, takip talebi ve ödeme emrinde bu kredi sözleşmesi değil, davalının, ön inceleme oturumunda, davacının imzasının bulunmadığını beyan ettiği borç senetleri alacak dayanağı gösterilmiş ve davacı bu borç senetlerine ve bu senetlere dayalı takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiş bulunmakla; davasında haklı olduğu anlaşıldığından\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile, takibe konu, 14640 senet numaralı, 19/01/2012 tarih, 31/08/2012 vade tarihli, 995 TL. miktarlı senet ile 14638 senet numaralı, 19/01/2012 tarih, 31/08/2012 vade tarihli, 7.000 TL. miktarlı senetler ve bu senetlere dayalı adı geçen takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyeti ispatlanmadığından davacı yararına haksız takip tazminatı takdirine yer olmadığına, davacı tarafça ödeme yapıldığına ilişkin açıklama ve delil sunulmadığından istirdada ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.  \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; takibe dayanak senedin 761 sayılı kredi genel sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu, borç senedinin üzerinde bu ibarenin yazdığını, davacının 761 sayılı kredi genel sözleşmesinin müteselsil kefili olduğunu,  imzası olmasa bile borç senetleri kredi genel sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olduğundan davacı adına da takip yapıldığını, bilirkişi raporunda davacının kredi sözleşmesinde kefil sıfatı ile imzasının olduğu, kredi sözleşmesindeki kefalet nedeniyle davacının takip tutarından sorumlu olduğu ve borç senetlerinde imzası bulunmadığından menfi tespit ve isdirdat talebinin yerinde olduğu görüşünün bildirildiğini, itirazlarına rağmen bilirkişi raporundaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, ön inceleme duruşmasında davacının kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, mahkemece kredi genel sözleşmesi ile borç senetlerinin ayrı olduğu düşünülerek hataya düşüldüğünü, davacının kefil olarak imzasının bulunduğu 761 sayılı Kredi Genel Sözleşmesinin 19. maddesinde, \"Ortak/ortaklar ve müşterek borçlu müteselsil kefiller, bu TKK kredi genel sözleşmesinin eki ve ayrılmaz cüz'ü olan kredi borç senetlerinde belirtilen genel ve/veya özel nitelikli tüm taahhütleri ayrıca, bu kredi genel sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz bir cüz'ü olan kredi borç senetlerinin ortak/ortaklar ve müşterek borçlu ve müteselsil kefiller ile kooperatifi arasında akdedilmiş olan tüm sözleşmelerin eki ve ayrılmaz bir cüz'ü olduğunu ve bu nedenle bu sözleşmede yer alan yeni ve farklı hükümlerin önceki sözleşmeler için de aynen geçerli olduğunu peşinen kabul ve taahüt eder/ederler.\" düzenlemesinin bulunduğunu, buna göre davacının sözleşmenin ekinde bulunan borç senetlerinin sözleşmenin ayrılmaz parçası olduğunu kabul ettiğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesini, bunun mümkün olmaması halinde davanın yeniden görüşülmesi için yerel mahkemeye gönderilmesi istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>Dava, davalı kooperatifçe borç senetlerine dayalı olarak başlatılan icra takibine konu   borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve ödenen tutarın istirdatı istemine  ilişkindir. <br>Eskişehir 7. İcra Müdürlüğünün 2018/7009 E. sayılı dosyası kapsamından; davalı kooperatifçe borçlular ..., ..., ... ve ... aleyhine, 25.07.2018 tarihinde 15.675,97 TL. alacağın tahsili için ilamlı icra takibine başlandığı, takip talepnamesinde ve icra emrinde takibin dayanağı olarak 14640 senet numaralı 19.01.2012 tarih ve 31.08.2012 vade tarihli 995,00 TL. miktarlı senet ile 14638 senet numaralı, 19.01.2012 tarih ve 31.08.2013 vade tarihli 7.000,00 TL. miktarlı borç senedi gösterilmesine rağmen takibin dayanağı olan belgeler olarak yukarıdaki iki adet Kredi Borç Senedi ile Tarım Kredi Kooperatifleri Kredi Genel Sözleşmesinin eklendiği, takibin dayanağı olan belgelerin icra emri ekinde davacı borçluya tebliğ edilmiş olduğu, 24.12.2018 ile 26.12.2019 tarihleri arasında davacının maaşından düzenli olarak kesinti yapılarak dosyaya aktarıldığı anlaşılmıştır.  <br>Takip talepnamesine eklenen;<br> 761 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri Kredi Genel Sözleşmesinin 19.01.2012 tarihinde 16.400,00 TL. limitle 1282 Nolu ortak ...'a kullandırılacak kredi ile ilgili düzenlendiği,<br>\"Kredinin Müşterek Borçlu ve Müteselsil Kefaletle Kullanıldırılması-Müşterek borçlu ve Müteselsil Kefiller\" başlıklı 8. maddesinde; <br>\"8.1. Kooperatif ortağının/kooperatif ortaklarının bu kredi sözleşmesinden/sözleşmenin eki ve ayrılmaz cüz'ü oyan kredi borç senedinden dolayı her ne sebeple olursa olsun Kooperatife borçlandığı ve borçlanacağı tutarlara ve ana para, akdi faiz, temerrüt faizi, komisyon, kredi hesabına borç kaydedilen her türlü masraflar, kanuni takip giderleri ve avukatlık ücretlerini de kapsayan miktarları tekeffül etmeyi,<br>8.2. Kooperatif ortağının/kooperatif ortaklarının bu sözleşmeden/sözleşmenin eki ve ayrılmaz cüz'ü olan kredi borç senedinden doğan sorumluluğu baki kaldıkça, kefaletin devam edeceğini ve kefaletten kurtulmanın ancak, Kooperatifin vereceği ibraname ile mümkün olduğunu,<br>8.3. Borçlar Kanununun 490. maddesiyle tanınan haklardan feragat etmeyi ve kooperatifin alacağı için işlemiş ve işleyecek faizlerin tamamından sorumlu olduklarını, <br>8.4. Borçlar Kanununun 493, 494 ve 495. maddeleri ile tanınmış olan ve kefaletten kurtulma imkanını veren haklardan feragat etmeyi ve bu maddelere dayanarak Kooperatife karşı hiç bir iddia ve istekte bulunmamayı,<br>8.5. Borcun her ne sebeple olursa olsun kooperatif ortağı/kooperatif ortakları için muaccel olması halinde, Kooperatifçe kendilerine herhangi bir ihbarda bulunmaksızın, kefalet borcunun da kendiliğinden muaccel olacağını, borçlarını derhal ödemeyi,<br>8.6. Kooperatif ortağının/kooperatif ortaklarının, taahhütlerini bir veya birçok defa temdit etmesi, borcu taksitlendirmesi, borç için verilmiş olan teminatları kısmen veya tamamen geri vermesi, fek etmesi ve ibra etmesi halinde dahi kefaletlerinin aynen devam edeceğini, <br>8.7. Kefil olunan borçlar hakkında Kooperatifin tam hareket serbestisine sahip olduğunu, bu yüzden durumun ağırlaştığını ileri sürerek Kooperatife karşı hiç bir iddia ve talep hakları olmadığını, <br>8.8. Bu borç için birden fazla müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin bulunması halinde Kooperatifin/Bankanın dilediği takdirde, diğer kefillerden vazgeçebileceğini, diğer kefilleri veya mirasçılarını ibra edebileceğini, bu durumda da kendi kefaletlerinin aynen devam edeceğini,<br>Kabul ve taahhüt eder/ederler.\"\t\tdüzenlemesinin, <br>\"Kooperatifin Defteri ve Kayıtlarının Delil Olacağı\" başlıklı 17. maddesinde; \"Kooperatif ortağı/kooperatif ortakları ve borçla ilgili diğer kişiler Kooperatifle aralarında çıkacak her türlü anlaşmazlıklarda, Kooperatifin defter, kayıt ve belgelerinin yegane kesin delil olacağını ve bunlara hiç bir şekilde itiraz etmeyeceğini/etmeyeceklerini kabul ve taahhüt eder/ederler.\" düzenlemesinin, <br>\"Kredi Genel Sözleşmeleri ile Kredi Borç Senetlerinin Bağlantısı\" başlıklı 19. maddesinde, \"Ortak/ortaklar ve müşterek borçlu müteselsil kefiller, bu TKK Kredi Genel Sözleşmesinin eki ve ayrılmaz cüz'ü olanr Kredi Borç Senetlerinde belirtilen genel ve/veya özel nitelikli tüm taahhütleri; ayrıca bu Kredi Genel Sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz bir cüz'ü olan Kredi Borç Senetlerinin ortak/ortaklar ve müşterek borçlu ve müteselsil kefiller ile Kooperatifi arasında akdedilmiş olan tüm sözleşmelerin eki ve ayrılmaz bir cüz'ü olduğunu ve bu nedenle bu sözleşmede yer alan yeni ve farklı hükümlerin önceki sözleşmeler için de aynen geçerli olduğunu kabul ve taahhüt eder/ederler.\" düzenlemesinin bulunduğu, <br>Davacının Kredi Genel Sözleşmesindeki isminin karşısında bulunan, müşterek borçlu ve müteselsil kefil imzasının kendisine ait olduğunu kabul ettiği, <br>Yine takip dayanağının eki olan 14638 sayılı 7.000,00 Tl bedelli, 14640 sayılı 995,00 TL. bedelli, 31.02.2012 vade tarihli iki adet Kredi Borç Senedinin 1282 nolu ortağa kullandırılan kredi ile ilgili düzenlenmiş olduğu, her ikisinde de başlık bölümünde, \"İş bu Kredi Borç Senedi 19.01.2012 tarih ve 761 No'lu Kredi Genel Sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçasıdır.\"  ibaresine yer verilmiş olduğu, Kredi Borç Senetlerinde sadece asıl borçlu ...'ın imzasının bulunduğu, <br>Görülmüştür.<br>İlk derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda; Kredi Genel Sözleşmesinin ve Kredi Borç Senetlerinin yukarıdaki hükümlerine yer verildikten sonra, davalı kooperatifin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, davalının 2012-2018 yılları ticari defterlerindeki kayıtlara ve belgelere göre, dava dışı ...'tan icra takip tarihi olan 25.07.2018 tarihinde 15.675,97 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş; takip dayanağı borç senedinde davacının imzasının olmadığı, kredi sözleşmesinde kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, kredi sözleşmesindeki kefalet nedeniyle davacının takip tutarından sorumlu olduğu, davacının takip konusu senetlerde imzasının olmaması nedeniyle takip tutarından sorumlu tutulamayacağı, menfi tespit ve istirdat talebinin yerinde olduğu şeklinde çelişkili sonuca varılmıştır.<br>Buna göre İlk derece Mahkemesince, 19.01.2012 tarih ve 761 sayılı Kredi Genel Sözleşmesinde davacının müteselsil kefil olarak imzasının bulunduğu, davacının kefaletinin şekil bakımından, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 484. maddesindeki, \"Kefaletin sıhhati, tahriri şekle riayet etmeğe ve kefilin mes'ul olacağı muayyen bir mikdar iraesine mütevakkıftır.\" hükmüne uygun olduğu, Kredi Borç Senetlerinde, \"Kredi Borç Senedinin 19.01.2012 tarih ve 761 sayılı Kredi Genel Sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçasıdır.\"  açıklamasına yer verildiği, hem Kredi Borç Senetlerinin, hem de Kredi Genel Sözleşmesinin icra takibinin dayanağı olduğu, Kredi Genel Sözleşmesinde sözleşme limitinin de gösterildiği, davalı kooperatifin usule uygun tutulmuş olduğu tespit edilen ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle asıl borçlu ...'tan 15.675,97 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davalı kooperatifçe de bu tutar üzerinden asıl borçlu ve aralarında davacının da bulunduğu kefiller aleyhine icra takibi başlatılmış olduğu, dolayısıyla davacının takip tutarından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.  <br>Bu durumda Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, davanın kabulüne, İİK'nın 72/4. maddesi koşulları bulunmadığından davalı vekilinin tazminat talebinin reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.12.2019 tarih ve 2018/1242 E., 2019/879 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre; <br>\"1-Davanın ve davalı vekilinin tazminat talebinin REDDİNE, <br>  2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL. karar ve ilam harcından peşin alınan 267,71 TL.'nin mahsubu ile kalan 347,69 TL.'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>  4-Davalı tarafça yapılan 43,00 TL  posta gideri, 148,60 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 191,60 TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br> 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/(3) ve 13/(2).madesi uyarınca 15.675,97 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br> 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içinden alınarak yatırana iadesine,\"\t<br>II-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, <br>III-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>16.04.2025 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 544.000,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  16/04/2025\t\t\t\t<br>    <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br>e-imza <br>Katip ...<br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"980b45245539b269","SID":"914de68f5b3085f7"}}