{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/343 - 2025/377<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/343 <br>KARAR NO\t: 2025/377<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12.01.2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/838 Esas 2022/14 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 20.03.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 18.04.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalılar ...Sigorta AŞ vekili ve ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 25.07.2018 tarihinde davalı ...’e ait olup davalı ... idaresindeki davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile, davalı ...Sigorta AŞ’ye ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı araç ile davalı ...’ye ait olup davalı ...’nün idaresindeki ... plakalı araçların çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacıya ait park halindeki ... plakalı araçların hasar gördüğünü, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücülerin kusurlu olduğunu, meydana gelen hasar nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ’ye yapılan başvuru üzerine 27.08.2018 tarihinde 2.717,00 TL; 22.10.2018 tarihinde 383,25 TL ve 24.10.2018 tarihinde 4.589,75 TL ödeme yapıldığını, araçların onarımı için dava dışı firmalara 120.418,11 TL ve 22.360,33 TL ödendiğini, ayrıca araçlarda değer kaybı meydana geldiğini, meydana gelen riziko nedeniyle tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorunlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı şirkete ait araçlarda oluşan hasar bedeli için 1.000,00 TL,  değer kaybı için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketleri yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak) alınarak davacıya verilmesine, tazminata kaza tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine karar verilmesini istemiş, 18.11.2020 tarihli dilekçesinde, davayı tamamen ıslah ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hasar bedeli ve değer kaybı taleplerini HMK’nın 107. maddesi çerçevesinde kısmi alacak davasının, belirsiz alacak davası olarak tamamen ıslah etmekle 22.000,00 TL değer kaybı alacağı ile 110.547,65 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 132.547,65 TL alacağa kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile  birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketleri yönünden poliçe teminat tutarıyla sınırlı olmak üzere) tazmin ve tahsiline karar verilmesini istemiş, 16.11.2021 tarihli dilekçesi ile değer kaybı talebinih 48.000,00 TL'ye yükseltildiğini,  davalı ... Sigorta AŞ yönünden 72.000,00 TL poliçe teminat limiti, ...Sigorta AŞ yönünden 25.000,00 TL teminat limiti olarak devam ettiğini, diğer davalılar yönünden ise 48.000,00 TL değer kaybı ve 110.547,65 TL hasar bedeli alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ...Sigorta AŞ vekili, davaya karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı sigorta şirketinin ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesindeki limit ile sorumlu olup zorunlu mali sorumluluk sigorta teminat limitini aşan miktarları tazmin ettiğini, davacının taleplerinin haksız olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, sigortalının kusurlu olması halinde sorumlu olduklarını, davacının gerçek zararı ispatla yükümlü olduğunu, zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitleri aşılmadığından sorumlulukları bulunmadığını, kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinin haksız olduğunu, tam ıslahın usulüne uygun olmadığını, kısmi dava olduğundan taleplerin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili,  hasar gören ... plakalı araç için ekspertiz raporu ile belirlenen zarar olan 10.868,94 TL'nin ödendiğini ve buna ilişkin dekontun sunulduğunu, bakiye 11.746,85 TL’yi ödemeye hazır olduklarını, aynı aracın değer kaybı için 4.589,75 TL ödeme yapıldığını, ... plakalı araç yönünden 2.717,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca değer kaybı olarak 383,25 TL ödeme yapıldığını, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, poliçe teminat limitinin 33.000,00 TL olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... ve davalı ..., davanın reddini savunmuştur. <br>\tDiğer davalılar cevap dilekçsi sunmamış, savunma yapmamıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli ve değer kaybı talebine ilişkin olduğu, 30.07.2019 tarihli raporda kusura ilişkin olarak kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nün % 75 oranında, davalı sürücü ...'ın % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacıya ait araçların park halinde olduğu ve davacının kusuru bulunmadığı, 6098 sayılı TBK'nın 61. maddesi uyarınca tüm davalıların zarardan müteselsilen sorumlu olduğu, araç hasarı talebi yönünden 24.02.2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ve değer kaybı yönünden 02.07.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporundaki tespit ve hesaplamaların esas alındığı, davacı vekilinin davayı 18.11.2020 tarihli dilekçe ile ıslah ettiği ve 16.11.2021 tarihli dilekçenin bedel artırım dilekçesi niteliğinde olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile 158.547,65 TL maddi tazminatın davalılar ..., ..., ..., ..., ... Sigorta AŞ (72.000,00 TL ve 16.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi yönünden sınırlı olmak üzere) ...Sigorta AŞ (25.000,00 TL ve dava tarihi 19.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi yönünden sınırlı olmak üzere) davalılardan 25.07.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı ...Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ...Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafından yapılan tam ıslahın usulüne uygun olmadığını, davanın kısmi dava olarak kabul edilmesi gerektiğini, dava kısmi dava olduğundan davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu hususun süre uzatım dilekçesinde de belirtildiğini, davanın belirsiz alacak davası olduğu düşünülse bile önce ıslah dilekçesi sunulup ardından talep artırım dilekçesi sunulamayacağını, sıralı sorumluluk ilkesi uyarca zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitleri dolmadan davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun doğmayacağını, bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre zararın zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitleri içinde kaldığından ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece müteselsil sorumluluk esasına göre karar verilmesinin doğru olmadığını, aksi düşünülse dahi haksız fiilden kaynaklanan olayda ancak dava tarihinden yasal faize hükmedilebileceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde, kazaya ilişkin olarak davalı sigorta şirketi tarafından ödeme gerçekleştirildiğini ve hüküm altına alınan 72.000,00 TL’nin poliçe limitini aşmış olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından her bir araç için değer kaybı ve hasar nedeniyle ödeme yapıldığını, teminat limitinden ödemelerin düşülmesi gerektiğini, mahkemece hiç ödeme yapılmamış gibi hüküm kurulduğunu zararın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle avans faizine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu, hükmedilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.\t\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili, davalıların sürücüsünü, işleteni, zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı oldukları araçların karıştığı kaza sonucunda davacıya ait park halindeki araçların hasar gördüğünü, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücülerin kusurlu olduğunu, davalı ... Sigorta AŞ'ye yapılan başvuru üzerine araç hasar bedeli ve değer kaybı olarak yapılan ödemelerin yetersiz olduğunu, davalıların müştereken ve müteselsilen zarardan sorumlu olduklarını belirterek araç hasar bedeli ve değer kaybı taleplerinde bulunmuş, 18.11.2020 tarihli dilekçe ile 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca kısmi alacak davası olarak açılan davayı belirsiz alacak davası olarak ıslah ettiklerini belirtmiş, daha sonra 16.11.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ibraz etmiş, mahkemece ıslah ve bedel artırım dilekçelerindeki talepler doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı sigorta şirketleri vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tDosya içeriğinden 25.07.2018 tarihinde kaza tespit tutanağına göre davalı ... idaresindeki araç ile seyir halinde iken kontrolsüz kavşakta sağından gelen ... plakalı araca geçiş önceliği vermeyerek çarpışmaları ve savrulup park halindeki ... plakalı araca, bu aracın da ... plakalı araca çarpması sonucunda meydana gelen kazada davalı sürücü ...'nün 2918 sayılı Kanun'un 57/1-c maddesi kuralını, davalı sürücü ...'nun 2918 sayılı Kanun'un 52/1-a kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, mahkemece kusura ilişkin alınan 30.07.2019 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nün kavşaklarda geçiş önceliği kuralını ihlali nedeniyle % 75 oranında, davalı ...'nun kavşağa yaklaşırken hızını azaltma kuralını ihlali nedeniyle % 25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davalı ... Sigorta AŞ'nin ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, davalı ...Sigorta AŞ'nin aynı aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olup poliçe limitinin 25.000,00 TL olduğu, mahkemece davacı vekili tarafından ibraz edilen 18.11.2020 tarihli ıslah dilekçesi ve 16.11.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi esas alınarak karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\t1-Mahkemece karar gerekçesinde belirtildiği üzere davacının 18.11.2020 tarihli ıslah dilekçesine ve 16.11.2021 tarihli bedel artırım dilekçesine göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Yargıtay HGK'nın 2021/485 Esas - 2021/971 Karar sayılı kararında fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak açılan davanın \"Belirsiz Alacak Davası\" kabul edilip edilip edilemeyeceği değerlendirilmiş, gerekçesinde \"Alacağın yalnızca bir bölümü için açılan davaya ise kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukukî ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. maddesinde kısmi dava türü düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; “Kısmi dava madde 109; (1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.(2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.)(3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez”. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde \"fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise, bu husus, davanın kısmi dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 E., 2003/271 K. sayılı kararı; ayrıca bkz., Pekcanıtez, H.: Medeni Usul Hukuku, C.II, 15. baskı, İstanbul 2017, s.1000). Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 16.05.2019 tarihli ve 2016/22-1166 E., 2019/576 K., sayılı kararında da benimsenmiştir. Belirsiz alacak davası niteliği gereği istisnai bir dava türü olmakla davasını belirsiz alacak davası olarak açan kişi bunu açıkça dilekçesinde belirtmelidir. Davanın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak açılmış olması halinde dava kısmi dava olup, davanın, özel bir dava türü olan ve HMK'nın 107. maddesinde düzenlenen \"belirsiz alacak davası\" olarak açılması için dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerektiğinden, kısmi dava niteliğindeki davada dava değeri ancak ıslah yolu ile ancak bir kez artırılabilir (Yargıtay HGK'nın 2021/485 E. - 2021/971 K. sayılı emsal kararı) bu nedenle kısmi davada dava değerinin artırılmasına yönelik ilk dilekçesinin talep artırım, ikinci dilekçenin ıslah olarak kabul edilmesine olanak da bulunmamaktadır.\" denilerek, davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açılmadıkça, dava belirsiz alacağa konu edilebilecek alacak dahi olsa belirsiz alacak davası olarak kabul edilmeyeceği belirtilmiştir. <br>\tÖte yandan, kavram olarak ıslah; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir. 6100 sayılı HMK'nın 176 ve 180. Maddelerine göre ıslah müessesi, dava değiştirme, başka deyişle iddia ve müdafaanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkandır. Zira bu suretle, aslında yasal itiraz ile karşılaşılabilecek olan herhangi bir taraf muamelesi, ıslah kurumu yardımı ile artık bu itirazı davet etmeksizin yapabilmektedir (Üstündağ S: Medeni Yargılama Hukuku, C.I.II.B.5, İstanbul 1992, s.534).Islah, mahkemeye yöneltilen tek taraflı ve açık bir irade beyanı olduğundan, yasal şartları yerine getirildiği takdirde karşı tarafın ya da mahkemenin kabulüne bağlı olmaksızın yapılabilir. İddia ve savunmayı değiştirme ya da genişletme sayılmayan hallerde veya karşı tarafın genişletme ve değiştirmeye rıza gösterdiği hallerde ıslaha başvurmaya gerek olmadığı açıktır. Davanın tamamen ıslahı mümkün olduğu gibi kısmen ıslahı da mümkündür. Ancak ıslahın yapılması zamanı bakımından Kanunda sınırlandırılmış ve HMK'nın \"ıslahın zamanı ve şekli\" başlıklı 177. maddesinin 1. fıkrasında tahkikatın sona ermesine kadar ıslahın yapılabileceği düzenlenmiştir. Islahın konusu tarafların yaptıkları kendi usul işlemleridir. Taraflar ıslahla, dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu, talep sonucunu değiştirebilirler. Islahın amacı yargılama sürecinde şekil ve süreye aykırılık sebebiyle ortaya çıkabilecek maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmak olduğundan, hak ve alacağı bu sürecin dışında ortadan kaldırmış olan işlemlerin, yani maddi hukuk işlemlerinin ıslah yoluyla düzeltilebilmesi elbette ki mümkün değildir. Bir başka deyişle, maddi hakkı sona erdiren maddi hukuk işlemleri, ıslahla düzeltilemez. Feragat, kabul, sulh gibi işlemler velev ki dava içinde yapılsın, asıl hakkı ortadan kaldırdıklarından, usul işlemi olduğu kadar (davayı etkilediği için usul işlemidir) maddi hukuk işlemi mahiyetini de taşımaktadır ve bu sebeple, bu işlemlerin ıslah yoluyla düzeltilmesi imkansızdır. Çünkü ıslah, yargılama hukukunun şekle ve süreye bağlılığından kaynaklanan zımni hak kayıplarının telafisi için öngörülmüş bir müessesedir. Açık bir irade beyanı ile terk edilen haklar, maddi gerçeğin şekle feda edilmesi gibi bir sonuç doğurmadığı için ıslahın konusu olamaz.\t <br>\tSomut olayda davacı vekili tarafından dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak davanın  kısmi dava olarak 19.11.2018 tarihinde açıldığı, davacı vekili tarafından ibraz edilen 18.11.2020 tarihli dilekçe ile kısmi alacak davası olarak açılan davanın 6100 sayılı HMK'nin 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak ıslah edildiği belirtilmiş ayrıca değer kaybı talebini 22.000,00 TL olarak, araç hasar bedelini 110.547,65 TL olarak ıslah edilmiş, mahkemece bu talep esas alınarak yargılama sürdürülmüş ise de ıslah yoluyla davanın niteliğinin belirsiz alacak davası olarak değiştirilemeyeceği, ancak davacının aynı dilekçesindeki bedele yönelik talebi geçerli olup değer kaybı talebinin 22.000,00 TL olarak, araç hasar bedelinin 110.547,65 TL olarak ıslah edildiği, davalılar tarafından yargılama aşamasında ıslah dilekçesi ile talep edilen miktar yönünden zamanaşımı def'inde bulunulmadığı, her ne kadar davacı vekili tarafından davanın belirsiz alacak davası olarak ıslah edildiği kanaati ile 16.11.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ibraz edilmiş ise de kısmi davanın 6100 sayılı HMK'nın 176/2. maddesi uyarınca bir kez ıslah edilebileceği hükmü nazara alındığında bu dilekçedeki talepler esas alınarak karar verilmiş olması doğru değil ise de hükme karşı istinaf başvurusunda bulunan davalı sigorta şirketlerinin sorumluluklarının poliçe limitleri ile sınırlı olması ve hüküm altına alınan tazminat tutarları nedeniyle bu husus sonucu etkili görülmemiştir. <br>\t2-Davalı ...Sigorta AŞ yönünden ise davalı sigorta şirketi kazaya karışan ... plakalı aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olup sorumluluğu zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminat limitleri üzerinde kalan zarar miktarı ve poliçesinde yazılı teminat ile  sınırlıdır. Dosya içerisinde bulunan poliçede maddi hasarlar için teminat limitinin 25.000,00TL olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin 18.11.2020 tarihli dilekçesi ile talep edilen 132.547,60 TL gözetildiğinde davacının zararının zorunlu mali sorumluluk sigortası teminat limitlerinin aştığı  anlaşılmakla talep edilen zarar miktarına göre ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitinin tamamından sorumlu olduğundan davalı ...Sigorta AŞ vekilinin istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir. <br>\t3-Davalı sigorta şirketleri vekillerinin faiz türüne yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, kazaya karışan davalı sigorta şirketine zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın ticari araç niteliğinde olduğu nazara alındığında hüküm altına alınan tazminata avans faizi uygulanmasına karar verilmiş olmasının doğru olduğu anlaşılmıştır. <br>\t4-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin poliçe limitinden düşülmesi gerektiği yönündeki istinaf nedeninin incelenmesinde, 25.07.2018 tarihinde meydana gelen kazada davacı şirkete ait park halindeki iki aracın hasar gördüğü, ... plakalı aracın davalı ... Sigorta AŞ'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olup olay tarihi itibariyle uygulanan teminat limitlerine göre  maddi hasarlarda araç başına teminat limitinin 36.000,00 TL, kaza başına 72.000,00 TL olduğu,  buna göre kaza sonucu davacıya ait 2 aracın hasar görmüş olması nedeniyle davalı sigorta şirketinin ayrı ayrı 36.000,00 TL olmak üzere 72.000,00TL ile sorumlu olduğu,   davalı sigorta şirketi tarafından davacıya toplam 18.858,74 TL ödeme yapıldığı, yapılan bu ödeme toplam poliçe limitinden mahsup edilerek davalı ... Sigorta AŞ'nin sorumluluğunun 53.441,26 TL olarak belirlenmesi gerekirken anılan hususun göz ardı edilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>\t Açıklanan nedenlerle, davalı ...Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin poliçe limitine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, istinaf konusu yapılmayan hususlar ile kesinleşen yönler korunarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\tI-Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın  353/1.b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\tII-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>\tHMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,<br>\tBuna göre;\t<br>\t1-Davanın KABULÜNE, <br>158.547,65 TL maddi tazminatın davalılar ..., ..., ..., ..., ... Sigorta AŞ (53.441,26 TL ve 16.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sınırlı olmak üzere) ...Sigorta AŞ (25.000,00 TL ve dava tarihi 19.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile sınırlı olmak üzere) davalılardan 25.07.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, <br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 10.830,39 TL harçtan, dava açılışında alınan 35,90 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 2.674,01 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.709,91 TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 8.120,48 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen (Davalı ... Sigorta AŞ 3.687,70 TL, davalı ...Sigorta AŞ  1.280,00 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 35,90 TL peşin harç, 2.674,01 TL ıslah harcı, 35,90 TL başvurma harcı, 638,10 TL tebligat ve müzekkere ücreti, olmak üzere toplam 3.383,91 TL yargılama giderinin (Davalı ... Sigorta AŞ 1.353,70 TL, davalı ...Sigorta AŞ  533,60 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 19.012,03 TL vekalet ücretinin (Davalı ... Sigorta AŞ yönünden 8.633,80 TL, davalı ...Sigorta AŞ yönünden 2.998,00 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,<br>III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...Sigorta AŞ’den alınması gereken 1.707,75 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan  320,00 TL'nın mahsubu ile kalan 1.387,75 TL harcın davalı ...Sigorta AŞ’den tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t2-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalıya iadesine,<br>\t3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan 492,00 TL istinaf başvuru harcı, 100,00 TL  yargılama giderinin davacıdan tahsil edilerek davalı ... AŞ'den tahsil edilerek davacıya verilmesine, <br>\t5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br> <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br>   * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9b6ff176a6acedc8","SID":"7f06e26df0b66a18"}}