{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   5. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/559 - 2025/596<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  5. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/559<br>KARAR NO\t: 2025/596<br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2025<br>KARARIN  YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN <br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA TARİHİ             : 16/10/2024<br>KARAR TARİHİ\t : 13/02/2025<br>NUMARASI                 : 2024/512 Esas - 2025/81 Karar<br><br><br>DAVACI\t: ÖZKA LASTİK VE KAUÇUK SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ- Mahmutpaşa Mah. Kanal Yolu Cad. No:129 41140  Başiskele/Kocaeli<br>VEKİLLERİ\t: Av...<br>\t Av..<br>DAVALI \t: VTC ENERJİ ANONİM ŞİRKETİ - Seymen Mah. D-130 Karayolu Cad. No:69 Başiskele/Kocaeli<br>VEKİLİ\t: Av..<br><br>DAVA\t: Abonelik sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için giriştiği ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatı<br><br>HÜKÜM\t: İstinaf başvurusunun usulden reddi<br>İSTİNAF  EDEN\t: Davalı vekili<br><br>Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için giriştiği ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatı davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:<br><br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; <br>Vekil edeni şirketin Kocaeli merkezli olarak sanayi sektöründe faaliyet gösteren bir ticaret şirketi olduğunu, davalı şirketin ise elektrik ihtiyacının yüksek olduğu tesislere elektrik satışı yaptığını, ihtilafın müvekkili ile davalı arasındaki elektrik satışına dair tarifeden kaynaklandığını, bahse konu ihtilaf kısmi dava türünde ikame edilen Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/384 Esas ve 2022/455 Karar sayılı dosyasında yargılama konusu edildiğini, bu dosyadan yazılan talimat üzerine alınan bilirkişi raporunda “vizeleme” olduğu, bir sonraki olağan yenileme döneminin 19.12.2019 olduğu, sanayici tarifesi yerine ticarethane tarifesi üzerinden faturalandırma yapılmasının haksız olduğu, fazladan ödenen tutarın ise 183.805,27 TL olduğu hesaplandığı, raporun sonuç kısmında dekonta atıf yapılarak ve dekonttaki bir numara yanlış yazılarak “176.410,76 TL’nin gereksiz yere ödendiği” şeklinde bir ibareye yer veril verildiğini, rapora yönelik itirazlar sonucu alınan ek raporda 19.12.2017 tarihinde yapılan işlemin “vizeleme” olduğu, bir sonraki olağan yenileme döneminin 19.12.2019 olduğu, buna göre sanayici tarifesi üzerinden faturalandırma yapılması gerekirken ticarethane tarifesi üzerinden fatura kesilmesinin haksız olduğu, fazladan yapılan faturalandırma tutarının ise 183.805,27 TL olduğu açıkça ifade edildiğini bu raporun hükme esas alındığını, davacının başlatmış olduğu Kocaeli İcra Dairesi'nin 2024/10378 esas sayılı dosyasına davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu belirterek  Kocaeli İcra Dairesi'nin 2024/10378 esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, kısmi davada verilen alacağın tamamının meblağın işaret eden ve maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden bir yargılamada toplam alacak meblağı belirlenmesine rağmen borcunu ifa etmeyen ve kötüniyetle bu davanın açılmasına sebebiyet veren davalının HMK m.329/2 hükmü gereği disiplin para cezasına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>II. CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; <br>Alacağa konu edilen bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, mahkemenin yanlış raporu bilirkişi raporunu aldıysa da hükmünü 175.410,16 TL üzerinden verdiğini, mahkemenin kesin hükmünün bu bedel üzerinden olduğunu, 183.805,27 TL olarak yapılmış hesaplama ise  bilirkişi hesaplaması olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde mahkemenin 183.805,27 TL üzerinden hüküm verdiği gibi bir düşünce yansıtılmışsa da mahkeme kararı açık olduğunu, mahkemenin 15.410,16 TL üzerinden karar tahsis ettiğini, müvekkili ile SEDAŞ arasında rücu ilişkisi bulunduğundan Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2019/384 Esas ve 2022/455 Karar sayılı dosyasında bulunan davanın SEDAŞ'a ihbarının talep edildiğini belirterek müvekkili hakkında açılmış bulunan itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına\" karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; \"davanın kabulüne, davalının Kocaeli İcra Dairesi'nin 2024/10378 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebindeki koşullar ile aynen devamına\" karar verilmiştir.<br><br>IV. İSTİNAF<br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. <br><br>B. İstinaf  Sebepleri<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;<br> İhbar dilekçesinin dava dilekçesi ekinde de sunulduğunu, ancak yerel mahkemece karar verilmediğini, ihbarın gerçekleştirilmemiş olmasının müvekkili açısından hak kaybına neden olacağını, davacının Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2024/10378 E. sayılı dosyasıyla iki değer arasındaki fark olan 8.394,52 TL asıl alacağın 6.503,59 TL işlemiş faiziyle birlikte toplamda 14.898,11 TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığını, bilirkişi raporunda hesap hatası yapıldığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu, bu sebeple yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; kararın miktar itibariyle kesin ve istinaf kanun yoluna tabi olmadığını, kök dosyada verilen kesin hükümün \"kesin delil\" teşkil ettiğini ve davalının tahkikat işlemleri talep eden istinaf sebeplerinin isabetsiz olduğundan davalının istinaf talebinin usulden reddedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>C. Gerekçe<br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Uyuşmazlık, abonelik sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için giriştiği ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. <br><br>2. İlgili Hukuk<br>6100 HMK, 6098 Sayılı TBK, 6102 sayılı TTK<br><br>3. Değerlendirme ve karar <br>Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için giriştiği ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı tarafından istinafa başvurulmuştur.<br>HMK'nın \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341. maddesinin (2) no'lu bendinde \"miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin\" olduğu belirtilmiş, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı \"Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\"un 41.maddesi ile de, \"maddede yer alan \"binbeşyüz\" ibaresi, \"üçbin\" şeklinde değiştirilmek\" suretiyle söz konusu kesinlik sınırı üçbin Türk Lirasına çıkarılmış ve her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiştir.<br>Öte yandan, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ya eklenen Ek madde 1/2 gereğince HMK'nun 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında (HMK 341/2 madde fıkrası Anayasa Mahkemesi’nin 24/2/2022 tarihli ve E.2021/34-K.2022/21 sayılı Kararı ile \"kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar\" yönünden iptal edilmiş olup somut davadaki uyuşmazlık bu kapsamda olmadığından),  hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüş olduğundan, 6763 sayılı Kanun değişikliği ile yapılan parasal sınırlar, ancak söz konusu Kanun’un yürürlüğe girdiği 02.12.2016 tarihi ve sonrasında verilen ilk derece mahkemesine ait kararlar yönünden esas alınabilecektir.<br>Buna göre, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi, 02.12.2016 tarihinden önce ise 1.500,00 TL, 02.12.2016 tarihi ve sonrasında ise (2017 takvim yılı başına kadar) 3.000,00 TL, 01.01.2017 sonrasında (2018 takvim yılı başına kadar) 3.110,00 TL, 01.01.2018 tarihi ve sonrasında (2019 takvim yılı başına kadar) 3.560 TL, 01.01.2019 tarihi ve sonrasında (2020 takvim yılı başına kadar) 4.400 TL ve 01.01.2020 tarihi ve sonrasında ise 5.390 TL (2021 takvim yılı başına kadar), 01.01.2021 tarihi ve sonrasında ise 5.880 TL (2022 takvim yılı başına kadar),  01.01.2022 tarihi ve sonrasında 8.000 TL (2023 takvim yılı başına kadar), 01.01.2023 tarihi ve sonrasında 17.830 TL, 01.01.2024 tarihi ve sonrasında 28.250 TL (2025 takvim yılı başına kadar),  01.01.2025 tarihi ve sonrasında 40.000 TL (2026 takvim yılı başına kadar) olarak  uygulanacaktır.<br>Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir ve kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. Kesinlik sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını geçmeyen tarafın kanun yoluna başvurma hakkı yoktur. Kısaca kanun yoluna konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.<br>Somut olayda, davacı abonelik sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için giriştiği ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemi ile eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının istinaf talebine konu alacak 8.394,52 TL asıl alacak, 6.503,59 TL işlemiş olan faiz olmak üzere toplam 14.898,11 TL'ye yöneliktir. İstinaf edilen değer hüküm tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesinde yazılı 2025 yılı kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altındadır. İstinafa konu asıl alacağın miktarına göre hüküm tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesinde yazılı kesinlik sınırı 40.000,00 TL'nin altında olduğundan, ilk derece mahkemesi tarafından davalının istinaf kanun yolu başvurusunun kesin karara karşı yapılması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 346.maddesine göre reddedilmesi gerektiği, ancak mahkemece bu yönde bir karar verilmediği, dosyanın bu hali ile Dairemize gönderildiği, kararın kesin olması halinde ilk derece mahkemesince bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarih 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca parasal kesinlik sınırı nedeniyle temyiz edilemeyecek kararların temyizi halinde Yargıtay'ca temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi bu yolda Dairemizce de karar verilebileceği gözetildiğinde, kesinlik sınırının dikkate alınarak davalı vekilinin istinaf isteğinin kesin karara ilişkin olması sebebiyle bu yönden reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>V. KARAR<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince verilen kararının HMK'nun 341/2 ve 346/1 maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin istinaf dilekçesinin usulden reddine ve peşin alınan istinaf harcının istek halinde istinaf edene iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-6100 sayılı HMK' nun 341/2 ve 346/1 maddeleri uyarınca,  istinaf  incelemesi talep edilen kararın MİKTAR İTİBARİYLE KESİN olması sebebiyle davalı vekilinin İSTİNAF DİLEKÇESİNİN USULDEN REDDİNE,<br>2-Davalının ödediği istinaf başvurma harcı ve peşin harcın talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya  iadesine,<br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/3. maddesi gereğince; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/04/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 352 ve 362/1.f maddeleri gereğince KESİN olarak karar verildi.<br><br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5bbeddf07c57d437","SID":"bb352cb9b3c24754"}}