{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ: 10/03/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 20/09/2021<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 10/03/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,  müvekkilinin davalıya satıp teslim ettiği malların bir kısmının ayıplı olduğundan bahisle davalının müvekkilinden yenisini göndermesini istemesi üzerine müvekkilinin bu malları gönderdiğini, ancak ayıplı olduğu iddia edilen ve müvekkili tarafından daha önce davalıya gönderilen malların müvekkiline iade edilmediğini, bu tür ayıplı mallar için müvekkilinin dava dışı sigorta şirketine zararı için sigorta yaptırdığını, bu yüzden zararının karışlanacağını ancak davalının bu mallarla ilgili herhangi bir tespit de yaptırmadığını belirterek müvekkilinin davalı şirketin talebi üzerine 1140 adet boya kovasının iadesi karşılığında bedelsiz değişiminin yapıldığını, bu ayıplı malların da iade edilmemesi üzerine müvekkilinin takibe dayanak 17/10/2019 tarihli... nolu 17.522,30.-TL bedelli faturayı davalıya gönderdiğini, davalının faturayı iade ettiğini, tahsili için girişilen takibe de itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacının 24/10/2019 tarihli ihtarname ile 17.522,30.-TL bedelli fatura, 1860 adet ürün teslimatına ilişkin bedelsiz ibareli sevk irsaliyesi ve bu bedelsiz sevkiata ilişkin 09/09/2019 tarihli fatura gönderdiğini ve 17.522,30.-TL'nin 3 gün içinde ödenmesini istediğini, müvekkilinin bu faturayı davacıya iade ettiğini, davacının bu fatura bedeli ile birlikte cari hesaptan kaynaklanan 12.216,22.-TL tutarındaki toplam 29.738,52.-TL'nin 3 gün içinde ödenmesi ihtarıyla ihtarname gönderdiğini, cari hesaptan kaynaklanan borcun ödendiğini, fakat bahse konu faturanın müvekkili tarafından kabul edilmediğini, zira davacının daha önce teslim ettiği malların ayıplı çıktığını, davacının ayıplı çıkan malların yerine 09/09/2019 tarihli bedelsiz ibareli fatura ile müvekkiline 1860 adet ürün teslimatı yaptığını, davacının 1140 kova boya teslimatı yaparken ayıplı malların iadesi konusunda bir talebinin olmadığını, kaldı ki davacının müvekkilinin yerinde bulunan ayıplı malların tespiti için herhangi bir sigorta eksperinin gönderilmesinin de sağlamadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"...taraflar arasında mal alış verişi olduğu, davalının bir kısım malların ayıplı olduğu iddiasıyla davacıdan bedelsiz kaydıyla mal aldığı, ayıplı olduğunu iddia ettiği malları ise iade etmediği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık konusu olan bu malların iadesinin gerekip gerekmediği, davacının iadeye ilişkin açık bir beyanının olmasının gerekip gerekmediğidir. TBK 227. Maddesine göre alıcı satılan malın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesini isteme hakkına sahiptir, satıcı alıcıya aynı malın ayıpsız benzerini hemen vererek uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Davacı davalıya davalının talebi üzerine yeni mal göndermiş ancak eski gönderdiği mallardan ayıplı çıktığı iddia edilen mallar davacıya davalı tarafından iade edilmemiştir. Kanundaki ayıpsız benzeriyle değiştirilmesi hakkını kullandığı anlaşılan davalının ayıplı malı davacıya iade etmesi gerektiğini yasal olarak belirlenmiş bir kuraldır. Bu kuralın aksi ancak davacı satıcıyla aksi yönde bir sözleşme yapılması halinde geçerli olabilir. Yani bu halde ayıplı mal iade edilmeden ayıpsız misli ile değiştirilebilir. Davalı iade yükümlülüğünü ispatlayacak herhangi bir delil dosyaya sunmamıştır. Bu yüzden davalının iade yükümlülüğünü yerine getirmediği açıktır. Burada uyuşmazlık konusu olan bir başka husus da hangi bedelli malların ayıplı olduğu üzerindedir. Yani iade edilmeyen ve ayıplı olan mallar bilinmelidir ki bu malların bedeli de belirlenebilsin. Davacının ayıplı mallar için düzenlediği fatura bedeli 17.522,30.-TL'dir. Bu fatura davacının daha önce sattığı mallar için düzenlenmiş olup, sattığı hangi mallarla ilgili olduğu davalının aksi yöndeki tutumu sebebiyle ispatlanamamaktadır. Mahkememizce bu durumda sattığı malların birim fiyatlarının ortalamaları üzerinden bir değerlendirme yapılmasının doğru olacağı kanaatine varılmıştır. Buna göre davacının ayıplı çıktığı uyuşmazlık konusu olmayan dönem içi sattığı malların ortalama birim fiyatı 12,12.- TL'dir. Ancak davacı ortalama birim fiyatı 13,03.-TL üzerinden fatura kesmiştir. Bu durumda 1140 adet mal için ortalama birim fiyatı üzerinden kesebileceği fatura miktarının 13.820,13 TL olacağı anlaşılmaktadır. Bu yüzden bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş. Bu miktarın likit oluşu gözetilerek tazminata hükmedilmiş, reddedilen miktar için ise belirlemenin davalının tutumundan kaynaklanması sebebiyle takibe girişmekte davacı haksız bulunmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dava konusu malların birim fiyat hesaplamasında ortalama bir rakam alarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın tamamının kabulü gerektiğini, davalının davaya konu faturaya istinaden mal teslimi yapılmadığını ve malın bedeli olan faturadan kaynaklanan borcu bulunmadığını ispat edemediğini, bilirkişi raporunun detaylı bir şekilde inceleme yapılmadan hukuki açıdan dayanaksız bir şekilde düzenlediğini ve gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin de ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın kısmen kabulüne gerekçe olarak, ayıplı olduğu iddia edilen malların davacıya iade edilmemesinin gösterildiğini, mahkemece dava ve takibe konu fatura konusunda yanılgıya düşüldüğünü, uyuşmazlığın 17.10.2019 tarih,...numaralı ve 17.522,30 TL bedelli fatura medeniyle müvekkilinin borcunun olup olmadığına ilişkin olduğunu, davacı tarafından davalı müvekkil şirkete son olarak, 09.09.2019 tarih.... numaralı bedelsizdir ibareli sevk irsaliyesi ve bedelsiz sevkiyata istinaden düzenlenen 09.09.2019 tarih ...numaralı fatura ile 1860 adet ürün teslimatı yapıldığını, bu  sevkiyattan sonra davacı tarafından müvekkil şirkete başkaca ürün teslim edilmediğini,  davaya konu 17.10.2019 tarih .... numaralı 17.522,30 TL bedelli faturaya istinaden bir mal teslimatı yapılmadığını, bu nedenle de, müvekkil şirketin davaya konu 17.10.2019 tarih ... numaralı 17.522,30 TL bedelli faturadan kaynaklanan bir borcu bulunmadığını, davaya konu faturaya ilişkin mal teslimi yapılıp yapılmadığı hususu araştırılmadan dava konusunda yanılgıya düşülerek usul ve yasaya aykırı şekilde karar verildiğini, dosyada alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafça davalı müvekkile 09.09.2019 tarih ... nolu irsaliye ile 1860 adet 18 LT plastik kovanın gövde pres beyaz metal \"bedelsizdir\" açıklamasıyla gönderildiği, aynı tarihli ... nolu faturada da bedelsiz olarak ve toplamı 0,22 kuruşluk \"Bedelsiz sevkiyata istinaden düzenlenmiştir\" açıklamasının yer aldığı ve davacının dava konusu edilen 17.10.2019 tarih... nolu fatura ile 1140 adet aynı ürünü 17.522,30 TL olarak kestiği ancak bu ürünlerin davalıya teslim edildiğini tesvik eden bir belgenin olmadığının belirlendiğini, bilirkişi raporunda sonuç olarak, davacının davalıya 09.09.2019 tarih... nolu irsaliye ile bedelsiz olarak 1860 adet ürünü teslim ettiği, bu ürünlerin bedelsiz olarak aynı gün davacı tarafından davalıya fatura edildiği, dava konusu edilen 17.10.2019 tarih ...nolu 17.522,30 TL'lik mal teslimine ait bir belgenin olmadığının belirtildiği, bilirkişi raporu ile de davanın haksız ve dayanaksız olduğu, davalı müvekkilin davacıya borcu olmadığının net olarak ortaya konulduğunu hal böyle iken, bilirkişi raporu da dikkate alınmadan dava konusunda yanılgıya düşülerek, davanın reddi yerine kısmen kabulü yönünde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>Dava, cari hesap alacağının tahsili için başaltılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine Antalya Genel İcra Dairesinin..,. Esas (kapatılan Antalya 9. İcra Dairesinin... Esas) sayılı icra dosyası üzerinden 29.738,52.-TL asıl alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 18/12/2019 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içerisinde 24/12/2019 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, akabinde davalı borçlunun 12.216,22 TL kısmi ödeme yapması üzerine davacı vekilinin takibin devamı için davalıya satılan bir kısım malların ayıplı çıktığının davalı tarafından belirtilmesi üzerine, davalıya bu malların yerine yenisinin teslim edildiği ancak davalının ayıplı malları iade etmediği, ayıplı malların ekonomik değerinin bulunduğu, davalının iade yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle uyuşmazlığa konu 17.10.2019 tarihli, ...... numaralı 17.522,30 TL bedelli faturanın düzenlendiği, fatura alacağına tekabül eden 17.522,30 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptali davasını ikame ettiği, davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından gönderilen bir kısım malların ayıplı olduğunu, davacının 17.10.2019 tarihli,,... numaralı faturada belirtilen 1.140 adet kovayı teslim etmediği gibi ayıplı malların iadesi için bir anlaşmanın olmadığını,  ayıplı malların kullanımının mümkün olmadığını, ayıplı kovaların içinde bulunan sıvı gübrenin iade işlemleri sırasında da taşıyacak araçlara zarar verebilecek olması sebebi ile bunların tekrar Antalya'da toplanıp davacıya gönderilmesinin daha masraflı olacağını, bir kısım kovaların ise müvekkilinin deposunda bulunduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Davalı tarafından satın alınan malların bir kısmının ayıplı olduğunun bildirilmesi, davacı tarafça da davalının ayıp savunması kabul edilerek yerine ayıpsız malların gönderilmesi nedeniyle söz konusu malların ayıplı olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı her ne kadar faturaya konu 1.140 adet kovanın teslim edilmediğini savunmuşsa da 07/01/2021 tarihli beyan dilekçesinde, davacı tarafından gönderilen toplam 2454 adet kovanın ayıplı olduğunu beyan etmesi ve ayıplı malların teslim edilmemesi nedeniyle düzenlenen uyuşmazlığa konu 17.10.2019 tarihli,...numaralı faturada kova adetinin daha az olan 1140 adet olması karşısında davalının bu savunmasına itibar edilmeyeceği, icra takibi cari hesap alacağının tahsili için başlatılmış ise de davalının 17.10.2019 tarihli, ...numaralı fatura dışındaki borcunu ödemesi ve davanın da ödenmeyen fatura bedeli üzerinden açılması nedeniyle mahkemece alanında uzman bilirkişiden 17.10.2019 tarihli, ...numaralı faturaya konu malların ayıplı olduğu kabul edilerek, söz konusu kovaların davacının iddia ettiği üzere ekonomik değerinin olup olmadığı, ekonomik değerinin olduğunun tespiti halinde ayıplı haldeki bedelinin tespit edilerek tespit edilecek bedel üzerinden davanın kabulü gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucunda faturaya konu malların ayıpsız olduğu kabul edilerek malların ortalama birim fiyatı alınarak belirlenen bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.<br>Sonuç olarak, davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekili ve davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/09/2021 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 236,10 TL nispi   istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE,<br>5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 59,30 TL maktu   istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davacıya İADESİNE,<br>6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından  taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE,<br>9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.10/03/2025<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fa33843dcc6cdaf2","SID":"516a9bf9282e224a"}}