{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/313 - 2025/408<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/313 <br>KARAR NO\t: 2025/408<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/1096 Esas 2022/863 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ\t: 21.03.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 21.04.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 10.07.2012 tarihinde davacı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı,  davalıya ait  olan ... plakalı aracın, ... plakalı çekiciye çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın sürücüsü ...'un vefat ettiğini, kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü ...'un tam kusurlu olduğunu ve 0,90 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafından ... plakalı çekicinin hasarı için 16.10.2012 tarihinde 22.500 TL, 16.10.2012 tarihinde ... plakalı yarı römork hasarı için 2.950 TL ile dava konusu kazada vefat eden ...'un yakınlarına vefat etmesi nedeni ile 18.02.2015 tarihinde 110.057 TL destekten yoksun kalma tazminatının ödendiğini, davacı tarafından zarar gören 3. kişilere toplam 135.507 TL ödemede bulunulduğunu, davacı sigortacının  sürücünün kaza sırasında alkollü olması nedeniyle sigorta ettirene rücu hakkı bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 135.507 TL sigorta rücu tazminatının ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili, davalı şirkette sigortalı olarak çalışan müteveffa ...'un Batman ili karayolunda geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini, davalının yaşanılan trafik kazasında işveren olarak bir sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığını, 10.07.2012 tarihinde gerçekleşen kazaya ait destekten yoksun kalma tazminatı ile maddi hasarları karşılayan davacı sigorta şirketinin rücu talep haklarının zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından 03.09.2015 tarihinde Diyarbakır 1. İcra Dairesi'nin 2015/10208, 2015/10209 ve 2015/10210 Esas sayılı dosyaları ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takiplerin borca ve yetkiye itirazları sonucu durduğunu, davacı tarafın yaptığı takibin haksız ve mesnetsiz olduğunu ve talebinin reddedileceğini bildiklerinden itirazın iptali davası açmadıklarını, sigortacının işletene rücu edebilmesi için ZMMS Genel Şartlar B.4 maddesinde sayılan rücu nedenlerinin bulunmasının gerektiğini, müteveffa ...'un kaza sırasında alkollü olmasının tek başına rücu nedeni olamayacağını, kaza ile alkol alımı arasındaki illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, SGK tarafından davalı aleyhine açılan ve reddedilen Batman İş Mahkemesi'nin 2014/157 E. sayılı dosyasında davalının kusursuz olduğunu ve sorumlu tutulamayacağının belirlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece toplanan delillere göre, sunulan ödeme belgesine göre rücuya tabii ödemenin 18.02.2015 tarihinde yapıldığı, davanın ise 14.01.2016 tarihinde yasal süre içerisinde açıldığından davalının yerinde görülmeyen zaman aşımı def'inin reddine karar verildiği, kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelip gelmediğinin belirlenmesi yönünden nöroloji uzmanı ve makine mühendisi bilirkişiden alınan 13.06.2022 tarihli raporda, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...' un %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın kusuru bulunmadığı, kaza sırasında sürücü ...'un kanında tespit edilen 0.90 promil alkol miktarının yasal sınırlar üzerinde olduğu, sürücünün aldığı alkolün kazaya etkili olduğunun bildirildiği, aktüer bilirkişiden alınan 14.10.2022 tarihli raporda sigorta şirketi tarafından ödeme yapılan tarihte müteveffa ...'un desteğinden yoksun kalan eşi ...'un destekten yoksun kalma tazminatının 102.344,19 TL olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunduğu, sigortalı araç sürücüsünün münhasıran alkolün etkisi altında araç kullandığı, ölen araç sürücüsü ...'un hak sahiplerine 18.02.2015 tarihinde 110.057 TL ödeme yaptığı, 102.344,19 TL'lik  bölümünü sigortalısı davalıdan rücu hakkı bulunduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile, 102.344,19 TL'nin ödeme tarihi olan 18.02.2015 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, asgari ücretteki değişikliklerin tazminat hesabında gözetilmemesinin hatalı olduğunu, gerçek zarar hesabı hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre yapılması gerekirken rapora karşı itirazlarının mahkemece reddedilerek ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapıldığını, davacı şirket tarafından yaptırılan tazminat hesaplaması ile dosya arasına aldırılan rapordaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, alınan raporda yanlış hesaplama yöntemi kullanıldığını, kaldırma kararından önce alınmış hesap raporu bulunmadığını, raporda güncel olarak kullanılan TRH yaşam tablosu ve progresif  rant yöntemiyle hesap yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan 13.06.2022 tarihli raporda davacı alacak talebinin ve miktarının yerindeliğinin tartışılmadığını, bilirkişi raporunda  alkolün kazaya etkisi yönünden yapılan inceleme ve değerlendirmede kazanın araç sürücüsünün dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde araç kullanmasının yanısıra alkollü olmasının da kazanın meydana gelmesinde etkisi olduğu kanaatine varıldığını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. Maddesinde hangi şartlar altında sigortalıya rücu edilebileceğinin sınırlı olarak sayıldığını, alkollü araç kullanılmasına yönelik rücu istemi yönünden hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmeyeceğini, hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükünün sigortacıya düştüğünü, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında sürücünün aldığı alkol oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerektiğini ileri sürmüştür.\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Dava, davacı sigorta şirketinin, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişilere ödediği tazminatı, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi gereğince davalı sigortalısından rücuen tahsili istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, 10.07.2012 tarihinde davacı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı adına kayıtlı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle davacı şirket tarafından trafik kazasında vefat eden ... yakınlarına 110.057,00TL, ... plakalı çekici için 22.500 TL, ... plakalı yarı römork için 2.950 TL  ödendiğini,  kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu ve alkollü olduğunu belirterek 135.507,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemenin 08.03.2018 tarih, 2016/873 E., 2018/229 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 110.057,00 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Dairemizin 25/11/2021 tarih, 2019/1375 Esas, 2021/2199 Karar sayılı kararı ile ödeme belgelerinin getirilerek davalının zamanaşımı def’inin değerlendirilmesi, kazanın münhasıran sürücünün alkollü olması nedeniyle meydana gelip gelmediğinin belirlenmesi için makine mühendisi ve nöroloji uzmanı bilirkişiden birlikte rapor alınması ve kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğinin tespiti halinde müteveffa ...’un desteğinden yoksun kalanların ödeme tarihi itibariyle gerçek zararlarının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararından sonra makine mühendisi ve nöroloji uzmanı bilirkişiden ve aktüer bilirkişiden  hesap raporu alınarak neticede davanın 102.344,19 TL yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>1-Davacı  vekili dava dilekçesinde  kazada vefat eden ...'un yakınlarına yapılan 110.057,00 TL ödeme yanında ... plakalı çekicinin hasar nedeni ile  22.500 TL, ... plakalı yarı römorkun hasarı nedeni ile 2.950 TL ödeme yapıldığı da belirterek 135.507,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemenin 08.03.2018 tarihli ilk kararının gerekçesinde  araç hasarı olarak talep edilen 25.450 TL'ye ilişkin davanın KTK'nın 109. maddesinde düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra açıldığından bu  ödemelere  ilişkin talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği belirtilerek  davanın 110.057,00 TL yönünden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş,  karara karşı  davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmış, Dairemizin 25.11.2021 tarihli  kararında davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilerek dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiş, mahkemece kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile 102.344,19 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de; HMK'nın  297/1-2 maddesi  gereğince mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerektiğinden ilk karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla davalı yararına oluşan kazanılmış haklar ve kesinleşen yönler dikkate alındığında  dava konusu olan  ... plakalı çekici ile ... plakalı yarı römork için yapıldığı ileri sürülen toplam 25.450 TL rücuen alacak yönünden ilk karar ile verilen zamanaşımı  nedeniyle reddine dair karar kesinleşmiş olmakla bu hususun hüküm fıkrasında gösterilmemiş  olması doğru görülmemiştir.<br> 2-Davacı sigorta şirketi ödediği değil ödemesi gereken gerçek zarar miktarının rücu edebileceğinden dava konusu kaza sonucu vefat eden ...' un hak sahiplerine ödenmesi gereken destekten yoksun kalma tazminatının doğru biçimde tespiti gerekir. <br>Mahkemece hükme esas alınan 14.10.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, PMF 1931 yaşam tablosuna göre müteveffa ...'un (04.04.1961), müteveffanın eşi ...' un (25.09.1968) ve müteveffanın babası (24.10.1938) için muhtemel yaşam sürelerinin belirlendiği,  davacı tarafından yapılan ödeme tarihi 2015 verilerine göre hesaplama yapılarak eşin destek payı 102.344,19 TL, babanın destek payının 15.310,07 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça ödeme yapılan eşin destekten yoksun kalma tazminatının 102.344,19 TL olduğunun bildirildiği, mahkemece taraf vekillerinin rapora itirazları reddine karar verilmiştir. <br> Gerçek zarar miktarı, hak sahibinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Hak sahiplerinin bakiye ömürleri önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta iken, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmaları ile “TRH 2010”adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumunca’da ilk peşin sermaye değerinin hesaplanmasında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerek diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve gerekse bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği de göz önüne alınarak, ülkemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına Yargıtay 17.Hukuk Dairesi’nce de karar verilmekle görüş değişikliğine gidilmiştir. (Yargıtay 17.HD 22/12/2020 tarih, 2019/5206 E. – 2020/8874 K. sayılı ilamı, 14/01/2021 tarih 2020/2598 E. – 2021/34 K. sayılı ilamı) Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında PMF yaşam tablosunun kullanılması doğru görülmemiştir. Bu itibarla, tazminat hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak (taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış haklar da gözetilerek) hak sahiplerin bakiye muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi ve buna göre tazminat hesabı yapılması gerekirken, hükme esas alınan raporda progresif rant yöntemi kullanılmış ise de, TRH yaşam tablosu yerine PMF yaşam tablosuna göre muhtemel yaşam sürelerinin tespiti doğru görülmemiştir.<br>Kabule göre, davacı sigorta şirketi tarafından desteğin vefatı nedeniyle 110.057,00 TL ödeme yapıldığı belirtilerek rücuen tazmininin talep edilmiş, davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan tazminat hesaplamasında müteveffanın aylık net gelirinin 1.500,00 <br>TL olduğunun kabul edildiği, ancak mahkemece alınan  aktüer bilirkişi raporunda hizmet döküm cetveline göre müteveffanın kaza tarihinde <br>asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği kabulü ile net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucunda desteğin eşi için  102.344,19 TL, babası için 15.310,07 TL tazminat hesaplanmış, mahkemece 102.344,19 Tl tazminatın kabulüne karar verilmiş ise de davacı sigorta şirketi tarafından yapıldığı ileri sürülen 110.057,00 TL tutara dava dışı ölenin babası için hesaplanan destek tazminatının dahil olup olmadığının araştırılması, davacı vekiline açıklatılması, sigorta şirketinden hasar dosyasının ve ödeme belgesinin  getirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar tesisi isabetli görülmemiştir.<br> Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 297. maddesine uygun şekilde dava konusu edilen rücu talebine konu hasar bedeli yönünden kesinleşen hususun hüküm fıkrasına yazılması, davacı tarafından ölenin hak sahiplerine ödendiği bildirilen 18.02.2015 tarihli ... açıklamasıyla ... hesabına yapılan ödemenin ölenin  eşi ... dışındaki yakınlarının destek alacağını kapsayıp kapsamadığının tespit edilmesi, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle ödeme tarihindeki  tazminat miktarının hesaplanması için aktüerya bilirkişiden ek rapor alınması, taraf vekillerine itiraz ve denetim imkanı tanınması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmediğinden davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>             * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"06950c9ec102e1a1","SID":"3718172de5b39c6e"}}