{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1389 <br>KARAR NO\t: 2025/451<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/03/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\tDAVA : Davacı vekili, müvekkilinin ... Tavukçuluk ... Ltd. Şti.'nin yetkilisi olduğu dönemde, davalı bankada hesap açıldığını, bu esnada bir kısım belgelerin imzalandığını, ancak bir kredi işleminin yapılmadığını, adı geçen şirketin 16/12/2014 tarihli hisse devir sözleşmesiyle ... Tavukçuluk ... Ltd. Şti.'ye devredildiğini, o tarihe kadar şirketin davalıdan kredi kullanmadığını; fakat davalı tarafından  şirket ve müvekkili aleyhine Çorlu 4. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla 11/02/2015 tanzim tarihli 2.500.000-TL bedelli müvekkilinin de düzenleyen olarak imzasının göründüğü bonoya dayanılarak kambiyo takibi başlatıldığını; senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu hususta Çorlu CBS'nin 2020/7677 soruşturma sayılı dosyasında şikayette bulunulduğunu, ayrıca takip kapsamında imzaya itiraz talepli Çorlu İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/187 esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu icra takibi kapsamında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP : Davalı vekili,  müvekkili banka ile dava dışı... Gıda ... Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmeleri imzalandığını, kredi ödemesindeki gecikmeler sebebiyle hesapların kat edildiğini, şirket hakkında Bakırköy 2. ATM’nin 2019/162 esas sayılı dosyasında konkordato kesin mühleti verildiğinden icra takibi başlatılamadığını, bu şirketin kefilleri davalı ve ... Tavukçuluk ... Ltd. Şti. hakkında Çorlu 4. İcra Dairesi’nin ... esas sayılı dosyasıyla kambiyo takibi başlatıldığını, bononun ödeme (ifa) aracı olarak müvekkiline teslim edildiğini, vadesi geldiğinde protesto işlemi yapıldığını ve bonoda tahrifatın söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davanın dayanağını teşkil eden icra takibine konu 11/02/2015 düzenleme ve 25/06/2019 vade tarihli 2.500.000-TL tutarlı  bonodaki imzanın adli tıp uzmanı-grafolog bilirkişiden alınmış rapora göre davacıya ait olmadığının belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının Çorlu 4. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına dayanak 11/02/2015 düzenleme ve 25/06/2019 vade tarihli 2.500.000-TL bedelli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, davacının imzasına ilişkin bilirkişi incelemesi neticesinde sığ ve yetersiz bir raporun sunulduğunu, rapora itiraz edildiğini, raporda sonuca nasıl ulaşıldığının izah edilmediğini, başka bir adli tıp uzmanından yeni bir rapor alınmasını istenildiğini ancak kabul edilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE :  Dava, icra takibine konu edilen bonodaki davacıya atfen atılan keşideci imzasının sahte olduğu iddiasına dayalı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>Senede karşı mutlak defiler, senede hamil olan herkese karşı ileri sürülebilir. Senedin hükümsüzlüğünü gerektiren defiler senet ve eklentilerinden anlaşılsın anlaşılmasın bütün ya da bir kısım sorunları bakımından hükümsüz sayılmasını gerektiren defilerdir. Bu defilerin bir kısmı mutlak, bir kısmı nispi (kişisel) defi niteliğindedir. Hangisinin mutlak, hangisinin nisbi defi sayılacağı, ‘görünüşe itimat (güven)’, ‘iyiniyet’ ilkesiyle, ‘kambiyo senetlerine ilişkin işlemlerdeki emniyetin korunması’ ilkelerinden hangisine öncelik tanınacağı sorunuyla ilgilidir. Bu iki çıkarın karşılıklı olarak çatıştığı bazı durumları kanun koyucu özel olarak ele alıp hangi çıkarın korunacağını kendisi (örneğin, Türk Ticaret Kanunu'nun 659/2 ve 592. maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu'nun 19/1 ve 605/2. maddelerinde olduğu gibi) düzenlemiştir. Kanunda öngörülüp açık bir hükümle düzenlenen bu durumların dışında, gerek doktrinde ve gerekse de uygulamada “imzanın sahte olması”, “senet metninde sahtekarlık (tahrifat) yapılmış olması”, “borçlunun borçlanma ehliyetinin bulunmaması”, “senette zorunlu şekil koşullarının bulunmaması”, “imza sahibinin temsil yetkisinin bulunmaması”, “senedin zamanaşımına uğramış bulunması” vb. defiler senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir (Yargıtay HGK'nın 2013/1746 Esas, 2015/896 Karar sayılı ve 04/03/2015 tarihli ilamı).Eldeki davaya da dayanak teşkil eden davalı bankanın davacıya ve dava dışı ...Tavukçuluk ... Ltd. Şti.'ye karşı Çorlu 4. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında başlattığı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, feriler dahil 241.617,58-TL talep edildiği; takip dayanağının 11/02/2015 düzenleme ve 25/06/2019 vade tarihli 2.500.000-TL bedelli bono olduğu; davacının bonodaki imzaya itiraz ettiği, itiraz yargılamasının yapıldığı Çorlu İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/187 esas ve 2021/185 karar sayılı dosyasındaki 25/01/2021 tarihli Adli Tıp (el yazısı-imza sahtecilik) uzmanı bilirkişi raporunda, senedin düzenleme tarihi olan 11/02/2015 tarihinden önceki yakın ve sonraki tarihlerde düzenlenmiş davacının uygun imza örneklerini içeren yeterli sayıdaki belge asılları ilgili resmi kurumlardan temin edilmiş ve ayrıca davacının uygulamaya esas imzaları alındığı, senette davacıya atfedilen imza ile davacının mukayese imzaları arasında, optik aletler yardımıyla grafolojik, grafometrik ve kaligrafik yöntemler kullanılarak mukayeseli yapılan incelemelerde; genel şekil bakımından kısmi benzerlikler görülmekle birlikte, başlangıç, işleklik, hız, el kaldırma sayısı parametreleri açısından farklılıklar tespit edildiğinden dolayı senetteki itiraz eden bbb'a atfedilen imzanın şahsın eli ürünü olmadığı kanaatinin bildirildiği; mahkemece, 16/03/2021 tarihli nihai kararla söz konusu bilirkişi raporuna istinaden bonodaki imzanın itiraz eden Ferhat'a ait olmadığı gerekçesiyle, imzaya itirazın kabulüne ve takibin Ferhat açısından iptaline karar verilmiştir. Karara karşı alacaklı (eldeki davanın davalısı) ... vekilince istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul BAM 21. HD'nin 2021/1729 E., 2022/526 K. sayılı ve 28/02/2022 tarihli ilamıyla, imzaya itirazın yerinde olduğu ancak İİK 170/4'e göre imzaya itirazın kabulü halinde takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilerek şikayetin kabulü ile icra takibinin itiraz eden borçlu bbb yönünden İİK 170/3 uyarınca durdurulmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı da alacaklı bbb vekilince, temyiz yoluna başvurulmuş, Yargıtay 12. HD'nin 2022/4790 E., 2022/11572 K. sayılı ve 07/11/2022 tarihli ilamıyla onama kararı verildiği ve UYAP kayıtlarına göre kararın belirtilen ilam tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br>Mahkemece, davaya konu senedin düzenleme tarihi olan 11/02/2015 tarihinden önceki yakın ve sonraki tarihlerde düzenlenmiş davacının uygun imza örneklerini içeren yeterli sayıdaki belge asılları ilgili resmi kurumlardan temin edilmiş ve ayrıca davacının uygulamaya esas imzaları alınmıştır. İmza incelemesinin yapıldığı adli tıp uzmanı bilirkişi raporuyla, senette davacıya atfedilen imza ile davacının mukayese imzaları arasında kaligrafik özellikler bakımından farklılıklar saptanması nedeniyle imzanın taklitten atıldığı ve imza ile yazının davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. İcra hukuk mahkemesindeki kesinleşmiş imza incelemesi de dikkate alındığında, yapılan incelemenin yeterli olduğu ve başka bir bilirkişiden rapor alınmasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır. Buna göre mahkemece uygun mukayese imzalarının senetteki imzalarla birlikte incelendiği ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, senetteki imzanın davacıya ait olmadığından senetten dolayı borçlu bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>Alınması gereken 16.326,09‬-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 4.081,52‬-TL harcın mahsubu ile kalan 12.244,57‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 26-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/03/2025<br><br>        <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"55dc02b7d09bdf4f","SID":"7bc7b7d28cd44ea0"}}