{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:21/10/2021<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:10/03/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, ... Bankası'nın müvekkili adına Kastamonu 1. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile 15.000,00 TL asıl alacak ile takip başlatıldığını, müvekkilinden bugüne kadar 17.290,67 TL kesinti yapıldığını ve halen dava tarihi itibari ile müvekkilinin toplam borcunun 57.401,12 TL olduğunu, ödeme emrinde de görüleceği üzere 5.000,00 TL'lik senede istinaden yapılan takipte asıl alacağın 15.000,00 TL olarak girildiğini, ayrıca TCMB senetlerine ilişkin yıllık tebliğlerine aykırı faiz talep edildiği yıllık %27 sabit faiz istendiğinin ancak TCMB senetlerine ilişkin faiz oranlarını yıllık olarak tebliğe çıkartığını, müvekkilinin ilgili senetlere istinaden herhangi bir bankaya borcu olmadığı halde müvekkili adına haksız ve kötüniyetli şekilde TCK. TBK'ya aykırı sebepsiz zenginleşmeye dayalı takip başlatıldığını, davalının bu senede istinaden müvekkiline yapılan herhangi bir ödeme var ise bunu ispatla yükümlü olduğunu, bu nedenlerle yapılan takipten dolayı fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı hakkında %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi uyarınca senede karşı senetle ispatın zorunlu olduğu, aynı Kanun'un 201. maddesi uyarınca da senede karşı tanıkla ispatı mümkün olmadığı, davalının senedine karşı iddianın da ancak yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, davacı tarafından herhangi bir yazılı belge sunulmadığı, dava dilekçesinde de açıkça yemin deliline dayanılmadığı, davanın kesin delillerle ispatlanamadığı\" gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senedin borçlusunun müvekkili olmadığını, borçlusunun ... isimli 3. bir  şahıs olduğunu, müvekkilinin ticaretinden dolayı borçludan bu senedi aldığını ve davalı bankanın ticari müşterisi olduğunu, müvekkilinin, müşterisinden aldığı bu senedi cirolayarak \"vadesi gelecek alacaklar hesabına\" tahsilat için bankaya teslim ettiğini ancak karşılığında herhangi bir kredi vb. hiçbir tahsilat yapmadığı halde davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin davalı bankaya alacaklı olduğu senede istinaden hiçbir borcunun bulunmadığını ve takip dayanağı senetlerin müvekkilinin müşterisinden almış olduğu alacak senetleri olup, bankaya sadece günü geldiğinde tahsilat yapılması için senetlerin teslim edildiğini, davalının kötüniyetli şekilde müvekkiline herhangi bir kredi ve benzeri ödeme yapılmadığı halde ilamsız takip yaptığını, mahkemece esasa ilişkin gerekli inceleme yapılmadan, sanki müvekkilinin bankaya senet vermiş gibi değerlendirilip, davanın reddine karar verildiğini, davalı bankaya, bu senetlere ilişkin müvekkiline herhangi bir karşılık verilip verilmediğinin sorulmadığını, müvekkilinin bankadaki alacaklar hesabına koymuş olduğu senede istinaden bir an karşılığında kredi ve benzeri bankadan bir tahsilat yapmış olsa dahi, müvekkiline yapılan takipteki faiz oranının yıllık %27 sabit faiz talep edildiğini, TCMB senetlere uyguladığı faizin üzerinde sabit faiz talep ettiğinin açık olduğunu, senetlere ilişkin yapılan takiplerde TCMB'nin değişen oranlarda avans faizi talep edebileceği açıkken, davalının sabit %27 faiz talep etmesinin açıkça Merkez Bankası'nın faiz oranlarına aykırı olduğunu, HMK'nın 355. maddesi gereği işletilen faizin kamu düzenine aykırılık oluşturduğunu ve mahkemece re'sen gözetilmesi gerekirken, bu konuya da dikkat edilmeden davanın reddine karar verildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, takip konusu bonodan kaynaklı menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>Davaya konu ilamsız takip dosyasının incelenmesinde; takibe dayanak bonoların keşide tarihi içermemesi ve bu nedenle kambiyo senedi vasfında olmaması sebebiyle ilamsız takibe konu edildikleri anlaşılmaktadır. Bonoların incelenmesinde; keşidecisinin dava dışı ..., lehtarının dava dışı ... olup, lehtarın cirosuyla senedin önce davacıya, davacının cirosuyla da davalı bankaya geçtiği görülmektedir. <br>Takip konusu senetler, keşide tarihi içermediklerinden, kambiyo senedi vasfında olmayıp, davanın tarafları da senedin keşidecisi ve lehtarı olmadıklarından, işbu senet taraflar açısından borcun ödenmesine ilişkin adi bir belge niteliğinde dahi değildir. Ortada bir bono olmadığından ve bu nedenle \"ciro\"  söz konusu olamayacağından, davacı cirantanın, cirosuna hukuki anlamda yüklenebilecek herhangi bir değer de bulunmamaktadır. Takibe sıkı sıkıya bağlılık kuralı gereğince, işbu davada, takibe dayanak belge ile davalı bankanın, davacıdan herhangi bir alacak talep edebilmesi mümkün değildir. <br>Diğer taraftan, davacı vekili dava dilekçesindeki anlatımlarında, bononun tahsil amaçlı bankaya devredildiğini, müvekkilinin bankadan kullandığı herhangi bir kredinin olmadığını belirterek, cirosunun temlik cirosu olmayıp, tahsil cirosu olduğunu ve davalıya bu sebeple borcunun bulunmadığını iddia etmiştir. İddianın ileri sürülüş şekline göre, işbu menfi tespit davasında, davacının toplam borç üzerinden davayı açması ve harcını buna göre yatırması gereklidir. <br>Açıklanan hususlar karşısında, Mahkemece, takipten sonra bir kısım ödemelerin de mevcut olduğu görülmekle, işbu menfi tespit davasının, dava tarihindeki borç durumuna göre açılması gereğinden hareketle, dava tarihi itibariyle yaptırılacak kapak hesabının ilgili icra dairesinden celbinin sağlanarak, bu kapak hesabında belirlenen bakiye borç üzerinden eksik harcın davacıya tamamlattırılması, akabinde, yukarıda yazılı hususlar dikkate alınarak, dosyanın karara bağlanması gerekirken, yanılgılı ve hatalı tespitler içeren gerekçeye binaen davanın reddedilmesi isabetli görülmemiştir. <br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE, <br>5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"41f9fe839281679f","SID":"0e19f14a121af58e"}}