{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/302 <br>KARAR NO\t: 2025/410<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/12/2016<br>NUMARASI\t\t: 2015/230 E.  -  2016/515 K.<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br>\t<br>\tDairemizce verilen  05/07/2018 tarih, 2018/98 Esas, 2018/809 Karar sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/10/2022 tarih ve 2022/5269 Esas - 2022/6720 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibaresinin marka olarak tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, 2013/28585 kod numarasını alan başvurunun. davalı Kurum tarafından 2011/33662 sayılı markaya dayalı olarak 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi uyarınca reddedildiğini, ret kararına yaptıkları itirazın da kabul görmediğini, oysa söz konusu marka üzerindeki gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, \"...\" markasını müvekkilinin meşhur ettiğini, aynı ibarenin müvekkili adına tescilli olduğunu ancak süresinde yenilenmediğini, \"...\" markası yenilenmemiş olsa dahi hükümsüz kılınmadığını, yenilenmediği tarihten itibaren 2 yıl içerisinde davalı şirketin aynı marka için yaptığı başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürerek, başvurunun reddine ilişkin YİDK kararının iptaline, redde gerekçe gösterilen markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı Şirket vekili, davacı Şirketin marka başvurusunun, 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca reddine dair Kurum kararının yerinde bulunduğunu, davacı Şirketin, \"...\" markasını, Türkiye'de kendilerinin meşhur ettiği ve 1997 yılından veri aktif olarak turizm sektöründe faaliyet gösterdikleri yönündeki iddialarını destekler bir delil sunmadığını, bir an için davacının eski tarihli ticari faaliyetleri kabul edilse dahi müvekkilinin önceki tarihli tescillerinin varlığı nedeniyle bu faaliyetlerin davacıya öncelik hakkı bahşetmeyeceğini, davacının hangi markasının yenilenmediği konusunda bir açıklık olmadığını, KHK'nın 8/son maddesindeki hakkın yayıma itiraz ile kullanılabileceğini, davacının 2002/12637 sayılı markasının korumasının 22.05.2012 tarihinde sona erdiğini ve bu süre içinde müvekkili marka başvurusuna itiraz edilmediğini, kaldı ki davacının bu markasını kullandığını ispat edemediğini, davacının markasını süresinde yenilemediğinden marka hakkı korumasının sona erdiğini, müvekkilinin yalnız Türkiye'de değil, dünyanın pek çok ülkesinde eskiye dayalı tescillere ve yoğun kullanıma dayalı önceki hak sahibi bulunduğunu, Türkiye'deki ilk markasının ise 2000/01192 sayılı marka olduğunu, müvekkil markasının tanınmış bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, YİDK’in 2015-M-2708 sayılı kararının iptali koşullarının oluşmadığı, aynı KHK'nın 8/3 ve 8/son maddeleri uyarınca 2011/33662 sayılı davalı şirket markasının hükümsüzlüğü koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'in 2015-M-2708 sayılı kararının iptaline yönelik davanın reddine, marka hükümsüzlüğüne ilişkin davanın kabulü ile davalı şirket adına tescilli 2011/33662 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemlerin reddine  karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili, davanın YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin olduğunu, müvekkiline yalnızca YİDK kararının iptali davası yönünden husumet düştüğünü, hükümsüzlük davası yönünden ise müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, mahkemece de YİDK kararının iptali davası reddedilmesine rağmen kabul edilen hükümsüzlük davası nedeniyle müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiğini, bu yönden kararın yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının yargılama giderleri yönünden düzeltilmesini istemiştir.<br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 05/07/2018 tarih, 2018/98 Esas, 2018/809 Karar sayılı kararıyla, somut uyuşmazlıkta, davalı ...'e yalnızca YİDK kararının iptali istemli dava yönünden husumet yöneltildiği, 556 sayılı KHK'nın 8/3 ve 8/son maddelerine dayalı marka hükümsüzlüğü davası yönünden ise anılan Kuruma husumet yöneltilmediği, YİDK kararının iptali davası yönünden de davanın reddine karar verildiği, hakkındaki dava reddedilen davalı Kurum aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline yönelik davanın reddine, hükümsüzlüğe ilişkin talebinin kabulü ile davalı şirket adına tescilli 2011/33662 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.<br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 06/10/2022 TARİH VE 2022/5269 ESAS - 2022/6720 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davalı Şirket vekili tarafından temyizi üzerine anılan Yargıtay ilamı ile özetle, yargılama boyunca davalı şirketin marka başvurusundaki adresine tebligat çıkarılmadığının, başka bir adrese tebligat çıkarıldığının anlaşıldığı, bu durumda,  mahkemece davalının tebligata elverişli adresine tebligat yapılmaksızın ve taraf teşkili sağlanmaksızın  davalının yokluğunda savunma hakkını kısıtlayacak şekilde yargılama yapılarak karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Dairemiz kararının, davalı Şirket yararına bozulmasına karar verilmiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü  istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDairemizce usul ve yasaya uygun olan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, bozma ilamı gereğince taraf teşkili sağlanmış, taraf teşkili ilk kez Dairemizce sağlandığından, dilekçe teatisi aşamasından sonra ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe ve arabuluculuğa teşvik edilmiş, tarafların sulhe ve arabuluculuğa gitmedikleri anlaşıldığından, taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları tespit edilerek tahkikat aşamasına geçilmiş, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi için bilirkişi raporları alınmış, davalı ... tarafından dava konusu 2011/33662 sayılı marka, Dairemizce uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı içeriğine göre esasında hukuken kesinleşmemiş Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 28/12/2016 tarih, 2015/230 E., 2016/515 K. sayılı kararı uyarınca kısmen terkin edildiğinden, bu yanlışlığın düzeltilmesi için davalı Kurumla gerekli yazışmalar yapılmış ve dava konusu markanın sicil kaydı düzeltilmiştir.  <br>\tDavacı tarafça, davalı adına tescilli 2011/33662 sayılı markanın hükümsüzlüğü yanında kendi marka başvurusunun, 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca reddine dair YİDK kararının iptali talep edilmiş, ilk derece mahkemesince bu yönden davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, davalı ... lehine usuli müktesep hak doğmuştur. Bu itibarla, Dairemizce de bu talep yönünden, davanın reddine karar vermek gerekmiş, Dairemizce bu dava yönünden istinaf incelemesi de yapılmadığından, davalı Kurum yararına Dairemizin önceki karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen vekalet ücreti hüküm altına alınmıştır.<br>\tDavalı Şirkete ait 2011/33662 sayılı markanın hükümsüzlüğü davasına gelince; davacı tarafça 556 sayılı KHK'nın 8/3 maddesi kapsamında eskiye dayalı kullanım ve aynı KHK'nın 8/son maddesi uyarınca süresi içinde yenilenmeyen 2002/12637 sayılı markaya dayalı olarak davalı markasının hükümsüzlüğü talep edilmiştir. Ancak, HMK'nın 33. maddesi uyarınca hakim, Türk Hukukunu resen uygulamak zorundadır. O halde, bir davada olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme ise hakime ait bulunmaktadır. Bu nedenle, tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifadeyle, hakim, bildirilen hukuki sebeple bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.10.2014 tarih,  2014/9963 E., 2014/16132 K. sayılı ilamı). Açıklanan hüküm çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde, davacı tarafça adına tescilli 2002/12637 sayılı markaya dayanıldığı, her ne kadar bu markaya dayalı olarak 556 sayılı KHK'nın 8/son maddesi kapsamında davalı markasının hükümsüzlüğü talep edilmiş ise de, hükümsüzlüğü istenilen dava konusu davalı markasının başvuru tarihinin, davacının 2002/12637 sayılı markasının koruma süresi içinde bulunduğu, dolayısıyla KHK'nın 8/son maddesinin uygulanma kabiliyetinin olmadığı, hukuki nitelendirmenin hakime ait olması ve davacı tarafça da tescilli markaya dayanılması karşısında Dairemizce, davacı markası ile davalı markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve bu kapsamda inceleme ve değerlendirme yapılmıştır. <br>\t556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. <br>\tDavacı tarafça dayanılan 2002/12637 sayılı markanın başvuru tarihi 22.05.2002  olup, söz konusu markanın 10 yıllık koruma süresi dolmadan 22.04.2011 tarihinde, dava konusu 2011/33662 sayılı marka başvurusu yapılmıştır. Her ne kadar 05.06.2015 olan dava tarihinde, davacının 2002/12637 sayılı markası hükümsen düşmüş ise de bu nitelikteki marka sahibinin, sonraki marka başvurusuna karşı KHK’nın 42/1. maddesi uyarınca, tescilden itibaren 5 yıllık süre içerisinde hükümsüzlük davası açması mümkündür. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.12.2022 tarih, 2021/5171 E., 2022/9235 K. sayılı ilamında da aynı sonuçlara ulaşılmıştır. Gerçekten de, davacının markası hükümsüz kılınmadığından, baştan itibaren sonuç doğmaması söz konusu olmayıp, yenilenmeme nedeniyle hükümden düşen markaya dayalı olarak, markanın koruma süresi içinde sahip olunan hakların kullanılmasına bir engel bulunmamaktadır. Bu itibarla, davacının 2002/12637 sayılı markası, Dairemizce iltibas değerlendirilmesinde dikkate alınmıştır.<br>\tDavacının 2002/12637 sayılı markası, sihirli lamba, cami minaresi ve bir erkek figürü ile \"...\" kelimelerinden oluşmaktadır. Görsel unsur her ne kadar dikkat çekici ise de söz görünümden yüksek konuşur ilkesi de gözetildiğinde, davacı markasının asli unsuru \"...\" ibaresidir. Dava konusu marka ise herhangi bir şekil unsuru içermeyip, düz yazı ile \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. Görüldüğü üzere \"...\" ibaresi, her iki markada da asli unsur olarak kullanıldığından, taraf marka işaretleri arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi bulunmaktadır.<br>\tMarka kapsamlarının değerlendirilmesine gelince; dava konusu markanın kapsamında 16. sınıf mallarla, 35,36,39,41. ve 42. sınıf hizmetler yer almaktadır. Davacının 2002/12637 sayılı markası ise 39. sınıf hizmetleri içermektedir. Dosya kapsamında Dairemizce alınan 03.02.2015 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu marka kapsamında yer alan 39. sınıftaki  \"Nakliye hizmetleri, ürünleri ambalajlama ve depolama hizmetleri, seyahat düzenleme hizmetleri, verilerin ve dokümanların elektronik olarak depolanması hizmetleri, ulaşım bilgi hizmetleri, gemi brokerlik hizmetleri, kara taşımacılığı hizmetleri, hava taşımacılığı hizmetleri, araç kiralama hizmetleri, su temin hizmetleri, mesaj iletme hizmetleri, rezervasyon hizmetleri, boru hattı ile taşıma hizmetleri, eşyaların posta yolu ile dağıtılması hizmetleri, mesaj veya eşya ileten kurye hizmetleri, araba kiralama hizmetleri, taşıma ile ilgili lojistik yönetiminin ulaştırma hizmetleri, araba parkları hizmetleri, yat veya tekne turları hizmetleri, seyahat acentesi hizmetleri, seyahat rezervasyon veya bilgilendirme hizmetleri, seyahat bilet acentesi hizmetleri, bilgisayar veritabanı veya internetten online olarak tur düzenleme ve bilgilendirme hizmetleri, internet veya telekomünikasyon ağları ile seyahat ve turizm ile alakalı bilgi sağlama hizmetleri, yolcuların ve eşyaların taşımacılığı hizmetleri, ambalajlama hizmetleri, yol ve trafik bilgilendirme hizmetleri, şoförlük hizmetleri, kargoların yüklenmesi ve boşaltılması hizmetleri, taşıma komisyonculuğu hizmetleri, kaldırma hizmetleri, gemilerin ve teknelerin kiralanması, satılması pazarlanması ve satın alınması komisyonculuğu hizmetleri, gemilerin ve teknelerin kurtarılması ve yeniden yüzdürülmesi hizmetleri, pilot hizmetleri, gaz dağıtma ve sağlama hizmetleri, elektrik dağıtma ve sağlama hizmetleri, ısı dağıtma ve sağlama hizmetleri, su dağıtma ve sağlama hizmetleri, depoların kiralanması hizmetleri, demir yeri hizmetleri, uçuş alanları sağlama hizmetleri, paralı yol sağlama hizmetleri, tekerlekli sandalye kiralama hizmetleri, park yerlerinin yönetimi hizmetleri, uçak kiralama hizmetleri, konteynır kiralama hizmetleri, bisiklet kiralama hizmetleri, arabaların kiralanması hizmetleri, gemilerin ve teknelerin kiralanması hizmetleri, insan gücü ile çalışan araçların kiralanması hizmetleri, mekanik park sistemlerinin kiralanması hizmetleri, paletlerin kiralanması hizmetleri, ambalajlama ve paketleme makinelerinin kiralanması hizmetleri, buzdolabı kiralanması hizmetleri, evsel atık ve çöplerin toplanması hizmetleri, endüstriyel atık ve çöplerin toplanması hizmetleri, ithalat-ihracat tasfiye acente hizmetleri ( gümrükleme hizmetleri), 39. sınıfa dahil olan ve yukarıda adı geçenler ile ilgili danışmanlık, bilgilendirme hizmetleri.\" ile davacı markasının kapsamındaki hizmetlerin benzer olduğu açıklanmış, Dairemizce de söz konusu rapordaki değerlendirmelere iştirak edilerek, sayılan hizmetler bakımından emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiği, bunun dışındaki mal ve hizmetler yönünden ise emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediği kabul edilmiştir. <br>\tDavacı tarafça, ayrıca 556 sayılı KHK'nın 8/3 maddesi kapsamında eskiye dayalı kullanıma da dayanıldığından, bu yönden de değerlendirme yapılması gerekmektedir. 556 sayılı KHK'nın 8/3. maddesi \"Tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretin sahibinin itiraz etmesi üzerine, tescili istenilen marka, aşağıdaki hallerde tescil edilmez.  a) Markanın tescili için yapılan başvuru tarihinden önce veya markanın tescili için yapılan başvuruda belirtilen rüçhan tarihinden önce bu işaret için hak elde edilmiş ise, b)Belirtilen işaret, sahibine daha sonraki bir markanın kullanımını yasaklama hakkını veriyorsa\" şeklindedir. Görüldüğü üzere, her ne kadar 556 sayılı KHK'nın 6. maddesinde, \"bu Kanun Hükmünde Kararname ile sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir\" düzenlemesi mevcut ise de yukarıda anılan hüküm, bu kuralın bir istisnasını oluşturmakta ve maddede sayılan koşullarda tescilsiz markalara koruma sağlamaktadır. Söz konusu madde uyarınca, tescilsiz bir markaya dayalı olarak başka bir markanın hükümsüzlüğünün istenebilmesi, markanın başvuru tarihinden önce veya markanın tescili için yapılan başvuruda belirtilen rüçhan tarihinden önce işaret üzerinde bir hak elde edilmiş olmasına bağlıdır. Bunun için tescilsiz markanın, öncelikle markasal biçimde kullanılması ve bu kullanımın Yargıtay 11. HD'nin 13.05.2019 tarih, 2018/2275 E., 2019/3674 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette olması, ayrıca markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandıracak nitelikte bulunması gerekmektedir. <br>\tYukarıdaki paragrafta yapılan değerlendirmeler çerçevesinde Dairemizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Dairemize sunulan 19.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda,  <br>davacı Şirketin dosya kapsamındaki belgeler uyarınca seyahat acentesi hizmetlerine yönelik faaliyette bulunduğu, bu faaliyetleri sırasında \"...\" ibaresini markasal olarak kullandığı ve KHK'nın 8/3 maddesi kapsamında hak elde ettiği, bu hizmetlerin dava konusu markanın kapsamındaki \"yat veya tekne turları hizmetleri, seyahat acentesi hizmetleri, seyahat rezervasyon veya bilgilendirme hizmetleri, seyahat bilet acentesi <br>hizmetleri, seyahat ve turizm ile alakalı bilgi sağlama hizmetleri\" ile benzer olduğu ve bu hizmetler yönünden KHK'nın 8/3 maddesi koşullarının oluştuğu açıklanmıştır. Esasen ilk derece mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda da, davacının 556 sayılı KHK'nın 8/3 maddesi kapsamında hak elde ettiği açıklanmakla birlikte anılan madde koşullarının, dava konusu marka kapsamındaki \"nakliye hizmetleri, seyahat düzenleme hizmetleri, ulaşım bilgi hizmetleri, gemi brokırlık hizmetleri, kara taşımacılığı hizmetleri, hava taşımacılığı hizmetleri, araç kiralama hizmetleri, mesaj iletme hizmetleri, mesaj veya eşya ileten kurye hizmetleri, araba kiralama hizmetleri, rezervasyon hizmetleri, eşyaların posta yoluyla dağıtılması hizmetleri, kargoların yüklenmesi ve boşaltılması hizmetleri, yat ve tekne turları hizmetleri, seyahat acentesi hizmetleri, seyahat rezervasyon seyahat rezervasyon ve bilgilendirme hizmetleri, seyahat bilet acentesi hizmetleri, bilgisayar veri tabanı veya internetten online olarak tur düzenleme ve bilgilendirme hizmetleri, internet ve telekomünikasyon ağları ile seyahat ve turizm ile alakalı bilgi sağlama hizmetleri, yolcuların ve eşyaların taşınması hizmetleri, kargoların yüklenmesi ve boşaltılması hizmetleri, taşıma komisyonculuğu hizmetleri, şoförlük hizmetleri, kaldırma hizmetleri,, pilot hizmetleri, uçuş alanları sağlama hizmetleri, uçak kiralama hizmetleri, paralı yol sağlama hizmetleri, tekerlekli sandalye kiralama hizmetleri, gemilerin ve teknelerin kiralanması hizmetleri, insan gücü ile çalışan araçların kiralanması hizmetleri\" açısından gerçekleştiği açıklandığından, bu rapor ile Dairemize sunulan bilirkişi raporu arasında çelişki doğmuştur. <br>\tSöz konusu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Dairemizce yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmış, sunulan 03.02.2025 tarihli raporda, 556 sayılı KHK'nınm 8/3 maddesi koşullarının, dava konusu marka kapsamında yer alan 39. sınıftaki \"Seyahat düzenleme hizmetleri, ulaşım bilgi hizmetleri, rezervasyon hizmetleri, yat veya tekne turları hizmetleri, seyahat acentesi hizmetleri, seyahat rezervasyon veya <br>bilgilendirme hizmetleri, seyahat bilet acentesi hizmetleri, bilgisayar veritabanı <br>veya internetten online olarak tur düzenleme ve bilgilendirme hizmetleri, internet <br>veya telekomünikasyon ağları ile seyahat ve turizm ile alakalı bilgi sağlama <br>hizmetleri, yolcuların ve eşyaların taşımacılığı hizmetleri\" yönünden KHK'nın 8/3 maddesi koşullarının oluştuğu açıklanmıştır. <br>\tYapılan açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde; \"www...com\" adlı alan adı altında davacının \"...\" ibaresini, \"seyahat düzenleme\" hizmetleri üzerinde kullandığı, internet üzerinden \"...\"  markası altında hizmet sunduğu, marka ve hizmet bağlantısının açık şekilde kurulduğu, süreklilik arz ettiği ve tüketicinin, marka ile ilgili farkındalığının olabileceği, söz konusu kullanımının ticaret hayatındaki kullanım ve/veya ticari etki yaratacak şekilde <br>gerçekleştirilen markasal bir kullanım olarak kabul edilebileceği, bu kapsamda davacının 556 sayılı KHK'nın 8/3 maddesi kapsamında hak elde ettiği, dava konusu marka kapsamındaki \"Seyahat düzenleme hizmetleri, ulaşım bilgi hizmetleri, rezervasyon hizmetleri, yat veya tekne turları hizmetleri, seyahat acentesi hizmetleri, <br>seyahat rezervasyon veya bilgilendirme hizmetleri, seyahat bilet acentesi hizmetleri, <br>bilgisayar veritabanı veya internetten online olarak tur düzenleme ve bilgilendirme hizmetleri, internet veya telekomünikasyon ağları ile seyahat ve turizm ile alakalı bilgi <br>sağlama hizmetleri, yolcuların ve eşyaların taşımacılığı hizmetleri\" yönünden, KHK'nın 8/3 maddesi koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir. <br>\tHer ne kadar davalı tarafça, kendi kullanımının eskiye dayandığı, 2000/01192 sayılı markanın adına tescilli bulunduğu savunulmuş ise de, anılan markanın kapsamında 39. sınıf hizmetler yer almadığından, davalı yararına müktesep hak sağlamayacağı gibi davalının, 39. sınıf hizmetler yönünden eskiye dayalı kullanımını da ispat edemediği, kaldı ki eskiye dayalı fiili kullanımın, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamındaki hükümsüzlük sebebini de bertaraf etmesi mümkün olmadığından, davalı savunmasına itibar edilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM\t:Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t\t\t\t1-YİDK kararının iptaline yönelik davanın REDDİNE,<br>\t2-Marka hükümsüzlüğüne ilişkin davanın KISMEN KABULÜ ile dava konusu 2011/33662 sayılı markanın 39. sınıftaki “Nakliye hizmetleri, ürünleri ambalajlama ve depolama hizmetleri, seyahat düzenleme hizmetleri, verilerin ve dokümanların elektronik olarak depolanması hizmetleri, ulaşım bilgi hizmetleri, gemi brokerlik hizmetleri, kara taşımacılığı hizmetleri, hava taşımacılığı hizmetleri, araç kiralama hizmetleri, su temin hizmetleri, mesaj iletme hizmetleri, rezervasyon hizmetleri, boru hattı ile taşıma hizmetleri, eşyaların posta yolu ile dağıtılması hizmetleri, mesaj veya eşya ileten kurye hizmetleri, araba kiralama hizmetleri, taşıma ile ilgili lojistik yönetiminin ulaştırma hizmetleri, araba parkları hizmetleri, yat veya tekne turları hizmetleri, seyahat acentesi hizmetleri, seyahat rezervasyon veya bilgilendirme hizmetleri, seyahat bilet acentesi hizmetleri, bilgisayar veritabanı veya internetten online olarak tur düzenleme ve bilgilendirme hizmetleri, internet veya telekomünikasyon ağları ile seyahat ve turizm ile alakalı bilgi sağlama hizmetleri, yolcuların ve eşyaların taşımacılığı hizmetleri, ambalajlama hizmetleri, yol ve trafik bilgilendirme hizmetleri, şoförlük hizmetleri, kargoların yüklenmesi ve boşaltılması hizmetleri, taşıma komisyonculuğu hizmetleri, kaldırma hizmetleri, gemilerin ve teknelerin kiralanması, satılması pazarlanması ve satın alınması komisyonculuğu hizmetleri, gemilerin ve teknelerin kurtarılması ve yeniden yüzdürülmesi hizmetleri, pilot hizmetleri, gaz dağıtma ve sağlama hizmetleri, elektrik dağıtma ve sağlama hizmetleri, ısı dağıtma ve sağlama hizmetleri, su dağıtma ve sağlama hizmetleri, depoların kiralanması hizmetleri, demir yeri hizmetleri, uçuş alanları sağlama hizmetleri, paralı yol sağlama hizmetleri, tekerlekli sandalye kiralama hizmetleri, park yerlerinin yönetimi hizmetleri, uçak kiralama hizmetleri, konteynır kiralama hizmetleri, bisiklet kiralama hizmetleri, arabaların kiralanması hizmetleri, gemilerin ve teknelerin kiralanması hizmetleri, insan gücü ile çalışan araçların kiralanması hizmetleri, mekanik park sistemlerinin kiralanması hizmetleri, paletlerin kiralanması hizmetleri, ambalajlama ve paketleme makinelerinin kiralanması hizmetleri, buzdolabı kiralanması hizmetleri, evsel atık ve çöplerin toplanması hizmetleri, endüstriyel atık ve çöplerin toplanması hizmetleri, ithalat-ihracat tasfiye acente hizmetleri ( gümrükleme hizmetleri), 39. sınıfa dahil olan ve yukarıda adı geçenler ile ilgili danışmanlık, bilgilendirme hizmetleri.” yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ ile sicilden terkinine,<br>\t3-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,  <br>\t<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 27,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 587,70-TL'nin davalı şirketten tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t5-YİDK kararının iptaline yönelik dava reddedildiğinden ve davalı ...  kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Dairemizin önceki kararında olduğu gibi 2.600,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,<br>\t6-Marka hükümsüzlüğüne ilişkin davada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya  verilmesine,<br>\t7-Marka hükümsüzlüğüne ilişkin davada davalı Şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte  bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete  verilmesine,<br>\t<br>8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 140,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 16.020,00-TL bilirkişi ücreti ve 660,00-TL  tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 18.820,00-TL yargılama giderinden, davanın kabul ret oranının takdiren 1/3 olarak kabulü ile bu orana tekabül eden 6.273,33-TL'ye, 27,70-TL peşin harç ile 27,70-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 6.328,73-TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına,<br>\t9-Davalı kurum tarafından yargılama sırasında yapılan 330,00-TL bilirkişi ücreti ve 390,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 720,00-TL'nin davacıdan tahsili ile davalı kuruma verilmesine,\t<br>\t10-Davalı kurum tarafından yatırılan 31,40-TL maktu isnitaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesini müteakip talebi halinde davalı kuruma iadesine,<br>\t11-Davalı şirket tarafından yapılan 250,00TL tebligat ve posta masrafı yargılama giderinin takdiren 2/3'üne tekabül eden 166,66-TL'sinin davacıdan  alınarak davalı şirkete verilmesine, kalan kısmın davalı şirket üzerine bırakılmasına,<br>\t12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>\t13-Davacı kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davalı şirketten tahsili ile davacıya  verilmesine,<br>\t14-Davalılar kendilerini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,<br>\tDair, davalı şirket vekillerinin ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafın yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 26/02/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/02/2025<br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2025<br><br>Başkan <br>...<br> <br>Üye<br> ...<br> <br>Üye <br>...<br> <br>Katip<br> ...<br> <br><br>\t<br> <br><br>  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42ccfbae88898d91","SID":"f13e58e6b00766ca"}}