{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/321 - 2025/375<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/321 <br>KARAR NO\t: 2025/375<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15.09.2022<br>NUMARASI\t\t: 2014/979 Esas 2022/591 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 20.03.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 25.03.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ile davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili, 11.08.2013 tarihinde davalı ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın seyir halinde iken yaya konumundaki davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağının davalı sürücünün beyanına göre düzenlendiğini ve içeriğini kabul etmediklerini, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/13661 sayılı soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, ancak taraflarına tebliğ edilmediğinden itiraz etme imkânı olmadığını, davacının kaza nedeniyle yaralandığını, beden gücü kaybı yaşadığını ve yaşamaya devam ettiğini, kazadan dolayı davacıya epilepsi tanısı konulduğunu, kazada davacının kusuru bulunmadığını, kazadan sonra çalışma imkanına sahip olmadığını, sürekli ailesinin bakımına ve desteğine muhtaç hale geldiğini, iş ve gücünden kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının sakatlığı ve meslekte iş gücü kaybı için 500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı olarak toplam 196.663,09 TL olarak ıslah etmiştir.<br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, öncelikle kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, kusur ve maluliyete ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, müterafik kusur varlığı halinde tazminattan indirim yapılmasını talep ettiklerini, davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini ve ödeme yapılmamasının davalı sigorta şirketinin kusuru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı ... vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davalı sürücünün şehir içi yolcu otobüsü ile yeşil ışıkta hareket ettiğinde kendisine kırmızı ışık yanan davacının aracın önüne çıkması nedeniyle kaza olduğunu, aracın ... işletmesine ait olduğunu, ceza soruşturmasında Adli Tıp Kurumundan rapor alındığını ve davalının kusursuz olduğunun belirtildiğini, trafik ışıklarına ilişkin bilirkişi raporu alındığını ve kayıtlara göre davacının kırmızı ışıkta yola girdiğinin belirtildiğini ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, kusur ve illiyet bağı olmaması nedeniyle tazminat talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, 27.04.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kusur durumuna ilişkin olarak 11.08.2013 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak kimin kural ihlali bulunduğu, kimin kırmızı ışık ihlali ile kazaya neden olduğunun anlaşılamadığından tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün ve davacı yayanın % 50 oranında eşit oranda kusurlu olduklarının belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 22.03.2021 tarihli raporda, davacının çalışma gücünden % 38 oranında kaybettiği, 9 ay süreyle iş göremez halde kaldığı ve 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, davacının yargılama sırasında 01.04.2022 tarihinde ölümü ile davanın mirasçıları tarafından sürdürüldüğü, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 27.08.2022 tarihli ek rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 3.362,88 TL  geçici iş göremezlik tazminatı, 28.918,73 TL kalıcı maluliyet tazminatı, 510,75 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 32.792,36 TL tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 11.11.2014, davalı ... yönünden 11.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile, müteveffa davacı mirasçıları ...'ye miras payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,  manevi tazminat davasının kabulü ile 500,00 TL manevi tazminatın, davalı ...'dan 11.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile müteveffa davacı mirasçıları ...'ye miras payları oranında  verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde, eksik inceleme ile hakkaniyete ve yasaya aykırı karar verildiğini, davacının 11.08.2013 tarihinde kaza geçirdiğini, uzun süre tedavi gördüğünü ve 01.04.2022 tarihinde vefat ettiğini, yargılamanın çok uzun sürmesinin davacıyı hırpaladığını, hiç aleyhe delil olmamasına rağmen takdiren % 50 kusur üzerinde bırakıldığını, mahkemece karar aşamasında davacının vefatı neticesinde ıslah yapılmasından sonra davalı tarafın hukuka aykırı talebi üzerine bilirkişi raporu alınarak düşük miktarda tazminata hükmedildiğini, davacının ömrünün davanın neticesine görmeye yeterli olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>\tDavalı sigorta şirketi vekili, bilirkişi raporundaki kusura ilişkin belirlemenin hatalı olup ceza soruşturması bilirkişi raporu  ve CD izleme tutanağına göre yayanın kırmızıda geçtiğinin tespit edildiğini, maddi vakıanın gerçekleşme biçimine ilişkin tespitlerin bağlayıcı olduğunu, buna rağmen CD dosyaya kazandırılmadan kusur değerlendirmesi yapılamadığının belirtildiğini, yayanın kırmızı ışıkta geçtiğinin kabulü ile değerlendirme yapılması  ve davanın reddi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiasında davacı yana ceza dosyası ile ilgili CD görüntülerini dosyaya sunmak üzere kesin süre verilmesi, aksi halde ispat edilemeyen davanın reddini talep ettiklerini, hükme esas alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, tazminata ilişkin hesaplamanın 1,65 teknik faiz kullanılarak ve Genel Şartlar ile eki kriterlere uygun olarak yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumundan rücuya tabi ödemelerin sorulması ve mahsubu gerektiğini, ceza soruşturmasında uzlaşma bulunup bulunmadığının incelenmesi gerektiğini, müterafik kusur ve mevcut olması halinde hatır taşımasının mahkemece değerlendirilmesi ve tazminattan indirim yapılmasını talep ettiklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili, 11.08.2013 tarihinde davalı ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı otobüsün seyir halinde iken yaya konumundaki davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece 27.04.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davacının yaralandığı kazada  kırmızı ışık ihlali yapan tarafın belirlenemediği, tarafların tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi gereğince kusurun davacı yaya ve davalı sürücüye % 50'şer oranında paylaştırılabileceğinin bildirildiği, bu rapor esas alınarak maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin hükme karşı davacılar vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tDosya içeriğinden 11.08.2013 tarihinde kaza tespit tutanağına göre davalı ...'ın idaresindeki ... plakalı aracı ile beyanında Atatürk Bulvarından seyirle (Osmanlı Kavşak) Adnan Saygun Caddesine yeşil ışıkla giriş yaptığında aracının sağından karşı istikamete geçiş yapmak isteyen yaya davacıya aracının sağ ön köşe kısmı ile çarptığı, yayanın 16.08.2013 tarihine kadar ifade vermeye gelmemesi üzerine, yayanın hangi ışıkta geçtiğinin belli olmadığı, ifadeler, kamere kaydına göre kusurun belirleneceğinin belirtildiği, kazaya ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/136161 sayılı hazırlık soruşturmasında alınan 25.11.2013 tarihli raporda tarafların ifadelerinde uyumsuzluk bulunduğu ve kazaya ilişkin görüntülerin değerlendirildiği, kazanın meydana geldiği 11.08.2013 günü saat 19.34 sıralarındaki ışık sürelerinin bilinmediği, olayın akışına göre bir kaç saniye hata olsa bile zaman genişliğine göre arabanın yeşilde, yayanın kırmızıda geçtiğinin değerlendirilebildiği ifade edildikten sonra ışık ihlaline göre ihtimalli olarak davacı ve davalı sürücünün kusurlarının belirtildiği, Adi Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 05.05.2014 tarihli raporda kazanın yerleşim yerinde ışık kontrollü dört yönlü kavşakta meydana geldiği belirtildikten sonra kaza tespit tutanağında yayanın hangi ışıkta kavşağa giriş yaptığı belli olmadığından iddiasını kanıtlayanın kusursuz sayılacağı sürücü ...'ın kırmızı ışık ihlali yaptığının belirlenmesi halinde 2918 sayılı Kanun'un 47/1-b maddesi kuralını ihlal etmiş sayılacağı, davacı yayanın kırmızı ışık ihlali yaptığının tespit edilmesi durumunda ise 2918 sayılı Kanun'un 68. maddesi kuralını ihlal etmiş olacağını, kazaya ilişkin görüntülerden çarpma anının tam olarak görülemediği, yayanın yerde sürüklenerek görüntüye girdiği, olay yeri ışıklı kavşakta çarpma anında yayaya ve sürücüye hangi ışığın yandığının belirlenemediği belirtilerek ihtimalli olarak kusur belirlemesinin yapıldığı, 22.05.2014 tarihli kararla bilirkişi raporları içeriğine göre müştekinin kırmızı ışıkta geçtiği, şüpheli ...'a atfı kabil kusur bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\tMahkemece kusura ilişkin makine mühendisi bilirkişiden alınan 03.02.2022 tarihli raporda kusur oranlarının belirlenebilmesi için kazanın oluşumunu gösterir görüntü kaydının dosyaya kazandırılması gerektiğinin belirtildiği, mahkemece Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan yazıya verilen 18.03.2022 tarihli cevapta hazırlık soruşturma dosyasının 16.12.2014 tarihinde  mahkemeye gönderildiğinin  belirtildiği,  27.04.2022 tarihli ek raporda,  kazaya ilişkin kamera görüntüleri bulunan  CD dosyada bulunmasa da CD izleme tutanağının incelendiği,  mevcut bilgi ve belgelere göre kazanın meydana gelmesinde kırmızı ışık ihlali yapan tarafın tespitinin mümkün olmadığı,  belirlenmesinin mümkün olmadığı, kusurlu tarafın kim olduğunun tespit edilememesi durumunda tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi gereğince, tehlike eşit varsayıldığından kusurun davacı yaya ve davalı sürücü arasında yarı yarıya (%50-%50) paylaştırılabileceği kanaatine varıldığının bildirildiği, mahkemece bu rapor esas alınarak karar verilmiş ise de kusura ilişkin araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Şöyle ki ışık kontrollü kavşakta meydana gelen kazaya ilişkin olarak sinyalizasyon kayıtları getirtilmediği, kazaya ilişkin görüntülerin uzman bilirkişi tarafından çözümünün yapılmadığı, kusur durumuna ilişkin alınan raporun denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır. <br>\tBu durumda kaza tespit tutanağına göre davalı ... idaresindeki otobüsün ışık kontrollü kavşakta ışıklardan sonra sağa döndüğü ve kavşak başında çarpma meydana geldiği, kavşaktaki yayalara hitap edenler de dahil olmak üzere öncelikle kaza günü ve kaza saati itibari ile kazanın meydana geldiği ışıklı kavşaktaki sinyalizasyon durumunun ilgili kuruluştan sorulması ve kayıtların getirtilmesi, kazaya ilişkin ceza soruşturma evrakının getirtilmesi, kaza görüntülerine ilişkin CD'nin dosyaya kazandırılması, kaza yerinde keşif yapılarak kaza tespit tutanağı, kamera kayıtları, sinyalizasyon durumu, ifade tutanakları, kaza ile ilgili ceza soruşturma evrakı ile tüm deliller değerlendirilmek suretiyle kazanın meydana geliş şekli ve kusur konusunda Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden emekli iki makine mühendisi ve CD çözümü konusunda bir uzmandan oluşacak üç kişilik bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, tahkikatın eksiksiz olarak tamamlanması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken noksan tahkikat ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. \t<br>\tDavacılar vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin ve davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tYeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t2-İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>\t3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>\t4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye<br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"031c1e8a91f8cdec","SID":"a16d7d197a6705b6"}}