{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/327 - 2025/376<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/327 <br>KARAR NO\t: 2025/376 <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/209 Esas 2022/948 Karar<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 20.03.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 18.04.2025<br>\t<br>İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili, 17.06.2020 tarihinde davalı ... adına kayıtlı, davalı sürücü ... idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı dolmuşun, kırmızı ışıkta beklemekte olan davacı idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda meydana gelen kazada davacının ağır şekilde yaralandığını, ceza yargılamasında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacının ayağını eskisi gibi kullanamadığını, 3-4 ay boyunca iş göremezlik raporu aldığını ve aylarca çalışamadığını, davacının kaza tarihinde asgari ücretin %20 üzerinde gelirle çalıştığını, kaza nedeniyle manevi olarak zarar gördüğünü, davanın 6100 sayılı HMK’nin 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 70.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı araç sahibi ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 198.657,87 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 2.950,27 TL ve bakıcı gideri talebini 686,70 TL olarak artırmıştır.<br>Davalı sigorta şirketi vekili, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, kusur durumu ve davacının maluliyetine ilişkin olarak Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep ettiklerini, davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, dava tarihinden yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>Davalı ... vekili, aktüer bilirkişi raporunda esas alınan fiili çalışma yaşının hayatın gerçekleri ile örtüşmediğini, zarardan sigorta şirketinin sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>Davalı ..., davaya karşı cevap dilekçesi vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 4.10.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusursuz olduğunun belirtildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda davacının engel oranının %10 olduğu, iş göremezlik süresinin 3 ay olduğu ve 1 hafta bakıcı ihtiyacı olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 19.07.2022 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar ile manevi tazminatın takdirine ilişkin ilkeler gözetilerek davanın kısmen kabulü ile 198.657,87 TL sürekli işgöremezlik, 2.950,27 TL geçici iş göremezlik ve 686,70 TL bakıcı giderinden kaynaklı toplam 202.294,84 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 07.08.2020 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden 17.06.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan 17.06.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde, karara karşı manevi tazminata ilişkin hüküm yönünden istinaf  başvrusunda bunulduğunu, manevi tazminata ilişkin hükmün gerekçesinde ayrı ayrı ifadesine yer verilmiş ise de hükümde aynı ifadenin yer almadığını, karar gerekçesi ile hüküm birbirinden farklı olup çelişkili olduğunu, tek bir bedel üzerinden manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 kusurlu olup davacının yaralanmasının niteliğine göre hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının düşük olduğunu, manevi tazminat talebinin kabulü gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davalı ...’nın 17.06.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında araç işleteni olarak üzerine düşen özen yükümlülükleri yerine getirdiğini, gerçekleşen kazanın zarar görenin ve sürücünün ağır kusuruyla maydana geldiğini ve davalının sorumluluğu bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalı kusurlu olarak gösterilmiş olsa da aracın sigortası bulunduğunu, zararın poliçe kapsamında olduğunu, davadaki zamanaşımı süresinin 2 yıl olup davanın süresinde açılmadığını, maddi ve manevi tazminata ilişkin hükmün hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile davacının idaresindeki motosikletin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinde bulunmuş, mahkemece maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili ve manevi tazminata ilişkin hüküm yönünden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>1-Dosya içeriğinden, 17.06.2020 tarihinde davalı ...'un idaresinde ve davalı ...'ya ait olup davalı sigorta şirketine sigortalı dolmuş ile davacının idaresindeki motosikletin çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının yaralandığı, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün 2918 sayılı Kanun'un 53/1-b maddesi kuralını ihlal ettiği, davacının kural ihlali bulunmadığının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 14.10.2021 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün idaresindeki minibüs ile meskun mahalde seyrederken olay mahalli kavşağa gelerek orta ada etrafında sola dönüş yapmak istediği esnada, yola dikkatini vermeyip kontrolsüz şekilde dönüş yaparak, kavşak orta ada depolama alanında kırmızı ışıkta nedeniyle bekleyen sürücü ... idaresindeki motorlu bisiklete dikkat etmeden, aracının sol yan ön kesimleri ile çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle  %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, raporun kaza tespit tutanağı, kazaya ilişkin Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/523 Esas, 2021/558 Karar sayılı dosyasında düzenlenen kusura ilişkin 19.11.2020 tarihli rapor ile kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.<br> Davacı hakkında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda davacının engel oranının %10 olduğu, iş göremezlik süresinin 3 ay olduğu ve 1 hafta bakıcı ihtiyacı olduğunun belirlendiği, belirlenen maluliyet oranı, geçici iş göremezlik süresi ve bakıcı ihtiyacı süresi esas alınarak aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli 19.07.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davalı ...'nın 2918 sayılı Kanun'un 85. maddesi uyarınca işleten sıfatıyla zarardan sorumluluğu saptanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>2-Davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf nedenlerine gelince, 6098 TBK'nın 56/1. maddesinde “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verir.” hükmüne, aynı Kanun'un 51.maddesinde “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23.06.2004, 13/291-370)\t<br>Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 17.06.2020 tarihinde tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacının sağ ayak lateral malleolde 10x3 cm boyutunda insizyon skarı olduğu, sağ ayak bileği plantar fleksiyon ve dorsal fleksiyon kısıtlılığı, inversiyon ve eversiyon kısıklılğı meydana geldiği, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, maluliyet oranı, kaza sonrasında yaralanma nedeniyle gördüğü tedavi sürecinin içeriği ve süresi, meydana gelen zararın ağırlığı, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının yaşı, kaza tarihindeki (2020) paranın alım gücü toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirildiğinde belirlenen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek olması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davacı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile 50.000,00 TL. manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar vermek gerekmiş, ilk derece mahkemesi kararının açıklanan nedenle kaldırılmasına, istinaf sebebi yapılmayan hususlar ve kesinleşen yönler korunarak HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>I-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>Buna göre;\t<br>DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;<br>1-198.657,87 TL sürekli işgöremezlik, 2.950,27 TL geçici iş göremezlik ve 686,70 TL bakıcı giderinden kaynaklı toplam 202.294,84 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 07.08.2020 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden 17.06.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'tan 17.06.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 13.818,76 TL harçtan peşin alınan 273,24 TL harç ve ıslahla alınan 656,78TL harcın mahsubu ile bakiye 12.888,74 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına,<br>4-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 3.415,50 TL harcın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irad kaydına,<br>5-Kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT gereğince 31.321,28 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,<br>6-Kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT gereğince 30.000,00 TL'nin davalılar ... ve ...'tan alınarak davacıya ödenmesine,<br>7-Reddedilen manevi tazminat yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT gereğince 20.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalı ...'ya ödenmesine, <br>8-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 59,30 TL başvuru harcı, 273,24 TL peşin harç, 656,78TL ıslah harcı ve 8,50 TL vekalet harcı toplamı 997,82 TL ile 709,10 TL posta masrafları, 900,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.171,00 TL Adli Tıp ve hastane muayene gideri olmak üzere toplam 2.780,10 TL'nin davanın kabul ve reddedilen kısımlarına göre 2.575,68 TL'nin davalılardan (davalılardan sigorta şirketinin sorumluluğunun 2.065,41 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>9-6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı ticari arabulucu ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>10-6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı ticari arabulucu ücreti olan 1.320,00 TL'nin kabul/ red oranına göre 1.223,00 TL'nin davalı ...'tan geri kalan 97,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>11-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı ticari arabulucu ücreti olan 1.320,00 TL'nin kabul/red oranına göre 1.223,00 TL'nin davalı ...'dan geri kalan 97,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br> 12-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>13-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan gider avansından kalanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>2-Davalı ...'nın istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken toplam 15.184,96 TL harçtan peşin alınan 3.796,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.388,72 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>4- İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 382,10 TL yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 602,80 TL'nin davalılar ... ve  ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,<br>5-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>6-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"75e7d4e3839af11c","SID":"ddf6eb724524fcf7"}}